İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2499 E. 2023/4903 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşteri portföyü↗ aleyhe delil↗ güven ilişkisi↗ iade faturası↗ makul süre↗ icra inkâr tazminatı↗ ticari defter ve kayıtlar↗ vekâlet ücreti↗ kesinlik sınırı↗ muacceliyet↗ satım sözleşmesi↗ istirdat↗ ticari defter↗ esastan ret↗ fatura↗ iflas↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/954 E., 2019/181 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı yanca temyize konu edilen toplam miktarın harçlandırılmış değeri 45.407,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 160.660,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekilince gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana davalıdan makine ve teçhizat satın aldığını, taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin satın almak istediği emtianın siparişini öneri olarak davalıya bildirerek, bazen sipariş bedelinin bir kısmını, bazen de tamamını davalının banka hesabına yatırdığını, davalının siparişi kabul ettiğini bildirdiğinde sipariş tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde emtianın hazırlanarak müvekkiline teslim edildiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle müvekkilinin bazen emtiayı teslim almadan önce tüm satım bedelini davalıya ödediğini, bu kapsamda müvekkilinin davalıya toplam 307.991,77 euro ödemeye yaptığını, davalının ise bu ödemeye karşılık 184.135,11 euro bedelinde emtiayı teslim ettiğini, bakiye 123.856,66 euro ödeme karşılığı emtianın ise teslim edilmediğini, 25.12.2014 tarihli 39.854,11 TL bedelli faturaya ilişkin emtianın teslim edilmemesine rağmen emtia teslim edilmiş gibi fatura düzenlenerek müvekkiline tebliğ edildiğini ve faturanın müvekkilince iade edildiğini, davalının sipariş bedellerini almasına rağmen, siparişleri kabul ettiğine dair irade beyanında bulunmadığı gibi, siparişlerin hazırlandığına ilişkin bilgi de vermediğini, bu nedenle sipariş için ödenen 123.765,35 euronun fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2015/7575 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe karşı, sipariş edilen bir kısım emtianın hazır olduğunu, bir kısmının ise hazırlanmadığını, müvekkilinin borcunu ödemesi halinde emtianın teslim edileceğini belirterek itirazda bulunduğunu, aradan geçen süreye rağmen emtianın teslim edilmediğini, avans olarak alınan paranın iade edilmediğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin paravan bir şirket olduğunu ve müvekkili şirketin ihracat departmanında çalışan dava dışı ... tarafından kurulduğunu veya kurdurulduğunu, bu şirketin kuruluş işlemleri, mal sevkiyatları, nakliye ve gümrükleme işlerinin adı geçen kişi tarafından mesai saatleri içerisinde yürütüldüğünü, ilgilinin istifası sonrasında müşteri portföyü ve haksız rekabet olmak üzere pek çok konu başlığında uyuşmazlık yaşandığını, bu konular ile ilgili olarak ... hakkında hukuk ve ceza davalarının açıldığını, dava konusu siparişlerin bir kısmının üretildiğini, gelinen aşamada artık siparişlerin iptalinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın muaccel olmadığını, özel olarak sipariş edilen ürünlerin üretimi için yeterli ve makul süre geçtikten sonra tesliminin talep edilebileceğini, müvekkilince keşide edilen fatura ve belgelerin itirazsız olarak kabul edilerek davacının defterlerine işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerinde bakiye davacı alacağı konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın davacının siparişini yapıp ta henüz almadığı ve siparişini iptal ettirmediği malların henüz teslim edilmemiş olması iddiasından kaynaklandığı, davalı tarafın takip tarihi itibariyle davacının peşin ödediği para için vermiş olduğu siparişleri üretiğini ve teslime hazır vaziyete getirildiğini ispat edemediği, davacının ve davalının usulüne uygun tutukları ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 107.663,18 euro alacağı bulunduğu, bu miktarın davalı kayıtlarında biraz daha yüksek olmasına rağmen davacının kendi kayıtları aynı zamanda aleyhine de delil teşkil edebileceğinden davacı kayıtlarının nazara alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca kesilen ve fakat teslim edilmeyen mallara ilişkin iade faturası düzenlendiğini, bu hususun dikkate alınmamasının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin henüz temerrüde düşmediğini, mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını, eski çalışanları hakkında açılan hukuk ve ceza davalarının sonucunun beklenilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satım sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan avans ödemesinin, satım konusu emtianın teslim edilmemesi nedeniyle istirdadı amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16097 E. 2015/1942 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… n banka hesabına yatırdığını, davalının siparişi kabul ettiğini bildirdiğinde sipariş tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde emtianın hazırlanarak müvekkiline «teslim» edildiğini, taraflar arasındaki «güven ilişkisi» nedeniyle müvekkilinin bazen emtiayı teslim almadan önce tüm satım bedelini davalıya ödediğini, bu kapsamda müvekkilinin davalıya toplam 307.991,77 euro ödemeye yaptığını, davalının ise bu ödemeye karşılık 184.135,11 euro bedelinde emtiayı teslim ettiğini, bakiye 123.856,66 euro ödeme karşılığı emtianın ise teslim edilmediğini, 25.12.2014 tarihli 39.854,11 TL bedelli faturaya ilişkin emtianın teslim edilmemesine rağmen emtia teslim edilmiş gibi «fatura» düzenlenerek müvekkiline tebliğ edildiğini ve faturanın müvekkilince iade edildiğini, davalının sipariş bedellerini almasına rağmen, siparişleri kabul ettiğine dai …
… ıldığını, davalının takibe karşı, sipariş edilen bir kısım emtianın hazır olduğunu, bir kısmının ise hazırlanmadığını, müvekkilinin borcunu ödemesi halinde emtianın «teslim» edileceğini belirterek itirazda bulunduğunu, aradan geçen süreye rağmen emtianın teslim edilmediğini, avans olarak alınan paranın iade edilmediğini ileri sürerek i …
… uruluş işlemleri, mal sevkiyatları, nakliye ve gümrükleme işlerinin adı geçen kişi tarafından mesai saatleri içerisinde yürütüldüğünü, ilgilinin istifası sonrasında «müşteri portföyü» ve «haksız rekabet» olmak üzere pek çok konu başlığında uyuşmazlık yaşandığını, bu konular ile ilgili olarak ... hakkında hukuk ve ceza davalarının açıldığını, dava konusu siparişlerin bir kısmının üretildiğini, gelinen aşamada artık siparişlerin iptalinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın «muaccel» olmadığını, özel olarak sipariş edilen ürünlerin üretimi için yeterli ve «makul süre» geçtikten sonra «tesliminin» talep edilebileceğini, müvekkilince keşide edilen «fatura» ve belgelerin itirazsız olarak kabul edilerek davacının «defterlerine» işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda08/03/2011 tarihli celsede davalı ... vekili, dava konusu ürünleri ...'nin siparişi üzerine üreterek «teslim» ettiklerini, davada «husumet» yöneltilen diğer davalı ... tarafından kendilerine sipariş verilmediğini bildirmiş; davacı vekili aynı celsede davalı ...'ne siparişi verenin dava dışı .... olduğunu, müvekkilinin başlangıçtan itibaren yanlış şirkete noter «ihtarnamesi» gönderdiğini, bu kapsamda yanlış «tüzel kişiliğe» husumet yönelttiklerini ifade etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · reeskont faizi · tüzel kişilik · husumet yokluğu · ihtarname · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalı ... yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle yerinde olmayan davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 200 adet masa için 10.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte hakkında dava kabul edilen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
08/03/2011 tarihli celsede davalı ... vekili, dava konusu ürünleri ...'nin siparişi üzerine üreterek «teslim» ettiklerini, davada «husumet» yöneltilen diğer davalı ... tarafından kendilerine sipariş verilmediğini bildirmiş; davacı vekili aynı celsede davalı ...'ne siparişi verenin dava dışı .... olduğunu, müvekkilinin başlangıçtan itibaren yanlış şirkete noter «ihtarnamesi» gönderdiğini, bu kapsamda yanlış «tüzel kişiliğe» husumet yönelttiklerini ifade etmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, adı geçen davalı vekilince yargılama sırasında «husumet itirazında» bulunulmuştur.
Bu durumda; davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde adı geçen davalının da hükmedilen tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13863 E. 2012/5550 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · ara karar · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davaya konu markasını eylemli olarak kullandığını ispatlayan delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 1996/177670 nolu markanın «hükümsüzlüğünün tespitiyle» sicilden terkinine karar verilmiştir.
… le 3.şahıs tarafından sicilde kayıtlı mallar ve hizmetler için işlevlerine uygun, ciddi, ekonomik şekilde kullanmak ve markayı kullanmaya kesintisiz beş yıl süreyle «ara» vermemek zorunda olup, anılan kararnamenin 42. maddesinin c fıkrasında açıkça dava açılmasından önceki ciddi biçimde kullanmanın hükümsüzlük nedenini ortadan kaldı …
-
İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3574 E. 2023/5804 K.
Ortak:satım sözleşmesi · ticari defter · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların «ticari defterlerinde» bakiye davacı alacağı konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın davacının siparişini yapıp ta henüz almadığı ve siparişini iptal ettirmediği malların henüz «teslim» edilmemiş olması iddiasından kaynaklandığı, davalı tarafın takip tarihi itibariyle davacının peşin ödediği para için vermiş olduğu siparişleri üretiğini ve teslime …
… uruluş işlemleri, mal sevkiyatları, nakliye ve gümrükleme işlerinin adı geçen kişi tarafından mesai saatleri içerisinde yürütüldüğünü, ilgilinin istifası sonrasında «müşteri portföyü» ve «haksız rekabet» olmak üzere pek çok konu başlığında uyuşmazlık yaşandığını, bu konular ile ilgili olarak ... hakkında hukuk ve ceza davalarının açıldığını, dava konusu siparişlerin bir kısmının üretildiğini, gelinen aşamada artık siparişlerin iptalinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın «muaccel» olmadığını, özel olarak sipariş edilen ürünlerin üretimi için yeterli ve «makul süre» geçtikten sonra «tesliminin» talep edilebileceğini, müvekkilince keşide edilen «fatura» ve belgelerin itirazsız olarak kabul edilerek davacının «defterlerine» işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «satım sözleşmesi» kapsamında davalıya yapılan avans ödemesinin, satım konusu emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle «istirdadı» amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, tarafların tüzel kişi olduğunu, alacak ve borçların «ticari deftere kaydı» gerektiğini, davalının vergi kaçırmak için para transferini yasal zorunluluk olmasına rağmen ticari defterlerine kaydetmediğini, paranın varlığını inkâr etmediğini, müvekkilinin defterinde gönderilen paranın sipariş avansı olarak kayıtlı olduğunu, davalının defterlerinde hiçbir kayıt olmadığı için alacağın «kesin» delille ispatlandığını, karineye gidilemeyeceğini, davalıyı BİMER'e de «şikayet» ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «satım sözleşmesinde» sipariş avansı olarak davalıya gönderildiği iddia olunan paranın mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kaydı · yasal karine · karine · şikayet · kötü niyet tazminatı · kamu düzeni · kötü niyet · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olduğu, bu yasal karinenin tersini ileri sürenin bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın ve davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, tarafların tüzel kişi olduğunu, alacak ve borçların «ticari deftere kaydı» gerektiğini, davalının vergi kaçırmak için para transferini yasal zorunluluk olmasına rağmen ticari defterlerine kaydetmediğini, paranın varlığını inkâr etmediğini, müvekkilinin defterinde gönderilen paranın sipariş avansı olarak kayıtlı olduğunu, davalının defterlerinde hiçbir kayıt olmadığı için alacağın «kesin» delille ispatlandığını, karineye gidilemeyeceğini, davalıyı BİMER'e de «şikayet» ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… n usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ve davalı vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine ilişkin kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar …
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3574 E. 2023/5804 K.
Ortak:satım sözleşmesi · ticari defter · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların «ticari defterlerinde» bakiye davacı alacağı konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın davacının siparişini yapıp ta henüz almadığı ve siparişini iptal ettirmediği malların henüz «teslim» edilmemiş olması iddiasından kaynaklandığı, davalı tarafın takip tarihi itibariyle davacının peşin ödediği para için vermiş olduğu siparişleri üretiğini ve teslime …
… uruluş işlemleri, mal sevkiyatları, nakliye ve gümrükleme işlerinin adı geçen kişi tarafından mesai saatleri içerisinde yürütüldüğünü, ilgilinin istifası sonrasında «müşteri portföyü» ve «haksız rekabet» olmak üzere pek çok konu başlığında uyuşmazlık yaşandığını, bu konular ile ilgili olarak ... hakkında hukuk ve ceza davalarının açıldığını, dava konusu siparişlerin bir kısmının üretildiğini, gelinen aşamada artık siparişlerin iptalinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın «muaccel» olmadığını, özel olarak sipariş edilen ürünlerin üretimi için yeterli ve «makul süre» geçtikten sonra «tesliminin» talep edilebileceğini, müvekkilince keşide edilen «fatura» ve belgelerin itirazsız olarak kabul edilerek davacının «defterlerine» işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «satım sözleşmesi» kapsamında davalıya yapılan avans ödemesinin, satım konusu emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle «istirdadı» amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, tarafların tüzel kişi olduğunu, alacak ve borçların «ticari deftere kaydı» gerektiğini, davalının vergi kaçırmak için para transferini yasal zorunluluk olmasına rağmen ticari defterlerine kaydetmediğini, paranın varlığını inkâr etmediğini, müvekkilinin defterinde gönderilen paranın sipariş avansı olarak kayıtlı olduğunu, davalının defterlerinde hiçbir kayıt olmadığı için alacağın «kesin» delille ispatlandığını, karineye gidilemeyeceğini, davalıyı BİMER'e de «şikayet» ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «satım sözleşmesinde» sipariş avansı olarak davalıya gönderildiği iddia olunan paranın mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kaydı · yasal karine · karine · şikayet · kötü niyet tazminatı · kamu düzeni · kötü niyet · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda «yasal karine» mevcut olduğu, bu yasal karinenin tersini ileri sürenin bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın ve davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, tarafların tüzel kişi olduğunu, alacak ve borçların «ticari deftere kaydı» gerektiğini, davalının vergi kaçırmak için para transferini yasal zorunluluk olmasına rağmen ticari defterlerine kaydetmediğini, paranın varlığını inkâr etmediğini, müvekkilinin defterinde gönderilen paranın sipariş avansı olarak kayıtlı olduğunu, davalının defterlerinde hiçbir kayıt olmadığı için alacağın «kesin» delille ispatlandığını, karineye gidilemeyeceğini, davalıyı BİMER'e de «şikayet» ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… n usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ve davalı vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine ilişkin kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar …
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2499 E. , 2023/4903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1576 Esas, 2022/55 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/954 E., 2019/181 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı yanca temyize konu edilen toplam miktarın harçlandırılmış değeri 45.407,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 160.660,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekilince gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana davalıdan makine ve teçhizat satın aldığını, taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin satın almak istediği emtianın siparişini öneri olarak davalıya bildirerek, bazen sipariş bedelinin bir kısmını, bazen de tamamını davalının banka hesabına yatırdığını, davalının siparişi kabul ettiğini bildirdiğinde sipariş tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde emtianın hazırlanarak müvekkiline teslim edildiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle müvekkilinin bazen emtiayı teslim almadan önce tüm satım bedelini davalıya ödediğini, bu kapsamda müvekkilinin davalıya toplam 307.991,77 euro ödemeye yaptığını, davalının ise bu ödemeye karşılık 184.135,11 euro bedelinde emtiayı teslim ettiğini, bakiye 123.856,66 euro ödeme karşılığı emtianın ise teslim edilmediğini, 25.12.2014 tarihli 39.854,11 TL bedelli faturaya ilişkin emtianın teslim edilmemesine rağmen emtia teslim edilmiş gibi fatura düzenlenerek müvekkiline tebliğ edildiğini ve faturanın müvekkilince iade edildiğini, davalının sipariş bedellerini almasına rağmen, siparişleri kabul ettiğine dair irade beyanında bulunmadığı gibi, siparişlerin hazırlandığına ilişkin bilgi de vermediğini, bu nedenle sipariş için ödenen 123.765,35 euronun fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9.
İcra Müdürlüğünün 2015/7575 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe karşı, sipariş edilen bir kısım emtianın hazır olduğunu, bir kısmının ise hazırlanmadığını, müvekkilinin borcunu ödemesi halinde emtianın teslim edileceğini belirterek itirazda bulunduğunu, aradan geçen süreye rağmen emtianın teslim edilmediğini, avans olarak alınan paranın iade edilmediğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin paravan bir şirket olduğunu ve müvekkili şirketin ihracat departmanında çalışan dava dışı ... tarafından kurulduğunu veya kurdurulduğunu, bu şirketin kuruluş işlemleri, mal sevkiyatları, nakliye ve gümrükleme işlerinin adı geçen kişi tarafından mesai saatleri içerisinde yürütüldüğünü, ilgilinin istifası sonrasında müşteri portföyü ve haksız rekabet olmak üzere pek çok konu başlığında uyuşmazlık yaşandığını, bu konular ile ilgili olarak ... hakkında hukuk ve ceza davalarının açıldığını, dava konusu siparişlerin bir kısmının üretildiğini, gelinen aşamada artık siparişlerin iptalinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın muaccel olmadığını, özel olarak sipariş edilen ürünlerin üretimi için yeterli ve makul süre geçtikten sonra tesliminin talep edilebileceğini, müvekkilince keşide edilen fatura ve belgelerin itirazsız olarak kabul edilerek davacının defterlerine işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerinde bakiye davacı alacağı konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın davacının siparişini yapıp ta henüz almadığı ve siparişini iptal ettirmediği malların henüz teslim edilmemiş olması iddiasından kaynaklandığı, davalı tarafın takip tarihi itibariyle davacının peşin ödediği para için vermiş olduğu siparişleri üretiğini ve teslime hazır vaziyete getirildiğini ispat edemediği, davacının ve davalının usulüne uygun tutukları ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 107.663,18 euro alacağı bulunduğu, bu miktarın davalı kayıtlarında biraz daha yüksek olmasına rağmen davacının kendi kayıtları aynı zamanda aleyhine de delil teşkil edebileceğinden davacı kayıtlarının nazara alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca kesilen ve fakat teslim edilmeyen mallara ilişkin iade faturası düzenlendiğini, bu hususun dikkate alınmamasının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin henüz temerrüde düşmediğini, mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını, eski çalışanları hakkında açılan hukuk ve ceza davalarının sonucunun beklenilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satım sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan avans ödemesinin, satım konusu emtianın teslim edilmemesi nedeniyle istirdadı amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Açıklanan sebeple; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B.Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/968093200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz