YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1692 E. 2023/5345 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ bloke↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/375 E., 2019/528 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ITALIAN HOME Blumarine+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketçe "blugirl blumarine", "blumarine innamoratra", "blumarine bellissima", "blumarine", "blumarine", "blumarine" ibareli markalarını gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, markaların müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu bloku ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35. sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda iltibas ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7555 sayılı kararının iptaline, 2016/27789 başvuru numaralı "ITALIAN HOME Blumarine+şekil" markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından da marka hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığını, davacı şirkete karşı açılmış işbu dava süreci devam ederken dava konusu markaların birebir aynılarını aynı sınıflarda tescil ettirme girişimi olduğunu, bu sebeple huzurdaki dava konusu marka başvurusunun iyi niyetli tescil olarak kabul edilmediğini, başvurunun reddine dair kararın yerinde olduğunu, müvekkilinin "blumarine" markasının gerçek sahibi olduğunu, taraflar arasında süregelen ihtilafların davacı şirketin ticaret unvanı olan "ITALIAN HOME" ibaresi kapsamında olmadığını, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan "BLUMARINE" markasının davacı tarafından birebir aynı yazım stiliyle kullanılması ve marka başvurularına konu edilmesine ilişkin olduğunu, hükümsüzlük tehdidi altındaki markanın hak teşkil etmeyeceğini, davacının logo değişikliği yaptığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun, hükümsüzlük davasına konu marka ile aynı/aynı tür malları kapsadığı, bu kapsamda davacı şirketin hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacı ... başvurusunun kötü niyetli olarak kabul edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan karşılıklı davalarda alınan tüm resmi ve özel bilirkişi raporlarının "tamamen veya büyük ölçüde" müvekkili firma lehine olduğunu, müvekkilinin lehine sonuçlandığını, 24. sınıfta yer alan "Italian Home Blumarıne" ibaresiyle 25. sınıfta yer alan "Blumarıne" ibaresinin benzer olmadığını, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin olmamasının hatalı rapor oluşmasına neden olduğunu, kötü niyet değerlendirmesinin hukuki bir konu olup bilirkişi raporlarında yer almasının hukuka aykırı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca asıl olanın iyi niyet olduğunu, kötü niyetin kesin ve bariz olarak ispatlanması gerektiğini, önce açılan dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/314 E. sayılı dosyası ile görülen davanın 06.01.2016 tarihinde açıldığı, dava konusu marka başvurusunun ise bu davadan 2 ay sonra yapıldığı, dava konusu marka başvurusunun hükümsüzlük davasına konu marka ile aynı/aynı tür malları kapsadığı, bu bağlamda davacının hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markanın sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacının marka başvurusunun bu nedenle kötüniyetli olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... başvurusunun reddine dair verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 35 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7488 E. 2024/4919 K.
Ortak:ticaret unvanı · kötü niyet · kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ın müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu «bloku» ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35. sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda «iltibas» ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7 …
… şvurunun reddine dair kararın yerinde olduğunu, müvekkilinin "blumarine" markasının gerçek sahibi olduğunu, taraflar arasında süregelen ihtilafların davacı şirketin «ticaret unvanı» olan "ITALIAN HOME" ibaresi kapsamında olmadığını, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan "BLUMARINE" markasının davacı tarafından birebir aynı yazım stili …
… resiyle 25. sınıfta yer alan "Blumarıne" ibaresinin benzer olmadığını, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin olmamasının hatalı rapor oluşmasına neden olduğunu, «kötü niyet» değerlendirmesinin hukuki bir konu olup bilirkişi raporlarında yer almasının hukuka aykırı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca asıl olanın iyi niyet olduğunu, kötü niyetin «kesin» ve bariz olarak ispatlanması gerektiğini, önce açılan dava dosyasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… ulunduğunu ve raporlar incelendiğinde; BLUMARİNE ve ITALIANHOME BLUMARİNE markalarının işitsel, görsel anlam ve sınıfsal bakımdan benzer olmadığı, tüketici nezdinde «iltibas» oluşturmayacağı, taraf markalarının farklı sınıflarda farklı ürün kapsamlarında tescilli olduğu, davacının BLUMARİNE markasını 24.sınıfta Türkiye'de yurtdışında kullanmadığı, kullanım varsa dahi 2012'den önceye dayandığının ispatlanamadığı, davacının BLUMARİNE markasını Türkiye'de sadece bayan tekstil giyimi, güneş gözlüğü ve bayan parfümü alanında kullandığı, 2012'den sonraki kullanımlar olduğu, diğer tescil kapsamında ticari faaliyetin bulunmadığı, davacının BLUMARİNE ibareli tescillerinin kapsamı ile davalının 24 sınıftaki "dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar" yönünden emtia benzerliği , iltibası oluştuğu, tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı tespiti edildiğini ve 4 raporun büyük oranda benzer olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 2012 19047 nolu BLUMARİNE markasının "dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar" alt sınıfı yönünden hükümsüzlük kararının yerinde olmadığını, davacının BLUMARİNE markasını aktif olarak kullandığını ispatlayamadığını, dosyadaki proforma/sahte faturaların tarihlerinin dahi müvekkilinin marka tescilinden yıllar sonra olduğunu, faturaların resmi olmayıp «denetime elverişli» olmadığını, faturaların toplam miktarının çok küçük olduğunu, bayan parfüm kısmının sadece 5.000,00 euro olup ticari etki yaratacak nitelikte kabul edilemeyeceğini, kullanmama nedeni ile «iptal davası» ve kullanmama defi savunması kapsamında bilirkişi raporlarının iddialarını desteklediğini, kararda bu yöndeki defin dikkate alınmadığını, yargılama sırasında değişen durumun müvekkili aleyhine uygulandığını, davanın «ıslah» edildiğini ve rapordaki tespitler ile markaların kullanılmadığı ispat edilmiş olduğunu, BLUMARİNE ibaresinin akdeniz mavisi/deniz mavisi anlamına geldiğini ve yaygın kullanıldığını, WIPO ve Ticaret odalarında değişik firmalar adına tescilli olduğunu, ürün bazında iltibas değerlendirmesinin tek tek yapılması gerektiğini, müvekkilinin markasındaki "dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar "davacının hangi tescil numaralı hangi markasına hangi sınıflarda iltibas oluşturduğunun net belli olmadığını, kararda ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacaktır açıklaması olduğunu ancak gerekçeli kararda yer almadığını, 24.sınıfın ayrıntılı yazılmış haline göre "dokunmuş ve dokunmamış kumaşların; cam elyaf kumaşlar, gaz sızdırmaz kumaşlar, su geçirmeyen kumaşlar, hayvan derisi taklidi kumaşlar, her türlü astarlar, telalar, tekstilden filtre malzemeleri.." olduğunu, «ortalama tüketicinin» "tekstil giysileri ile astar ve tekstilden filtre malzemesini ilişkilendirmeyeceğini, WIPO sitesinde 24 sınıf dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar alt grubunun yaklaşık 120 ürün içerdiğini, kararda tek tek ürün bazlı değerlendirme yapılarak bu hususun açıklanmadığını, taraf markalarının sınıflarının farklı olduğunu, iltibasa ilişkin delil sunulmadığını, davacının BLUMARİNE markasının mavi deniz/deniz donanması/ donanma mavisi anlamlarına sahipken davacı tarafın BLUMARİNE markasının uydurulmuş marka olduğu iddiası ve Microsofta ait Kunstler Script yazı fontu üzerinde telif hakkı iddiasının yerinde olmadığını, karşı dava yönünden; dosyadaki raporlarda karşı davalının Türkiye'de ciddi bir kullanımı olmadığı, bayan tekstil, bayan gözlük, bayan parfüm alanında çok «kısıtlı» bir kullanım olduğu tespit edildiğini, karşı davalının «ticari defter» asılları, «fatura» asılları, gümrük belgelerini sunamadığını, dosyaya numune de sunmadığını, faturaların sınırlı sayıda olup sahte olduğunu, kullanmama nedeni ile iptal davası yönünen Anayasa Mahkemesi kararı nedeni ile 27.09.2018 tarihinde ıslah dilekçesi verilerek 6769 sayılı Kanun kapsamında 27.09.2018 tarihi itibarı ile kullanmadığı markaların iptali için talepte bulunulduğunu, ayrıca anılan Kanun gereğince kullanmama defi savunmasında bulunma hakkı oluştuğunu, 03.05.2019 tarihli raporda bilirkişi ...'nın yer aldığı heyetin ıslahın «usul ekonomisi» gereği kabulünün uygun olacağı, kullanmama defi savunmasının ise kabulünün şart olduğunun ifade edildiğini, ancak mahkemenin her iki dava açısından bu defi dikkate almadığını, esas davanın 06.01.2016'da açıldığını, birleşen davanın ise 13.11.2017'de açıldığını, raporda ve kararda bu hususun gözden kaçırıldığını, kullanmama definin her aşamada yapılacağını, «ilk itiraz» olmadığını, karşı taraf fiilen ve ticari etki yaratacak kullanımı ispatlayamadığını, karşı davalının markalarının «kötüniyet» nedeni ile hükümsüz kılınması gerektiğini, karşı tarafın kullanmadığı markaları tescil ettirmesi, müvekkili markasının tescilinden 4,5 yıl geçtikten sonra dava açması, Microsoft yazı karakterininde telif hakkında bulunması, BLUMARİNE ibaresinin anlamsız uydurma bir kelime olduğunu iddia etmesi, saldırı engelleme ve şantaja yönelik marka tescilleri yapıldığının kanıtı olduğunu, «kötü niyetin» ispatlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince her ne kadar «ıslah» dilekçesi sunulmuş ise de; davanın yasal dayanağının kalmadığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilinin davadaki ıslah talebi ise usuli bir işleme dayanmadığından yasadaki ıslah müessesine aykırı olduğu, her üç bilirkişi heyet raporu, marka tescil belgeleri, taraflarca ileri sürülen beyanlar, sunulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde, davacının markasının belirli bir bilinirliği olduğu ancak bunun tanınmış marka kriterleri derecesine ulaşmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, hükme dayanak alınan «son» rapor kapsamı ile birlikte incelendiğinde; somut olayda «kötü niyetin» ispat edilemediği, davanın süresinde açıldığı, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» bulunmadığı, asıl davada; davalı adına tescilli 2012/19047 nolu BLUMARİNE ibareli marka ile mesnet markaların 24. sınıftaki “dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar” (ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacak ) emtia grubu yönünden «iltibas» oluşturacak düzeyde benzer olduğu, kalan mallar bakımından iltibas oluşmadığı, 2013/96273 sayılı markada yer alan işaretle mesnet markalarda yer alan işaretlerin i …
… çoğu markanın bu stili kullanmış olduğunu, davacının "B" logosunda telif hakkı sahibi olmadığını, "B" logolarının benzer olmadığını, 24.sınıfta kullanım olmadığını, «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığını, davacının taleplerinin kötü niyetli olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · ilk itiraz · tanıma · kısıtlılık · ziya · basiretli tacir · derdestlik · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ulunduğunu ve raporlar incelendiğinde; BLUMARİNE ve ITALIANHOME BLUMARİNE markalarının işitsel, görsel anlam ve sınıfsal bakımdan benzer olmadığı, tüketici nezdinde «iltibas» oluşturmayacağı, taraf markalarının farklı sınıflarda farklı ürün kapsamlarında tescilli olduğu, davacının BLUMARİNE markasını 24.sınıfta Türkiye'de yurtdışında kullanmadığı, kullanım varsa dahi 2012'den önceye dayandığının ispatlanamadığı, davacının BLUMARİNE markasını Türkiye'de sadece bayan tekstil giyimi, güneş gözlüğü ve bayan parfümü alanında kullandığı, 2012'den sonraki kullanımlar olduğu, diğer tescil kapsamında ticari faaliyetin bulunmadığı, davacının BLUMARİNE ibareli tescillerinin kapsamı ile davalının 24 sınıftaki "dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar" yönünden emtia benzerliği , iltibası oluştuğu, tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı tespiti edildiğini ve 4 raporun büyük oranda benzer olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 2012 19047 nolu BLUMARİNE markasının "dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar" alt sınıfı yönünden hükümsüzlük kararının yerinde olmadığını, davacının BLUMARİNE markasını aktif olarak kullandığını ispatlayamadığını, dosyadaki proforma/sahte faturaların tarihlerinin dahi müvekkilinin marka tescilinden yıllar sonra olduğunu, faturaların resmi olmayıp «denetime elverişli» olmadığını, faturaların toplam miktarının çok küçük olduğunu, bayan parfüm kısmının sadece 5.000,00 euro olup ticari etki yaratacak nitelikte kabul edilemeyeceğini, kullanmama nedeni ile «iptal davası» ve kullanmama defi savunması kapsamında bilirkişi raporlarının iddialarını desteklediğini, kararda bu yöndeki defin dikkate alınmadığını, yargılama sırasında değişen durumun müvekkili aleyhine uygulandığını, davanın «ıslah» edildiğini ve rapordaki tespitler ile markaların kullanılmadığı ispat edilmiş olduğunu, BLUMARİNE ibaresinin akdeniz mavisi/deniz mavisi anlamına geldiğini ve yaygın kullanıldığını, WIPO ve Ticaret odalarında değişik firmalar adına tescilli olduğunu, ürün bazında iltibas değerlendirmesinin tek tek yapılması gerektiğini, müvekkilinin markasındaki "dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar "davacının hangi tescil numaralı hangi markasına hangi sınıflarda iltibas oluşturduğunun net belli olmadığını, kararda ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacaktır açıklaması olduğunu ancak gerekçeli kararda yer almadığını, 24.sınıfın ayrıntılı yazılmış haline göre "dokunmuş ve dokunmamış kumaşların; cam elyaf kumaşlar, gaz sızdırmaz kumaşlar, su geçirmeyen kumaşlar, hayvan derisi taklidi kumaşlar, her türlü astarlar, telalar, tekstilden filtre malzemeleri.." olduğunu, «ortalama tüketicinin» "tekstil giysileri ile astar ve tekstilden filtre malzemesini ilişkilendirmeyeceğini, WIPO sitesinde 24 sınıf dokunmuş ve dokunmamış kumaşlar alt grubunun yaklaşık 120 ürün içerdiğini, kararda tek tek ürün bazlı değerlendirme yapılarak bu hususun açıklanmadığını, taraf markalarının sınıflarının farklı olduğunu, iltibasa ilişkin delil sunulmadığını, davacının BLUMARİNE markasının mavi deniz/deniz donanması/ donanma mavisi anlamlarına sahipken davacı tarafın BLUMARİNE markasının uydurulmuş marka olduğu iddiası ve Microsofta ait Kunstler Script yazı fontu üzerinde telif hakkı iddiasının yerinde olmadığını, karşı dava yönünden; dosyadaki raporlarda karşı davalının Türkiye'de ciddi bir kullanımı olmadığı, bayan tekstil, bayan gözlük, bayan parfüm alanında çok «kısıtlı» bir kullanım olduğu tespit edildiğini, karşı davalının «ticari defter» asılları, «fatura» asılları, gümrük belgelerini sunamadığını, dosyaya numune de sunmadığını, faturaların sınırlı sayıda olup sahte olduğunu, kullanmama nedeni ile iptal davası yönünen Anayasa Mahkemesi kararı nedeni ile 27.09.2018 tarihinde ıslah dilekçesi verilerek 6769 sayılı Kanun kapsamında 27.09.2018 tarihi itibarı ile kullanmadığı markaların iptali için talepte bulunulduğunu, ayrıca anılan Kanun gereğince kullanmama defi savunmasında bulunma hakkı oluştuğunu, 03.05.2019 tarihli raporda bilirkişi ...'nın yer aldığı heyetin ıslahın «usul ekonomisi» gereği kabulünün uygun olacağı, kullanmama defi savunmasının ise kabulünün şart olduğunun ifade edildiğini, ancak mahkemenin her iki dava açısından bu defi dikkate almadığını, esas davanın 06.01.2016'da açıldığını, birleşen davanın ise 13.11.2017'de açıldığını, raporda ve kararda bu hususun gözden kaçırıldığını, kullanmama definin her aşamada yapılacağını, «ilk itiraz» olmadığını, karşı taraf fiilen ve ticari etki yaratacak kullanımı ispatlayamadığını, karşı davalının markalarının «kötüniyet» nedeni ile hükümsüz kılınması gerektiğini, karşı tarafın kullanmadığı markaları tescil ettirmesi, müvekkili markasının tescilinden 4,5 yıl geçtikten sonra dava açması, Microsoft yazı karakterininde telif hakkında bulunması, BLUMARİNE ibaresinin anlamsız uydurma bir kelime olduğunu iddia etmesi, saldırı engelleme ve şantaja yönelik marka tescilleri yapıldığının kanıtı olduğunu, «kötü niyetin» ispatlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… 2005/40454 sayılı "BLUGİRL" ve 1995/007761 sayılı "BLUMARİNE" ibareli markaların da kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiş, 27.09.2018 tarihli «ıslah» dilekçesiyle, kullanmama nedeniyle iptal taleplerini davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesine dayalı olarak açtıklarını ancak anılan hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle henüz kesinleşmemiş ve «derdest» davaların akıbeti belirsizliğe girdiğini, bu nedenle ve «usul ekonomisi» de gözeterek hak «kaybına» uğramamak adına karşı davadaki kullanma nedeniyle iptal taleplerini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında kullanmama nedeniyle iptal ola …
… de farklı sınıflarda farklı şirketler adına kayıtlı olduğunu, Bluegırl markasının ise 05,18,24,35. sınıflarda başkasının adına kayıtlı olduğunu, seri marka iddia ve «tanımının» hatalı olduğunu, davacının markası ile dava konusu markaların benzer sınıflarda olmadığını, davacının önce kullanım iddialarının yanlış olduğunu, müvekkilinin İtalian Home markasını 2011, Bluemarıne ibareli markasını ise 2012 yılından beri fiilen kullandığını, dava konusu markaların benzer olmadığını, davacının var olduğunu iddia ettiği sözde haklarının «zamanaşımına» uğradığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
… olduğunu, ev tekstil dergisi olan MARİE CLAIRE dergisinde yer alan haberde de Türkiye de yoğun satış ve bilinirliğin kanıtlandığını, sadece bayan giyim alanında ve «kısıtlı» faaliyet olduğuna ilişkin iddianın yerinde olmadığını, tanınmış marka konusunda sicile tescilin kurucu nitelikte olmadığını, markanın 1977'den beri kullanılmakta olduğunu, markaların benzer ve birebir ilişkili ürün ve hizmetleri kapsadığını, sessiz kalma yolu ile hak «kaybı» ve «zamanaşımı» iddiasının yerinde olmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1651 E. 2025/600 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ın müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu «bloku» ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35. sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda «iltibas» ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7 …
… yı ve hükümsüz kılınabilecek markanın sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacının marka başvurusunun bu nedenle «kötüniyetli» olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davacı markaları benzer olmakla birlikte, davalı başvurusunun kapsadığı mal ve hizmet listeleri farklı ve ilişkisiz hizmetler içerdiğinden taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, SMK'nın 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 maddelerine dayanan itirazların ispatlanamadığı ancak taraflar arasında, davalının 2010/29336 sayılı ... ibareli markasının hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığı, davalı şirketin, hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, bu durumun yerleşik içtihatlar uyarınca «kötüniyet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, iptali talep edilen marka ile dava konusu marka kapsamları farklı olduğundan davacının yeni bir marka tescil başvurusunda bulunmasının yedekleme sayılmayacağı, bu suretle «kötüniyetli» kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Başvuru markası ile itiraza mesnet davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan «iltibasa» yol açacak şekilde benzerlik ve ilişki bulunmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · sicilden terkin · yetki · terkin · tacir
Benzer bu kararda2.Davalı ... vekili, «yetki itirazında» bulunarak, müvekkili başvurusunun usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddin istemiştir.
" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Yine Dairemizin 18.11.2024 tarih 2023/6485 E 2024/7984 K sayılı ilamında, davacı markalarının tanınmışlık derecesi, bir «tacir» olan davalının basiretli davranma yükümlülüğü hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının "...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1692 E. , 2023/5345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/219 Esas, 2021/1256 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/375 E., 2019/528 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ITALIAN HOME Blumarine+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketçe "blugirl blumarine", "blumarine innamoratra", "blumarine bellissima", "blumarine", "blumarine", "blumarine" ibareli markalarını gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, markaların müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu bloku ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35.
sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda iltibas ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7555 sayılı kararının iptaline, 2016/27789 başvuru numaralı "ITALIAN HOME Blumarine+şekil" markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından da marka hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığını, davacı şirkete karşı açılmış işbu dava süreci devam ederken dava konusu markaların birebir aynılarını aynı sınıflarda tescil ettirme girişimi olduğunu, bu sebeple huzurdaki dava konusu marka başvurusunun iyi niyetli tescil olarak kabul edilmediğini, başvurunun reddine dair kararın yerinde olduğunu, müvekkilinin "blumarine" markasının gerçek sahibi olduğunu, taraflar arasında süregelen ihtilafların davacı şirketin ticaret unvanı olan "ITALIAN HOME" ibaresi kapsamında olmadığını, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan "BLUMARINE" markasının davacı tarafından birebir aynı yazım stiliyle kullanılması ve marka başvurularına konu edilmesine ilişkin olduğunu, hükümsüzlük tehdidi altındaki markanın hak teşkil etmeyeceğini, davacının logo değişikliği yaptığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun, hükümsüzlük davasına konu marka ile aynı/aynı tür malları kapsadığı, bu kapsamda davacı şirketin hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacı ... başvurusunun kötü niyetli olarak kabul edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan karşılıklı davalarda alınan tüm resmi ve özel bilirkişi raporlarının "tamamen veya büyük ölçüde" müvekkili firma lehine olduğunu, müvekkilinin lehine sonuçlandığını, 24. sınıfta yer alan "Italian Home Blumarıne" ibaresiyle 25. sınıfta yer alan "Blumarıne" ibaresinin benzer olmadığını, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin olmamasının hatalı rapor oluşmasına neden olduğunu, kötü niyet değerlendirmesinin hukuki bir konu olup bilirkişi raporlarında yer almasının hukuka aykırı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca asıl olanın iyi niyet olduğunu, kötü niyetin kesin ve bariz olarak ispatlanması gerektiğini, önce açılan dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/314 E. sayılı dosyası ile görülen davanın 06.01.2016 tarihinde açıldığı, dava konusu marka başvurusunun ise bu davadan 2 ay sonra yapıldığı, dava konusu marka başvurusunun hükümsüzlük davasına konu marka ile aynı/aynı tür malları kapsadığı, bu bağlamda davacının hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markanın sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacının marka başvurusunun bu nedenle kötüniyetli olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... başvurusunun reddine dair verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 35 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978938800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz