İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4979 E. 2023/5156 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık delili↗ kesin mehil↗ faturaya itiraz↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ ek mehil↗ tahkikat↗ savunma hakkı↗ ispat külfeti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ön inceleme duruşması↗ mükerrerlik↗ kısıtlılık↗ kambiyo senedi↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ kötü niyet↗ ihtar↗ ticari defter↗ fatura↗ iflas↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.02.2016 tarih, 2015/338 E. ve 2016/69 K. sayılı kararı ile davacı tarafından icra takibi başlatılmadan evvel davalı borçluya noter ihtarı ile ihtarname gönderildiği, ihtarnameye rağmen sekiz gün içinde davalı borçlunun fatura kapsamındaki bedellere itiraz etmediği borcun kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.09.2017 tarih, 2016/122950 E. ve 2017/6168 K. sayılı kararıyla mahkemece 08.02.2016 günlü duruşma oturumunda tahkikat aşamasına gelinmiş olduğu halde tahkikat işlemleri yapılmadan ön inceleme duruşmasında taraflara dava ve cevap dilekçelerinde belirttikleri delilleri sunmak üzere süre verilmesine rağmen aynı gün celse açılarak karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.01.2019 tarih, 2017/606 E. ve 2019/8 K. sayılı kararı ile davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği ihtarnamede davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından teslim alınmayıp kendisine geri gönderildiği, fatura bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini ihtar ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 10.02.2021 tarih, 2020/3583 E. ve 2021/1086 K. sayılı kararıyla davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları ihtarnameye, davalı tarafından Bor Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı ihtarnamesi aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların teslim alındığını belirttiği, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olduğunun da ispatlanması gerektiği, dosya içerisindeki delillerden davacının kötü niyetli olduğunu ispatlar şekilde herhangi bir delil bulunmadığı halde davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de isabetli bulunmadığından, araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih, esas ve karar sayıları belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı borçluya noter aracılığıyla çekilen ihtarnamede, davacının 02.05.2015 tarihli 106069, 106070, 106071, 106072 ve 106073 sayılı ve toplam 17.177,083 TL tutarlı faturaların borçlu tarafından teslim alınmayıp kendisine geri gönderildiğini, fatura bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini ihtar ettiği, davalı tarafından davacıya çekilen ihtarda ise "davacıya bir borcu olmadığını, faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini" belirttiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de davalının ihtarda faturaları kabul edip, malları teslim aldığı şeklinde bir kabulünün olmadığı, aksine dava konusu malların teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının ise malı teslim ettiklerini belirtir bilgi, belge, tanık delili sunmadığı, dava dilekçesinde de faturaya konu malları teslim edip etmedikleri hususuna hiç değinmedikleri, gerek davacı gerekse davalının ihtarları ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediği, davacının faturaya konu malları davalıya teslim olgusunu da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, Bor İcra Müdürlüğünün 2015/511 E. sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz isteminde davalı tarafından gönderilen Bor Noterliğinin 14.07.2015 tarih ve 6525 yevmiye numaralı ihtarnamesinde "tarafıma göndermiş olduğunuz, 106069-1106070-106071-106072 ve 06073 seri numaralı faturalarınızın KDV dahil tutarı 17.177,083 TL'dir.. Bu bedelin 12.677,00 TL'sini sipariş fişlerini imzaladıktan 1-2 gün sonra ödemiş ve bakiye borcum olan 4.500,00 TL'lik kısmı içinde tarafınıza 3 adet kambiyo senedi keşide ederek vermiş bulunmaktayım" cevabıyla açıkça malların teslim olgusunu kabul ettiğini, keza dosya kapsamında hiçbir zaman mal tesliminin yapılmadığını iddia etmediğini, sadece borcun miktarına ilişkin itirazda bulunduğunu, davalı tarafından faturalara da itirazda bulunmadığını borcunun bulunmadığını savunduğunu, bu hususta süresi içinde de delil sunmadığından kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki alışverişten kaynaklanan faturaya dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozmaya uyularak inceleme yapılmış olsa da bozma ilamı gereği gibi yerine getirilmemiştir. Mahkeme gerekçesinde, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki diğer beyanları ile getirilen cevabi ihtarnamede icra takibine dayanak fatura konusu malları teslim almadığı, daha önce teslim aldığı mallara ilişkin faturaları ödediği, söz konusu faturanın ise mükerrer olarak düzenlendiğinden iade edildiği savunması değerlendirilerek karar verilmiştir. Ancak davalı 17.177,083 TL tutarında faturanın, 12.677,00 TL'sini ödediği ve bakiye borcu olan 4.500,00 TL'lik kısmı için de davacıya 3 adet kambiyo senedi keşide ederek verdiğini savunmuştur. Davacı iddiaları ve davalı savunmaları, tarafların tacir olduğu da gözetilerek, davalının ödediğini ileri sürdüğü faturaların açıklattırılarak, mükerrerlik iddiasında bulunduğu ve iade ettiğini bildirdiği faturalarla karşılaştırılması için taraflara defter ve kayıtlarını sunması için mehil ve gerektiğinde kesin mehil verilerek ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının mükerrer fatura kesip kesmediği, davalının nakden ödeme ve bono verdiği savunması konusunda kayıt olup olmadığı hususlarında uzman bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilamı eksik incelemeye dayalı olduğu halde yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3583 E. 2021/1086 K.
Ortak:ihtar · fatura · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.01.2019 tarih, 2017/606 E. ve 2019/8 K. sayılı kararı ile davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği «ihtarnamede» davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiği, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 08.02.2016 tarih, 2015/338 E. ve 2016/69 K. sayılı kararı ile davacı tarafından icra takibi başlatılmadan evvel davalı borçluya noter «ihtarı» ile «ihtarname» gönderildiği, ihtarnameye rağmen sekiz gün içinde davalı borçlunun «fatura» kapsamındaki bedellere itiraz etmediği borcun kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… mece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih, esas ve karar sayıları belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı borçluya noter aracılığıyla çekilen «ihtarnamede», davacının 02.05.2015 tarihli 106069, 106070, 106071, 106072 ve 106073 sayılı ve toplam 17.177,083 TL tutarlı faturaların borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiğini, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davalı tarafından davacıya çekilen ihtarda ise "davacıya bir borcu olmadığını, faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini" belirttiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de davalının ihtarda faturaları kabul edip, malları teslim aldığı şeklinde bir kabulünün olmadığı, aksine dava konusu malların teslim edildiğinin «ispat külfetinin» davacıda olduğu, davacının ise malı teslim ettiklerini belirtir bilgi, belge, «tanık delili» sunmadığı, dava dilekçesinde de faturaya konu malları teslim edip etmedikleri hususuna hiç değinmedikleri, gerek davacı gerekse davalının ihtarları ile davalının f …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği «ihtarnamede», davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiği, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı «ihtarnamesi» aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların «teslim» alındığını belirtmiş, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları «ihtarnameye», davalı tarafından ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaKabule göre de; İİK 67/2 maddesi uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olduğununda ispatlanması gerekmektedir.
Dosya içerisindeki delillerden davacının «kötüniyetli» olduğunu ispatlar şekilde herhangi bir delil bulunmadığı halde davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2253 E. 2015/7641 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 10.02.2021 tarih, 2020/3583 E. ve 2021/1086 K. sayılı kararıyla davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları «ihtarnameye», davalı tarafından Bor Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı ihtarnamesi aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların «teslim» alındığını belirttiği, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olduğunun da ispatlanması gerektiği, dosya içerisindeki delillerden davacının kötü niyetli …
Davacı iddiaları ve davalı savunmaları, tarafların «tacir» olduğu da gözetilerek, davalının ödediğini ileri sürdüğü faturaların açıklattırılarak, «mükerrerlik» iddiasında bulunduğu ve iade ettiğini bildirdiği faturalarla karşılaştırılması için taraflara «defter» ve kayıtlarını sunması için «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesi, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının mükerrer «fatura» kesip kesmediği, davalının nakden ödeme ve «bono» verdiği savunması konusunda kayıt olup olmadığı hususlarında uzman bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilamı «eksik incelemeye» dayalı olduğu halde yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/511 Esas sayılı dosyasında açılan davanın davalıya «ihbar» edilip edilmediği, bunun neticesine göre de, anılan davada davacı tarafça yapılan «masraf» ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olup olmadığı değerlendirilmeden ve davalının bu yöne ilişkin savunma ve itirazları üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · temlik sözleşmesi · alacağın temliki · yargılama giderleri · genel kredi sözleşmesi · garantörlük · sebepsiz zenginleşme · temlik
Benzer bu karardaT. tarafından davalıya ait borcun ödenmiş olmasından sonra «temlik» gerçekleştiğinden, temlik eden davacı bankanın alacağın varlığını «garanti» ettiğinin kabulü gerektiği, her ne kadar davalı borçlunun alacağı tahsil edilememesinden davacı bankanın sorumlu olmadığı düşünülebilirse de, «alacağın temliki sözleşmesinde» yer almasına rağmen var olan rehni kaldıran bankanın dava dışı S.
T.'ya 10.998,87 TL «asıl alacak», 600,00 TL «vekalet ücreti», 484,20 TL «yargılama gideri» olmak üzere toplam 12.083,07 TL ödendiği ve davalının da ödenen bu miktar itibariyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla işbu dava açılmış, davalı tarafça da ödenen bu bedelden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı ve özellikle vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı yönünde savunma ve itirazda bulunulmuş, mahkemece ise, bu savunma üzerinde durulmadan benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne kar …
T.'ya yapılan 12.083,07 TL ödeme nispetinde azaldığı, 818 sayılı BK'nın 61., 6098 sayılı TBK'nın 77. maddesi anlamında bir «sebepsiz zenginleşmenin» söz konusu olduğu ve bu itibarla davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının dava dışı S.
2-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4979 E. , 2023/5156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/321 Esas, 2021/1096Karar
HÜKÜM
Dava ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinden mal aldığını, bu mallar karşılığında kesilen faturaların ödenmesi için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalının ticari alışveriş yaptığını, alınan malların parasının peşin olarak ödendiğini, bir kısım emtia karşılığında da senet imzalayarak davacıya teslim ettiğini, senetten kaynaklanan borcunun 4.500,00 TL civarında olduğunu, senet icraya konulduğunda bu borcu ödeyeceğini, dava dilekçesinde belirtildiği kadar borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.02.2016 tarih, 2015/338 E. ve 2016/69 K. sayılı kararı ile davacı tarafından icra takibi başlatılmadan evvel davalı borçluya noter ihtarı ile ihtarname gönderildiği, ihtarnameye rağmen sekiz gün içinde davalı borçlunun fatura kapsamındaki bedellere itiraz etmediği borcun kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.09.2017 tarih, 2016/122950 E. ve 2017/6168 K. sayılı kararıyla mahkemece 08.02.2016 günlü duruşma oturumunda tahkikat aşamasına gelinmiş olduğu halde tahkikat işlemleri yapılmadan ön inceleme duruşmasında taraflara dava ve cevap dilekçelerinde belirttikleri delilleri sunmak üzere süre verilmesine rağmen aynı gün celse açılarak karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.01.2019 tarih, 2017/606 E. ve 2019/8 K. sayılı kararı ile davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği ihtarnamede davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından teslim alınmayıp kendisine geri gönderildiği, fatura bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini ihtar ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 10.02.2021 tarih, 2020/3583 E. ve 2021/1086 K. sayılı kararıyla davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları ihtarnameye, davalı tarafından Bor Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı ihtarnamesi aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların teslim alındığını belirttiği, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olduğunun da ispatlanması gerektiği, dosya içerisindeki delillerden davacının kötü niyetli olduğunu ispatlar şekilde herhangi bir delil bulunmadığı halde davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de isabetli bulunmadığından, araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih, esas ve karar sayıları belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı borçluya noter aracılığıyla çekilen ihtarnamede, davacının 02.05.2015 tarihli 106069, 106070, 106071, 106072 ve 106073 sayılı ve toplam 17.177,083 TL tutarlı faturaların borçlu tarafından teslim alınmayıp kendisine geri gönderildiğini, fatura bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini ihtar ettiği, davalı tarafından davacıya çekilen ihtarda ise "davacıya bir borcu olmadığını, faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini" belirttiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de davalının ihtarda faturaları kabul edip, malları teslim aldığı şeklinde bir kabulünün olmadığı, aksine dava konusu malların teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının ise malı teslim ettiklerini belirtir bilgi, belge, tanık delili sunmadığı, dava dilekçesinde de faturaya konu malları teslim edip etmedikleri hususuna hiç değinmedikleri, gerek davacı gerekse davalının ihtarları ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediği, davacının faturaya konu malları davalıya teslim olgusunu da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, Bor İcra Müdürlüğünün 2015/511 E.
sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz isteminde davalı tarafından gönderilen Bor Noterliğinin 14.07.2015 tarih ve 6525 yevmiye numaralı ihtarnamesinde "tarafıma göndermiş olduğunuz, 106069-1106070-106071-106072 ve 06073 seri numaralı faturalarınızın KDV dahil tutarı 17.177,083 TL'dir.. Bu bedelin 12.677,00 TL'sini sipariş fişlerini imzaladıktan 1-2 gün sonra ödemiş ve bakiye borcum olan 4.500,00 TL'lik kısmı içinde tarafınıza 3 adet kambiyo senedi keşide ederek vermiş bulunmaktayım" cevabıyla açıkça malların teslim olgusunu kabul ettiğini, keza dosya kapsamında hiçbir zaman mal tesliminin yapılmadığını iddia etmediğini, sadece borcun miktarına ilişkin itirazda bulunduğunu, davalı tarafından faturalara da itirazda bulunmadığını borcunun bulunmadığını savunduğunu, bu hususta süresi içinde de delil sunmadığından kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki alışverişten kaynaklanan faturaya dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozmaya uyularak inceleme yapılmış olsa da bozma ilamı gereği gibi yerine getirilmemiştir. Mahkeme gerekçesinde, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki diğer beyanları ile getirilen cevabi ihtarnamede icra takibine dayanak fatura konusu malları teslim almadığı, daha önce teslim aldığı mallara ilişkin faturaları ödediği, söz konusu faturanın ise mükerrer olarak düzenlendiğinden iade edildiği savunması değerlendirilerek karar verilmiştir. Ancak davalı 17.177,083 TL tutarında faturanın, 12.677,00 TL'sini ödediği ve bakiye borcu olan 4.500,00 TL'lik kısmı için de davacıya 3 adet kambiyo senedi keşide ederek verdiğini savunmuştur. Davacı iddiaları ve davalı savunmaları, tarafların tacir olduğu da gözetilerek, davalının ödediğini ileri sürdüğü faturaların açıklattırılarak, mükerrerlik iddiasında bulunduğu ve iade ettiğini bildirdiği faturalarla karşılaştırılması için taraflara defter ve kayıtlarını sunması için mehil ve gerektiğinde kesin mehil verilerek ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının mükerrer fatura kesip kesmediği, davalının nakden ödeme ve bono verdiği savunması konusunda kayıt olup olmadığı hususlarında uzman bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilamı eksik incelemeye dayalı olduğu halde yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979159200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz