6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6720 E. 2023/6385 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh) cari hesap ilişkisi başvurma harcı icra inkâr tazminatı müşterek borçlu müteselsil kefil ilamsız icra takibi cari hesap mevduat hesabı vekâlet ücreti pasif husumet yokluğu müteselsil kefil kötü niyet tazminatı genel kredi sözleşmesi pasif husumet husumet yokluğu temlik kefil kötü niyet iflas kredi sözleşmesi husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 30.03.2016 tarih, 2015/171 E. ve 2016/112 K. sayılı kararı ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş karar hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarih, 2017/575 E. ve 2018/6449 K. sayılı kararıyla, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının dava dışı şirket ile davacı bankanın imzaladığı 02.08.2006 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğu, söz konusu kredi taksitlerinin 01.08.2007 tarihinde sonlandığı, buna bağlı kredili mevduat hesabının ise 16.10.2009 tarihine kadar kullanılmaya devam ettiği ve bu tarih itibariyle dava dışı şirketin borcunun bulunmadığının tespit edildiği, dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanan 23.02.2012 tarihli kredi sözleşmesinde davalının kefil ya da taraf olmadığı, dava ve takip konusu kredilerin davalının kefil olarak imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kredinin işletme kredisi olduğunu ve cari hesap şeklinde işlediğini, banka ile kredi borçlusu arasında devamlılık arz eden türden bir borçlu cari hesap ilişkisi varsa bu ilişki kapsamında zaman zaman borç sıfırlanmış dahi olsa devam eden kredi ilişkisi ile paralellik arz eden sözleşmelerdeki kefillerin borçtan sorumlu tutulmalarının mümkün olduğunu, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalının dava dışı asıl borçlunun, banka ile yapmış olduğu ve ileride yapacağı işlemlere kefil olmayı kabul ettiğini, davalının borçtan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6720 E.  ,  2023/6385 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/37 Esas 2019/93 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Plastik ve Ambalaj Nakliyat Gıda Metal ve Temizlik Malzemeleri San. ve Tic. Ltd Şti ile davacı banka arasında 02.08.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme hükümlerine aykırı olarak ödeme yapmadığını, davacının dava dışı şirket, diğer kefiller ve davalı aleyhine ödenmeyen borç nedeniyle icra takibi başlattığını, davalının icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;

02. 08.2006 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil ve müştereken kefil olarak taraf olduğunu, ancak bu sözleşmeye dayanılarak kullandırılan kredinin taksitlerinin asıl borçlu tarafından ödenerek sözleşmenin sona erdiğini, icra takibine konu edilen kredi sözleşmesinde kefil olmadığını belirterek, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 30.03.2016 tarih, 2015/171 E. ve 2016/112 K. sayılı kararı ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş karar hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarih, 2017/575 E. ve 2018/6449 K. sayılı kararıyla, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının dava dışı şirket ile davacı bankanın imzaladığı 02.08.2006 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğu, söz konusu kredi taksitlerinin 01.08.2007 tarihinde sonlandığı, buna bağlı kredili mevduat hesabının ise 16.10.2009 tarihine kadar kullanılmaya devam ettiği ve bu tarih itibariyle dava dışı şirketin borcunun bulunmadığının tespit edildiği, dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanan 23.02.2012 tarihli kredi sözleşmesinde davalının kefil ya da taraf olmadığı, dava ve takip konusu kredilerin davalının kefil olarak imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kredinin işletme kredisi olduğunu ve cari hesap şeklinde işlediğini, banka ile kredi borçlusu arasında devamlılık arz eden türden bir borçlu cari hesap ilişkisi varsa bu ilişki kapsamında zaman zaman borç sıfırlanmış dahi olsa devam eden kredi ilişkisi ile paralellik arz eden sözleşmelerdeki kefillerin borçtan sorumlu tutulmalarının mümkün olduğunu, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalının dava dışı asıl borçlunun, banka ile yapmış olduğu ve ileride yapacağı işlemlere kefil olmayı kabul ettiğini, davalının borçtan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Temlik alan davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977531600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.