İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3583 E. 2021/1086 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ ihtar↗ fatura↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği ihtarnamede, davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından teslim alınmayıp kendisine geri gönderildiği, fatura bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini ihtar ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki alışverişten kaynaklanan faturaya dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları ihtarnameye, davalı tarafından ... Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı ihtarnamesi aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların teslim alındığını belirtmiş, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; İİK 67/2 maddesi uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olduğununda ispatlanması gerekmektedir. Dosya içerisindeki delillerden davacının kötüniyetli olduğunu ispatlar şekilde herhangi bir delil bulunmadığı halde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4979 E. 2023/5156 K.
Ortak:ihtar · fatura · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği «ihtarnamede», davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiği, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı «ihtarnamesi» aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların «teslim» alındığını belirtmiş, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları «ihtarnameye», davalı tarafından ...
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.01.2019 tarih, 2017/606 E. ve 2019/8 K. sayılı kararı ile davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği «ihtarnamede» davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiği, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 08.02.2016 tarih, 2015/338 E. ve 2016/69 K. sayılı kararı ile davacı tarafından icra takibi başlatılmadan evvel davalı borçluya noter «ihtarı» ile «ihtarname» gönderildiği, ihtarnameye rağmen sekiz gün içinde davalı borçlunun «fatura» kapsamındaki bedellere itiraz etmediği borcun kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… mece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih, esas ve karar sayıları belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı borçluya noter aracılığıyla çekilen «ihtarnamede», davacının 02.05.2015 tarihli 106069, 106070, 106071, 106072 ve 106073 sayılı ve toplam 17.177,083 TL tutarlı faturaların borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiğini, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davalı tarafından davacıya çekilen ihtarda ise "davacıya bir borcu olmadığını, faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini" belirttiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de davalının ihtarda faturaları kabul edip, malları teslim aldığı şeklinde bir kabulünün olmadığı, aksine dava konusu malların teslim edildiğinin «ispat külfetinin» davacıda olduğu, davacının ise malı teslim ettiklerini belirtir bilgi, belge, «tanık delili» sunmadığı, dava dilekçesinde de faturaya konu malları teslim edip etmedikleri hususuna hiç değinmedikleri, gerek davacı gerekse davalının ihtarları ile davalının f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · kesin mehil · savunma hakkının kısıtlanması · ek mehil · tahkikat · savunma hakkı · ispat külfeti · ön inceleme duruşması
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 21.09.2017 tarih, 2016/122950 E. ve 2017/6168 K. sayılı kararıyla mahkemece 08.02.2016 günlü duruşma oturumunda «tahkikat» aşamasına gelinmiş olduğu halde tahkikat işlemleri yapılmadan ön «inceleme duruşmasında» taraflara dava ve cevap dilekçelerinde belirttikleri delilleri sunmak üzere süre verilmesine rağmen aynı gün celse açılarak karar verilmesi «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… mece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih, esas ve karar sayıları belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı borçluya noter aracılığıyla çekilen «ihtarnamede», davacının 02.05.2015 tarihli 106069, 106070, 106071, 106072 ve 106073 sayılı ve toplam 17.177,083 TL tutarlı faturaların borçlu tarafından «teslim» alınmayıp kendisine geri gönderildiğini, «fatura» bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini «ihtar» ettiği, davalı tarafından davacıya çekilen ihtarda ise "davacıya bir borcu olmadığını, faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini" belirttiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de davalının ihtarda faturaları kabul edip, malları teslim aldığı şeklinde bir kabulünün olmadığı, aksine dava konusu malların teslim edildiğinin «ispat külfetinin» davacıda olduğu, davacının ise malı teslim ettiklerini belirtir bilgi, belge, «tanık delili» sunmadığı, dava dilekçesinde de faturaya konu malları teslim edip etmedikleri hususuna hiç değinmedikleri, gerek davacı gerekse davalının ihtarları ile davalının f …
Davacı iddiaları ve davalı savunmaları, tarafların «tacir» olduğu da gözetilerek, davalının ödediğini ileri sürdüğü faturaların açıklattırılarak, «mükerrerlik» iddiasında bulunduğu ve iade ettiğini bildirdiği faturalarla karşılaştırılması için taraflara «defter» ve kayıtlarını sunması için «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesi, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının mükerrer «fatura» kesip kesmediği, davalının nakden ödeme ve «bono» verdiği savunması konusunda kayıt olup olmadığı hususlarında uzman bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilamı «eksik incelemeye» dayalı olduğu halde yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3583 E. , 2021/1086 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.01.2019 tarih ve 2017/606-2019/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacıdan aldığı mal karşılığında kesilen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan açık hesapla aldığı malların parasını peşin ödediğini, bir kısım emtia karşılığında da toplamı 4.500,00 TL’lik senet imzalayarak davacıya teslim ettiğini, icraya konulduğu takdirde bunu ödeyeceğini ancak dava dilekçesinde belirtildiği kadar borcunun olmadığını, davacıdan satın aldığı malzeme dışında teslim almadığı malzeme ile faturanın doldurulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya noter aracılığıyla çektiği ihtarnamede, davacının, toplam 17.177,083 TL tutarlı faturanın borçlu tarafından teslim alınmayıp kendisine geri gönderildiği, fatura bedellerinin 7 gün içinde kendisine ödenmesini ihtar ettiği, davacının bu ihtarı ile davalının faturaları teslim almadığı, bu yönüyle davalı aleyhine bu faturaların kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalı aleyhine kötü niyetle takip başlattığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki alışverişten kaynaklanan faturaya dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıya noter aracılığıyla göndermiş oldukları ihtarnameye, davalı tarafından ... Noterliği’nin 14.07.2015 tarihli ve 6525 sayılı ihtarnamesi aracılığıyla verilen cevapta açıkça icra takibine konu malların teslim alındığını belirtmiş, her iki taraf delil listesinde sözkonusu ihtarname bulunmasına rağmen mahkemece ihtarname örneği ilgili noterlikten getirtilmeyerek incelenmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; İİK 67/2 maddesi uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olduğununda ispatlanması gerekmektedir. Dosya içerisindeki delillerden davacının kötüniyetli olduğunu ispatlar şekilde herhangi bir delil bulunmadığı halde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/646241000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz