YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7331 E. 2024/3983 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/325 E., 2019/496 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2007/37401 sayılı, ‘... ÖÇS+ŞEKİL’ ibaresini 06. ve 08. sınıflarda tescil edilmek üzere yaptığı marka başvurusunun 6. ve 8. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle açtıkları davanın lehlerine sonuçlanmasının ardından başvurunun reddine karar verilen 6. ve 8. sınıf mallar yönünden ilan edildiğini, başvurunun ilanına davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun 6. sınıf emtia yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da YİDK'in 2017-M-5967 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, markalar arasında 06. sınıf yönünden benzerlik bulunsa da, bu sınıfın içeriğine bakıldığında farklı olduklarının açıkça görüleceğini, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, taraf markalarının farklı mal ve hizmetler açısından kullanıldıklarını, iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve başvurunun reddedilen 6. sınıf mallar yönünden de tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 1979 yılında soyadlarını koyarak kurmuş oldukları davalı Şirketin Türkiye’deki nalburiyeciler, hırdavatçılar ve inşaat yapan müteahhit firmaları, taşeron firmaları ve ustaları tarafından, “... ÇİVİ” olarak tanındığını, dava konusu ibare üzerinde kazanılmış hakları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek davalı itirazına mesnet teşkil eden ve markanın esaslı unsuru konumunda bulunan ... ibaresinin davaya konu marka başvurusunda birebir yer alması gerek davaya konu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar ile redde mesnet markanın tescil kapsamları arasındaki ayniyet/benzerlik ve gerekse bu sınıfların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve algı seviyesi çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığında, markalar arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerliğin bulunduğu, davacının ... ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının mevcut uyuşmazlıkta dinlenilmesi imkânı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını karşılar şekilde aralarında sektör bilirkişisinin de yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınması talepleri karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ibareyi 1995 yılından beri aktif olarak kullandığını, redde mesnet markalar kapsamında yer alan mallar ile uyuşmazlık konusu malların farklı olduğunu, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, müvekkili Şirketin esas iştigal konusunun her tür çivi türleri olması nedeniyle dava konusu ibarenin tesciline engel bulunmadığını, sınıflandırma açısında da aralarında benzerlik olmayan taraf markalarının farklı sektörlerde farklı mal ve hizmetler için kullanılacağını, iltibas ihtimali bulunmadığını, işaretler bakımında da benzerlik olmadığını, müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilikişi heyetinde uyuşmazlık konusu mallar ile ile ilgili sektör bilirkişisi yer almadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ÖÇS+şekil" ibareli başvuru ile 2007/34996 sayılı, "... DEMİR TİCARET ve SANAYİ A.Ş." ibareli redde mesnet marka arasında, uyuşmazlık konusu 6. sınıf mallar bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi uyuşmazlık konusu 6. sınıf mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 6. sınıf malların aynı ve benzer bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça taraf markaları kapsamında yer alan malların farklı olduğu ileri sürülmüşse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında taraf markalarının emtia karşılaştırmasının açıklanan kriterler çerçevesinde ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde yapıldığı, kök ve ek bilirkişi raporlarındaki emtia benzerliğine ilişkin tespitlerin Dairece de yerinde görüldüğü, açıklanan nedenlerle davacının bu yöne ilişen istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı, diğer taraftan davacının gerçek hak sahipliği iddiasının, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin Kurum kararının iptaline ilişkin işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, diğer bir deyişle gerçek hak sahipliğinin ancak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında, marka tescil başvurusuna itiraz hakkı sağlayacağı, bunun dışında marka hukukunda tescilde teklik ilkesi söz konusu olduğundan, kendisinden önce tescilli bir marka mevcutken, öncelik hakkına dayanarak tescilsiz bir markanın tesciline imkan vermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ,YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1634 E. 2023/5315 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle açtıkları davanın lehlerine sonuçlanmasının ardından başvurunun reddine karar verilen 6. ve 8. sınıf mallar yönünden «ilan» edildiğini, başvurunun ilanına davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun 6. sınıf emtia yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da YİDK'in 2017-M-5967 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, markalar arasında 06. sınıf yönünden benzerlik bulunsa da, bu sınıfın içeriğine bakıldığında farklı olduklarının açıkça görüleceğini, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, taraf markalarının farklı mal ve hizmetler açısından kullanıldıklarını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve başvurunun reddedilen 6. sınıf mallar yönünden de tesciline karar verilmesini istemişti …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ibareyi 1995 yılından beri aktif olarak kullandığını, redde mesnet markalar kapsamında yer alan mallar ile «uyuşmazlık konusu» malların farklı olduğunu, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, müvekkili Şirketin esas iştigal konusunun her tür çivi türleri olması nedeniyle dava konusu ibarenin tesciline engel bulunmadığını, sınıflandırma açısında da aralarında benzerlik olmayan taraf markalarının farklı sektörlerde farklı mal ve hizmetler için kullanılacağını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını, işaretler bakımında da benzerlik olmadığını, müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilikişi heyetinde uyuşmaz …
Benzer bu kararda… onusu 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği «iltibas» tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere (1985-1992) ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 saylı Kanun'un 6 ncı m …
… su 2017/78355 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin ü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · kötü niyet · fatura · dahili dava
Benzer bu kararda… ni, başvuru kapsamından 35. sınıftaki bir kısım emtianın çıkarılmasına karar verildiğini, ancak kalan emtia yönünden itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin «ticaret unvanını» 1992 yılında tescil edilerek 25 yıldır kullandığını, iştigal konusu ve 1994-2017 seneleri arası «fatura» örneklerinin marka işlem dosyasına sunulduğunu, Özcan ibareli markanın ilk defa müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını ve markaya ayırt edici nitelik kazan …
… nın ilgili vergi dairelerinden asıllarının celp edilerek eskiye dayalı kullanım hususunun irdelenmesi gerektiğini, zira müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin aslında «ticaret unvanının» tescilinden çok daha öncesine dayandığını, bu ibarenin gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu ibare üzerinde eskiye dayalı kullanım hakları bulunduğunu, değerlendirmeye alınmayan 2007/37401 sayılı markanın müvekkili şirket adına 6. sınıfta kayıtlı olduğunu ve sunulan faturalardan görüleceği üzere ağırlıklı olarak çivi ürününe ilişkin olduğunu, dolayısıyla çivi emtiası üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının olduğunu, taraf markalarının NİS kodları farklı olsa da bu markaların aynı sektörde aynı ve benzer mal ve hizmetler için marka olarak kullanılacağını, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğunu, 2015/83662 marka ile yapılan karşılaştırmada taraf markalarının benzer olduğu tespitine yer verildikten sonra emtia benzerliği olmadığı tespitinin doğru olmadığını zira 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan tespite göre davacı şirketin eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği belirtilmişse de müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin ticaret unvanının tescilinden önceye dayandığını, ticaret odası belgelerine göre müvekkili şirketin iştigal alanında çivi, vida vs'nin yer aldığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını, başvuru sahibinin başka bir ibare seçme imkanı varken müvekkili markasına çok benzerini seçmesinin «kötü niyeti» gösterdiğini, bilirkişiler arasında sektör bilirkişisi bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… aşvurusundan çıkarılan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa «dahil» aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.
Bilahare müvekkilinin çivi eşyası ile kullanımının 1985 senesi ve devamı yıllara ilişkin olduğuna dair «fatura» örneklerini sunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7331 E. , 2024/3983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1442 Esas, 2022/1146 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/325 E., 2019/496 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2007/37401 sayılı, ‘... ÖÇS+ŞEKİL’ ibaresini 06. ve 08. sınıflarda tescil edilmek üzere yaptığı marka başvurusunun 6. ve 8. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle açtıkları davanın lehlerine sonuçlanmasının ardından başvurunun reddine karar verilen 6. ve 8. sınıf mallar yönünden ilan edildiğini, başvurunun ilanına davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun 6. sınıf emtia yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da YİDK'in 2017-M-5967 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, markalar arasında 06.
sınıf yönünden benzerlik bulunsa da, bu sınıfın içeriğine bakıldığında farklı olduklarının açıkça görüleceğini, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, taraf markalarının farklı mal ve hizmetler açısından kullanıldıklarını, iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve başvurunun reddedilen 6. sınıf mallar yönünden de tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 1979 yılında soyadlarını koyarak kurmuş oldukları davalı Şirketin Türkiye’deki nalburiyeciler, hırdavatçılar ve inşaat yapan müteahhit firmaları, taşeron firmaları ve ustaları tarafından, “... ÇİVİ” olarak tanındığını, dava konusu ibare üzerinde kazanılmış hakları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek davalı itirazına mesnet teşkil eden ve markanın esaslı unsuru konumunda bulunan ... ibaresinin davaya konu marka başvurusunda birebir yer alması gerek davaya konu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar ile redde mesnet markanın tescil kapsamları arasındaki ayniyet/benzerlik ve gerekse bu sınıfların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve algı seviyesi çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığında, markalar arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerliğin bulunduğu, davacının ...
ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının mevcut uyuşmazlıkta dinlenilmesi imkânı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını karşılar şekilde aralarında sektör bilirkişisinin de yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınması talepleri karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ibareyi 1995 yılından beri aktif olarak kullandığını, redde mesnet markalar kapsamında yer alan mallar ile uyuşmazlık konusu malların farklı olduğunu, redde mesnet markada 06. sınıf “hırdavatçı eşyası, metalden mamül çiviler, vidalar, civatalar, somonlar, pimler, pullar…” gibi malların bulunmadığını, müvekkili Şirketin esas iştigal konusunun her tür çivi türleri olması nedeniyle dava konusu ibarenin tesciline engel bulunmadığını, sınıflandırma açısında da aralarında benzerlik olmayan taraf markalarının farklı sektörlerde farklı mal ve hizmetler için kullanılacağını, iltibas ihtimali bulunmadığını, işaretler bakımında da benzerlik olmadığını, müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilikişi heyetinde uyuşmazlık konusu mallar ile ile ilgili sektör bilirkişisi yer almadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ÖÇS+şekil" ibareli başvuru ile 2007/34996 sayılı, "... DEMİR TİCARET ve SANAYİ A.Ş." ibareli redde mesnet marka arasında, uyuşmazlık konusu 6. sınıf mallar bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi uyuşmazlık konusu 6.
sınıf mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 6. sınıf malların aynı ve benzer bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça taraf markaları kapsamında yer alan malların farklı olduğu ileri sürülmüşse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında taraf markalarının emtia karşılaştırmasının açıklanan kriterler çerçevesinde ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde yapıldığı, kök ve ek bilirkişi raporlarındaki emtia benzerliğine ilişkin tespitlerin Dairece de yerinde görüldüğü, açıklanan nedenlerle davacının bu yöne ilişen istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı, diğer taraftan davacının gerçek hak sahipliği iddiasının, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin Kurum kararının iptaline ilişkin işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, diğer bir deyişle gerçek hak sahipliğinin ancak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında, marka tescil başvurusuna itiraz hakkı sağlayacağı, bunun dışında marka hukukunda tescilde teklik ilkesi söz konusu olduğundan, kendisinden önce tescilli bir marka mevcutken, öncelik hakkına dayanarak tescilsiz bir markanın tesciline imkan vermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ,YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063657700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz