YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1659 E. 2023/5397 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 257↗ üçüncü kişi↗ ticaret unvanı↗ yenileme↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi koşullarının başvuru kapsamındaki 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkisel yağlar" emtiası açısından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-4437sayılı kararının 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkisel yağlar" emtiası açısından kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2017/75042 sayılı markanın 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkisel yağlar" emtiası ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "macropinna" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında SMK’nın 6. maddesi anlamında yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, "macropinna" markasının, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakması sebebiyle markalar arasında iltibasın bulunduğunu, markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Petro-Yağ ve Kimyasallar San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 29. sınıftaki yenilebilir bitkisel yağlar emtiası bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiğini, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiğini, bu kapsamda, dava konusu başvuruda "macro" ibaresinin öne çıkarılmadığı, bir bütün olarak "macropinna" ibaresine markanın asli unsuru olarak yer verildiği, bu kapsamda "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO" ibaresini markasına koyarken, sonradan üçüncü kişiler tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, nitekim yargıtay kararlarında davacının "MACRO/MAKRO" ibareli markalarının koruma kapsamı dar tutulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile davacının markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ıncı maddesi 1 inci fıkrası uyarınca benzerlik olduğu, karıştırılma ihtimalinin saptanmasında farklılıkların değil benzerliklerin önemli olduğu, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal olarak benzerlik olduğu, dava konusu markanın davacı şirket seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, markasının tanınmış marka olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait markanın davacı markası ile benzerliği sebebiyle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3050 E. 2023/6862 K.
Ortak:üçüncü kişi · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğunu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiğini, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiğini, bu kapsamda, dava konusu başvuruda "macro" ibaresinin öne çıkarılmadığı, bir bütün olarak "macropinna" ibaresine markanın asli unsuru olarak yer verildiği, bu kapsamda "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO" ibaresini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, nitekim yargıtay kararlarında davacının "MACRO/MAKRO" ibareli markalarının koruma kapsamı dar tutulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… ropinna" markasının, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakması sebebiyle markalar arasında «iltibasın» bulunduğunu, markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi k …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi koşullarının başvuru kapsamındaki 29. sınıfta yer alan "«yenilebilir» bitkisel yağlar" emtiası açısından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-4437sayılı kararının 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkis …
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO" ibaresini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı kanaatine varıldığı, bu itibarla her ne kadar marka kapsamlarında yer alan bir kısım mallar arasında kısmen benzerlik bulunmakta ise de marka işaretleri …
… n kapsamındaki emtiaların başvuru kapsamındaki diğer emtialarla da ilişkilendirilme ihtimalinin olduğunu, başvuru konusu markanın kapsamındaki tüm emtialar yönünden «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, yerel mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait "MACRO/MAKRO" ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, anılan kanun maddesindeki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararı …
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO/ MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususların, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… u, 2017/75159 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, YİDK'in 2018-M-11800 sayılı kararı yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerinin tescil başvurusuna konu edilmesinin kötü niyetli olarak kabul edilmesinin ge …
… macrocenter markalarının davacının herkes tarafından bilinen markaları olduklarını, makrofin ibareli bir markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak «ortalama tüketici» nezdinde algılanmasının ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, bu davaya benzer davalarda Yargıtay 11.
… bile üreticileri arasında organik bağlantı bulunduğunu, davacıya ait seri marka olabileceğini düşünebileceğini, davacının markalarının tanınmış olduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ropinna" markasının, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakması sebebiyle markalar arasında «iltibasın» bulunduğunu, markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi k …
… belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğunu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiğini, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiğini, bu kapsamda, dava konusu başvuruda "macro" ibaresinin öne çıkarılmadığı, bir bütün olarak "macropinna" ibaresine markanın asli unsuru olarak yer verildiği, bu kapsamda "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO" ibaresini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, nitekim yargıtay kararlarında davacının "MACRO/MAKRO" ibareli markalarının koruma kapsamı dar tutulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
-
TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3885 E. 2024/146 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ropinna" markasının, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakması sebebiyle markalar arasında «iltibasın» bulunduğunu, markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi k …
… belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğunu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiğini, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiğini, bu kapsamda, dava konusu başvuruda "macro" ibaresinin öne çıkarılmadığı, bir bütün olarak "macropinna" ibaresine markanın asli unsuru olarak yer verildiği, bu kapsamda "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO" ibaresini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, nitekim yargıtay kararlarında davacının "MACRO/MAKRO" ibareli markalarının koruma kapsamı dar tutulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğini hükme bağladığını, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ... adının da esas unsuru olduğunu, Mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait "macro/MAKRO" ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluştuğunu, tanınmış markalarda, ma …
… i marka başvurusu ile davacının " macro ve MAKRO " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, emtia benzerliği oluşmakla beraber taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları şartlarının da gerçekleşmediği, davalı başvurusundaki ibare ile davacının «ticaret unvanı» aynı olmadığından aynı maddenin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "macro" ve "MAKRO" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · haksız rekabet
Benzer bu kararda… vuruya yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa söz konusu markalar arasında görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanabilineceğini, davaya konu başvurunun 05. sınıfta …
… i marka başvurusu ile davacının " macro ve MAKRO " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, emtia benzerliği oluşmakla beraber taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları şartlarının da gerçekleşmediği, davalı başvurusundaki ibare ile davacının «ticaret unvanı» aynı olmadığından aynı maddenin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1659 E. , 2023/5397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/357 Esas, 2021/1406 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECEMAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/335 E., 2019/257 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) İptali, Markanın Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "makro/macro" asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının davacının markaları ile çok benzer olan "Macropinna" ibaresini 1, 4 ve 29 uncu sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili markaları arasında karıştırmaya yol açacak düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, markaların kapsamlarındaki malların da benzer olduklarını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, "MACRO" ve "MAKRO" ibaresinin müvekkili ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olduğunu, ayrıca müvekkiline ait "www.macrocenter.com.tr" adlı web sitesinin bulunduğunu, marka başvurusunun müvekkilinin markasının tanınırlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-4437 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, YİDK tarafından verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Petro-Yağ ve Kimyasallar San.Tic. A.Ş.vekili, markalar arasında benzerlik bulunmadığı, kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi koşullarının başvuru kapsamındaki 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkisel yağlar" emtiası açısından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-4437sayılı kararının 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkisel yağlar" emtiası açısından kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2017/75042 sayılı markanın 29. sınıfta yer alan "yenilebilir bitkisel yağlar" emtiası ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "macropinna" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında SMK’nın 6. maddesi anlamında yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, "macropinna" markasının, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakması sebebiyle markalar arasında iltibasın bulunduğunu, markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Petro-Yağ ve Kimyasallar San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 29. sınıftaki yenilebilir bitkisel yağlar emtiası bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiğini, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiğini, bu kapsamda, dava konusu başvuruda "macro" ibaresinin öne çıkarılmadığı, bir bütün olarak "macropinna" ibaresine markanın asli unsuru olarak yer verildiği, bu kapsamda "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO" ibaresini markasına koyarken, sonradan üçüncü kişiler tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, nitekim yargıtay kararlarında davacının "MACRO/MAKRO" ibareli markalarının koruma kapsamı dar tutulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile davacının markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ıncı maddesi 1 inci fıkrası uyarınca benzerlik olduğu, karıştırılma ihtimalinin saptanmasında farklılıkların değil benzerliklerin önemli olduğu, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal olarak benzerlik olduğu, dava konusu markanın davacı şirket seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, markasının tanınmış marka olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait markanın davacı markası ile benzerliği sebebiyle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979082500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz