Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/858 E. 2020/750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çerçeve sözleşme↗ hizmet bedeli↗ müktesep hak↗ sözleşmenin feshi↗ ticari faiz↗ denetime elverişlilik↗ fesih↗ bilirkişi incelemesi↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları, EPDK onaylı iş ilerleme raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 345.600,00 TL ücret alacağının sözleşmenin fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yukarıdaki bentte de belirtildiği üzere davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi yetersiz ve denetime elverişsizdir. Çünkü projenin fesihten önce tümüyle bitmediği taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin fesih tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan müktesep hak çerçevesinde sözleşmeye göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği kuşkusuzdur. Şu halde mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve hizmet bedelinin denetime elverişli şekilde saptanması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Kabule göre ise de; davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba dahil edilmek suretiyle hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5538 E. 2023/5325 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · hizmet bedeli · müktesep hak · sözleşmenin feshi · ticari faiz · denetime elverişlilik · fesih · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda2-Yukarıdaki bentte de belirtildiği üzere davacının taraflar arasındaki «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» yetersiz ve «denetime elverişsizdir».
Şu halde mahkemece, bilirkişi marifetiyle «fesih» tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve «hizmet bedelinin» «denetime elverişli» şekilde saptanması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… en yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 345.600,00 TL ücret alacağının sözleşmenin «fesih» tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2019/858 E. ve 2020/750 K. sayılı kararı ile davalının taraflar arasındaki «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» yetersiz ve «denetime elverişsiz» olduğu, projenin fesihten önce tümüyle bitmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin «fesih» tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan «müktesep hak» «çerçevesinde sözleşmeye» göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiğinden, mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve «hizmet bedelinin» denetime elverişli şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabule göre de; davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000,00 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba «dahil» edilmek suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
… lmadığına, dava konusu projenin fesihten önce tümüyle bitmediği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK'dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin «fesih» tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu, davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan «müktesep hak» «çerçevesinde sözleşmeye» göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece benimsenen 11.03.2022 «havale» tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı tarafın 29.09.2021 tarihli dilekçesi ile belirtilen ödeme tutarları «mahsup» edilmek suretiyle davacının 96.130,00 TL «maddi tazminat» alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 96.130,00 TL maddi tazminatın fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… koşullarının oluşmadığı, mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) dosyaya celp edilip, «fesih» tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih «ihtarına» karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak «denetime elverişli» bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek «maddi tazminat» yönünden karar bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı fesih · haksız fesih · hakediş · sözleşmeden doğan dava · ikrar · mahsup · ihtar · havale
Benzer bu kararda… gereğince manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacı sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini belirlenen süre içinde tam olarak yerine getirmediğinden davalının «fesih» hakkını kullanmasının aralarındaki sözleşmeye uygun ve haklı olduğu, «haklı fesih» nedeniyle davacının «sözleşmeden doğan» bakiye ücreti isteyemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 484 üncü maddesi gereğince fesih hakkını kullanan davalının eserin tamamlanma …
… lmadığına, dava konusu projenin fesihten önce tümüyle bitmediği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK'dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin «fesih» tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu, davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan «müktesep hak» «çerçevesinde sözleşmeye» göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece benimsenen 11.03.2022 «havale» tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı tarafın 29.09.2021 tarihli dilekçesi ile belirtilen ödeme tutarları «mahsup» edilmek suretiyle davacının 96.130,00 TL «maddi tazminat» alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 96.130,00 TL maddi tazminatın fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ki sözleşmede davacının üstlendiği her iki projenin de bitirilip onaya sunulmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunun 4 üncü sayfasında "«kesin» proje hizmeti verilmeden uygulama projesi aşamasına geçilemeyeceği" şeklinde bizzat bilirkişilerce yapılan bir açıklama mevcut iken bilirkişilerin bu açıklamanın tam tersi bir rapor hazırladıklarını, kesin proje toplamları onaylanmadığı halde revize ve uygulama projesine de geçilemeyeceği bilirkişi raporuyla «ikrar» edildiği halde revize ve uygulama projeleri yapılmış gibi ücretlendirilmesinin bir çelişki olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek rapora yaptıkları itirazlar nazara alınmadan karar verildiğini, onaylatılmamış bir çalışmanın proje hükmünde sayılmayacağını, «son» bozma kararında davacının lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla raporda yer alan 168.000,00 TL davacı alacağının «müktesep hak» sayıldığı, bu nedenlerle sözleşmede belirtilen 1.a kapsamındaki kesin projeler toplamı da onaylatılmadığı halde ikinci «hakediş» raporuyla davacıya verilen 168.000,00 TL'nin 127.000,00 TL'si ilk kararda 1.a kapsamındaki kesin projeler toplamına sayıldığı, aslında 1.a kapsamındaki çalışmalar …
… koşullarının oluşmadığı, mahkemece, davacının dayandığı iş ilerleme raporlarının onaylı örnekleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) dosyaya celp edilip, «fesih» tarihinde dava konusu projenin hangi aşamada olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını yerine getirdiği, üstlenilen edimin yerine getirilmesinde davacının fesih «ihtarına» karşı verdiği cevabi ihtarında belirttiği üzere iş sahibinden kaynaklanan gecikmeler olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturacak ve davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak «denetime elverişli» bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek «maddi tazminat» yönünden karar bozulmuştur.
-
Tasarımın tecavüzün tespiti ve meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3924 E. 2014/6387 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/858 E. , 2020/750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/11/2018 tarih ve 2016/717-2018/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 24.11.2009 tarihinde Diyoban Hidro Elektrik Santralinin kesin (öncül) ve nihai uygulama projelerinin hazırlanması, iş bitimine kadar devam eden süreçte proje revizyonlarının yapılması, uygulama projelerinin Enerji Bakanlığı'nın ilgili biriminde onaylatılması ve belirtilen iş süresince proje danışmanlığının yürütülmesi hizmetlerinin ifasına yönelik sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmeyi 23.05.2011 tarihinde BK'nın 106. ve 107. maddelerinde yer alan sürelere uymaksızın haksız olarak feshettiğini, fesihten sonraki dönemde müvekkilinin oluşturduğu projenin müvekkilinden izin alınmaksızın davalı şirketçe kullanılmaya devam edildiğini, davalı şirketin başka bir proje şirketi ile anlaşarak 5846 sayılı Yasa'ya muhalefet teşkil edecek şekilde projenin vasfını bozacak değişiklikler ve eklemeler yaptığını, müvekkilinin hazırladığı (öncül) ve nihai uygulama projelerinin FSEK anlamında sahibinin hususiyetini taşıyan eser vasfında olduğunu, davalının eylemleri ile müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 200,000 TL manevi ve 345,600 TL sözleşme bakiye bedelinin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeye dayalı yükümlülüklerini yerine getirmemesi, zamanında projeyi ve eklerini tamamlayamayacağının anlaşılması üzerine 12.05.2011 tarihli e-posta ile sözleşmenin fesh edildiğinin davacıya bildirildiğini, davacı tarafından hazırlanan projenin yetersiz ve özgülenen amaca uygun olmadığını, müvekkil ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin 1. maddesine göre Aralık 2010 tarihine kadar teslim etmesi gereken evrakların ancak % 10’unun teslim edilebildiğini, davacının maksimun süre olan Mart 2011 tarihinde dahi proje ve evrakı sunamayacağının anlaşıldığını, proje ve tadilat projelerinin süresinde tamamlanmaması nedeniyle işletmeye açılan HES tesisinin kabulünün yapılmadığını, başka bir proye firmasına tadilat projesi yaptırılarak onaylanmasının sağlandığını, dava konusu projenin davacının hususiyetini taşımadığını, bedii vasfı olmayan yapı üzerinde değişiklik yapılmasının eser müellifinin saygınlığını, itibarını ihlal etmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları, EPDK onaylı iş ilerleme raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 345.600,00 TL ücret alacağının sözleşmenin fesih tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yukarıdaki bentte de belirtildiği üzere davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davacının feshedilen sözleşmeye göre davalıdan talep edebileceği tutar bakımından mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi yetersiz ve denetime elverişsizdir. Çünkü projenin fesihten önce tümüyle bitmediği taraflar arasında ihtilaf olmadığı gibi EPDK’dan gelen ilerleme raporlarıyla da projenin fesih tarihinde henüz tamamlanmadığı ve hatta fesihten sonra başka bir projenin hazırlanarak imalat işine devam olunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının daha önce lehine verilen bozma ilamı ve buna uyulmakla oluşan müktesep hak çerçevesinde sözleşmeye göre gerçekleştirdiği iş tutarı kadar alacağın varlığı ve bunun hüküm altına alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Şu halde mahkemece, bilirkişi marifetiyle fesih tarihi itibariyle davacının gerçekleştirmiş olduğu iş ve hizmet bedelinin denetime elverişli şekilde saptanması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Kabule göre ise de; davacının taraflar arasında varıldığını ileri sürdüğü sözlü anlaşma çerçevesinde proje revize bedeli olarak kararlaştırılan 20.000 TL tutarında alacağın varlığını sunduğu delillerle ispatlayamadığı gözden kaçırılarak bilirkişi raporunda bu bedelin yapılan hesaba dahil edilmek suretiyle hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587580200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz