YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1651 E. 2025/600 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı↗ sicilden terkin↗ yetki↗ terkin↗ kötüniyet↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/352 E., 2021/324 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... " ibaresini 35.sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, yapılan itirazlardan bir sonuç alamadıklarını, oysa davalının bu başvuru ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1-3-4-5-6-9 bentlerini ihlal ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkili başvurusunun usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2019/31529 sayılı "... " ibareli davalı ... başvurusu ile ... ibareli davacı markaları benzer olmakla birlikte, davalı başvurusunun kapsadığı mal ve hizmet listeleri farklı ve ilişkisiz hizmetler içerdiğinden taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, SMK'nın 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 maddelerine dayanan itirazların ispatlanamadığı ancak taraflar arasında, davalının 2010/29336 sayılı ... ibareli markasının hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığı, davalı şirketin, hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, bu durumun yerleşik içtihatlar uyarınca kötüniyet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, iptali talep edilen marka ile dava konusu marka kapsamları farklı olduğundan davacının yeni bir marka tescil başvurusunda bulunmasının yedekleme sayılmayacağı, bu suretle kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK’in 2020-M-7972 sayılı kararının iptali ve tescili halinde davalı şirkete ait 2019/31529 sayılı "... " ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Somut olayda başvuru markası standart karekterle yazılmış "... " ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markalar da standart karekterle yazılı "..." esas unsuruna haizdir. Başvuru markası ile itiraza mesnet davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan iltibasa yol açacak şekilde benzerlik ve ilişki bulunmaktadır. Taraflar arasında görülmekte olan, dava dosyasına yansıyan ve Dairemizden geçen dosyalarda yapılan tespitlere göre de davacı markası tanınmış marka statüsündedir. Yine Dairemizin 18.11.2024 tarih 2023/6485 E 2024/7984 K sayılı ilamında, davacı markalarının tanınmışlık derecesi, bir tacir olan davalının basiretli davranma yükümlülüğü hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının "... " ibareli tescilinin iyi niyetli değerlendirilemeyeceği, davacı markalarının sahip olduğu tanınmışlıktan haksız olarak yararlanma amacını taşıdığı kanaatine ulaşılmış, karar kesinleşmiştir. Hal böyle iken, davalının somut olayda başvuru markası olan 2019/31529 sayılı "... " ibaresine yönelik başvurusunun iyi niyetli olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. O halde, mahkemece açıklanan bu gerekçeler ve kesinleşen yargı kararları gözetilerek sonuca ulaşmak gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1692 E. 2023/5345 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… davacı markaları benzer olmakla birlikte, davalı başvurusunun kapsadığı mal ve hizmet listeleri farklı ve ilişkisiz hizmetler içerdiğinden taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, SMK'nın 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 maddelerine dayanan itirazların ispatlanamadığı ancak taraflar arasında, davalının 2010/29336 sayılı ... ibareli markasının hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığı, davalı şirketin, hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, bu durumun yerleşik içtihatlar uyarınca «kötüniyet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, iptali talep edilen marka ile dava konusu marka kapsamları farklı olduğundan davacının yeni bir marka tescil başvurusunda bulunmasının yedekleme sayılmayacağı, bu suretle «kötüniyetli» kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Başvuru markası ile itiraza mesnet davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan «iltibasa» yol açacak şekilde benzerlik ve ilişki bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… ın müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu «bloku» ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35. sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda «iltibas» ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7 …
… yı ve hükümsüz kılınabilecek markanın sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, davacının marka başvurusunun bu nedenle «kötüniyetli» olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · bloke · ticaret unvanı · kötü niyet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… resiyle 25. sınıfta yer alan "Blumarıne" ibaresinin benzer olmadığını, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin olmamasının hatalı rapor oluşmasına neden olduğunu, «kötü niyet» değerlendirmesinin hukuki bir konu olup bilirkişi raporlarında yer almasının hukuka aykırı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca asıl olanın iyi niyet olduğunu, kötü niyetin «kesin» ve bariz olarak ispatlanması gerektiğini, önce açılan dava dosyasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ın müvekkili adına tescil edildiğini, aradan geçen 4/5 yıl boyunca davacının söz konu markaları fiilen kullandığını, üretim ve satış yaparak Türkiye hatta eski doğu «bloku» ülkelerinde hatırı sayılır bir konuma getirdiğini, “blumarine, italian home blumarine, italian home” markalarının 24 ve 35 sınıflarda zaten müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca diğer davalardaki bilirkişi raporlarına itiraz eden davalının 24 ve 35. sınıflarda marka kullanımı olmadığını da ispatladığını, gelinen aşamada sadece logo değişikliğinden ibaret olan yeni marka başvuruları için yapılan itirazda «iltibas» ihtimalinden bahsetmenin mantık dahilinde olamayacağını, çünkü 24 ve 35. sınıflarda artık bu markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek 2017-M-7 …
… şvurunun reddine dair kararın yerinde olduğunu, müvekkilinin "blumarine" markasının gerçek sahibi olduğunu, taraflar arasında süregelen ihtilafların davacı şirketin «ticaret unvanı» olan "ITALIAN HOME" ibaresi kapsamında olmadığını, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan "BLUMARINE" markasının davacı tarafından birebir aynı yazım stili …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1651 E. , 2025/600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1775 Esas, 2023/1693 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/352 E., 2021/324 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... " ibaresini 35.sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, yapılan itirazlardan bir sonuç alamadıklarını, oysa davalının bu başvuru ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1-3-4-5-6-9 bentlerini ihlal ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkili başvurusunun usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2019/31529 sayılı "... " ibareli davalı ... başvurusu ile ... ibareli davacı markaları benzer olmakla birlikte, davalı başvurusunun kapsadığı mal ve hizmet listeleri farklı ve ilişkisiz hizmetler içerdiğinden taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, SMK'nın 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 maddelerine dayanan itirazların ispatlanamadığı ancak taraflar arasında, davalının 2010/29336 sayılı ... ibareli markasının hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığı, davalı şirketin, hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olan markasının aynısı için başvuru yapmak suretiyle bu markayı yedeklemeyi, yargılama sonucu verilebilecek olası hükümsüzlük kararını etkisiz kılmayı ve hükümsüz kılınabilecek markadan kaynaklı tescilin sağladığı hak ve güvenceleri muhafaza edip markasal kullanımını sürdürmeyi amaçladığı, bu durumun yerleşik içtihatlar uyarınca kötüniyet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, iptali talep edilen marka ile dava konusu marka kapsamları farklı olduğundan davacının yeni bir marka tescil başvurusunda bulunmasının yedekleme sayılmayacağı, bu suretle kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK’in 2020-M-7972 sayılı kararının iptali ve tescili halinde davalı şirkete ait 2019/31529 sayılı "... " ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Somut olayda başvuru markası standart karekterle yazılmış "... " ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markalar da standart karekterle yazılı "..." esas unsuruna haizdir. Başvuru markası ile itiraza mesnet davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan iltibasa yol açacak şekilde benzerlik ve ilişki bulunmaktadır. Taraflar arasında görülmekte olan, dava dosyasına yansıyan ve Dairemizden geçen dosyalarda yapılan tespitlere göre de davacı markası tanınmış marka statüsündedir. Yine Dairemizin 18.11.2024 tarih 2023/6485 E 2024/7984 K sayılı ilamında, davacı markalarının tanınmışlık derecesi, bir tacir olan davalının basiretli davranma yükümlülüğü hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının "...
" ibareli tescilinin iyi niyetli değerlendirilemeyeceği, davacı markalarının sahip olduğu tanınmışlıktan haksız olarak yararlanma amacını taşıdığı kanaatine ulaşılmış, karar kesinleşmiştir. Hal böyle iken, davalının somut olayda başvuru markası olan 2019/31529 sayılı "... " ibaresine yönelik başvurusunun iyi niyetli olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. O halde, mahkemece açıklanan bu gerekçeler ve kesinleşen yargı kararları gözetilerek sonuca ulaşmak gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1140298400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz