Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1064 E. 2023/4348 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç eksikliği↗ temyiz kanun yolu↗ istinaf kanun yolu↗ harç tamamlama↗ mal kaçırma↗ kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ tapu iptali ve tescil↗ şirket müdürlüğü↗ keşif↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ kanun yolu↗ eş rızası↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ derdestlik↗ hisse devir sözleşmesi↗ iş bölümü↗ muvafakat↗ temlik↗ feragat↗ kâr payı↗ iflas↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/294 E., 2019/648 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davalı ... davacı ...'ın kardeşi olduğunu, davalı ...'ın da davalı ...'ın eşi olduğunu, davacılar ile davalı ...'ın Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davalı ...'ın bu şirketteki 10 pay hissesini ... Noterliği'nin 02.07.2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın şirkette müdür olduğunu, bu müdürlük görevini hisse devrinden sonra da sürdürdüğünü, söz konusu şirketteki 100 hisse üzerinden 90 hissenin ...'a, 10 hissenin ...'a ait olduğunu, şirketin faaliyet alanının özellikle inşaat yapımı ile ilgili olduğunu, şirket ile arsa sahipleri arasında ... Noterliğinin 22.11.2004 tarihli ve 20.01.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmelerle şirkete hangi daire ve dükkanların da bırakıldığının kararlaştırıldığını, iki adet taşınmazın tapusunun şirket adına yapılması gerekirken ...'ın elinde bulunan vekaletname ve diğer yetkilerle taşınmazı eşi diğer davalıya sözde satış yaparak tapuya tescil ettirdiğini, yapılan satışların muvazaalı olduğunu, şirketin diğer ortaklarından mal kaçırmak için tapuda davalı ...'a satış yapılmış gibi gösterdiğini, ayrıca şirket müdürü ...'ın görevi kötüye kullanma suçunu da işlediğini ileri sürerek, Ankara ili Yenimahalle ilçesi, ... Mah. 121 ada 9 parsel, 1 nolu bağımsız bölüm ile ...İlçesi, ...Mah. 207 ada 21 parsel sayılı 12 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacıların Tezcanlar İnş. Turz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçelerinde, davacılar ile birlikte davalı ...'ın, Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, şirketin arsa sahipleri ile arasında yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde satış işlemlerini hızlandırmak için taşınmazların şirket adına değil ortaklar adına tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen taşınmazlar olduğu gibi davacı diğer ortaklar adına tescil edilen taşınmazlar da bulunduğunu, ilerleyen yıllarda davacıların şahsi olarak şirkete yüksek meblağlarla borçlandıkları ve şirketi de borçlandırdıklarından taraflar arasında iş paylaşımından kaynaklı sorunlar ortaya çıktığını, tarafların anlaşarak ortaklıktan çıkmaya karar verdiklerini, aralarında yaptıkları anlaşma ile şirket üzerindeki bazı malları rızai olarak paylaşma yoluna gittiklerini, davalının şirketteki hisselerini 02.07.2007 tarihinde devrettiğini, mal paylaşımlarının da 03.07.2007 ve 04.07.2007 tarihlerinde gerçekleştiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği, davaya konu taşınmazların müvekkiline bırakılarak tapuda müvekkili adına tescil edildiğini, davacıların müvekkiline ''şirket mallarından bunlardan başka alma, ben de babamdan bana düşen hisselerden senin lehine feragat edeyim'' şeklinde teklif sunduğunu, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, böylece müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılması sonucu şirketten alacaklarına karşılık toplam 5 adet taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, davacının, taşınmazların muvazaalı olarak diğer davalı ...'a devredildiği iddialarının asılsız olduğunu, Ankara ili, ...İlçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel 12 no'lu bağımsız bölümde bulunan taşınmazın davacı ...'ın kardeşi ... adına kayıtlı iken müvekkilinin şirketten olan alacaklarına karşılık 03.07.2007 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, Ankara ili, ...ilçesi, ... Mah., 121 ada, 9 parsel, 1 numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmazın ise müvekkili ile davacılar arasındaki anlaşmaya göre 03.07.2000 tarihinde müvekkili adına tescil edilirken Ankara ili, ...ilçesi, ... Mah., 121 ada, 9 parsel, 2 no'lu bağımsız bölümün de yine aynı anlaşma gereği davacı ... adına tescil edildiğini, tarafların şirkete ait taşınmazları tamamen rızai olarak aralarında taksim ettiklerini, müvekkilinin taşınmazları bu olaylardan yaklaşık 3 yıl sonra tamamen ailevi meselelerden dolayı eşi diğer davalıya tapuda devrettiğini, bu olaylardan sonra ...ilçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel, 12 bağımsız bölüm numaralı taşınmazı davacı ...'e kiraladığını ve davacının 2 yıl süreyle taşınmazı kullandığını, müvekkilinin davacıdan kira bedeli almayıp bunun yerine davacının müvekkilinin sigorta primlerini yatırdığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... asıl ve birleşen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tapusunun iptali ve tescili istenilen taşınmazlar ile birleşen davadaki taşınmazların aynı taşınmazlar olduğu, asıl davada başlangıçta 10.000,00 TL üzerinden dava açıldığı, yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda her iki taşınmazın toplam değerinin 1.350.000,00 TL olarak belirlendiği, harç tamamlama işleminin asıl davada yapılmayarak birleşen davanın 1.340.000,00 TL bakiye miktar üzerinden harçlandırılarak açıldığı, bu şekliyle asıl davadaki harç eksikliğinin birleşen davanın açılma şekli nazara alındığında tamamlandığı gözetildiğinde asıl davada harç eksikliğini tamamlamak için ayrıca süre verilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, birleşen dava yeni bir esasa kayıtla açıldığından ve aynı konuya da ilişkin olduğundan birleşen davanın derdestlik sebebiyle reddine, davalı ...'ın 02.07.2007 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı, 20.07.2008 tarihinde müdürlükten azledildiği, dava konusu taşınmazların devir tarihi olan 2010 yılında davalı ...'ın şirketle ilişkisinin bulunmadığı, şirket eski müdürü davalının davaya konu taşınmazları muvazaalı olarak devrettiği hususunun kanıtlanamadığı, davalı ...'ın taşınmazları şirketteki kendi ortaklıktan ayrılma payına karşılık aldığı iddiasında bulunduğu, iddianın aksinin mevcut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacı ...'in kardeşi, diğer davalı ...'nin de ...'ın eşi olduğunu, dava dışı Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde davalı ...'ın 10 payı bulunduğunu, bu payını 02.07.2007 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın şirketteki tüm hissesini devretmesine rağmen şirketteki müdürlük görevini yürütmeye devam ettiğini, dava dışı şirketin faaliyet alanının inşaat yapımı olduğunu, dava dışı şirket ile arsa sahipleri arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile şirkete hangi daire ve dükkanların da bırakıldığının kararlaştırıldığını, iki adet taşınmazın tapusunun şirket adına yapılması gerekirken davalı ...'ın elinde bulunan vekaletname ve diğer yetkilerle taşınmazları eşi diğer davalıya 07.05.2010 tarihinde sözde satış yaparak tapuya tescil ettirdiğini, yapılan satışların muvazaalı olduğunu, şirketin diğer ortaklarından mal kaçırmak için tapuda davalı ...'a satış yapılmış gibi gösterdiğini, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verildiğini, delil listesi sunma süresi geçmesine rağmen ve muvafakat da verilmediği halde davalı tanıklarının dinlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu her iki bağımsız bölümün şirket eski müdürü olan davalı ... adına tapuda kayıtlı olmasına rağmen davalı ... adına tapuda yapılan devirler yönünden devirlerin muvazaalı olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı gibi ispata yönelik dosya kapsamına delil de sunulmadığı, davacı tarafça şirket eski müdürü olan davalı ...'ın davaya konu her iki bağımsız bölümü muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiği hususunun somut bilgi belgelerle kanıtlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Ankara ili ...ilçesi ... Mah. 121 ada 9 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ile, Ankara ili ...ilçesi ...Mah. Eski 207 ada 21 parsel (imar düzenlemesi ile 207 ada 41 parsel) 12 nolu bağımsız bölümün tapularının muvazaalı olarak devredildiği iddiasıyla tapularının iptali ile davacıların Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki payları oranında tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2219 E. 2021/4224 K.
Ortak:iş bölümü · feragat · kâr payı
İncelediğiniz karardaŞti.'ni kurduklarını, şirketin arsa sahipleri ile arasında yaptığı «kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde» satış işlemlerini hızlandırmak için taşınmazların şirket adına değil ortaklar adına tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen taşınmazlar olduğu gibi davacı diğer ortaklar adına tescil edilen taşınmazlar da bulunduğunu, ilerleyen yıllarda davacıların şahsi olarak şirkete yüksek meblağlarla borçlandıkları ve şirketi de borçlandırdıklarından taraflar arasında iş paylaşımından kaynaklı sorunlar ortaya çıktığını, tarafların anlaşarak ortaklıktan çıkmaya karar verdiklerini, aralarında yaptıkları anlaşma ile şirket üzerindeki bazı malları «rızai» olarak paylaşma yoluna gittiklerini, davalının şirketteki hisselerini 02.07.2007 tarihinde devrettiğini, mal paylaşımlarının da 03.07.2007 ve 04.07.2007 tarihlerinde gerçekleştiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği, davaya konu taşınmazların müvekkiline bırakılarak tapuda müvekkili adına tescil edildiğini, davacıların müvekkiline ''şirket mallarından bunlardan başka alma, ben de babamdan bana düşen hisselerden senin lehine «feragat» edeyim'' şeklinde teklif sunduğunu, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, böylece müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılması sonucu şirketten alacaklarına karşılık toplam 5 adet taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, davacının, taşınmazların «muvazaalı» olarak diğer davalı ...'a devredildiği iddialarının asılsız olduğunu, Ankara ili, ...İlçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel 12 no'lu bağımsız «bölümde» bulunan taşınmazın davacı ...'ın kardeşi ... adına kayıtlı iken müvekkilinin şirketten olan alacaklarına karşılık 03.07.2007 tarihinde müvekkili adına tescil edild …
121 ada 9 parsel, 1 nolu bağımsız «bölüm» ile ...İlçesi, ...Mah.
207 ada 21 parsel sayılı 12 nolu bağımsız «bölümün» tapusunun iptali ile davacıların Tezcanlar İnş.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; satışı yapılan taşınmazların bilgisinin şirket «defterlerine» «kaydının» yapıldığı, o dönemin yönetim kurulunca durumdan haberdar olunduğu, daha sonraki dönemde iptali gerektirecek bir karar alınmadığı, bu durumun «zımni icazet» olduğu, davalı ... hakkında açılan davada bozma öncesi davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ...'a yönelik kendi adına kayıtlı taşınmazlar için açılan davada bozma öncesi davanın reddine ilişkin kararların kesinleştiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», Ankara ili Çankaya ilçesi ...Mah. ...ada ... parselde 24 nolu bağımsız «bölümün» muris ... adına kayıtlı ½ paydan miras «payı» olarak davalı ... intikal edecek olan ve aynı ada aynı parsel 23 nolu bağımsız bölüm ve 27203 ada 5 parselde 14 nolu bağımsız bölümlerin de ...'dan miras payı olarak davalı ...'a intikal edecek olan pay yönünden davanın reddine, bu taşınmazların diğer kısmına yönelik bozma öncesi davanın kabulü ile diğer «mirasçılar» yönünden tapunun iptali ve davacı şirket adına tesciline yönelik verilen karar kısmı kesinleştiğinden geri kalan pay yönünden tapuya kayıt ve tescili için ayrıca k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zımni icazet · icazet · mirasçılık · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; satışı yapılan taşınmazların bilgisinin şirket «defterlerine» «kaydının» yapıldığı, o dönemin yönetim kurulunca durumdan haberdar olunduğu, daha sonraki dönemde iptali gerektirecek bir karar alınmadığı, bu durumun «zımni icazet» olduğu, davalı ... hakkında açılan davada bozma öncesi davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ...'a yönelik kendi adına kayıtlı taşınmazlar için açılan davada bozma öncesi davanın reddine ilişkin kararların kesinleştiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», Ankara ili Çankaya ilçesi ...Mah. ...ada ... parselde 24 nolu bağımsız «bölümün» muris ... adına kayıtlı ½ paydan miras «payı» olarak davalı ... intikal edecek olan ve aynı ada aynı parsel 23 nolu bağımsız bölüm ve 27203 ada 5 parselde 14 nolu bağımsız bölümlerin de ...'dan miras payı olarak davalı ...'a intikal edecek olan pay yönünden davanın reddine, bu taşınmazların diğer kısmına yönelik bozma öncesi davanın kabulü ile diğer «mirasçılar» yönünden tapunun iptali ve davacı şirket adına tesciline yönelik verilen karar kısmı kesinleştiğinden geri kalan pay yönünden tapuya kayıt ve tescili için ayrıca k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/298 E. 2024/3635 K.
Ortak:iş bölümü · harç
İncelediğiniz kararda121 ada 9 parsel, 1 nolu bağımsız «bölüm» ile ...İlçesi, ...Mah.
207 ada 21 parsel sayılı 12 nolu bağımsız «bölümün» tapusunun iptali ile davacıların Tezcanlar İnş.
Şti.'ni kurduklarını, şirketin arsa sahipleri ile arasında yaptığı «kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde» satış işlemlerini hızlandırmak için taşınmazların şirket adına değil ortaklar adına tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen taşınmazlar olduğu gibi davacı diğer ortaklar adına tescil edilen taşınmazlar da bulunduğunu, ilerleyen yıllarda davacıların şahsi olarak şirkete yüksek meblağlarla borçlandıkları ve şirketi de borçlandırdıklarından taraflar arasında iş paylaşımından kaynaklı sorunlar ortaya çıktığını, tarafların anlaşarak ortaklıktan çıkmaya karar verdiklerini, aralarında yaptıkları anlaşma ile şirket üzerindeki bazı malları «rızai» olarak paylaşma yoluna gittiklerini, davalının şirketteki hisselerini 02.07.2007 tarihinde devrettiğini, mal paylaşımlarının da 03.07.2007 ve 04.07.2007 tarihlerinde gerçekleştiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği, davaya konu taşınmazların müvekkiline bırakılarak tapuda müvekkili adına tescil edildiğini, davacıların müvekkiline ''şirket mallarından bunlardan başka alma, ben de babamdan bana düşen hisselerden senin lehine «feragat» edeyim'' şeklinde teklif sunduğunu, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, böylece müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılması sonucu şirketten alacaklarına karşılık toplam 5 adet taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, davacının, taşınmazların «muvazaalı» olarak diğer davalı ...'a devredildiği iddialarının asılsız olduğunu, Ankara ili, ...İlçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel 12 no'lu bağımsız «bölümde» bulunan taşınmazın davacı ...'ın kardeşi ... adına kayıtlı iken müvekkilinin şirketten olan alacaklarına karşılık 03.07.2007 tarihinde müvekkili adına tescil edild …
Benzer bu karardaMah., ... ada, eski 3-4-5-6 parsel (tevhid işleminden sonra ... ada 20 parsel) sayılı ana taşınmaz üzerinde toplamda 50 adet bağımsız «bölüm» üzerine paylaştırılarak tesis edilen 30.01.2015 tarih 1951 yevmiye numaralı 7.000.000,00 TL bedelli «ipotek» ve 30.01.2015 tarih 1952 yevmiye numaralı 33.000.000,00 TL bedelli ipotekler baz alınarak ve var olmayan ipotekler de «dahil» edilerek 40.000.000,00 TL üzerinden «harç» hesaplanmasının erişim hakkının «kısıtlanması» niteliğinde olduğunu, 93000/4827000 arsa paylı A Blok Zemin Kat 3 nolu işyeri niteliğindeki 1 adet bağımsız bölüm üzerinde bulunan ipoteklerin mevcut durumda artık var olmayan alacağın ne kadarlık bir miktarını güvence altına aldığının tespit edilmesi ve bu tespit sonucu 492 sayılı Kanun uyarınca tek bir taşınmaz için ödenmesi gereken «nispi harcın» belirlenip dosyanın esasına girilerek yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece üzerinde «ipotek» kalan bağımsız «bölümün» değeri üzerinden «harç» alınması gerekirken, başlangıçta alınan tüm ipotek bedeli üzerinden «harcın tamamlanmasının» istenilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… -5-6 parsel (tevhid işleminden sonra ... ada 20 parsel) sayılı ana taşınmaz üzerinde, 93000/4827000 arsa paylı A Blok zemin kat 3 nolu işyeri niteliğindeki bağımsız «bölüm» hariç diğer tüm bağımsız bölümlerdeki «ipoteklerin» fekkedildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler sebebiyle «temel borç ilişkisi» sonlanmış olmasına rağmen 93000/4827000 arsa paylı A Blok zemin kat 3 nolu işyeri niteliğindeki bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine tesis edilmiş 30.01.201 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · resmi senet · adli tatil · peşin harç · nispi karar harcı · ihtarat · ipoteğin kaldırılması · harcın tamamlanması
Benzer bu kararda… ,00 TL olduğu, anılan Kanun'un 28 inci maddesinin (a) fıkrası gereğince karar ve ilam harcının 1/4'ünün peşin yatırılması gerektiği, 2.732.400,00 TL/4=683.100,00 TL «peşin harç» yatırılması gerekirken 853,88 TL peşin harç yatırıldığı, alınması gerekli 683.100,00 TL peşin harçtan, peşin yatırılan 853,88 TL 'nin mahsubu ile bakiye 682.246,12 TL «peşin harcın» eksik yatırıldığı anlaşıldığından, davacı vekiline bakiye 682.246,12 TL peşin harcı yatırması için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 120 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası gereğince iki haftalık «ihtaratlı» «kesin süre» verildiği, Mahkemece verilen kesin süre içerisinde bakiye 682.246,12 TL harç yatırılmadığından 20.05.2022 tarihli «ara» karar ile 10.05.2022 tarihi itibariyle dosyanın «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 10.05.2022 tarihinden itibaren 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince üç aylık süre içerisinde bakiye harç yatırılarak dosyanın yenilenmesine ilişkin talepte bulunulmadığı, araya «adli tatil» girmesi nedeniyle 3 aylık sürenin 08.09.2022 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, 09.09.2022 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın «resmi senet» ve tapu kayıtlarından, kaldırılması talebinde bulunulan «ipotek» bedelinin her bir bağımsız «bölüm» nezdinde 7.000.000,00 TL ve 33.000.000,00 TL olarak tesis olunduğu, davacının «tacir» olması nedeniyle basiretli davranmakla yükümlü olduğu, davacı vekilinin sadece (A) «blok» zemin kat 3 numaralı işyeri niteliğindeki bağımsız bölüm yönünden ödenmesi gereken «nispi harcın» belirlenerek davanın esasına girilmesi yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilm …
… -5-6 parsel (tevhid işleminden sonra ... ada 20 parsel) sayılı ana taşınmaz üzerinde, 93000/4827000 arsa paylı A Blok zemin kat 3 nolu işyeri niteliğindeki bağımsız «bölüm» hariç diğer tüm bağımsız bölümlerdeki «ipoteklerin» fekkedildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler sebebiyle «temel borç ilişkisi» sonlanmış olmasına rağmen 93000/4827000 arsa paylı A Blok zemin kat 3 nolu işyeri niteliğindeki bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine tesis edilmiş 30.01.201 …
Mah., ... ada, eski 3-4-5-6 parsel (tevhid işleminden sonra ... ada 20 parsel) sayılı ana taşınmaz üzerinde toplamda 50 adet bağımsız «bölüm» üzerine paylaştırılarak tesis edilen 30.01.2015 tarih 1951 yevmiye numaralı 7.000.000,00 TL bedelli «ipotek» ve 30.01.2015 tarih 1952 yevmiye numaralı 33.000.000,00 TL bedelli ipotekler baz alınarak ve var olmayan ipotekler de «dahil» edilerek 40.000.000,00 TL üzerinden «harç» hesaplanmasının erişim hakkının «kısıtlanması» niteliğinde olduğunu, 93000/4827000 arsa paylı A Blok Zemin Kat 3 nolu işyeri niteliğindeki 1 adet bağımsız bölüm üzerinde bulunan ipoteklerin mevcut durumda artık var olmayan alacağın ne kadarlık bir miktarını güvence altına aldığının tespit edilmesi ve bu tespit sonucu 492 sayılı Kanun uyarınca tek bir taşınmaz için ödenmesi gereken «nispi harcın» belirlenip dosyanın esasına girilerek yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6688 E. 2024/9282 K.
Ortak:kat karşılığı inşaat sözleşmesi · şirket müdürlüğü · muvazaa · şirket müdürü · kâr payı · harç · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'nde davalı ...'ın 10 «payı» bulunduğunu, bu payını 02.07.2007 tarihinde «hisse devir sözleşmesi» ile davacı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın şirketteki tüm hissesini devretmesine rağmen «şirketteki müdürlük» görevini yürütmeye devam ettiğini, dava dışı şirketin faaliyet alanının inşaat yapımı olduğunu, dava dışı şirket ile arsa sahipleri arasında yapılan «kat karşılığı inşaat sözleşmeleri» ile şirkete hangi daire ve dükkanların da bırakıldığının kararlaştırıldığını, iki adet taşınmazın tapusunun şirket adına yapılması gerekirken davalı ...'ın elinde bulunan vekaletname ve diğer yetkilerle taşınmazları eşi diğer davalıya 07.05.2010 tarihinde sözde satış yaparak tapuya tescil ettirdiğini, yapılan satışların «muvazaalı» olduğunu, şirketin diğer ortaklarından «mal kaçırmak» için tapuda davalı ...'a satış yapılmış gibi gösterdiğini, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verildiğini, delil listesi sunma süresi geçmesine rağmen ve «muvafakat» da verilmediği halde davalı tanıklarının dinlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Noterliğinin 22.11.2004 tarihli ve 20.01.2003 tarihli «kat karşılığı inşaat sözleşmeleri» yapıldığını, bu sözleşmelerle şirkete hangi daire ve dükkanların da bırakıldığının kararlaştırıldığını, iki adet taşınmazın tapusunun şirket adına yapılması gerekirken ...'ın elinde bulunan vekaletname ve diğer yetkilerle taşınmazı eşi diğer davalıya sözde satış yaparak tapuya tescil ettirdiğini, yapılan satışların «muvazaalı» olduğunu, şirketin diğer ortaklarından «mal kaçırmak» için tapuda davalı ...'a satış yapılmış gibi gösterdiğini, ayrıca «şirket müdürü» ...'ın görevi kötüye kullanma suçunu da işlediğini ileri sürerek, Ankara ili Yenimahalle ilçesi, ...
Şti.'ni kurduklarını, şirketin arsa sahipleri ile arasında yaptığı «kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde» satış işlemlerini hızlandırmak için taşınmazların şirket adına değil ortaklar adına tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen taşınmazlar olduğu gibi davacı diğer ortaklar adına tescil edilen taşınmazlar da bulunduğunu, ilerleyen yıllarda davacıların şahsi olarak şirkete yüksek meblağlarla borçlandıkları ve şirketi de borçlandırdıklarından taraflar arasında iş paylaşımından kaynaklı sorunlar ortaya çıktığını, tarafların anlaşarak ortaklıktan çıkmaya karar verdiklerini, aralarında yaptıkları anlaşma ile şirket üzerindeki bazı malları «rızai» olarak paylaşma yoluna gittiklerini, davalının şirketteki hisselerini 02.07.2007 tarihinde devrettiğini, mal paylaşımlarının da 03.07.2007 ve 04.07.2007 tarihlerinde gerçekleştiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği, davaya konu taşınmazların müvekkiline bırakılarak tapuda müvekkili adına tescil edildiğini, davacıların müvekkiline ''şirket mallarından bunlardan başka alma, ben de babamdan bana düşen hisselerden senin lehine «feragat» edeyim'' şeklinde teklif sunduğunu, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, böylece müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılması sonucu şirketten alacaklarına karşılık toplam 5 adet taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, davacının, taşınmazların «muvazaalı» olarak diğer davalı ...'a devredildiği iddialarının asılsız olduğunu, Ankara ili, ...İlçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel 12 no'lu bağımsız «bölümde» bulunan taşınmazın davacı ...'ın kardeşi ... adına kayıtlı iken müvekkilinin şirketten olan alacaklarına karşılık 03.07.2007 tarihinde müvekkili adına tescil edild …
Benzer bu karardaNoterliğinin 29.03.2007 tarih ve 8059 yevmiye sayılı başka bir «kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi» ve bahse konu bu sözleşme sebebiyle ... ve/veya gösterdiği kişilere devredilen tapuların geri alınması için ödenmesi gereken bir meblağın ... tarafından arsa sahipleri yararına ödenmesinin kararlaştırıldığını, henüz ana sözleşme imzalanmadan önce bahse konu böyle bir ödemenin yapılabilmesi için davalı arsa sahiplerine ait olan ve ana sözleşmeye konu edilecek olan 11 ada, 96 parselin %54,5 hissesine mahsuben %12,22 (17/139 «payı») hissesinin ... adına tapuda tescilinin kararlaştırıldığını, ana sözleşme imzasından sonra kalan %42,28 hissenin ana sözleşme şartlarına göre ...'ya peyderpey devredileceğini, ... ortağı davalı ...'in henüz ... firması ile kat karşılığı sözlemesinin feshedilmediğini ve ana sözleşmenin imzalanamamış olduğunu, ... firması ile sözleşme feshedilemezse ve/veya ana sözleşme imzalanmazsa yaptığı ödemenin «teminatı» olarak %12,22 hissenin ana sözleşme imzalanana kadar şimdilik «şirket müdürü» sıfatıyla kendi şahsı adına tapuda devrinin yapılmasını, ana sözleşme imzalandıktan sonra bu %12,22 hisseyi ...'ya devredeceğini beyan ettiğini, bu talebin haklı g …
11 ada, 96 parsel ve 11 ada, 56 parsel sayılı taşınmazlar üzerine iyi niyetli üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için «teminatsız» olarak «ihtiyati tedbir» konmasına, teminat istenecekse davalı ...'in ana sözleşmede bahsi geçen ve ...'ya devredeceği kararlaştırılan fakat devretmediği 11 ada, 96 parselin% 12,22 hissenin teminat olarak kabulü ile ilave teminat istenmesine yer olmadığına, 11 ada, 96 ve 56 parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılan inşaat «masraflarının» %54,5 oranındaki hisseden düşülerek kalan hisse miktarının ... adına tesciline (yapılan/yapılacak inşaat masrafları toplamı ile 11 ada, 96 ve 56 parsel üzerine yapılan inşaatın %54,5 hissesinden düşülmesi ancak yapılacak «bilirkişi incelemesi» sonucu ortaya çıkacağından fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL), tapu iptali ve tescil talebinin kabul görmemesi durumunda davalıların «muvazaalı» olarak birlikte hareket etmeleri suretiyle, davalı ... açısından ayrıca müdürü ve ortağı olduğu «şirketteki müdürlük» görevini suiistimal etmesi ve «sadakat yükümlülüğüne» aykırı davranması sebebiyle 24.09.2010 tarihli ana sözleşmeyi el birliği ile muvazaalı olarak fesheden davalılardan ...
TEMYİZ A.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «terditli» bir dava olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında tapu iptali ve tescil veya tazminat talep edildiğini, tazminat talebinin «belirsiz alacak davası» niteliğinde olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında talep ettikleri tazminat miktarı üzerinden davaya devam edilmesi gerekirken tapu iptali ve tescil talebi ile ilgili (gerekiyorsa) «açılmamış sayılmasına» ve fakat tazminat talebi hakkında olmlu-«olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken davanın tamamının açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil talebindeki dava değeri kadar tapu hissesinin iptali ile ... şirketi adına tescilini talep etmelerine rağmen bunun da kabul görmediğini, «kısmi kabul» veya red verilebilecekken «davanın açılmamış sayılmasının» hatalı olduğunu, «adli yardım talebinin reddinin» de hatalı olduğunu, mahkeme tarafından yapılan «harç» hesaplamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda binanın tamamının değerinin hesaplandığını, bu değer üzerinden harç yatırılmasının istendiğini, ancak müvekkilinin «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» yaptığını, binanın %54,5 oranındaki hissesinin inşaat «masrafları» düşüldükten sonra kalan meblağa isabet eden tapusunun iptali ile tescilini talep ettiğini, dolayısıyla mahkemenin binanın tamamı üzerinden harç yatırılmasını istem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · eksik harcın tamamlattırılması · harç ikmali · kısmi kabul · dosyanın işlemden kaldırılması · harcın tamamlanması · eksik harç · adli yardım talebinin reddi
Benzer bu karardaİş 2024/37 K. sayılı kararı ile itirazın reddine dair «kesin» olarak karar verildiği, kararın tebliği üzerine verilen «kesin süre» içerisinde davacılar tarafından eksik harcın yatırılmadığı, 28.09.2023 tarihinde 6100 sayılı Kanun/HMK'nun 150. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına», HMK'nun 150/5 madde ve fıkrası uyarınca 3 ay içinde «eksik harç» yatırılıp dosyanın «yenilenmemesi» durumunda davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacılar vekiline «ihtar» edildiği ve «eksik harcın tamamlanmamış» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun/HMK'nın 150. maddesi gereğince işbu «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda bildirilen bedel olan 303.357.000,00 TL üzerinden hesaplanan 5.180.579,16 TL «peşin harcı» yatırmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verildiği, davacılar vekilinin 03.07.2023 tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği, mahkememizin 19.07.2023 tarihli «ara» kararı ile davacılar vekilinin itirazının kısmen kabulü ile, davacıların şirketteki pay oranının %54,5 olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda bildirilen bedel olan 303.357.000,00 TL üzerinden hesaplanan 2.823.415,65 TL peşin harcı yatırmak üzere davacılar vekiline kesin süre verildiği ve bu kesin süreye ilişkin verilen ara kararın kendisine tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı, 28.09.2023 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve «harç» yatırılmasını müteakip dosyanın yeniden işleme konulabileceğinin duruşmada hazır bulunan davacılar vekiline «ihtar» edildiği, davacılar vekilince belirtilen kesin süre içerisinde «eksik harcın tamamlanmadığı», davacılar vekilinin «adli yardım talebinin» 05.01.2024 tarihli ara kararı ile reddine dair karar verildiği, davacılar vekilince karara itiraz edildiği, itiraz sonrasında İstanbul 20.
… başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile avacıların asli talebi olan tapu iptal ve tescil yönünden «eksik harcın tamamlanması» için verilen «kesin sürede» harcın tamamlanmaması sebebiyle HMK'nın 150. maddesine göre «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğinden, feri talep olan tazminat talebi yönünden karar verilmesi gerektiği yönündeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği ve Adli yardım talebinin reddine itirazın reddi kararının kesin karar olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine …
TEMYİZ A.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «terditli» bir dava olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında tapu iptali ve tescil veya tazminat talep edildiğini, tazminat talebinin «belirsiz alacak davası» niteliğinde olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında talep ettikleri tazminat miktarı üzerinden davaya devam edilmesi gerekirken tapu iptali ve tescil talebi ile ilgili (gerekiyorsa) «açılmamış sayılmasına» ve fakat tazminat talebi hakkında olmlu-«olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken davanın tamamının açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil talebindeki dava değeri kadar tapu hissesinin iptali ile ... şirketi adına tescilini talep etmelerine rağmen bunun da kabul görmediğini, «kısmi kabul» veya red verilebilecekken «davanın açılmamış sayılmasının» hatalı olduğunu, «adli yardım talebinin reddinin» de hatalı olduğunu, mahkeme tarafından yapılan «harç» hesaplamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda binanın tamamının değerinin hesaplandığını, bu değer üzerinden harç yatırılmasının istendiğini, ancak müvekkilinin «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» yaptığını, binanın %54,5 oranındaki hissesinin inşaat «masrafları» düşüldükten sonra kalan meblağa isabet eden tapusunun iptali ile tescilini talep ettiğini, dolayısıyla mahkemenin binanın tamamı üzerinden harç yatırılmasını istem …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1064 E. , 2023/4348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1799 Esas, 2021/1481 Karar
BİRLEŞEN DAVA
...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyası
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/294 E., 2019/648 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davalı ... davacı ...'ın kardeşi olduğunu, davalı ...'ın da davalı ...'ın eşi olduğunu, davacılar ile davalı ...'ın Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davalı ...'ın bu şirketteki 10 pay hissesini ... Noterliği'nin 02.07.2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın şirkette müdür olduğunu, bu müdürlük görevini hisse devrinden sonra da sürdürdüğünü, söz konusu şirketteki 100 hisse üzerinden 90 hissenin ...'a, 10 hissenin ...'a ait olduğunu, şirketin faaliyet alanının özellikle inşaat yapımı ile ilgili olduğunu, şirket ile arsa sahipleri arasında ... Noterliğinin 22.11.2004 tarihli ve 20.01.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmelerle şirkete hangi daire ve dükkanların da bırakıldığının kararlaştırıldığını, iki adet taşınmazın tapusunun şirket adına yapılması gerekirken ...'ın elinde bulunan vekaletname ve diğer yetkilerle taşınmazı eşi diğer davalıya sözde satış yaparak tapuya tescil ettirdiğini, yapılan satışların muvazaalı olduğunu, şirketin diğer ortaklarından mal kaçırmak için tapuda davalı ...'a satış yapılmış gibi gösterdiğini, ayrıca şirket müdürü ...'ın görevi kötüye kullanma suçunu da işlediğini ileri sürerek, Ankara ili Yenimahalle ilçesi, ...
Mah. 121 ada 9 parsel, 1 nolu bağımsız bölüm ile ...İlçesi, ...Mah. 207 ada 21 parsel sayılı 12 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacıların Tezcanlar İnş. Turz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçelerinde, davacılar ile birlikte davalı ...'ın, Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, şirketin arsa sahipleri ile arasında yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde satış işlemlerini hızlandırmak için taşınmazların şirket adına değil ortaklar adına tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen taşınmazlar olduğu gibi davacı diğer ortaklar adına tescil edilen taşınmazlar da bulunduğunu, ilerleyen yıllarda davacıların şahsi olarak şirkete yüksek meblağlarla borçlandıkları ve şirketi de borçlandırdıklarından taraflar arasında iş paylaşımından kaynaklı sorunlar ortaya çıktığını, tarafların anlaşarak ortaklıktan çıkmaya karar verdiklerini, aralarında yaptıkları anlaşma ile şirket üzerindeki bazı malları rızai olarak paylaşma yoluna gittiklerini, davalının şirketteki hisselerini 02.07.2007 tarihinde devrettiğini, mal paylaşımlarının da 03.07.2007 ve 04.07.2007 tarihlerinde gerçekleştiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği, davaya konu taşınmazların müvekkiline bırakılarak tapuda müvekkili adına tescil edildiğini, davacıların müvekkiline ''şirket mallarından bunlardan başka alma, ben de babamdan bana düşen hisselerden senin lehine feragat edeyim'' şeklinde teklif sunduğunu, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, böylece müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılması sonucu şirketten alacaklarına karşılık toplam 5 adet taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, davacının, taşınmazların muvazaalı olarak diğer davalı ...'a devredildiği iddialarının asılsız olduğunu, Ankara ili, ...İlçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel 12 no'lu bağımsız bölümde bulunan taşınmazın davacı ...'ın kardeşi ...
adına kayıtlı iken müvekkilinin şirketten olan alacaklarına karşılık 03.07.2007 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, Ankara ili, ...ilçesi, ... Mah., 121 ada, 9 parsel, 1 numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmazın ise müvekkili ile davacılar arasındaki anlaşmaya göre 03.07.2000 tarihinde müvekkili adına tescil edilirken Ankara ili, ...ilçesi, ... Mah., 121 ada, 9 parsel, 2 no'lu bağımsız bölümün de yine aynı anlaşma gereği davacı ... adına tescil edildiğini, tarafların şirkete ait taşınmazları tamamen rızai olarak aralarında taksim ettiklerini, müvekkilinin taşınmazları bu olaylardan yaklaşık 3 yıl sonra tamamen ailevi meselelerden dolayı eşi diğer davalıya tapuda devrettiğini, bu olaylardan sonra ...ilçesi, ...Mah., 207 ada, 41 parsel, 12 bağımsız bölüm numaralı taşınmazı davacı ...'e kiraladığını ve davacının 2 yıl süreyle taşınmazı kullandığını, müvekkilinin davacıdan kira bedeli almayıp bunun yerine davacının müvekkilinin sigorta primlerini yatırdığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... asıl ve birleşen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tapusunun iptali ve tescili istenilen taşınmazlar ile birleşen davadaki taşınmazların aynı taşınmazlar olduğu, asıl davada başlangıçta 10.000,00 TL üzerinden dava açıldığı, yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda her iki taşınmazın toplam değerinin 1.350.000,00 TL olarak belirlendiği, harç tamamlama işleminin asıl davada yapılmayarak birleşen davanın 1.340.000,00 TL bakiye miktar üzerinden harçlandırılarak açıldığı, bu şekliyle asıl davadaki harç eksikliğinin birleşen davanın açılma şekli nazara alındığında tamamlandığı gözetildiğinde asıl davada harç eksikliğini tamamlamak için ayrıca süre verilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, birleşen dava yeni bir esasa kayıtla açıldığından ve aynı konuya da ilişkin olduğundan birleşen davanın derdestlik sebebiyle reddine, davalı ...'ın 02.07.2007 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı, 20.07.2008 tarihinde müdürlükten azledildiği, dava konusu taşınmazların devir tarihi olan 2010 yılında davalı ...'ın şirketle ilişkisinin bulunmadığı, şirket eski müdürü davalının davaya konu taşınmazları muvazaalı olarak devrettiği hususunun kanıtlanamadığı, davalı ...'ın taşınmazları şirketteki kendi ortaklıktan ayrılma payına karşılık aldığı iddiasında bulunduğu, iddianın aksinin mevcut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacı ...'in kardeşi, diğer davalı ...'nin de ...'ın eşi olduğunu, dava dışı Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde davalı ...'ın 10 payı bulunduğunu, bu payını 02.07.2007 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın şirketteki tüm hissesini devretmesine rağmen şirketteki müdürlük görevini yürütmeye devam ettiğini, dava dışı şirketin faaliyet alanının inşaat yapımı olduğunu, dava dışı şirket ile arsa sahipleri arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile şirkete hangi daire ve dükkanların da bırakıldığının kararlaştırıldığını, iki adet taşınmazın tapusunun şirket adına yapılması gerekirken davalı ...'ın elinde bulunan vekaletname ve diğer yetkilerle taşınmazları eşi diğer davalıya 07.05.2010 tarihinde sözde satış yaparak tapuya tescil ettirdiğini, yapılan satışların muvazaalı olduğunu, şirketin diğer ortaklarından mal kaçırmak için tapuda davalı ...'a satış yapılmış gibi gösterdiğini, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verildiğini, delil listesi sunma süresi geçmesine rağmen ve muvafakat da verilmediği halde davalı tanıklarının dinlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu her iki bağımsız bölümün şirket eski müdürü olan davalı ... adına tapuda kayıtlı olmasına rağmen davalı ... adına tapuda yapılan devirler yönünden devirlerin muvazaalı olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı gibi ispata yönelik dosya kapsamına delil de sunulmadığı, davacı tarafça şirket eski müdürü olan davalı ...'ın davaya konu her iki bağımsız bölümü muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiği hususunun somut bilgi belgelerle kanıtlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Ankara ili ...ilçesi ... Mah. 121 ada 9 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ile, Ankara ili ...ilçesi ...Mah. Eski 207 ada 21 parsel (imar düzenlemesi ile 207 ada 41 parsel) 12 nolu bağımsız bölümün tapularının muvazaalı olarak devredildiği iddiasıyla tapularının iptali ile davacıların Tezcanlar İnşaat Nakliye Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki payları oranında tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, ... İlçesi ... Mh. 121 ada 9 parsel sayılı ... arsa paylı zemin kat asma katlı 1. no.lu bağımsız bölüm ile ... İlçesi ... Mh. 207 ada 41 parsel sayılı 25/396 arsa paylı bodrum kat depolu 12 no.lu bağımsız bölümün, arsa malikleri ile yüklenici Tezcanlar İnş. Nakliye Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici şirkete verilmesine rağmen, yüklenici şirket müdürü olan davalı ...'ın taşınmazları önce kendi adına tescil ettirdiği daha sonra da diğer davalı eşine muvazaalı olarak devrettiği iddiası ile taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına şirketteki pay oranlarında tescili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli kararı ile asıl davada "davalı ...'ın 02.07.2007 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı, 20.07.2008 tarihinde müdürlükten azledildiği, dava konusu taşınmazların devir tarihi olan 2010 yılında davalı ...'ın şirketle ilişkisinin bulunmadığı, şirket eski müdürü davalının muvazaalı olarak devrettiği hususunun kanıtlamadığı, kendi ortaklıktan ayrılma payına karşılık alındığı iddiasında bulunulduğu, aksi iddianın mevcut deliller itibariyle kanıtlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Davacıların istinaf kanun yolu başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiş,
Davacıların temyiz kanun yolu istemi de sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Davacıların temyiz istemlerinin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Arsa malikleri ile dava tarihi itibariyle davacılardan ...'in %90, diğer davacının da %10 pay sahibi olduğu davadışı şirket arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre dava konusu taşınmazların yüklenici şirket payına isabet ettiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlenme tarihinde davalı ..., şirkette %10 paya sahip olup, bu hissesini 02.07.2007 tarihinde davacı ...'a devretmiş, davalının bu tarih itibariyle şirkette payı kalmamıştır.
... Mh. 207 ada ... arsa paylı 12 no.lu bağımsız bölümde arsa malikleri adına kat irtifakı tesis edildikten sonra bu bölüm 05.04.2005 tarihinde ...'e, 03.07.2007 tarihinde ...'den davalı ...'a, 07.05.2010 tarihinde de davalı ...'a temlik edilmiştir.
... duruşmadaki anlatımında, taşınmazın Bankadan şirket lehine kredi alınması için tapuda adına tescil edildiğini, kredi borçlarının şirket tarafından ödendiğini, borç ödendikten sonra taşınmazı davalı ...'a iade ettiğini beyan etmektedir.
Taşınmazın ...'e devredildiği 05.04.2005 tarihi itibariyle şirkette davacı ... ..., %90, davalı ... ise %10 pay sahibi olup taşınmazın, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince şirket adına tescili gerekirken ... adına tescili muvazaalıdır. Nitekim ...'in taşınmazı daha sonra davalı ...'a iade etmesi 05.04.2005 tarihli tescilin muvazaalı olduğunu göstermektedir.
... Mh. 121 ada 9 parsel sayılı zemin kat 48/552 arsa paylı 1. no.lu bağımsız bölümde, kat irtifakı tesis edildikten sonra davalı ...'ın şirkette pay sahibi ve müdür olduğu 04.08.2006 tarihinde, şirket adına tescili gerekirken kendi adına tescil ettirmiş ve taşınmazı 07.05.2010 tarihinde eşine devretmiştir.
Her iki taşınmazında, sözleşme gereğince şirket adına tescili gerekirken, kat irtifakı tesisinden sonra ... ve davalı ... adına tescili usulsüzdür.
Davalı ..., taşınmazları ailevi problemlerden dolayı eşi ...'a devrettiğini savunmuş olup, temlikin eşe yapılması nedeniyle muvazaalı olduğunun kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, davalı eşler arasında yapılan temlikin muvazaalı olmadığı hususu davalı tarafça ispatlanmış değildir.
Davalı diğer taraftan, taraflar arasında miras nedeniyle mal paylaşımı yapıldığını, dava konusu taşınmazların kendi payına isabet ettiğini savunmuş olup bu konuda davalı delilleri eksiksiz toplanmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taşınmazların davalılar arasındaki temliki muvazaalı olup, davalının taksim savunması yönünden, tüm delillerin eksiksiz toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması doğru değildir.
Maruz nedenle çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/966093600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz