YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1634 E. 2023/5315 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ fatura↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/148 E., 2020/37 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 160103, 2007/37401, 2015/83662 sayılı ve "ÖZCAN ÖÇS", ÖÇS ÖZCAN+şekil", Özcan Kesici El Aletleri" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Özcan çivi+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvurduğunu, 2017/78355 numaralı başvuruya müvekkili itirazının kısmen kabul edildiğini, başvuru kapsamından 35. sınıftaki bir kısım emtianın çıkarılmasına karar verildiğini, ancak kalan emtia yönünden itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin ticaret unvanını 1992 yılında tescil edilerek 25 yıldır kullandığını, iştigal konusu ve 1994-2017 seneleri arası fatura örneklerinin marka işlem dosyasına sunulduğunu, Özcan ibareli markanın ilk defa müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını ve markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, söz konusu marka ibaresi üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu, eskiye dayalı kullanım haklarının bulunduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-476 sayılı kararının itirazlarının kabul edilmeyen yönü ile iptaline ve davalı şirket tarafından marka başvurusunun başta çiviler olmak üzere tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davalı başvuru markasının yayınına davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine, başvuru sahibi tarafından, markanın kullanımının ispatı talebinde bulunulduğu ve 2007/37401 sayılı markanın kullanımının ispatının davacı taraftan istendiği; davacı tarafça sunulan belgelerde kullanımın çivi emtiasına ilişkin olduğu ancak markanın kapsamında çivi emtiasının bulunmadığının belirlendiği; dolayısı ile 2007/37401 sayılı markanın kapsamındaki ürünler bakımından kullanım ispat edilemediğinden bu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince benzerlik incelemesinde dikkate alınmadığını; davacının 1601103 sayılı markasının hükümden düşmüş olduğunu, 2015/83662 sayılı marka yönünden benzer görülen malların davalı marka başvurusunun kapsamından çıkarıldığını, dava konusu kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının dayandığı 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu tespit edildiğinden bu marka kapsamının dikkate alınmadığı, davacının dayandığı 2007/37401 sayılı markanın "çivi" malı için kullanıldığının ispatlandığı ancak "çivi" malının 2007/037401 sayılı markanın eşya listesinde yer almadığı, söz konusu markanın eşya listesinde yer alan diğer mallar için ise davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığı, davacının dayandığı 2015/83662 sayılı markanın eşya listesinde ise sadece 8. sınıfa ait marka başvurusundan çıkarılan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” arasında benzerlik bulunduğu, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “Özcan çivi+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "ÖZCAN ÖÇS", ÖÇS ÖZCAN+şekil", özcan kesici el aletleri" ibarelerinden oluştuğu, dava konusu marka başvurusu kelime ve şekil markası olup kelime unsurunun Özcan Çivi ibaresi olduğu, davalının marka başvurusunun esaslı unsurunun ÖZCAN ibaresi olduğu, davacının markasının esaslı unsurunun Özcan ibaresi olduğu, markaların benzer olduğu, ancak somut olayda emtia benzerliği koşulu oluşmadığından davalının dava konusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere (1985-1992) ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 saylı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği, marka işlem dosyasına sunduğu 1994-2017 yıllarına ilişkin faturalardan dolayı eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği, 6 ncı maddenin altıncı fıkrasının koşullarının oluşmadığı, davacının markalarından 160103 sayılı marka müddet olup karşılaştırmada dikkate alınmadığı, söz konusu markanın koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içerisinde tescil edildiği mal ve hizmetler üzerinde kullanıldığını ispata yönelik delil bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, davalının kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında yer almamasından dolayı kötü niyetli hareket edildiği kanaatine ulaşılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından sunulan 1985, 1986, 1987, 1992 yıllarına ait satış faturalarının ilgili vergi dairelerinden asıllarının celp edilerek eskiye dayalı kullanım hususunun irdelenmesi gerektiğini, zira müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin aslında ticaret unvanının tescilinden çok daha öncesine dayandığını, bu ibarenin gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu ibare üzerinde eskiye dayalı kullanım hakları bulunduğunu, değerlendirmeye alınmayan 2007/37401 sayılı markanın müvekkili şirket adına 6. sınıfta kayıtlı olduğunu ve sunulan faturalardan görüleceği üzere ağırlıklı olarak çivi ürününe ilişkin olduğunu, dolayısıyla çivi emtiası üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının olduğunu, taraf markalarının NİS kodları farklı olsa da bu markaların aynı sektörde aynı ve benzer mal ve hizmetler için marka olarak kullanılacağını, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğunu, 2015/83662 marka ile yapılan karşılaştırmada taraf markalarının benzer olduğu tespitine yer verildikten sonra emtia benzerliği olmadığı tespitinin doğru olmadığını zira 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan tespite göre davacı şirketin eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği belirtilmişse de müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin ticaret unvanının tescilinden önceye dayandığını, ticaret odası belgelerine göre müvekkili şirketin iştigal alanında çivi, vida vs'nin yer aldığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını, başvuru sahibinin başka bir ibare seçme imkanı varken müvekkili markasına çok benzerini seçmesinin kötü niyeti gösterdiğini, bilirkişiler arasında sektör bilirkişisi bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dayandığı 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu, 2007/37401 sayılı markasının da "çivi" malı için kullanıldığının ispatı gerekmesine rağmen "çivi" emtiasının 2007/037401 sayılı markanın eşya listesinde olmadığı, söz konusu markanın eşya listesinde yer alan diğer mallar için de davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığı, davacının dayandığı 2015/83662 sayılı markanın kapsamı ile davalının başvurusunun kapsamının benzer görülerek bir kısım emtianın başvurudan çıktığı, marka işaretleri benzer bulunmasına rağmen emtia benzerliği koşulu oluşmadığından davalının dava konusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği, davalının kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Bilahare müvekkilinin çivi eşyası ile kullanımının 1985 senesi ve devamı yıllara ilişkin olduğuna dair fatura örneklerini sunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi kararın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7331 E. 2024/3983 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… onusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği «iltibas» tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere (1985-1992) ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 saylı Kanun'un 6 ncı m …
… su 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin ü …
Benzer bu kararda… yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle açtıkları davanın lehlerine sonuçlanmasının ardından başvurunun reddine karar verilen 6. ve 8. sınıf mallar yönünden «ilan» edildiğini, başvurunun ilanına davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun 6. sınıf emtia yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da YİDK'in 2017-M-5967 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, markalar arasında 06. sınıf yönünden benzerlik bulunsa da, bu sınıfın içeriğine bakıldığında farklı olduklarının açıkça görüleceğini, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, taraf markalarının farklı mal ve hizmetler açısından kullanıldıklarını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve başvurunun reddedilen 6. sınıf mallar yönünden de tesciline karar verilmesini istemişti …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ibareyi 1995 yılından beri aktif olarak kullandığını, redde mesnet markalar kapsamında yer alan mallar ile «uyuşmazlık konusu» malların farklı olduğunu, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, müvekkili Şirketin esas iştigal konusunun her tür çivi türleri olması nedeniyle dava konusu ibarenin tesciline engel bulunmadığını, sınıflandırma açısında da aralarında benzerlik olmayan taraf markalarının farklı sektörlerde farklı mal ve hizmetler için kullanılacağını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını, işaretler bakımında da benzerlik olmadığını, müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilikişi heyetinde uyuşmaz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu karardaDEMİR TİCARET ve SANAYİ A.Ş." ibareli redde mesnet marka arasında, «uyuşmazlık konusu» 6. sınıf mallar bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı gibi uyuşmazlık konusu 6. sınıf mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 6. sınıf malların aynı ve benzer bulunduğu, her ne kadar davacı taraf …
… benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında taraf markalarının emtia karşılaştırmasının açıklanan kriterler çerçevesinde ayrıntılı ve «denetime elverişli» şekilde yapıldığı, kök ve ek bilirkişi raporlarındaki emtia benzerliğine ilişkin tespitlerin Dairece de yerinde görüldüğü, açıklanan nedenlerle davacının bu yöne i …
… yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle açtıkları davanın lehlerine sonuçlanmasının ardından başvurunun reddine karar verilen 6. ve 8. sınıf mallar yönünden «ilan» edildiğini, başvurunun ilanına davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun 6. sınıf emtia yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da YİDK'in 2017-M-5967 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, markalar arasında 06. sınıf yönünden benzerlik bulunsa da, bu sınıfın içeriğine bakıldığında farklı olduklarının açıkça görüleceğini, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, taraf markalarının farklı mal ve hizmetler açısından kullanıldıklarını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve başvurunun reddedilen 6. sınıf mallar yönünden de tesciline karar verilmesini istemişti …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1634 E. , 2023/5315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/422 Esas, 2021/1526 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/148 E., 2020/37 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 160103, 2007/37401, 2015/83662 sayılı ve "ÖZCAN ÖÇS", ÖÇS ÖZCAN+şekil", Özcan Kesici El Aletleri" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Özcan çivi+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvurduğunu, 2017/78355 numaralı başvuruya müvekkili itirazının kısmen kabul edildiğini, başvuru kapsamından 35. sınıftaki bir kısım emtianın çıkarılmasına karar verildiğini, ancak kalan emtia yönünden itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin ticaret unvanını 1992 yılında tescil edilerek 25 yıldır kullandığını, iştigal konusu ve 1994-2017 seneleri arası fatura örneklerinin marka işlem dosyasına sunulduğunu, Özcan ibareli markanın ilk defa müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını ve markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, söz konusu marka ibaresi üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu, eskiye dayalı kullanım haklarının bulunduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-476 sayılı kararının itirazlarının kabul edilmeyen yönü ile iptaline ve davalı şirket tarafından marka başvurusunun başta çiviler olmak üzere tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davalı başvuru markasının yayınına davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine, başvuru sahibi tarafından, markanın kullanımının ispatı talebinde bulunulduğu ve 2007/37401 sayılı markanın kullanımının ispatının davacı taraftan istendiği; davacı tarafça sunulan belgelerde kullanımın çivi emtiasına ilişkin olduğu ancak markanın kapsamında çivi emtiasının bulunmadığının belirlendiği; dolayısı ile 2007/37401 sayılı markanın kapsamındaki ürünler bakımından kullanım ispat edilemediğinden bu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince benzerlik incelemesinde dikkate alınmadığını; davacının 1601103 sayılı markasının hükümden düşmüş olduğunu, 2015/83662 sayılı marka yönünden benzer görülen malların davalı marka başvurusunun kapsamından çıkarıldığını, dava konusu kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının dayandığı 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu tespit edildiğinden bu marka kapsamının dikkate alınmadığı, davacının dayandığı 2007/37401 sayılı markanın "çivi" malı için kullanıldığının ispatlandığı ancak "çivi" malının 2007/037401 sayılı markanın eşya listesinde yer almadığı, söz konusu markanın eşya listesinde yer alan diğer mallar için ise davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığı, davacının dayandığı 2015/83662 sayılı markanın eşya listesinde ise sadece 8. sınıfa ait marka başvurusundan çıkarılan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.
Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” arasında benzerlik bulunduğu, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “Özcan çivi+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "ÖZCAN ÖÇS", ÖÇS ÖZCAN+şekil", özcan kesici el aletleri" ibarelerinden oluştuğu, dava konusu marka başvurusu kelime ve şekil markası olup kelime unsurunun Özcan Çivi ibaresi olduğu, davalının marka başvurusunun esaslı unsurunun ÖZCAN ibaresi olduğu, davacının markasının esaslı unsurunun Özcan ibaresi olduğu, markaların benzer olduğu, ancak somut olayda emtia benzerliği koşulu oluşmadığından davalının dava konusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere (1985-1992) ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 saylı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği, marka işlem dosyasına sunduğu 1994-2017 yıllarına ilişkin faturalardan dolayı eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği, 6 ncı maddenin altıncı fıkrasının koşullarının oluşmadığı, davacının markalarından 160103 sayılı marka müddet olup karşılaştırmada dikkate alınmadığı, söz konusu markanın koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içerisinde tescil edildiği mal ve hizmetler üzerinde kullanıldığını ispata yönelik delil bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, davalının kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında yer almamasından dolayı kötü niyetli hareket edildiği kanaatine ulaşılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından sunulan 1985, 1986, 1987, 1992 yıllarına ait satış faturalarının ilgili vergi dairelerinden asıllarının celp edilerek eskiye dayalı kullanım hususunun irdelenmesi gerektiğini, zira müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin aslında ticaret unvanının tescilinden çok daha öncesine dayandığını, bu ibarenin gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu ibare üzerinde eskiye dayalı kullanım hakları bulunduğunu, değerlendirmeye alınmayan 2007/37401 sayılı markanın müvekkili şirket adına 6. sınıfta kayıtlı olduğunu ve sunulan faturalardan görüleceği üzere ağırlıklı olarak çivi ürününe ilişkin olduğunu, dolayısıyla çivi emtiası üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının olduğunu, taraf markalarının NİS kodları farklı olsa da bu markaların aynı sektörde aynı ve benzer mal ve hizmetler için marka olarak kullanılacağını, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğunu, 2015/83662 marka ile yapılan karşılaştırmada taraf markalarının benzer olduğu tespitine yer verildikten sonra emtia benzerliği olmadığı tespitinin doğru olmadığını zira 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan tespite göre davacı şirketin eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği belirtilmişse de müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin ticaret unvanının tescilinden önceye dayandığını, ticaret odası belgelerine göre müvekkili şirketin iştigal alanında çivi, vida vs'nin yer aldığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını, başvuru sahibinin başka bir ibare seçme imkanı varken müvekkili markasına çok benzerini seçmesinin kötü niyeti gösterdiğini, bilirkişiler arasında sektör bilirkişisi bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dayandığı 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu, 2007/37401 sayılı markasının da "çivi" malı için kullanıldığının ispatı gerekmesine rağmen "çivi" emtiasının 2007/037401 sayılı markanın eşya listesinde olmadığı, söz konusu markanın eşya listesinde yer alan diğer mallar için de davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığı, davacının dayandığı 2015/83662 sayılı markanın kapsamı ile davalının başvurusunun kapsamının benzer görülerek bir kısım emtianın başvurudan çıktığı, marka işaretleri benzer bulunmasına rağmen emtia benzerliği koşulu oluşmadığından davalının dava konusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği, davalının kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Bilahare müvekkilinin çivi eşyası ile kullanımının 1985 senesi ve devamı yıllara ilişkin olduğuna dair fatura örneklerini sunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi kararın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979067800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz