6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4873 E. 2023/5233 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avukatlık asgari ücret tarifesi vekalet ücreti takdiri vekâlet ücreti 818 sayılı borçlar kanunu kesinlik sınırı hak düşürücü süre alacak davası içtihadı birleştirme kararı vekalet ücreti zamanaşımı kesin hüküm husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 13.06.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar ve asıl karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hesap açarak 1999 yılında Yurtbank A.Ş.'ye para yatırdığını, davacının parasının isteği dışında usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri alınamadığını ileri sürerek davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 21.05.2019 tarih, 2019/1 E. ve 2019/245 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2022/3807 E. ve 2022/8074 K. karar sayılı kararıyla davanın zamanaşımından reddi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olup Mahkemenin 13.06.2023 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir. Bu kez Mahkemenin ek kararına karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın miktar itibarıyla kesin olmadığını, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının off shore hesabına aktarılan parasının iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1.Mahkemenin 16.03.2023 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurunun miktar yönünden reddine karar verilmiş ise de mahkemece 06.06.2023 tarihli asıl karar ile davanın reddine karar verilmiş ve davacı aleyhine 15.379,17 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190,00 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2023 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 12.950,00 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti olan 15.397,17 TL temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığından mahkemece davacının temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup mahkemenin ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davacının temyiz sebeplerinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğine hükmedilen vekalet ücreti davada kabul edilen veya reddedilen miktarı geçemez. Dava tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Efektif Satış Kuruna göre dava değeri 11.692,94 TL'ye tekabül etmekte olup mahkemece davacı aleyhine bu miktar kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı aleyhine 15.397,17 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yargıtay 11. HD 2021/3888/2021/6832

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3888 E. 2021/6832 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/886 E. 2021/5802 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4873 E.  ,  2023/5233 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi

SAYISI 2023/16 Esas, 2023/168 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece 13.06.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar ve asıl karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hesap açarak 1999 yılında Yurtbank A.Ş.'ye para yatırdığını, davacının parasının isteği dışında usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri alınamadığını ileri sürerek davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 21.05.2019 tarih, 2019/1 E. ve 2019/245 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2022/3807 E. ve 2022/8074 K. karar sayılı kararıyla davanın zamanaşımından reddi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olup Mahkemenin 13.06.2023 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir. Bu kez Mahkemenin ek kararına karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın miktar itibarıyla kesin olmadığını, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının off shore hesabına aktarılan parasının iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1.Mahkemenin 16.03.2023 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurunun miktar yönünden reddine karar verilmiş ise de mahkemece 06.06.2023 tarihli asıl karar ile davanın reddine karar verilmiş ve davacı aleyhine 15.379,17 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190,00 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2023 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 12.950,00 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti olan 15.397,17 TL temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığından mahkemece davacının temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup mahkemenin ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davacının temyiz sebeplerinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğine hükmedilen vekalet ücreti davada kabul edilen veya reddedilen miktarı geçemez. Dava tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Efektif Satış Kuruna göre dava değeri 11.692,94 TL'ye tekabül etmekte olup mahkemece davacı aleyhine bu miktar kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı aleyhine 15.397,17 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin 13.06.2023 tarihli ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Mahkemenin 06.06.2023 tarihli asıl kararının hüküm fıkrasının 5 inci maddesinde yer alan "15.379,17 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak aynı yere "11.692,94 TL" ibaresi yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979256100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.