6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tecavüzün önlenmesi | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1460 E. 2023/5558 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı rayiç bedel istinaf başvurusunun reddi sözleşmeden doğan dava ziya eser sözleşmesi hakkaniyet reeskont faizi kaldırma ve yeniden hüküm yetki dosya masrafı yetkisizlik kararı maddi tazminat ilan kusur cy/cy kaydı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · FSEK — FSEK 6FSEK 68

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tecavüzün önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin karikatürist olduğunu ve bu davaya konu olan "Mor Mamut" isimli eserin sahibi olduğunu, davalının 2012 yılında müvekkili ile görüşerek "Mor Mamut" markası altında yoğurt, dondurma ürünlerinin satışında kullanmak üzere bir kiosk (dondurma büfesi) tasarlamasını talep etttiğini, davalının her ne kadar 2009/16928 sayılı "Mor Mamut + şekil " markası varsa da bu hususun müvekkilinin yarattığı tiplemenin yaratıcısı olduğu gerçeğini değiştirmediğini, müvekkilinin bu talep üzerine kendi hususiyetini katarak "Mor Mamut" tiplemesini oluşturduğunu, yine davalının talebi üzerine büyük maketin yapımı aşamasına geçildiğini, bu sırada davalının kendisine örnek olarak sunulmuş eseri müvekkilinin izni ve onayını almaksızın bazı değişiklikler yaparak sattığını, dondurma büfesi olarak değişik yerlerde kullanmaya başladığının tespit edildiğini, davalının bu eylemleri ile müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz durumunun tespit edilerek tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, büfelerin bulundukları yerlerden toplatılması ve muhafaza altına alınmasına, her türlü ürün, broşür, ilan, reklam ve evrakın toplatılmasına ve muhafazasına, hükmün ilanına, 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; evveliyatı müvekkiline ait olan Mor Mamut maketinin karşı taraf ile akdedilen eser sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinin sipariş ve direktifleri üzerine hazırlandığını ve ortada bir eser bulunmadığını, müvekkiline ait Mor Mamut markasının 06.04.2009 tarihinde tescil edildiğini, taraflar arasında düzenlenen sipariş eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının sözleşme uyarınca eseri tamamlamadığını, müvekkilini yarı yolda bıraktığını, müvekkilinin eseri ustalarla tamamlamak zorunda kaldığını, müvekkilinin davacıya birçok ödeme yaptığını, davanın hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında Mor Mamut isimli dondurma büfesinin yapılması için sözleşmesel ilişki kurulduğunu ve bilirkişi raporlarında söz konusu Mor Mamut'un eser mahiyetinde olduğu ve sahibinin hususiyetini taşıdığının tespit edildiğini, büfenin yapımına yönelik olarak davalı tarafından yapılan ödeme haricinde davacının 6.000,00 TL alacağının kaldığı, bu nedenle somut olayda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca talep edilen 3 kat tazminatın uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.000,00 TL maddi tazminatın 10.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hiçbir maddi olguya dayanmadığını, mahkemenin eser sahipliği sorununun çözümü konusunda bilirkişi raporları aldığını, ancak tazminat talepleri konusunda hiçbir inceleme yapılmadığını, yargılama sırasında alınan raporlara bu konuda itiraz etmelerine rağmen mahkemenin bu itirazları dikkate almadığını, mahkemece dava dışı Etobur Ltd.Şti'nin kayıtları üzerinde inceleme yapılması için muhasebeci bilirkişiye yetki verildiğini ancak ek raporda bilirkişilerin hiçbir gerekçe belirtmeden bu eserin rayiç bedelinin 36.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, mahkemece eser sahipliğinin ihlal edildiği hususunda hüküm kurulmadığı gibi eser hakkına tecavüzün sonuçlarının giderilmesine yönelik olarak da karar verilmediğini, mahkemenin taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunu kabul etmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme akdedilmediğini, bu hususun kanıtlanamadığını, eserin davalının talimatı üzerine yapılmadığını, müvekkiline yapılan ödemelerin malzeme kullanımı ile ilgili masrafların karşılanabilmesi için yapıldığını, yani müvekkilinin kendisine ödeme yapılacağı inancıyla Mor Mamut şeklindeki eserin meydana getirildiğini, davalının, müvekkilinin eserini müvekkilinin onayı olmaksızın kamuyla paylaştığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, mahkemece 3 kat tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece Mor Mamut'un davacıya ait bir eser olduğu kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, tasarlaması talep edilen Mor Mamut'un esasen 06.04.2009 tarihli başvuru ile müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin davacı ile yaptığı görüşmelerde Mor Mamut markasını davacıya sunarak bu şekilde Mor Mamut tasarlanmasını talep ettiğini, zira müvekkilinin uzun süredir Mor Mamut şeklinde bir dondurma büfesi tasarlamayı planladığını, zaten markanın dondurmaları da içeren 30. sınıfta tescilli olduğunu, markanın logosunda bulunan Mamut'un üzerinde de dondurma figürü bulunduğu, taraflar arasında sipariş eser sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki polyester ürün imalat sözleşmesi incelendiğinde; tasarımın somutlaştığı, müvekkilinin büfe tasarımı konusunda fikir vermekten öteye giderek malzeme konusunda da karar mercii olduğunun açıkça anlaşıldığını, üretimin her aşamasında müvekkilinin kalite kontrollerini yaptığını, müvekkilinin annesi tarafından oluşturulan çizimlerin davacıya ulaştırıldığını ve dosyaya sunulduğunu, bütün bunların eserin içeriğinin ve şeklinin müvekkili tarafından belirlendiğini gösterdiğini, ancak bilirkişilerin bu delilleri hiçbir surette incelemediğini, tanık beyanlarının müvekkilince sunulan delillerle örtüştüğünü, müvekkilinin davacıya bilirkişi raporlarında belirlenen 36.000,00 TL'nin üzerinde ödeme yaptığını, tasarımın müvekkili ve beraber çalıştığı ustalar tarafından tamamlandığını, müvekkili aleyhine maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, raporlarda kusur ve zarar değerlendirmesinin yapılmadığını, buna rağmen müvekkili aleyhine 6.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana getirdiği eserin yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere fikri bir çabanın ürünü olduğu hususiyet barındırdığı, bu anlamda 5846 sayılı Kanun'un 4 ve 6 ncı maddeleri uyarınca grafik eser ve tipleme olduğu, eser sahibinin davacı olduğu, davacının davaya konu eseri sipariş karşılığında yapmaya başladığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, dosyaya sunulan ödeme dekontlarına göre davalının eşi tarafından davacıya bir kısım ödeme yapıldığı, zaten İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da davalının davacıya 30.000,00 TL ödeme yaptığının belirtildiği ve davacı tarafça bu hususa karşı çıkılmadığı, yerel mahkemede alınan bilirkişi raporunda belirtilen ve kararda da benimsenen 36.000,00 TL'nin telif bedeli mi yoksa imalat bedeli mi olduğu hususlarında ayrıntılı inceleme için tekrar bilirkişi raporu alındığı, dosya kapsamına göre tarafların eserin yaratımı ve büyük maket şeklinde ilk çoğaltımının yapılması karşılığında 30.000,00 TL'ye anlaştıkları, ancak davacının her bir çoğaltım karşılığında ayrıca ödeme alacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde ve taraflar arasındaki ilişkinin de sonradan son bulması nedeniyle davacının dava konusu eser için davalıdan talep edebileceği miktarın 40.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, davacı taraf zaten 30.000,00 TL aldığından davalıdan bu durumda 10.000,00 TL daha isteyebileceği, davacı tarafça 5846 sayılı Kanun'un 68 ncı maddesi kapsamında 3 kat tazminat istenilmiş ise de taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan sözleşme/rayiç bedeline hükmedilmesi gerektiği, yine taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan davacı tarafın tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin reddi gerektiği, ancak davacının men talebinin bundan sonraki kullanımlar yönünden haklı olduğu, ancak davalı tarafça eserin çoğaltıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı, sözleşme ilişkisi bulunduğundan ve manevi hakların ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığından manevi tazminat talebinin de reddinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 10.000,00 TL maddi tazminatın 10.07.2012 tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi hak ihlali bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine, bundan sonraki kullanımlar bakımından men talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporlarına yönelik yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerce tespit edilen 36.000,00 TL'lik rayiç bedelinin 3 katı tutarında 108.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, zira taleplerinde 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 katı tazminat talebinde bulunulduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğuna dair dosyaya bir delil sunulmadığını, dava konusu eserin davalının talebi ile müvekkili tarafından tasarlandığını, eserin tasarımının müvekkilince mart ayı sonunda tamamlandığını, bu tarihten sonra maketin yapılmasına başlanıldığını, müvekkilinin ustalarla çalıştığını ve haziran ayında eserin çoğaltılması aşamalarına gözcülük yaptığını, Bölge Adliye Mahkemesince takdiren 40.000,00 TL'lik tazminat miktarına nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, 30.000,00 TL'nin malzeme kullanımı için yapılacak masraflar için önden alınan bir meblağ olduğunu, müvekkilinin kendisine peyder pey ödeme yapılacağı inancıyla mor mamut isimli eseri yarattığını, manevi tazminat ve diğer taleplerinin reddinin de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuka aykırı değerlendirme yapıldığını, dava konusu “mor mamut”un tasarımına ilişkin taraflar arasında eser sipariş sözleşmesi akdedilmiş olduğundan 5846 sayılı Kanun hükümleri kapsamında eser niteliği taşımadığını, davacı yandan bir dondurma büfesi tasarlamasının talep edildiğini, tasarlaması talep edilen Mor Mamut'un 11.03.2010 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, çizimlerin evveliyatının annesine ait olduğunu, müvekkilinin sipariş vermekle kalmayıp çalışmanın her aşamasında davacı yanı yönlendirerek ürünün istediği şekilde tasarlanıp tasarlanmadığının kontrolünü de yaptığını, davacı tarafından hazırlandığı iddia olunan eserden ziyade tasarım olup, müvekkilinin siparişi üzerine hazırlandığını, dolayısı ile iddianın aksine davacıya ait bir eserin izinsiz kullanımının hiç bir zaman söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusunun eser olduğu düşünülse dahi mezkûr tasarımın müvekkilinin annesine ait eskizlerden işleme suretiyle gerçekleştirildiği yönündeki kabul esas alındığında mali hakları kullanma yetkisinin de müvekkiline ait olacağını, zira işleme eserin sahibinin ancak asıl eser sahibinin izni ile asıl eseri işleyebileceği gibi işleme eser üzerinde asıl eser sahibinin izni ile hakları kullanabileceğini, Mor Mamut fikrini ve bu fikrin ifade ediş biçimini oluşturan öğelerin davacı yana aktarılmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen sipariş eser sözleşmesi uyarınca müvekkilinin işbu sözleşmeden doğan borçlarının tümünü ve kararlaştırılmayan ilave ödemeleri de yapmasına rağmen davacı yan işi yarıda bırakarak müvekkiline yapmakta olduğu çalışmalarının sonlandırıldığını, bu duruma rağmen müvekkili aleyhine 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının Mor Mamut isimli davalı tarafından meydana getirilen dondurma büfesinin 5846 sayılı Kanun anlamında güzel sanat eseri olup olmadığı, hak sahipliğinin tespiti, davacının mali ve manevi hak ihlalinin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5846 sayılı Kanun'un 4, 6 ve 68 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14990 E. 2018/6199 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1460 E.  ,  2023/5558 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tecavüzün önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin karikatürist olduğunu ve bu davaya konu olan "Mor Mamut" isimli eserin sahibi olduğunu, davalının 2012 yılında müvekkili ile görüşerek "Mor Mamut" markası altında yoğurt, dondurma ürünlerinin satışında kullanmak üzere bir kiosk (dondurma büfesi) tasarlamasını talep etttiğini, davalının her ne kadar 2009/16928 sayılı "Mor Mamut + şekil " markası varsa da bu hususun müvekkilinin yarattığı tiplemenin yaratıcısı olduğu gerçeğini değiştirmediğini, müvekkilinin bu talep üzerine kendi hususiyetini katarak "Mor Mamut" tiplemesini oluşturduğunu, yine davalının talebi üzerine büyük maketin yapımı aşamasına geçildiğini, bu sırada davalının kendisine örnek olarak sunulmuş eseri müvekkilinin izni ve onayını almaksızın bazı değişiklikler yaparak sattığını, dondurma büfesi olarak değişik yerlerde kullanmaya başladığının tespit edildiğini, davalının bu eylemleri ile müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz durumunun tespit edilerek tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, büfelerin bulundukları yerlerden toplatılması ve muhafaza altına alınmasına, her türlü ürün, broşür, ilan, reklam ve evrakın toplatılmasına ve muhafazasına, hükmün ilanına, 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; evveliyatı müvekkiline ait olan Mor Mamut maketinin karşı taraf ile akdedilen eser sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinin sipariş ve direktifleri üzerine hazırlandığını ve ortada bir eser bulunmadığını, müvekkiline ait Mor Mamut markasının 06.04.2009 tarihinde tescil edildiğini, taraflar arasında düzenlenen sipariş eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının sözleşme uyarınca eseri tamamlamadığını, müvekkilini yarı yolda bıraktığını, müvekkilinin eseri ustalarla tamamlamak zorunda kaldığını, müvekkilinin davacıya birçok ödeme yaptığını, davanın hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında Mor Mamut isimli dondurma büfesinin yapılması için sözleşmesel ilişki kurulduğunu ve bilirkişi raporlarında söz konusu Mor Mamut'un eser mahiyetinde olduğu ve sahibinin hususiyetini taşıdığının tespit edildiğini, büfenin yapımına yönelik olarak davalı tarafından yapılan ödeme haricinde davacının 6.000,00 TL alacağının kaldığı, bu nedenle somut olayda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca talep edilen 3 kat tazminatın uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.000,00 TL maddi tazminatın 10.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hiçbir maddi olguya dayanmadığını, mahkemenin eser sahipliği sorununun çözümü konusunda bilirkişi raporları aldığını, ancak tazminat talepleri konusunda hiçbir inceleme yapılmadığını, yargılama sırasında alınan raporlara bu konuda itiraz etmelerine rağmen mahkemenin bu itirazları dikkate almadığını, mahkemece dava dışı Etobur Ltd.Şti'nin kayıtları üzerinde inceleme yapılması için muhasebeci bilirkişiye yetki verildiğini ancak ek raporda bilirkişilerin hiçbir gerekçe belirtmeden bu eserin rayiç bedelinin 36.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, mahkemece eser sahipliğinin ihlal edildiği hususunda hüküm kurulmadığı gibi eser hakkına tecavüzün sonuçlarının giderilmesine yönelik olarak da karar verilmediğini, mahkemenin taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunu kabul etmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme akdedilmediğini, bu hususun kanıtlanamadığını, eserin davalının talimatı üzerine yapılmadığını, müvekkiline yapılan ödemelerin malzeme kullanımı ile ilgili masrafların karşılanabilmesi için yapıldığını, yani müvekkilinin kendisine ödeme yapılacağı inancıyla Mor Mamut şeklindeki eserin meydana getirildiğini, davalının, müvekkilinin eserini müvekkilinin onayı olmaksızın kamuyla paylaştığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, mahkemece 3 kat tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece Mor Mamut'un davacıya ait bir eser olduğu kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, tasarlaması talep edilen Mor Mamut'un esasen 06.04.2009 tarihli başvuru ile müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin davacı ile yaptığı görüşmelerde Mor Mamut markasını davacıya sunarak bu şekilde Mor Mamut tasarlanmasını talep ettiğini, zira müvekkilinin uzun süredir Mor Mamut şeklinde bir dondurma büfesi tasarlamayı planladığını, zaten markanın dondurmaları da içeren 30. sınıfta tescilli olduğunu, markanın logosunda bulunan Mamut'un üzerinde de dondurma figürü bulunduğu, taraflar arasında sipariş eser sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki polyester ürün imalat sözleşmesi incelendiğinde;

tasarımın somutlaştığı, müvekkilinin büfe tasarımı konusunda fikir vermekten öteye giderek malzeme konusunda da karar mercii olduğunun açıkça anlaşıldığını, üretimin her aşamasında müvekkilinin kalite kontrollerini yaptığını, müvekkilinin annesi tarafından oluşturulan çizimlerin davacıya ulaştırıldığını ve dosyaya sunulduğunu, bütün bunların eserin içeriğinin ve şeklinin müvekkili tarafından belirlendiğini gösterdiğini, ancak bilirkişilerin bu delilleri hiçbir surette incelemediğini, tanık beyanlarının müvekkilince sunulan delillerle örtüştüğünü, müvekkilinin davacıya bilirkişi raporlarında belirlenen 36.000,00 TL'nin üzerinde ödeme yaptığını, tasarımın müvekkili ve beraber çalıştığı ustalar tarafından tamamlandığını, müvekkili aleyhine maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, raporlarda kusur ve zarar değerlendirmesinin yapılmadığını, buna rağmen müvekkili aleyhine 6.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana getirdiği eserin yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere fikri bir çabanın ürünü olduğu hususiyet barındırdığı, bu anlamda 5846 sayılı Kanun'un 4 ve 6 ncı maddeleri uyarınca grafik eser ve tipleme olduğu, eser sahibinin davacı olduğu, davacının davaya konu eseri sipariş karşılığında yapmaya başladığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, dosyaya sunulan ödeme dekontlarına göre davalının eşi tarafından davacıya bir kısım ödeme yapıldığı, zaten İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da davalının davacıya 30.000,00 TL ödeme yaptığının belirtildiği ve davacı tarafça bu hususa karşı çıkılmadığı, yerel mahkemede alınan bilirkişi raporunda belirtilen ve kararda da benimsenen 36.000,00 TL'nin telif bedeli mi yoksa imalat bedeli mi olduğu hususlarında ayrıntılı inceleme için tekrar bilirkişi raporu alındığı, dosya kapsamına göre tarafların eserin yaratımı ve büyük maket şeklinde ilk çoğaltımının yapılması karşılığında 30.000,00 TL'ye anlaştıkları, ancak davacının her bir çoğaltım karşılığında ayrıca ödeme alacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde ve taraflar arasındaki ilişkinin de sonradan son bulması nedeniyle davacının dava konusu eser için davalıdan talep edebileceği miktarın 40.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, davacı taraf zaten 30.000,00 TL aldığından davalıdan bu durumda 10.000,00 TL daha isteyebileceği, davacı tarafça 5846 sayılı Kanun'un 68 ncı maddesi kapsamında 3 kat tazminat istenilmiş ise de taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan sözleşme/rayiç bedeline hükmedilmesi gerektiği, yine taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan davacı tarafın tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin reddi gerektiği, ancak davacının men talebinin bundan sonraki kullanımlar yönünden haklı olduğu, ancak davalı tarafça eserin çoğaltıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı, sözleşme ilişkisi bulunduğundan ve manevi hakların ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığından manevi tazminat talebinin de reddinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 10.000,00 TL maddi tazminatın 10.07.2012 tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi hak ihlali bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine, bundan sonraki kullanımlar bakımından men talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporlarına yönelik yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerce tespit edilen 36.000,00 TL'lik rayiç bedelinin 3 katı tutarında 108.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, zira taleplerinde 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 katı tazminat talebinde bulunulduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğuna dair dosyaya bir delil sunulmadığını, dava konusu eserin davalının talebi ile müvekkili tarafından tasarlandığını, eserin tasarımının müvekkilince mart ayı sonunda tamamlandığını, bu tarihten sonra maketin yapılmasına başlanıldığını, müvekkilinin ustalarla çalıştığını ve haziran ayında eserin çoğaltılması aşamalarına gözcülük yaptığını, Bölge Adliye Mahkemesince takdiren 40.000,00 TL'lik tazminat miktarına nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, 30.000,00 TL'nin malzeme kullanımı için yapılacak masraflar için önden alınan bir meblağ olduğunu, müvekkilinin kendisine peyder pey ödeme yapılacağı inancıyla mor mamut isimli eseri yarattığını, manevi tazminat ve diğer taleplerinin reddinin de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuka aykırı değerlendirme yapıldığını, dava konusu “mor mamut”un tasarımına ilişkin taraflar arasında eser sipariş sözleşmesi akdedilmiş olduğundan 5846 sayılı Kanun hükümleri kapsamında eser niteliği taşımadığını, davacı yandan bir dondurma büfesi tasarlamasının talep edildiğini, tasarlaması talep edilen Mor Mamut'un 11.03.2010 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, çizimlerin evveliyatının annesine ait olduğunu, müvekkilinin sipariş vermekle kalmayıp çalışmanın her aşamasında davacı yanı yönlendirerek ürünün istediği şekilde tasarlanıp tasarlanmadığının kontrolünü de yaptığını, davacı tarafından hazırlandığı iddia olunan eserden ziyade tasarım olup, müvekkilinin siparişi üzerine hazırlandığını, dolayısı ile iddianın aksine davacıya ait bir eserin izinsiz kullanımının hiç bir zaman söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusunun eser olduğu düşünülse dahi mezkûr tasarımın müvekkilinin annesine ait eskizlerden işleme suretiyle gerçekleştirildiği yönündeki kabul esas alındığında mali hakları kullanma yetkisinin de müvekkiline ait olacağını, zira işleme eserin sahibinin ancak asıl eser sahibinin izni ile asıl eseri işleyebileceği gibi işleme eser üzerinde asıl eser sahibinin izni ile hakları kullanabileceğini, Mor Mamut fikrini ve bu fikrin ifade ediş biçimini oluşturan öğelerin davacı yana aktarılmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen sipariş eser sözleşmesi uyarınca müvekkilinin işbu sözleşmeden doğan borçlarının tümünü ve kararlaştırılmayan ilave ödemeleri de yapmasına rağmen davacı yan işi yarıda bırakarak müvekkiline yapmakta olduğu çalışmalarının sonlandırıldığını, bu duruma rağmen müvekkili aleyhine 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının Mor Mamut isimli davalı tarafından meydana getirilen dondurma büfesinin 5846 sayılı Kanun anlamında güzel sanat eseri olup olmadığı, hak sahipliğinin tespiti, davacının mali ve manevi hak ihlalinin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5846 sayılı Kanun'un 4, 6 ve 68 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977055500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.