Maddi manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5538 E. 2023/5325 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı fesih↗ haksız fesih↗ hakediş↗ çerçeve sözleşme↗ denetime elverişli rapor↗ hizmet bedeli↗ müktesep hak↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ ticari faiz↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ikrar↗ denetime elverişlilik↗ mahsup↗ fesih↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teslim↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 27.11.2014 tarih, 2012/460 E. ve 2014/539 K. sayılı karar ile davacıya ait projenin 5846 sayılı Kanun'un l inci ve 2 nci maddesi gereği ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, davalı tarafça sözleşmenin feshinden sonra uygulanan proje ile davacı tarafın hazırladığı projenin birbirine benzemediği/aynı olmadığı, davalının yeni ve farklı bir proje uygulaması nedeniyle davacının projesinde değişiklik yapmasının söz konusu olmayacağı, davacının projesi üzerinde davalı şirketin 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine aykırı davrandığı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi gereğince manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacı sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini belirlenen süre içinde tam olarak yerine getirmediğinden davalının fesih hakkını kullanmasının aralarındaki sözleşmeye uygun ve haklı olduğu, haklı fesih nedeniyle davacının sözleşmeden doğan bakiye ücreti isteyemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 484 üncü maddesi gereğince fesih hakkını kullanan davalının eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 10.03.2016 tarih, 2015/5809 E. ve 2016/2673 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra uygulanan projenin davacının hazırladığı projeye benzerliği bulunmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiğinden manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı, mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) dosyaya celp edilip, fesih tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih ihtarına karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak denetime elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek maddi tazminat yönünden karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 21.11.2018 tarih, 2016/717 E. ve 2018/419 K. sayılı karar ile alınan bilirkişi raporları, EPDK onaylı iş ilerleme raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 345.600,00 TL ücret alacağının sözleşmenin fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2019/858 E. ve 2020/750 K. sayılı kararı ile davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu, projenin fesihten önce tümüyle bitmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin fesih tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan müktesep hak çerçevesinde sözleşmeye göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiğinden, mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve hizmet bedelinin denetime elverişli şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabule göre de; davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba dahil edilmek suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının manevi tazminat talebinin reddine dair hükmün bozma ilamı kapsamına alınmamakla kesinleştiği gözetilerek davacının manevi tazminat istemi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu projenin fesihten önce tümüyle bitmediği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK'dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin fesih tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu, davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan müktesep hak çerçevesinde sözleşmeye göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece benimsenen 11.03.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı tarafın 29.09.2021 tarihli dilekçesi ile belirtilen ödeme tutarları mahsup edilmek suretiyle davacının 96.130,00 TL maddi tazminat alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 96.130,00 TL maddi tazminatın fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerin müvekkilini proje müellifi değil de bir taşeron müteahhit gibi değerlendirdiklerini, müvekkilinin projeyi tamamladıktan sonra müteahhit davalının inşaatı kaç yılda tamamlayacağının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, projenin tamamlanıp tamamlanmadığının bilirkişi heyetindeki elektrik mühendisi ve makina mühendisinin anlayacağı bir durum olmamasına rağmen bilirkişilikten çekilmeyip rapor hazırladıklarını, müvekkilinin inşaattan değil, projeden sorumlu olduğunu, Yargıtay'ın yetersiz bulduğu 2018 yılındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi Hidroelektrik Kürsüsü raporunda da şimdiki bilirkişi raporunda da projenin %93,15'inin tamamlandığı kabul edilmesine rağmen müvekkili lehine daha düşük bedelin hesaplanmasının mantığının anlaşılamadığını, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulması halinde dosyanın makina mühendislerine, elektrik mühendislerine değil, üniversitelerin inşaat mühendislik fakültesi hidroelektrik kürsüsüne yollanması gerektiğini, hükme esas alınan rapordaki bilirkişinin ilk defa bir hes projesi uyuşmazlığında görev aldığını, bilirkişilerin konusunda uzman olmadıklarını, bu sebeple projenin tamamlanmamasının müvekkilinin istediği belgelerin davalı tarafından gönderilmemesinden kaynaklandığını anlayamadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuyla davacının proje çalışması adı altında eskiz çalışmalarının proje olarak değerlendirildiğini, oysa ki sözleşmede davacının üstlendiği her iki projenin de bitirilip onaya sunulmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunun 4 üncü sayfasında "kesin proje hizmeti verilmeden uygulama projesi aşamasına geçilemeyeceği" şeklinde bizzat bilirkişilerce yapılan bir açıklama mevcut iken bilirkişilerin bu açıklamanın tam tersi bir rapor hazırladıklarını, kesin proje toplamları onaylanmadığı halde revize ve uygulama projesine de geçilemeyeceği bilirkişi raporuyla ikrar edildiği halde revize ve uygulama projeleri yapılmış gibi ücretlendirilmesinin bir çelişki olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek rapora yaptıkları itirazlar nazara alınmadan karar verildiğini, onaylatılmamış bir çalışmanın proje hükmünde sayılmayacağını, son bozma kararında davacının lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla raporda yer alan 168.000,00 TL davacı alacağının müktesep hak sayıldığı, bu nedenlerle sözleşmede belirtilen 1.a kapsamındaki kesin projeler toplamı da onaylatılmadığı halde ikinci hakediş raporuyla davacıya verilen 168.000,00 TL'nin 127.000,00 TL'si ilk kararda 1.a kapsamındaki kesin projeler toplamına sayıldığı, aslında 1.a kapsamındaki çalışmalar onaylanmadığı için bu yöndeki çalışmaların proje sayılmayacağı, davacıya iki aylık ek süre verildiği ve sözleşme bedeli olan toplam 550.000,00 TL'nin 327.000,00 TL'sini peşin aldığı halde sözleşme ile üstlenilen işleri sonuçlandıramadığını, bir başka müellifle anlaşmak zorunda bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Yasa uyarınca proje müellifinin haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat ve haksız fesih nedeniyle bakiye ücret alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 106 ncı, 107 nci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un l inci, 2 nci, 16 ncı, 70 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/858 E. 2020/750 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · hizmet bedeli · müktesep hak · sözleşmenin feshi · ticari faiz · denetime elverişlilik · fesih · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2019/858 E. ve 2020/750 K. sayılı kararı ile davalının taraflar arasındaki «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» yetersiz ve «denetime elverişsiz» olduğu, projenin fesihten önce tümüyle bitmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin «fesih» tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan «müktesep hak» «çerçevesinde sözleşmeye» göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiğinden, mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve «hizmet bedelinin» denetime elverişli şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabule göre de; davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba «dahil» edilmek suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
… lmadığına, dava konusu projenin fesihten önce tümüyle bitmediği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK'dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin «fesih» tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu, davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan «müktesep hak» «çerçevesinde sözleşmeye» göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece benimsenen 11.03.2022 «havale» tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı tarafın 29.09.2021 tarihli dilekçesi ile belirtilen ödeme tutarları «mahsup» edilmek suretiyle davacının 96.130,00 TL «maddi tazminat» alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 96.130,00 TL maddi tazminatın fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… koşullarının oluşmadığı, mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) dosyaya celp edilip, «fesih» tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih «ihtarına» karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak «denetime elverişli» bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek «maddi tazminat» yönünden karar bozulmuştur.
Benzer bu kararda2-Yukarıdaki bentte de belirtildiği üzere davacının taraflar arasındaki «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» yetersiz ve «denetime elverişsizdir».
Şu halde mahkemece, bilirkişi marifetiyle «fesih» tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve «hizmet bedelinin» «denetime elverişli» şekilde saptanması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… en yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 345.600,00 TL ücret alacağının sözleşmenin «fesih» tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5809 E. 2016/2673 K.
Ortak:haklı fesih · haksız fesih · sözleşmeden doğan dava · denetime elverişlilik · fesih · ihtar
İncelediğiniz kararda… gereğince manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacı sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini belirlenen süre içinde tam olarak yerine getirmediğinden davalının «fesih» hakkını kullanmasının aralarındaki sözleşmeye uygun ve haklı olduğu, «haklı fesih» nedeniyle davacının «sözleşmeden doğan» bakiye ücreti isteyemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 484 üncü maddesi gereğince fesih hakkını kullanan davalının eserin tamamlanma …
… koşullarının oluşmadığı, mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) dosyaya celp edilip, «fesih» tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih «ihtarına» karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak «denetime elverişli» bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek «maddi tazminat» yönünden karar bozulmuştur.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2019/858 E. ve 2020/750 K. sayılı kararı ile davalının taraflar arasındaki «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» yetersiz ve «denetime elverişsiz» olduğu, projenin fesihten önce tümüyle bitmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin «fesih» tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan «müktesep hak» «çerçevesinde sözleşmeye» göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiğinden, mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve «hizmet bedelinin» denetime elverişli şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabule göre de; davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba «dahil» edilmek suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… eğince manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini belirlenen süre içinde tam olarak yerine getirmediğinden davalının «fesih» hakkını kullanmasının aralarındaki sözleşmeye uygun ve haklı olduğu, «haklı fesih» nedeniyle davacının «sözleşmeden doğan» bakiye ücreti isteyemeyeceği, TBK'nın 484. maddesi gereğince fesih hakkını kullanan davalının eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek …
Bu durumda mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri...'dan dosyaya celp edilip, «fesih» tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih «ihtarına» karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak «denetime elverişli» bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, 5846 sayılı Yasa uyarınca proje müellifinin haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat ve «haksız fesih» nedeniyle bakiye ücret alacağı istemine ilişkindir.Taraflar arasında imzalanan 23.11.2009 tarihli sözleşmenin “İşin Süresi” başlıklı 2. maddesinde işin termin tarihinin 2010 yılı Aralık ayı sonu olduğu, finans sorunu, vb. nedenlerle iş bitiminin en çok Mart-2011 sonuna kadar uzayabileceği, bu tarihin geçirilmesi durumunda danışmanlık ücretinin «mutabakat» çerçevesinde yeniden başlatılacağı hükmü, “Ücret ve Ödeme Kademeleri” başlıklı 3. maddesinde tüm hizmetler karşılığı 550.000 TL ödeneceği hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, 5846 sayılı Yasa uyarınca proje müellifinin haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat ve «haksız fesih» nedeniyle bakiye ücret alacağı istemine ilişkindir.Taraflar arasında imzalanan 23.11.2009 tarihli sözleşmenin “İşin Süresi” başlıklı 2. maddesinde işin termin tarihinin 2010 yılı Aralık ayı sonu olduğu, finans sorunu, vb. nedenlerle iş bitiminin en çok Mart-2011 sonuna kadar uzayabileceği, bu tarihin geçirilmesi durumunda danışmanlık ücretinin «mutabakat» çerçevesinde yeniden başlatılacağı hükmü, “Ücret ve Ödeme Kademeleri” başlıklı 3. maddesinde tüm hizmetler karşılığı 550.000 TL ödeneceği hükmü düzenlenmiştir.
Sözleşme kapsamında davacıya «fesih» tarihine kadar 292.800 TL ödendiği ve sözleşmenin davalı tarafından 23.05.2011 tarihinde feshedildiği «uyuşmalık konusu» değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri...'dan dosyaya celp edilip, «fesih» tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih «ihtarına» karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak «denetime elverişli» bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5538 E. , 2023/5325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/166 Esas, 2022/116 Karar
HÜKÜM
Manevi tazminat yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer
olmadığına, maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece manevi tazminat yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 24.11.2009 tarihinde Diyoban Hidro Elektrik Santralinin kesin (öncül) ve nihai uygulama projelerinin hazırlanması, iş bitimine kadar devam eden süreçte proje revizyonlarının yapılması, uygulama projelerinin Enerji Bakanlığı'nın ilgili biriminde onaylatılması ve belirtilen iş süresince proje danışmanlığının yürütülmesi hizmetlerinin ifasına yönelik sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmeyi 23.05.2011 tarihinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 106 ncı ve 107 nci maddelerinde yer alan sürelere uymaksızın haksız olarak feshettiğini, fesihten sonraki dönemde müvekkilinin oluşturduğu projenin müvekkilinden izin alınmaksızın davalı şirketçe kullanılmaya devam edildiğini, davalı şirketin başka bir proje şirketi ile anlaşarak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet teşkil edecek şekilde projenin vasfını bozacak değişiklikler ve eklemeler yaptığını, müvekkilinin hazırladığı (öncül) ve nihai uygulama projelerinin 5846 sayılı Kanun anlamında sahibinin hususiyetini taşıyan eser vasfında olduğunu, davalının eylemleri ile müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 200.000,00 TL manevi ve 345.600,00 TL sözleşme bakiye bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye dayalı yükümlülüklerini yerine getirmemesi, zamanında projeyi ve eklerini tamamlayamayacağının anlaşılması üzerine 12.05.2011 tarihli e-posta ile sözleşmenin feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, davacı tarafından hazırlanan projenin yetersiz ve özgülenen amaca uygun olmadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin 1 inci maddesine göre Aralık 2010 tarihine kadar teslim etmesi gereken evrakların ancak %10’unun teslim edilebildiğini, davacının maksimun süre olan Mart 2011 tarihinde dahi proje ve evrakı sunamayacağının anlaşıldığını, proje ve tadilat projelerinin süresinde tamamlanmaması nedeniyle işletmeye açılan HES tesisinin kabulünün yapılmadığını, başka bir proje firmasına tadilat projesi yaptırılarak onaylanmasının sağlandığını, dava konusu projenin davacının hususiyetini taşımadığını, bedii vasfı olmayan yapı üzerinde değişiklik yapılmasının eser müellifinin saygınlığını, itibarını ihlal etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 27.11.2014 tarih, 2012/460 E. ve 2014/539 K. sayılı karar ile davacıya ait projenin 5846 sayılı Kanun'un l inci ve 2 nci maddesi gereği ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, davalı tarafça sözleşmenin feshinden sonra uygulanan proje ile davacı tarafın hazırladığı projenin birbirine benzemediği/aynı olmadığı, davalının yeni ve farklı bir proje uygulaması nedeniyle davacının projesinde değişiklik yapmasının söz konusu olmayacağı, davacının projesi üzerinde davalı şirketin 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine aykırı davrandığı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi gereğince manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacı sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini belirlenen süre içinde tam olarak yerine getirmediğinden davalının fesih hakkını kullanmasının aralarındaki sözleşmeye uygun ve haklı olduğu, haklı fesih nedeniyle davacının sözleşmeden doğan bakiye ücreti isteyemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 484 üncü maddesi gereğince fesih hakkını kullanan davalının eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 10.03.2016 tarih, 2015/5809 E. ve 2016/2673 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra uygulanan projenin davacının hazırladığı projeye benzerliği bulunmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiğinden manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı, mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) dosyaya celp edilip, fesih tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih ihtarına karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak denetime elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek maddi tazminat yönünden karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 21.11.2018 tarih, 2016/717 E. ve 2018/419 K. sayılı karar ile alınan bilirkişi raporları, EPDK onaylı iş ilerleme raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 345.600,00 TL ücret alacağının sözleşmenin fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2019/858 E. ve 2020/750 K. sayılı kararı ile davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu, projenin fesihten önce tümüyle bitmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin fesih tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan müktesep hak çerçevesinde sözleşmeye göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiğinden, mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve hizmet bedelinin denetime elverişli şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabule göre de;
davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba dahil edilmek suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının manevi tazminat talebinin reddine dair hükmün bozma ilamı kapsamına alınmamakla kesinleştiği gözetilerek davacının manevi tazminat istemi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu projenin fesihten önce tümüyle bitmediği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK'dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin fesih tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu, davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan müktesep hak çerçevesinde sözleşmeye göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece benimsenen 11.03.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı tarafın 29.09.2021 tarihli dilekçesi ile belirtilen ödeme tutarları mahsup edilmek suretiyle davacının 96.130,00 TL maddi tazminat alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 96.130,00 TL maddi tazminatın fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerin müvekkilini proje müellifi değil de bir taşeron müteahhit gibi değerlendirdiklerini, müvekkilinin projeyi tamamladıktan sonra müteahhit davalının inşaatı kaç yılda tamamlayacağının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, projenin tamamlanıp tamamlanmadığının bilirkişi heyetindeki elektrik mühendisi ve makina mühendisinin anlayacağı bir durum olmamasına rağmen bilirkişilikten çekilmeyip rapor hazırladıklarını, müvekkilinin inşaattan değil, projeden sorumlu olduğunu, Yargıtay'ın yetersiz bulduğu 2018 yılındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi Hidroelektrik Kürsüsü raporunda da şimdiki bilirkişi raporunda da projenin %93,15'inin tamamlandığı kabul edilmesine rağmen müvekkili lehine daha düşük bedelin hesaplanmasının mantığının anlaşılamadığını, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulması halinde dosyanın makina mühendislerine, elektrik mühendislerine değil, üniversitelerin inşaat mühendislik fakültesi hidroelektrik kürsüsüne yollanması gerektiğini, hükme esas alınan rapordaki bilirkişinin ilk defa bir hes projesi uyuşmazlığında görev aldığını, bilirkişilerin konusunda uzman olmadıklarını, bu sebeple projenin tamamlanmamasının müvekkilinin istediği belgelerin davalı tarafından gönderilmemesinden kaynaklandığını anlayamadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuyla davacının proje çalışması adı altında eskiz çalışmalarının proje olarak değerlendirildiğini, oysa ki sözleşmede davacının üstlendiği her iki projenin de bitirilip onaya sunulmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunun 4 üncü sayfasında "kesin proje hizmeti verilmeden uygulama projesi aşamasına geçilemeyeceği" şeklinde bizzat bilirkişilerce yapılan bir açıklama mevcut iken bilirkişilerin bu açıklamanın tam tersi bir rapor hazırladıklarını, kesin proje toplamları onaylanmadığı halde revize ve uygulama projesine de geçilemeyeceği bilirkişi raporuyla ikrar edildiği halde revize ve uygulama projeleri yapılmış gibi ücretlendirilmesinin bir çelişki olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek rapora yaptıkları itirazlar nazara alınmadan karar verildiğini, onaylatılmamış bir çalışmanın proje hükmünde sayılmayacağını, son bozma kararında davacının lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla raporda yer alan 168.000,00 TL davacı alacağının müktesep hak sayıldığı, bu nedenlerle sözleşmede belirtilen 1.a kapsamındaki kesin projeler toplamı da onaylatılmadığı halde ikinci hakediş raporuyla davacıya verilen 168.000,00 TL'nin 127.000,00 TL'si ilk kararda 1.a kapsamındaki kesin projeler toplamına sayıldığı, aslında 1.a kapsamındaki çalışmalar onaylanmadığı için bu yöndeki çalışmaların proje sayılmayacağı, davacıya iki aylık ek süre verildiği ve sözleşme bedeli olan toplam 550.000,00 TL'nin 327.000,00 TL'sini peşin aldığı halde sözleşme ile üstlenilen işleri sonuçlandıramadığını, bir başka müellifle anlaşmak zorunda bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Yasa uyarınca proje müellifinin haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat ve haksız fesih nedeniyle bakiye ücret alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 106 ncı, 107 nci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un l inci, 2 nci, 16 ncı, 70 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978791600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz