Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14990 E. 2018/6199 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti takdiri↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında büfe alma satımına ilişkin 02/05/2002 ve 28/06/2002 tarihlerinde 2 adet sözleşme yapıldığı, yapılan bu sözleşme nedeniyle davacının davalıdan 2.367,17 TL alacağının olduğunun davacı beyanları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu, icra dosyasına yapılan ödemelere ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava kısmen reddedildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14171 E. 2015/1167 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · cezai şart · oy yasağı · kefil · protokol · geçersizlik · terkin · kusur
Benzer bu kararda… mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olan büfenin devri konusunda sözleşme yaptıkları, kiracının büfeyi başkasına devir hakkının bulunmadığı, kiracı ...'nın maliyeye «terk» bildiriminde bulunması nedeniyle büfenin işletme ruhsatının belediyece iptal edildiği, dava konusu devir bedelinin davalı ...'ya veya ...'ya ödendiğinin ispatlanamadığı, buna ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı, bu nedenle «cezai şartın» da «geçersiz» olduğu, alacağın miktarı itibariyle senet ile ispatlandığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, kiracı konumunda olan davalı ...’nın büfeyi başkasına devir hakkı bulunmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmadığı belirtilmiş ise de davalı ...’nın dava dışı dernek ile yaptığı sözleşmede getirilen alt «devir yasağı» taraflar arasındaki sözleşmeyi «geçersiz» kılmayacağı gibi, taraflarca da sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürülmemiştir.
Davalı ... vekili, devir bedelinin müvekkiline ödenmeyip davacının «protokol» düzenlendiği dönemde bedeli protokolde «kefil» olarak imzası bulunan diğer davalı ...’ya ödendiğini, ...’nın da aldığı parayı müvekkiline ödemeyip yerine senet verdiğini, ancak bu senet de vadesinde ödenmediği için ... hakkında takip başlatıldığını, söz konusu büfenin de aslında ... adına müvekkili tarafından işletildiğini savunduğuna ve protokolde de devir bedeli kararlaştırılıp, protokol uyarınca söz konusu büfenin davacıya «teslimi» sağlanıp davacı tarafça işletilmeye başladıktan sonra, davalıların «kusuru» ile kapatılmak zorunda kaldığı iddia olunduğuna göre, mahkemece somut uyuşmazlığın bu hususlar nazara alınarak çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın …
Dava, mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olup davalı ...’nın kiracısı olduğu büfenin, işletme hakkının davacıya devrine dair düzenlenen «protokol» uyarınca ödendiği iddia olunan bedelin sözleşmenin konusu olan büfenin davalılardan kaynaklanan nedenlerle kapatılmak zorunda kalınması nedeniyle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14990 E. , 2018/6199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.07.2016 tarih ve 2014/162-2016/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait büfenin herhangi bir nedenle kapanması durumunda satış bedelinin yarısının müvekkiline iadesi şartıyla 6.000.00 TL bedel karşılığında satın alındığını, büfenin bulunduğu bölgede faaliyet gösteren dava dışı ... Su Ürünleri Kooperatifi’nce açılan men’i müdahale davası neticesinde 25.12.2006 tarihinde kapatıldığını ileri sürerek 3.000.00 TL alacağın 25.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 2002 yılının Nisan ayında yapılan anlaşma ile müvekkiline ait imar mevzuatına göre kullanma ruhsatı olmayan büfenin içindeki mal ve eşyalarla birlikte 7.000.00 TL bedel karşılığı davacı tarafa satışının ve satış bedelinin davacı tarafın emekli ikramiyesinden tahsilinin kararlaştırıldığını, davacı tarafça müvekkiline 02.05.2002 keşide tarihli 3.000.00 TL ve 4.000.00 TL bedelli iki adet senedin verildiğini, sözleşmelerde büfenin herhangi bir sebeple kapatılması durumunda satış bedelinin yarısının davacıya iade edileceğine dair bir hükmün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında büfe alma satımına ilişkin 02/05/2002 ve 28/06/2002 tarihlerinde 2 adet sözleşme yapıldığı, yapılan bu sözleşme nedeniyle davacının davalıdan 2.367,17 TL alacağının olduğunun davacı beyanları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu, icra dosyasına yapılan ödemelere ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava kısmen reddedildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümüne "Reddedilen kısım yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 632,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesi'' hükmünün eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451941000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz