Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3763 E. 2023/4933 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı↗ ecrimisil↗ münfesihlik↗ ihya davası↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ kamu düzenine aykırılık↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ harç↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1005 E., 2023/81 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum tarafından Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/438 E. sayılı dosyası ile bir kısım davalılar ile birlikte davalı ihyası istenilen şirket hakkında müdahalenin meni, ecrimisil ve tazminat talebiyle dava açıldığını, yerel mahkemece verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/14779 E., 2020/3526 K. sayılı kararı ile bozularak Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyası ile yargılamaya yeniden başlandığını, ihyası istenilen şirketinin verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü bildirildiğini, bu nedenle bu şirketin ihyası için dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, ... kayıtlarına göre ilgili şirketin sermayesini verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden şirketin sicilden silinemediğinin anlaşıldığını, davacı kurum tarafından dava süreci başlatıldıktan sonra davalı şirket münfesih duruma düştüğünü, şirketin ticaret sicilinden silinmesi kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, davaların devam etmesi sebebi ile davalı şirket sicilden silinemediğinden, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de ihya kararının, ticaret sicilden kaydı silinen şirketler/ kooperatifler hakkında verilebileceği, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında, davalı şirketin sicil kaydının devam ettiği ve bu haliyle tüzel kişiliğini kaybetmediği, şirketin ticari sicil kaydı devam ettiğinden davalı ... müdürlüğüne karşı açılan ihya davasında davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, şayet ihyası istenen şirketin temsilcisi (organ eksikliği) mevcut ise; şirketi davada temsil etmek üzere temsil kayyım atanması için dava açılması gerektiği, ihya davası ile istenen hukuki korumanın sağlanamayacağı gerekçesiyle ticaret sicil müdürlüğüne karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, işbu dava niteliği gereği sadece ticaret sicil müdürlüğüne ve varsa tasfiye memurlarına karşı açılması gereken bir dava olduğu, ihyası istenen şirkete de husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket hakkında ise açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... kayıtlarında ilgili şirketin sermayesini verilen süre içerisinde asgari tutara yükseltmediğinden davalı şirketin münfesih duruma düştüğü, ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden sicilden silinemediğinin anlaşıldığını, davacı kurum tarafından dava süreci başlatıldıktan sonra davacı şirketin münfesih duruma düştüğünü, şirketin ticaret sicilinden silinmesinin dahi tüzel kişiliğin fiili olarak sona erdirmeyip, şirketin ticaret sicilinden silinmesinin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyasıyla taraflarına şirketin ihyası için süre verilmiş olması yanında yerel mahkemece verilen kararın hukuk düzeni ile bağdaşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3761 E. 2023/4770 K.
Ortak:ecrimisil · münfesihlik · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · kamu düzeni · tüzel kişilik · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… airesinin 2018/14779 E., 2020/3526 K. sayılı kararı ile bozularak Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyası ile yargılamaya yeniden başlandığını, «ihyası» istenilen şirketinin verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden «münfesih» duruma düştüğü bildirildiğini, bu nedenle bu «şirketin ihyası» için dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, ... kayıtlarına göre ilgili şirketin sermayesini verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden şirketin sicilden silinemediğinin anlaşıldığını, davacı kurum tarafından dava süreci başlatıldıktan sonra davalı şirket münfesih duruma düştüğünü, şirketin ticaret sicilinden silinmesi kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, «tüzel kişiliğin» sona erdirilmesi için «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, davaların devam etmesi «sebebi» ile davalı şirket sicilden silinemediğinden, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
… RARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de «ihya» kararının, ticaret sicilden «kaydı» silinen şirketler/ kooperatifler hakkında verilebileceği, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında, davalı şirketin sicil kaydının devam ettiği ve bu haliyle «tüzel kişiliğini» kaybetmediği, şirketin ticari sicil kaydı devam ettiğinden davalı ... müdürlüğüne karşı açılan ihya davasında davacı tarafın dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, şayet ihyası istenen şirketin «temsilcisi» (organ eksikliği) mevcut ise; şirketi davada temsil etmek üzere «temsil kayyım atanması» için dava açılması gerektiği, «ihya davası» ile istenen hukuki korumanın sağlanamayacağı gerekçesiyle «ticaret sicil müdürlüğüne» karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine», işbu dava niteliği gereği sadece ticaret sicil müdürlüğüne ve varsa «tasfiye memurlarına» karşı açılması gereken bir dava olduğu, ihyası istenen şirkete de «husumet» yöneltilemeyeceğinden davalı şirket hakkında ise açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Hukuk Mahkemesinin 2010/438 Esas sayılı dosyası ile bir kısım davalılar ile birlikte davalı Omar İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında müdahalenin meni, «ecrimisil» ve tazminat talebiyle dava açıldığını, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin «ticaret sicil» kayıtlarının gönderilmesinin istendiğini, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısında davalı şirketin sermayesini verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden «münfesih» duruma düştüğünün bildirildiğini, bu nedenle Omar İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketinin yeniden «ihyası» için dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, ... kayıtlarına göre ilgili şirketin sermayesini verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden sicilden silinemediğini ileri sürerek davalı Omar İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi'nin «tüzel kişiliğinin» yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin sicil «kaydının» devam ettiği ve «tüzel kişiliğini» kaybetmediği, şirketin ticari sicil kaydı devam ettiğinden davalı ... müdürlüğüne karşı açılan «ihya» davasında davacı tarafın dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, iş bu sebeple «ticaret sicil müdürlüğüne» karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine», yine iş bu dava niteliği gereği sadece ticaret sicil müdürlüğüne ve varsa «tasfiye memurlarına» karşı açılması gereken bir dava olup, ihyası istenen şirkete «husumet» yöneltilemeyeceğinden, davalı şirket hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «şirketin ihyası» için kendisine mahkemece süre verildiğini, şirketin «münfesih» duruma düştüğünü, dosyanın «eksik incelendiğini» belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «şirketin ihyası» için kendisine mahkemece süre verildiğini, şirketin «münfesih» duruma düştüğünü, dosyanın «eksik incelendiğini» belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · ticaret sicili · ek tasfiye · cy/cy kaydı · temsil · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… RARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de «ihya» kararının, ticaret sicilden «kaydı» silinen şirketler/ kooperatifler hakkında verilebileceği, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında, davalı şirketin sicil kaydının devam ettiği ve bu haliyle «tüzel kişiliğini» kaybetmediği, şirketin ticari sicil kaydı devam ettiğinden davalı ... müdürlüğüne karşı açılan ihya davasında davacı tarafın dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, şayet ihyası istenen şirketin «temsilcisi» (organ eksikliği) mevcut ise; şirketi davada temsil etmek üzere «temsil kayyım atanması» için dava açılması gerektiği, «ihya davası» ile istenen hukuki korumanın sağlanamayacağı gerekçesiyle «ticaret sicil müdürlüğüne» karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine», işbu dava niteliği gereği sadece ticaret sicil müdürlüğüne ve varsa «tasfiye memurlarına» karşı açılması gereken bir dava olduğu, ihyası istenen şirkete de «husumet» yöneltilemeyeceğinden davalı şirket hakkında ise açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
… airesinin 2018/14779 E., 2020/3526 K. sayılı kararı ile bozularak Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyası ile yargılamaya yeniden başlandığını, «ihyası» istenilen şirketinin verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden «münfesih» duruma düştüğü bildirildiğini, bu nedenle bu «şirketin ihyası» için dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, ... kayıtlarına göre ilgili şirketin sermayesini verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden şirketin sicilden silinemediğinin anlaşıldığını, davacı kurum tarafından dava süreci başlatıldıktan sonra davalı şirket münfesih duruma düştüğünü, şirketin ticaret sicilinden silinmesi kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, «tüzel kişiliğin» sona erdirilmesi için «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, davaların devam etmesi «sebebi» ile davalı şirket sicilden silinemediğinden, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · şirket müdürü · sicilden terkin · taraf ehliyeti · terkin · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3763 E. , 2023/4933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/664 Esas, 2023/714 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/1005 E., 2023/81 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum tarafından Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/438 E. sayılı dosyası ile bir kısım davalılar ile birlikte davalı ihyası istenilen şirket hakkında müdahalenin meni, ecrimisil ve tazminat talebiyle dava açıldığını, yerel mahkemece verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/14779 E., 2020/3526 K. sayılı kararı ile bozularak Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyası ile yargılamaya yeniden başlandığını, ihyası istenilen şirketinin verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü bildirildiğini, bu nedenle bu şirketin ihyası için dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, ... kayıtlarına göre ilgili şirketin sermayesini verilen süre içinde asgari tutara yükseltmediğinden münfesih duruma düştüğü ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden şirketin sicilden silinemediğinin anlaşıldığını, davacı kurum tarafından dava süreci başlatıldıktan sonra davalı şirket münfesih duruma düştüğünü, şirketin ticaret sicilinden silinmesi kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, davaların devam etmesi sebebi ile davalı şirket sicilden silinemediğinden, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de ihya kararının, ticaret sicilden kaydı silinen şirketler/ kooperatifler hakkında verilebileceği, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında, davalı şirketin sicil kaydının devam ettiği ve bu haliyle tüzel kişiliğini kaybetmediği, şirketin ticari sicil kaydı devam ettiğinden davalı ... müdürlüğüne karşı açılan ihya davasında davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, şayet ihyası istenen şirketin temsilcisi (organ eksikliği) mevcut ise; şirketi davada temsil etmek üzere temsil kayyım atanması için dava açılması gerektiği, ihya davası ile istenen hukuki korumanın sağlanamayacağı gerekçesiyle ticaret sicil müdürlüğüne karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, işbu dava niteliği gereği sadece ticaret sicil müdürlüğüne ve varsa tasfiye memurlarına karşı açılması gereken bir dava olduğu, ihyası istenen şirkete de husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket hakkında ise açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... kayıtlarında ilgili şirketin sermayesini verilen süre içerisinde asgari tutara yükseltmediğinden davalı şirketin münfesih duruma düştüğü, ancak şirketin tanınan yasal süre içinde davaları devam ettiğinden sicilden silinemediğinin anlaşıldığını, davacı kurum tarafından dava süreci başlatıldıktan sonra davacı şirketin münfesih duruma düştüğünü, şirketin ticaret sicilinden silinmesinin dahi tüzel kişiliğin fiili olarak sona erdirmeyip, şirketin ticaret sicilinden silinmesinin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyasıyla taraflarına şirketin ihyası için süre verilmiş olması yanında yerel mahkemece verilen kararın hukuk düzeni ile bağdaşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971381400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz