YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1293 E. 2023/4774 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/205 E., 2019/37 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/35010 sayılı "CEFROX" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2005/52465 sayılı ve "CEFİREX" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin nihai olarak reddedildiği, oysa CEFROX ve CEFIREX markalarının etken maddesinin CEFUROXIME Sodium olduğunu, dava konusu markaların etken maddeden yola çıkılarak oluşturulduğunu, bu tür markaların zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, koruma kapsamlarının dar olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde bulunduğunu, davalı Kurum nezdinde 5 inci sınıfta tescilli CEF ile başlayan birçok markanın tescilli olduğunu, ayrıca dava konusu mallar bakımından ilgili tüketici kesiminin doktor ve eczacılardan oluştuğunu, ilaveten dava konusu ilaç tablet şeklinde olmayıp kas içine enjekte edildiğinden hastanın bu ilacı doktor, eczacı ya da sağlık görevlisi olmadan kullanmasının mümkün bulunmadığını, kullanım talimatında da bu durumun açık olduğunu, bu itibarla dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların benzer olduğunu, seri marka imajı yarattığını, davalı markasının etken maddesinin CEFUROXIME SODİUM olmadığını, SEFDINIR ve KLAVULANİK ASİD olduğunu, davalı markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, bu sebeple zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki ilaç etken maddesinden türetilse bile sonraki markanın önceki tarihli markayı ihlal edecek nitelikte 05. sınıfın tüm mallarını kapsadığını ve davacı markasının kas içine enjekte edilen bir ilaç olarak sınırlandırılmadığını, markanın cari kullanımına yönelik beyanların davanın niteliği itibariyle dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili; dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğunu ve aynı malları kapsadıkların, Kurum kararının usul ve kanuna uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 05. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, dava konusu markaların bilinen bir anlamı olmadığından kavramsal benzerlikten söz edilemeyeceği gibi işaretlerin başlangıç kısımlarında ortak olarak yer alan ve CEF ekine bağlı bir benzerlikten de söz edilemeyeceği, CEF ekinden sonra gelen ROX – İREX harflerinin yeterli derecede farklı olduğu, CE-Fİ-REX (SE-Fİ-REKS) ve CEF-ROX (SEF-ROKS) olarak telaffuz edilecek işaretlerin işitsel ve görsel olarak benzerlik içermediği, ayrıca davacının CEFROX markalı ilacının kas altına enjekte edilen tipte olup doğrudan bir sağlık çalışanı eliyle kullanılabilirken davalının CEFİREX ilacının tablet şeklinde olduğu hekim tarafından yazıldıktan sonra eczaneden alınarak bizzat hasta tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların yeterince farklılaşmadığını, karıştırılacağını, YİDK kararının iptali gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunduğunu, aynı harf ile başladığını, aynı harf ile bittiğini, karıştırılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEF" ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan "ROX" ve "İREX" ibareleri arasında da benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14515 E. 2018/5728 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… aki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesindeki «iltibas» koşullarının oluşmadığı, dava konusu markaların bilinen bir anlamı olmadığından kavramsal benzerlikten söz edilemeyeceği gibi işaretlerin başlangıç kısımlarında or …
… lirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEF" ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının «iltibasa» yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan "ROX" ve "İREX" ibareleri arasında da benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf …
Benzer bu karardaSomut olayda davacı vekili, davalının 05. sınıf yönünden 2009/18825 sayılı "...." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin aynı sınıfta tescilli "..." ibareli markalarıyla «iltibas» tehlikesine yol açtığını ileri sürmüştür.
Ancak, davacı markasından farklı olarak davalının marka başvurusundaki aynı etken maddeden türetilen "...." ilaç markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında davacı markası ile «iltibas» ihtimali bulunmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… lanarak davacının "..." ibareli ilaçlarının bir kısmının doktor reçetesi olmadan temin edilebilir veya kullanılabilir olması, taraf markaları arasındaki benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, etken maddeden türetilen işaretlerin de «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10968 E. 2016/5507 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… aki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesindeki «iltibas» koşullarının oluşmadığı, dava konusu markaların bilinen bir anlamı olmadığından kavramsal benzerlikten söz edilemeyeceği gibi işaretlerin başlangıç kısımlarında or …
… lirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEF" ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının «iltibasa» yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan "ROX" ve "İREX" ibareleri arasında da benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf …
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalının aynı sınıfta tescilli “...” ibareli markası ile benzer olmadığını ve «iltibas» yaratmayacağını ileri sürmüştür.
… rkası ile davacının “...” ibareli başvurusu arasında hekim ve eczacıdan oluşan asıl kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun aksine yazıl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… vunma ve tüm dosya kapsamına göre; görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar «dahil» bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının …
Jenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5668 E. 2023/342 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… aki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesindeki «iltibas» koşullarının oluşmadığı, dava konusu markaların bilinen bir anlamı olmadığından kavramsal benzerlikten söz edilemeyeceği gibi işaretlerin başlangıç kısımlarında or …
… lirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEF" ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının «iltibasa» yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan "ROX" ve "İREX" ibareleri arasında da benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf …
Benzer bu kararda… ayrıca her iki ilacın da pediatrik soğuk algınlığı için kullanıldığını, davaya konu marka ile müvekkilinin ... ibareli markasının görsel, anlamsal ve fonetik olarak «iltibas» yaratacak şekilde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilm …
… ” emtiaları yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… başvurusuna konu... ibaresi ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunmadığı, zira her iki markada ortak bulunan “ibu” ibaresinin “ibuprofen” ilaç etken maddesinden türetilmiş olması nedeni ile karşılaştırmada dikkate alınamayac …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… er iki markanın emtia listesinde olan ilaçların etken maddesi olan “ibuprofen” maddesinin ön eki olduğunu, “ibu” ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olması dolayısıyla «ayırt ediciliğinin» olmadığını ve geriye kalan ...ve ...ibarelerinin karıştırılma ihtimali yaratmayacak ölçüde birbirinden farklı olduğunu, dava konusu markaların ilaç markası olması …
… asının bilinirliğinin bulunduğunu ve bunun incelenmediğini, doktor ve eczacılar arasında karışıklığa yol açacağını, bu ilaçların reçetesiz satıldığını ve alıcıların «ortalama tüketici» olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4162 E. 2024/6163 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… aki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesindeki «iltibas» koşullarının oluşmadığı, dava konusu markaların bilinen bir anlamı olmadığından kavramsal benzerlikten söz edilemeyeceği gibi işaretlerin başlangıç kısımlarında or …
… lirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEF" ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının «iltibasa» yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan "ROX" ve "İREX" ibareleri arasında da benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf …
Benzer bu kararda… DK tarafından kısmen reddedildiğini, markayı bilen sağlık sektöründeki kişilerin iş bu ilacı veetken maddesini bilen kişiler olacağını, bu halde ilaç markalarındaki «iltibas» değerlendirmesinin dar yorumlanması gerektiğini, INN isimlerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen, ilaçlardaki etken maddenin veya farmasötik maddelerin belirlenmesini sağlayan isimler olduğunu, bu isimlerin uluslararası düzeyde kabul edilmiş olup, kimsenin mülkiyetine geçemeyeceğini, bu nedenle CIPROFLOXACIN ibaresinin ilaç ürünleri bakımından marka olamayacağını, başkaca birçok firma tarafından kullanılan "CIPRO" ibaresinin INN kökü olup hiçbir marka sahibinin bu ibare üzerinde mutlak hak iddia edemeyeceğini, müvekkili markasında ve redde mesnet markalarda ortak olarak yer alan "CIPRO" kelime unsuru ile TÜRKPATENT nezdinde tescilli birçok marka «kaydının» yer aldığını, ilacın etken maddesinin adından üretilen markaların zayıf marka olduğunu, zayıf marka seçen kimsenin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, işbu davaya konu markalarda yapılacak ufak değişikliklerle «ayırt edicilik» sağlanabileceğini, «uyuşmazlık konusu» markalara kelime bazında bakıldığında tüm bu markaların ilacın etken maddesinden meydana geldiğini, bu bakımdan davacı şirketin markada yaptığı değişiklikle markay …
… rkaların görsel olarak benzer olmadığı gerekçesi olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sundukları uzman raporunun değerlendirilmediğini, başvurunun «iltibas» oluşturduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu, müvekkili markasının etken maddesinin farklı olduğunu, ilaçlara reçetesiz ulaşmanın mümkün olmadığının doğru olmadı …
… dilmelerinden kaynaklı işitsel benzerlik bulunduğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına dayanılarak taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, raporda belirtilen taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı ve "eczacının reçetede yazan ilaç yerine başka bir ilaç vermesi halinde faturalarını gönderdiği ilgili kurumdan eczaneye geri ödeme yapılamayacağından eczacıların etken maddeleri aynı olsa bile ilaç isimlerini karıştırmaları olası görülmemektedir" şeklindeki görüşün yeterince gerekçelendirilmediği kanaatine ulaşıldığı gibi raporda tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin etken madde adından türetildiğine ilişkin herhangi bir açıklamaya da yer verilmediği, davalılardan H.Lundbeck A/S tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünde ise, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, itiraza mesnet "CIPRALEX" markasının etken maddesinin "CIPROFLOXACIN" olmadığı, bu markanın INN adından bağımsız olarak değerlendirilmesinin gerektiği, kaldı ki söz konusu etken maddede DSÖ tarafından korunan unsurun da "CIPRO" değil "OXACIN" olduğunun anlaşıldığı belirtildiği, taraf markalarının herhangi bir etken madde adından türetilmediği, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira davacının "CIPROLAKS" ibareli marka tescil başvurusu ile davalıların "CIPROFLAX" ve "CIPRALEX" ibareli markaları arasında, ibarelerin ortalarında yer alan birkaç harf değişikliği veya ibarelerin sonunda yer alan "KS-X" harf değişikliği dışında herhangi bir farklılığın bulunmadığı, bunların da başvuruyu itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaşmadığı, başvuruda iltibas tehlikesini bertaraf edecek başkaca bir unsurun yer almadığı, bu durumda işaret benzerliği şartının da gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile davalı TÜRKPATENT ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirlilik ilkesi · istinaf incelemesi · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… DK tarafından kısmen reddedildiğini, markayı bilen sağlık sektöründeki kişilerin iş bu ilacı veetken maddesini bilen kişiler olacağını, bu halde ilaç markalarındaki «iltibas» değerlendirmesinin dar yorumlanması gerektiğini, INN isimlerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen, ilaçlardaki etken maddenin veya farmasötik maddelerin belirlenmesini sağlayan isimler olduğunu, bu isimlerin uluslararası düzeyde kabul edilmiş olup, kimsenin mülkiyetine geçemeyeceğini, bu nedenle CIPROFLOXACIN ibaresinin ilaç ürünleri bakımından marka olamayacağını, başkaca birçok firma tarafından kullanılan "CIPRO" ibaresinin INN kökü olup hiçbir marka sahibinin bu ibare üzerinde mutlak hak iddia edemeyeceğini, müvekkili markasında ve redde mesnet markalarda ortak olarak yer alan "CIPRO" kelime unsuru ile TÜRKPATENT nezdinde tescilli birçok marka «kaydının» yer aldığını, ilacın etken maddesinin adından üretilen markaların zayıf marka olduğunu, zayıf marka seçen kimsenin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, işbu davaya konu markalarda yapılacak ufak değişikliklerle «ayırt edicilik» sağlanabileceğini, «uyuşmazlık konusu» markalara kelime bazında bakıldığında tüm bu markaların ilacın etken maddesinden meydana geldiğini, bu bakımdan davacı şirketin markada yaptığı değişiklikle markay …
… su marka ile müvekkili şirkete ait markanın benzerliğinin kök kelimeden değil bütünsel benzerliğinden kaynaklandığını, SIPROLAKS ve SIPRALEKS olarak telaffuz edilen «uyuşmazlık konusu» markalar arasında işitsel bakımdan benzerliğin mevcut olduğunu, okunaksız yazılmış reçetelerde markaların benzer olmasının daha fazla hataya sebep olacağını, geri ödemesi olmayan ürünlerinin reçetelerinin veya özel sağlık kuruluşlarında yazılan reçetelerin elektronik ortamda yazılması gerekmediğini, uygulamada elle yazıldığını, ülkemizde hastaların reçetesiz ilaçları doğrudan eczaneden tedarik edebilmelerinin mümkün olduğunu veya kulaktan kulağa ilaç tavsiye edildiği gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda taraf markalarının «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, bu durumun da ciddi sıkıntılara yol açacağını, müvekkili şirkete ait markanın münferit ürünlerden bağı …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların benzer olmadığını,TÜRKPATENT kayıtlarında ''CİPRO'' ibaresini «taşıyan» onlarca marka olduğunu, hukukta istikrar ve «belirlilik ilkesi» gereğince müvekkil markasının tescilinin gerektiği, dava konusu ilacın ancak bir doktor tarafından reçete edilmek suretiyle eczanelerde satılabildiğini, bu nedenle ilaç markalarındaki «iltibas» değerlendirmelerinin dar yorumlarınması gerektiğini, mahkemece verilen kararın Yargıtay kararları ile uyumlu olduğunu, istinaf mahkemesince verilen kararın gerekçe …
Kararın davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1293 E. , 2023/4774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/352 Esas, 2021/1511 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/205 E., 2019/37 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/35010 sayılı "CEFROX" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2005/52465 sayılı ve "CEFİREX" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin nihai olarak reddedildiği, oysa CEFROX ve CEFIREX markalarının etken maddesinin CEFUROXIME Sodium olduğunu, dava konusu markaların etken maddeden yola çıkılarak oluşturulduğunu, bu tür markaların zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, koruma kapsamlarının dar olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde bulunduğunu, davalı Kurum nezdinde 5 inci sınıfta tescilli CEF ile başlayan birçok markanın tescilli olduğunu, ayrıca dava konusu mallar bakımından ilgili tüketici kesiminin doktor ve eczacılardan oluştuğunu, ilaveten dava konusu ilaç tablet şeklinde olmayıp kas içine enjekte edildiğinden hastanın bu ilacı doktor, eczacı ya da sağlık görevlisi olmadan kullanmasının mümkün bulunmadığını, kullanım talimatında da bu durumun açık olduğunu, bu itibarla dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların benzer olduğunu, seri marka imajı yarattığını, davalı markasının etken maddesinin CEFUROXIME SODİUM olmadığını, SEFDINIR ve KLAVULANİK ASİD olduğunu, davalı markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, bu sebeple zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki ilaç etken maddesinden türetilse bile sonraki markanın önceki tarihli markayı ihlal edecek nitelikte 05. sınıfın tüm mallarını kapsadığını ve davacı markasının kas içine enjekte edilen bir ilaç olarak sınırlandırılmadığını, markanın cari kullanımına yönelik beyanların davanın niteliği itibariyle dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili; dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğunu ve aynı malları kapsadıkların, Kurum kararının usul ve kanuna uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 05. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, dava konusu markaların bilinen bir anlamı olmadığından kavramsal benzerlikten söz edilemeyeceği gibi işaretlerin başlangıç kısımlarında ortak olarak yer alan ve CEF ekine bağlı bir benzerlikten de söz edilemeyeceği, CEF ekinden sonra gelen ROX – İREX harflerinin yeterli derecede farklı olduğu, CE-Fİ-REX (SE-Fİ-REKS) ve CEF-ROX (SEF-ROKS) olarak telaffuz edilecek işaretlerin işitsel ve görsel olarak benzerlik içermediği, ayrıca davacının CEFROX markalı ilacının kas altına enjekte edilen tipte olup doğrudan bir sağlık çalışanı eliyle kullanılabilirken davalının CEFİREX ilacının tablet şeklinde olduğu hekim tarafından yazıldıktan sonra eczaneden alınarak bizzat hasta tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların yeterince farklılaşmadığını, karıştırılacağını, YİDK kararının iptali gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunduğunu, aynı harf ile başladığını, aynı harf ile bittiğini, karıştırılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEF" ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan "ROX" ve "İREX" ibareleri arasında da benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971318400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz