Görevsizlik kararı sonrası dosyanın gönderilmesi için süre kaçırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1499 E. 2022/1151 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Davanın açılmamış sayılması (HMK 20/1) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren (ya da kanun yoluna başvurulmuşsa reddi kararının tebliğinden itibaren) iki hafta içinde dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir; bu sürenin geçip geçmediği mahkemece resen değerlendirilir, kararın kesinleşip kesinleşmediğini takip yükümlülüğü taraflara aittir ve resen gönderme işlemi yapılamaz.
Ele alınan sorunlar
Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinin süresinde yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, Anayasa Mahkemesi'nin bir kararına atıfla, henüz kesinleşme tarihinden haberdar olunmayan bir kararın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin beklenemeyeceğini, hak arama hürriyetine mani şekilde sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceğini, kesinleşme şerhinin sisteme yüklendiği tarihe göre talebin süresinde verildiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 20/1 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir; aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Kanunda öngörülen bu iki haftalık süre, tarafların dosyanın gönderilmesini talep edebilecekleri son tarihi gösterir; mahkemenin henüz açılmamış sayılma kararını vermemiş olması sonuca etkili değildir. Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı hususu mahkemece resen değerlendirilmelidir. Kararın kesinleşip kesinleşmediğinin taraflarca takip edilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin kararın kesinleştiğinin kendisine tebliğ edilmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Somut olayda ilk derece mahkemesi kararının tebliği usulen 12/03/2022 tarihinde yapılmış, karar 29/03/2022 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekili tarafından dosyanın gönderilmesine ilişkin talep dilekçesi ise 06/06/2022 tarihinde verilmiştir. Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı gibi, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için de bir başvuru yapılmamıştır. Re'sen gönderme işlemi yapılamayacağından, ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ek karara karşı istinaf kanun yolunun açık olup olmadığı → kabul
Gerekçe: İtirazın iptaline ilişkin karar ve ek karar miktar bakımından kesinlik sınırı içinde kalmakla birlikte, davada bir değere tabi olmayan biçimde davalının takas mahsup hakkının bulunmadığının tespiti de istenildiğinden, ek karara karşı kanun yolunun açık olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
HMK 20/1 kapsamında görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi için öngörülen iki haftalık sürenin nasıl hesaplanacağı, bu sürenin kaçırılması halinde davanın açılmamış sayılmasına resen hükmedilmesi gerektiği ve kararın kesinleşip kesinleşmediğini takip yükümlülüğünün taraflara ait olduğu yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- HMK 20/1 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten (kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden) itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi gerekir; bu süre içinde talep yapılmazsa mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görevsizlik kararı↗ davanın açılmamış sayılması↗ HMK 20/1↗ kesinleşme↗ resen değerlendirme↗ hak düşürücü süre↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1499
KARAR NO 2022/1151
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/09/2020 (Gerekçeli Karar) - 02/06/2022 (Ek Karar)
NUMARASI 2019/742 Esas 2020/373 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/09/2022
Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya incelenip gereği görüşüldü;
DAVA
Davacı vekili; Müvekkili davacının, ... Tic. AŞ. ile davalı banka arasında yapılan kredi sözleşmesinde şirkete kullandırılan ticari krediye kefil olduğunu, kredinin ödenememesi sonucu davalı bankanın; müvekkilinin SGK'dan aldığı emekli maaşının bulunduğu hesaba bloke koyduğunu, borçlunun muvafakati olmadan emekli maaşına haciz ya da bloke konulmasının mümkün olmadığını, davalının takas mahsup hakkının bulunmadığının tesbitine, 5510 sayılı kanunu’ nun 93. Maddesinde; "bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler;
88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceğini, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." denildiğini, davacının emekli maaşına davalı banka tarafından el konulması nedeniyle vekiledeninin davalı bankadan alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının haksız olarak iş bu takibe itiraz ettiğini beyanla,itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;icra takibinin dayanağını davacının emekli maaşından yapılan kesintilerin oluşturduğu, uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığı , davanın 6102 sayılı TTKnda düzenlenen mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davaya bakmaya görevli olmadığından HMK'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
EK KARAR
Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde başvurulmadığı gerekçesiyle de istinafa konu ek karar ile HMK 20/1 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; Anayasa Mahkemesinin 2015/96 esas ,2016/9 karar sayılı 10.2.2016 karar tarihli kararında açıklandığı gibi henüz kesinleşme tarihinden haberdar olunmayan bir kararın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin beklenemeyeceği ve hak arama hürriyetine mani şekilde sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceğini, mahkemenin 19.5.2022 tarihli kesinleşme şehini hazırladığını, kesinleşme şerhinin uyaba yüklediği tarihin 23.5.2022 tarihi olduğunu, bu tarihe göre süresinde talep dilekçesi verildiğinden kararın kaldırılarak, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İtirazın iptaline ilişkin miktar bakımından karar ve ek karar kesinlik sınırı içinde ise de,bir değere tabi olmayan ,davalının takas mahsup hakkının bulunmadığının tesbiti de istenildiğinden ek karara karşı kanun yolunun açık olduğu kabul edilmiştir.HMK 20/1 maddesinde; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Kanunda öngörülen bu iki haftalık süre, tarafların dosyanın gönderilmesini talep edebilecekleri son tarihi göstermekte olup, mahkemenin henüz ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmemiş olması da sonuca etkili değildir. Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı hususu mahkemece resen değerlendirilmelidir. ( Yayrgıtay HGK nun 15/06/2011 tarih ve 4-368 esas ve 410 karar sayılı ilamı ) İlk Derece Mahkemesinin verdiği gerekçeli kararın davacı vekiline ve davalıya tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası incelendiğinde; 12/03/2022 tarihinde usulen yapıldığı, kararın 29.3.2022 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından gönderme talep dilekçesinin 06/06/2022 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı gibi dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için bir başvuru yapılmamıştır. Kararın kesinleşip kesinleşmediğinin taraflarca takibi gerektiğinden davacı vekilinin kararın kesinleştiğinin tebliğ edilmediği yolundaki istinaf nedeni yerinde bulunmamaktadır. Re'sen gönderme işlemi yapılamayacağından ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ;davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek karara karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna ,başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/09/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/97539 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi