YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10968 E. 2016/5507 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar dahil bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, bunun öteden beri kullanılan davalı markalarının tüketiciler nazarında tesis ettiği imajın transferi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İlaç emtiası bakımından etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan işaretler tanımlayıcı niteliktedirler. Jenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da ayırt edicilik vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalının aynı sınıfta tescilli “...” ibareli markası ile benzer olmadığını ve iltibas yaratmayacağını ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı başvurusu ile davalı markasının mide hastalıklarının tedavisinde yoğun ve yaygın şekilde kullanılan “...” etken maddesinden esinlenerek türetildiği, taraf markalarıyla karşılaşan hekim ve eczacı gibi uzman tüketicilerin markalardaki küçük farklıları bile kolayca ayırt edebilecekleri ve markaları karıştırmayacakları belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece, “...” etken maddesinden türetilen davalı markası ile davacının “...” ibareli başvurusu arasında hekim ve eczacıdan oluşan asıl kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas ihtimali bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun aksine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14515 E. 2018/5728 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaJenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalının aynı sınıfta tescilli “...” ibareli markası ile benzer olmadığını ve «iltibas» yaratmayacağını ileri sürmüştür.
… rkası ile davacının “...” ibareli başvurusu arasında hekim ve eczacıdan oluşan asıl kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun aksine yazıl …
Benzer bu karardaAncak, etken maddeden türetilen işaretlerin de «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda davacı vekili, davalının 05. sınıf yönünden 2009/18825 sayılı "...." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin aynı sınıfta tescilli "..." ibareli markalarıyla «iltibas» tehlikesine yol açtığını ileri sürmüştür.
Ancak, davacı markasından farklı olarak davalının marka başvurusundaki aynı etken maddeden türetilen "...." ilaç markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında davacı markası ile «iltibas» ihtimali bulunmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… lanarak davacının "..." ibareli ilaçlarının bir kısmının doktor reçetesi olmadan temin edilebilir veya kullanılabilir olması, taraf markaları arasındaki benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Marka İtirazının İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10637 E. 2018/5385 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… vunma ve tüm dosya kapsamına göre; görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar «dahil» bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının …
Benzer bu kararda… vunma ve tüm dosya kapsamına göre, görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar «dahil» bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6264 E. 2015/13174 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaJenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalının aynı sınıfta tescilli “...” ibareli markası ile benzer olmadığını ve «iltibas» yaratmayacağını ileri sürmüştür.
… rkası ile davacının “...” ibareli başvurusu arasında hekim ve eczacıdan oluşan asıl kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun aksine yazıl …
Benzer bu karardaJenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda davacı vekili, davalının 05. sınıf yönünden 2008/20911 sayılı "Z..." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin aynı sınfta tescilli "Z..." ibareli markalarıyla «iltibas» yaratacağını ileri sürmüştür.
… den türetilen "Z..." markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında davacı markası ile «iltibas» ihtimali bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.02.2015 gün 2014/17331 Esas-2015/2346 Karar sayılı onam …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10968 E. , 2016/5507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2015 tarih ve 2014/229-2015/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... kod numarası verilen “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayımlanması üzerine davalının 2001/25423 sayılı “...” ibareli markasını mesnet göstererek başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bunun üzerine tekrar aynı istemle itirazda bulunduğunu ve itirazı inceleyen YİDK kararıyla itirazın kabul edilerek müvekkili marka başvurusunun bazı ürün ve hizmetlerde reddedildiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak analiz edildiklerinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri olan doktor ve eczacıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, zira ortalama tüketicilerin bu markaların farklı olduğunu derhal ve hiç düşünmeden anlayabileceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; başvuru konusu "..." ibareli işaret ile redde mesnet "..." ibareli markaların anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, doktor ve eczacılar dahil ürünlerin ortalama alıcıları nazarında iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar dahil bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, bunun öteden beri kullanılan davalı markalarının tüketiciler nazarında tesis ettiği imajın transferi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İlaç emtiası bakımından etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan işaretler tanımlayıcı niteliktedirler. Jenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da ayırt edicilik vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalının aynı sınıfta tescilli “...” ibareli markası ile benzer olmadığını ve iltibas yaratmayacağını ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı başvurusu ile davalı markasının mide hastalıklarının tedavisinde yoğun ve yaygın şekilde kullanılan “...” etken maddesinden esinlenerek türetildiği, taraf markalarıyla karşılaşan hekim ve eczacı gibi uzman tüketicilerin markalardaki küçük farklıları bile kolayca ayırt edebilecekleri ve markaları karıştırmayacakları belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece, “...” etken maddesinden türetilen davalı markası ile davacının “...” ibareli başvurusu arasında hekim ve eczacıdan oluşan asıl kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas ihtimali bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun aksine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221021600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz