6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alternatif çözüm

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5011 E. 2023/4953 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alternatif çözüm ayrılma akçesi limited şirketin feshi çıkma payı ortaklıktan çıkarılma bozma sonrası karar şirketin feshi kar payı tasfiye memuru atanması ziya bedelsizlik şirket zararı tasfiye memuru fesih bilirkişi incelemesi limited şirket kâr payı ek tasfiye taşıyan dava sebebi eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 636

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 25.02.2016 tarih, 2014/232 E. ve 2016/44 K. sayılı kararı ile Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/136 E. sayılı dosyasında ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık sonucu kasten yaralama suçu işlendiğinin anlaşıldığı, ortağın şirketin feshini istemesinin haklı nedene dayandığı, feshi istenen şirket defterleri istenmiş ise de ilgili şirket tarafından sunulmadığı, davacının payının gerçek değerinin hesaplanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Karakısa Petrol Limited Şirketine tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine, takdir edilen ücretin şirketin aktiflerinden tahsil edilmesine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 29.11.2017 tarih, 2016/8624 E. ve 2017/6728 K. sayılı kararıyla şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılmasının esas olduğu, düzenleme uyarınca ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, bu halde Mahkemece, şirketin feshine karar vermeden önce yasada öngörülen, davacı ortağın şirketten çıkarılması veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer çözümlerin de tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davalılar yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile; dosya arasına getirtilen Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/136 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; ortaklar arasından çıkan anlaşmazlık sonucu kasten yaralama suçu işlendiğinin anlaşıldığı, bu durumun ortağın şirketin feshini istemede haklı nedene dayandığını gösterdiği, bozma sonrası bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda ayrılma akçesinin 108.425,030 TL olduğunun tespit edildiği, 120.000,00 TL davacı borcunun mahsubu halinde davacının şirketten alacaklı olmadığı, şirkete borçlu olduğunun tespit edildiği, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının şirketten alacaklı olmadığı davacının payına isabet eden ayrılma akçesi hesaplandığında davacının şirkete olan borcunun mahsubu ile şirkete borçlu konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamında davanın kabulünün doğru olduğu ancak şirketin feshi hariç diğer durumların değerlendirilmesinin belirtildiğini, Mahkemece davanın reddinin doğru olmadığını, 30.07.2021 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini, davacının şirketi zarara uğratma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının 2006 yılından önce 3-4 ay şirketi yönettiğini, bu kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde 120.000,00 TL zarar oluşmayacağını, böyle bir zarar olsa idi diğer ortakların zararın tazminini isteyeceklerini, bir an için zarar doğduğu düşünülse dahi alacağın zaman aşımına uğradığını, bu belirlemenin Yargıtay bozma kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Mahkemenin şirketin feshinden ziyade şirketin devamlılığı için şirketin feshini isteyen ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi şartıyla şirketten çıkarılmasına karar verebileceğini, taraflar arasında husumet olduğunun açık olduğunu, davacının şirketi zarara uğrattığının dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, davacının şirketi zarara uğratması nedeni ile şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, aksine davacının şirketi zarara uğratmasından dolayı şirkete borcunun olduğunu, taraflar arasında husumet olması ve davacının kusurlu davranışları sebebiyle şirketi zarara uğrattığı birlikte değerlendirildiğinde ortaklığın çekilmez bir hal aldığını, davacının şirketten bir hak ve alacağının bulunmadığı da dikkate alındığında 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu Kanun hükmünün yeterince değerlendirilmediğini ileri sürerekve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

1. Uyuşmazlık, limited şirketin haklı nedenle feshi olmadığı takdirde ortağın şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesine dayalı limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk kararda şirketin feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava kabul edilmiş, Dairemizce sözü edilen yasa hükmü gereğince şirketin feshi durumunun diğer çözüm yollarının uygun görülmediği takdirde alternatif çözüm olarak dava açana çıkma payı ödenerek feshin önlenmesi yolunda hüküm oluşturulmuş, bozmadan sonra yapılan bilirkişi incelemesinde davacının borcunun hesaplanan çıkma payından daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Buna göre fesih sebepleri tespit edildikten sonra alternatif olarak çıkma payı değerlendirilmesi, çıkma payı bulunmayan davacı ortağın açtığı fesih davasında ödenecek alacak kalemi bulunmuyorsa çıkma paysız ortaklık ayrılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davanın tümden reddi doğru görülmediği gibi mahkemece alınan bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilerek şirkete herhangi bir borcunun olmadığını savunmuştur. Davalı şirketin, davacının şirketten borç alıp almadığı veya şirket borçlarının ödenmesi amacıyla tahsil ettiği tutarların davacı uhdesinde kalıp kalmadığı hususunu somut delillerle ispat etmesi gerekir. Buna göre mahkemece davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı itirazlarını da kapsayacak şekilde yeni bir rapor alınarak davacının şirketten borç alıp almadığı veya şirket borçlarının ödenmesi amacıyla tahsil ettiği tutarların davacı uhdesinde kalıp kalmadığı hususunun tespit edilmesi, şirket payından fazla tahsilat bulunması halinde bedelsiz çıkarmaya da karar verilebileceği hususu da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketten çıkarılma | Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8624 E. 2017/6728 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5011 E.  ,  2023/4953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/74 Esas, 2021/246 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki limited şirketin haklı nedenle feshi, ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 ortağı olduğunu, diğer şirket ortakları ile kardeş olduklarını ancak aralarının iyi olmadığını, davalı ... ile aralarında çıkan tartışma sonucu yaralandığını ve dava açılarak yargılama yapıldığını, şirketin uzun zamandan beri zarar ettiğini, kar payı dağıtmadığını, vergi dairesine, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ve piyasaya borcunun bulunduğunu, şirketin borçları sebebiyle diğer ortakların şirketin içini boşaltma durumunun da söz konusu olduğunu, şirkete ait kamyonu satmaya benzin ve LPG'yi boşaltmaya çalıştıklarını ileri sürerek şirketin haklı nedenlerle feshine ve kanunda gösterilen şekillerde tasfiyesine, bu mümkün olmaz ise müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının şirketi zarara uğrattığını, kendisini darp ettiğini, aralarında ceza davası olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 25.02.2016 tarih, 2014/232 E. ve 2016/44 K. sayılı kararı ile Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/136 E. sayılı dosyasında ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık sonucu kasten yaralama suçu işlendiğinin anlaşıldığı, ortağın şirketin feshini istemesinin haklı nedene dayandığı, feshi istenen şirket defterleri istenmiş ise de ilgili şirket tarafından sunulmadığı, davacının payının gerçek değerinin hesaplanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Karakısa Petrol Limited Şirketine tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine, takdir edilen ücretin şirketin aktiflerinden tahsil edilmesine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 29.11.2017 tarih, 2016/8624 E. ve 2017/6728 K. sayılı kararıyla şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılmasının esas olduğu, düzenleme uyarınca ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, bu halde Mahkemece, şirketin feshine karar vermeden önce yasada öngörülen, davacı ortağın şirketten çıkarılması veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer çözümlerin de tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davalılar yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile; dosya arasına getirtilen Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/136 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; ortaklar arasından çıkan anlaşmazlık sonucu kasten yaralama suçu işlendiğinin anlaşıldığı, bu durumun ortağın şirketin feshini istemede haklı nedene dayandığını gösterdiği, bozma sonrası bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda ayrılma akçesinin 108.425,030 TL olduğunun tespit edildiği, 120.000,00 TL davacı borcunun mahsubu halinde davacının şirketten alacaklı olmadığı, şirkete borçlu olduğunun tespit edildiği, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının şirketten alacaklı olmadığı davacının payına isabet eden ayrılma akçesi hesaplandığında davacının şirkete olan borcunun mahsubu ile şirkete borçlu konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamında davanın kabulünün doğru olduğu ancak şirketin feshi hariç diğer durumların değerlendirilmesinin belirtildiğini, Mahkemece davanın reddinin doğru olmadığını, 30.07.2021 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini, davacının şirketi zarara uğratma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının 2006 yılından önce 3-4 ay şirketi yönettiğini, bu kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde 120.000,00 TL zarar oluşmayacağını, böyle bir zarar olsa idi diğer ortakların zararın tazminini isteyeceklerini, bir an için zarar doğduğu düşünülse dahi alacağın zaman aşımına uğradığını, bu belirlemenin Yargıtay bozma kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Mahkemenin şirketin feshinden ziyade şirketin devamlılığı için şirketin feshini isteyen ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi şartıyla şirketten çıkarılmasına karar verebileceğini, taraflar arasında husumet olduğunun açık olduğunu, davacının şirketi zarara uğrattığının dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, davacının şirketi zarara uğratması nedeni ile şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, aksine davacının şirketi zarara uğratmasından dolayı şirkete borcunun olduğunu, taraflar arasında husumet olması ve davacının kusurlu davranışları sebebiyle şirketi zarara uğrattığı birlikte değerlendirildiğinde ortaklığın çekilmez bir hal aldığını, davacının şirketten bir hak ve alacağının bulunmadığı da dikkate alındığında 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu Kanun hükmünün yeterince değerlendirilmediğini ileri sürerekve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

1. Uyuşmazlık, limited şirketin haklı nedenle feshi olmadığı takdirde ortağın şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesine dayalı limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk kararda şirketin feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava kabul edilmiş, Dairemizce sözü edilen yasa hükmü gereğince şirketin feshi durumunun diğer çözüm yollarının uygun görülmediği takdirde alternatif çözüm olarak dava açana çıkma payı ödenerek feshin önlenmesi yolunda hüküm oluşturulmuş, bozmadan sonra yapılan bilirkişi incelemesinde davacının borcunun hesaplanan çıkma payından daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Buna göre fesih sebepleri tespit edildikten sonra alternatif olarak çıkma payı değerlendirilmesi, çıkma payı bulunmayan davacı ortağın açtığı fesih davasında ödenecek alacak kalemi bulunmuyorsa çıkma paysız ortaklık ayrılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davanın tümden reddi doğru görülmediği gibi mahkemece alınan bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilerek şirkete herhangi bir borcunun olmadığını savunmuştur.

Davalı şirketin, davacının şirketten borç alıp almadığı veya şirket borçlarının ödenmesi amacıyla tahsil ettiği tutarların davacı uhdesinde kalıp kalmadığı hususunu somut delillerle ispat etmesi gerekir. Buna göre mahkemece davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı itirazlarını da kapsayacak şekilde yeni bir rapor alınarak davacının şirketten borç alıp almadığı veya şirket borçlarının ödenmesi amacıyla tahsil ettiği tutarların davacı uhdesinde kalıp kalmadığı hususunun tespit edilmesi, şirket payından fazla tahsilat bulunması halinde bedelsiz çıkarmaya da karar verilebileceği hususu da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/968037700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.