Menfi tespit | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2778 E. 2023/5187 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ vekâlet ücreti↗ tespit davası↗ hamil↗ keşideci↗ feragat↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ çek↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/227 E., 2020/141 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; keşidecisi davacı, hamili davalı banka olan BC-042 18 0, BC-042 18 04 ve BC-041 56 78 çek numaralı üç adet çek altındaki imzanın müvekkili şirket temsilcilerine ait olmadığını ve sahte olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerle ilgili olarak Kahramanmaraş 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/837 E. sayılı dosyası ve Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/842 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, davacı tarafça bu davalardan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, daha sonra aynı çeklerle ilgili olarak Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/35 E. sayılı dosyası ve Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/838 E. sayılı dosyası ile yeniden dava açıldığı, bu davaların kesin hüküm nedeniyle reddedildiği ve bu kararların kesinleştiği, bu kararların eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; feragat beyanının ''sehven'' ifadesi eklenmek sureti ile yapıldığını ve hakkın özünden vazgeçme mahiyeti taşımadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için feragat iradesinin mevcut olduğunun kabulü halinde dahi sadece feragat edilen kısım yönünden kesin hüküm oluşacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak davalardaki feragat beyanı geçersiz sayılsa bile bu durumun Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/35 E. sayılı dosyası ve Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/838 E. sayılı dosyalarının işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmesine engel oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişitr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinden farklı bir gerekçe ile istinaf başvurusunu esastan reddedemeyeceğini, feragat beyanının geçersiz olduğu, hakkın özünden feragat anlamı taşımadığını, bu kararla müvekkilinin sahte senetlerdeki borcu ödemek zorunda bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup uyuşmazlık davada kesin hüküm bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5952 E. 2011/16406 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen ilama bağlı bir alacağın tahsili amacıyla yeniden ilam alınmasında davacının «hukuki yararının» bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17008 E. 2013/16187 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; «keşidecisi» davacı, «hamili» davalı banka olan BC-042 18 0, BC-042 18 04 ve BC-041 56 78 «çek» numaralı üç adet çek altındaki imzanın müvekkili şirket «temsilcilerine» ait olmadığını ve sahte olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece HMK’nın 150. maddesinin 1. ve 5. fıkraları gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaDavacı vekili, 04/06/2012 tarihinde «yenileme» harcını yatırıp, «yenileme dilekçesini» Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğundan, mahkemece «dosyanın işlemden kaldırıldığı» 06.03.2012 tarihinden itibaren 3 ay içinde «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafından açılan iş bu davanın, «işlemden kaldırıldığı» (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, davanın HMK’nın 150/5. maddesi gereğince 06/06/2012 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece HMK’nın 150. maddesinin 1. ve 5. fıkraları gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2778 E. , 2023/5187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/863 Esas, 2022/157 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/227 E., 2020/141 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; keşidecisi davacı, hamili davalı banka olan BC-042 18 0, BC-042 18 04 ve BC-041 56 78 çek numaralı üç adet çek altındaki imzanın müvekkili şirket temsilcilerine ait olmadığını ve sahte olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerle ilgili olarak Kahramanmaraş 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/837 E. sayılı dosyası ve Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/842 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, davacı tarafça bu davalardan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, daha sonra aynı çeklerle ilgili olarak Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/35 E. sayılı dosyası ve Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/838 E. sayılı dosyası ile yeniden dava açıldığı, bu davaların kesin hüküm nedeniyle reddedildiği ve bu kararların kesinleştiği, bu kararların eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; feragat beyanının ''sehven'' ifadesi eklenmek sureti ile yapıldığını ve hakkın özünden vazgeçme mahiyeti taşımadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için feragat iradesinin mevcut olduğunun kabulü halinde dahi sadece feragat edilen kısım yönünden kesin hüküm oluşacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak davalardaki feragat beyanı geçersiz sayılsa bile bu durumun Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/35 E. sayılı dosyası ve Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/838 E. sayılı dosyalarının işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmesine engel oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişitr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinden farklı bir gerekçe ile istinaf başvurusunu esastan reddedemeyeceğini, feragat beyanının geçersiz olduğu, hakkın özünden feragat anlamı taşımadığını, bu kararla müvekkilinin sahte senetlerdeki borcu ödemek zorunda bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup uyuşmazlık davada kesin hüküm bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979122800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz