İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7345 E. 2023/1245 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi↗ tavzih↗ istinaf incelemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Temyiz Bürosu temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih talebinde bulunulduğunu, tavzih dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini, tavzih kararı ile çelişkinin giderilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin tavzih yolu ile giderilip giderilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 1982 Anayasası'nın 141 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi, 298 nci maddesinin ikinci fıkrası, 305 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 297 ve 298 nci maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğunu ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekliliğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da gerekçe sayesinde kararın usul ve aysaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, temyiz incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir analatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, hükmün gerekçe ile çelişmemesi esastır.
2. Mahkemenin 10.12.2021 tarihli ve 2020/656 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
3. Taraf vekillerince tavzih yolu ile bu yanlışlığın giderilmesi talebi üzerine 05.01.2022 tarihli tavzih kararı ile mahkeme kararının kabule ilişkin gerekçesi değiştirilerek mahkeme gerekçesinin ret olarak tavzihine karar verilmiştir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 305 nci maddesinde hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut bir birine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir.
5.Mahkemece anılan hüküm nazara alınmadan kararın gerekçe kısmını davacı şirket aleyhine değiştiren tavzih kararı yerinde bulunmamış kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9830 E. 2015/10091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ibra · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının «ibra» edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3409 E. 2022/5928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13211 E. 2016/3538 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2205 E. 2019/3693 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · bankacılık işlemleri · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında açıklanan gerekçeler ile, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının davalı banka hesabında bulunan 7.020.-TL'nın 23.08.2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298.maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun ve usulüne uygun hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10363 E. 2014/14162 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Temyiz Bürosu temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için «tavzih» talebinde bulunulduğunu, tavzih dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini, tavzih kararı ile çelişkinin giderilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin «tavzih» yolu ile giderilip giderilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Taraf vekillerince «tavzih» yolu ile bu yanlışlığın giderilmesi talebi üzerine 05.01.2022 tarihli tavzih kararı ile mahkeme kararının kabule ilişkin gerekçesi değiştirilerek mahkeme gerekçesinin ret olarak tavzihine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu aşamada davacı vekili tarafından hükme yönelik olarak «tavzih» isteminde bulunulmuş, mahkemece, dava dosyasının karar düzeltme aşamasında olması nedeniyle, tavzih isteminin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… vekili tarafından temyiz edilmediği, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce onandığı, kararı temyiz etmeyen davacı vekilinin bu kez mahkemeden «tavzih» isteminde bulunduğu, ancak mahkemece söz konusu istemin, dosyanın karar düzeltme aşamasında olması nedeniyle değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, da …
Bu bağlamda somut uyuşmazlık yönünden dava dosyasının karar düzeltme aşamasında olması, «tavzih» istemi hakkında karar verilmesine engel değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davacı vekilinin «tavzih» istemine ilişkin olarak olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, tavzih talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9809 E. 2015/11515 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Temyiz Bürosu temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için «tavzih» talebinde bulunulduğunu, tavzih dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini, tavzih kararı ile çelişkinin giderilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin «tavzih» yolu ile giderilip giderilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Taraf vekillerince «tavzih» yolu ile bu yanlışlığın giderilmesi talebi üzerine 05.01.2022 tarihli tavzih kararı ile mahkeme kararının kabule ilişkin gerekçesi değiştirilerek mahkeme gerekçesinin ret olarak tavzihine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
… gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl hükmün «tenfizine» ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Talep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen «tavzih» kararı bozulup bozmaya uyulduktan sonra verilen «masraf» tespit kararının «tenfizi» kararı, tavzih mahiyetinde olup, tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1298 E. 2019/8006 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · yargılama giderleri · ispat yükü · yargılama gideri · ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı vekili her ne kadar sunduğu «ıslah» dilekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca karar verilmesi talebinde bulunmuşsa da anılan Kanunun dava tarihinde yürürlükte bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve yasal düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerektiği, kanunların usuli işlemlerin ıslahı suretiyle dahi geriye yürütülemeyeceği bu nedenle ıslah talebinin usulüne uygun olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edilmesi nedeniyle davanın hukuki dayanağı kalmadığından reddinin gerektiği, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» tarafların dava tarihi itibariyle «haklılık durumu» dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, bu itibarla davaya konu markayı kullandığı hususunda «ispat yükü» üzerinde olan marka sahibi davalının dosyada yer alan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu markayı 29. sınıf emtialarda dava tarihinden geriye doğ …
… rekçesinde, KHK'nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumları gözetilerek «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği, bu doğrultuda dava tarihi itibariyle davacının işbu davayı açmakta haklı olduğu ve yargılama gideri ile «vekalet ücretinin» tamamının davalıdan tahsilinin gerektiği belirtilmesine rağmen, davanın reddine, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7345 E. , 2023/1245 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/656 Esas, 2021/1107 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Temyiz Bürosu temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih talebinde bulunulduğunu, tavzih dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini, tavzih kararı ile çelişkinin giderilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin tavzih yolu ile giderilip giderilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 1982 Anayasası'nın 141 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi, 298 nci maddesinin ikinci fıkrası, 305 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 297 ve 298 nci maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğunu ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekliliğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da gerekçe sayesinde kararın usul ve aysaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, temyiz incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir analatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, hükmün gerekçe ile çelişmemesi esastır.
2. Mahkemenin 10.12.2021 tarihli ve 2020/656 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
3. Taraf vekillerince tavzih yolu ile bu yanlışlığın giderilmesi talebi üzerine 05.01.2022 tarihli tavzih kararı ile mahkeme kararının kabule ilişkin gerekçesi değiştirilerek mahkeme gerekçesinin ret olarak tavzihine karar verilmiştir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 305 nci maddesinde hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut bir birine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir.
5.Mahkemece anılan hüküm nazara alınmadan kararın gerekçe kısmını davacı şirket aleyhine değiştiren tavzih kararı yerinde bulunmamış kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/966007900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz