YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1764 E. 2023/5540 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescil kapsamındaki emtea yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu, marka olarak algılanabileceği, tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki koşulların oluşmadığı, davalının "BORD" ibareli marka başvurusu ile davacının "BOARDEX" (ve diğerleri) ibare içeren tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden, iltibas koşulunun bulunmadığı, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının somut delillerle kanıtlanmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "BOARDEX" ibareli markalarının sektörde son derece tanınmış bir marka olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacağının kesin bulunduğunu, markalar arasında tek bir “A” harfi farklılığı olup, bunun ayırt edicilik sağlamak için yeterli bir unsur olmadığını, başvuru yapılan tüm mal ve hizmet sınıflarının, müvekkili şirkete ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı şirketin alçı - levha alanında iştigal ettiği gerçeği de dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun, 19 ve 35. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler bakımından tescil edilmesinin mümkün olmadığını, nasıl ki Türkçe “levha” ibaresinin “levha” ürünlerinde tescil edilmesi mümkün değilse, İngilizce "levha" anlamına gelen “BOARD” ibaresinin de tek başına, herhangi bir ayırtedici unsur almadan tescilinin mümkün olmadığını, "BOARD" ibaresinin tescili talep edilen sınıflarda ve ürünlerde açık bir şekilde tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun kötüniyetli yapılmış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve aynı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, marka başvurusuna mutlak ve nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
3. Davalı şirketin başvuruya konu markası beyaz zemin üzerine standart büyük siyah harflerle yazılmış "BORD" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet 2010/49950, 2014/108825 ve 2014/31334 sayılı markalar, tıpkı davalı markası gibi beyaz zemin üzerine standart büyük siyah harflerle yazılmış "BOARDEX" ve "BOARDER" ibaresinden oluşmakta, 2014/108843 ve 2013/31735 sayılı markalar ise pembe zemin üzerine siyah küçük harflerle yazılan "boardex" ibaresinden oluşmaktadır.
4. Başvuru markasıyla itiraza mesnet olan 2010/49950, 2014/108825 ve 2014/31334 sayılı markalar arasında kompozisyonları itibariyle görsel benzerlik bulunduğu gibi ortalama tüketicinin, davalı markasını "bord" davacı markalarını ise "bordex" ve "border" olarak telaffuz edeceği gözetildiğinde işitsel benzerlik de bulunmaktadır. Bunun yanında, 10.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere başvuru markasıyla davacının "boardex" markası arasında anlamsal benzerlik de bulunmaktadır. Zira her ne kadar "bord" kelimesinin herhangi bir dilde bilinen bir anlamı olması da markanın İngilizce'de yazı tahtası anlamına gelen "board" kelimesinin telaffuzunun yazılışı olduğu, davacının "Boardex " markasının ise İngilizce'de yazı tahtası anlamına gelen "board" kelimesine eski anlamına gelen "ex" kelimesinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
5.Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönülecek olursa, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, yazılı şekilde tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de yukarıda da belirtildiği gibi taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmaktadır. Ortalama tüketici, markalardaki farklılıklar sebebiyle iki farklı marka karşısında olduğunu idrak etse dahi belirtilen benzerlikler sebebiyle davalı markasını, daha önceden gördüğü davacı markalarının yeni ve farklı bir serisi olarak algılayabilecek veyahut markaların, aralarında idari ve işletmesel bağlantı bulunan kaynaklardan geldiği zannına kapılabilecektir. Bu nedenle taraf marka işaretlerinin ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
6. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf markaları arasında markalar kapsamındaki aynı ve benzer mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8958 E. 2023/3533 K.
Ortak:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "BOARDEX" ibareli markalarının sektörde «son» derece tanınmış bir marka olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağının «kesin» bulunduğunu, markalar arasında tek bir “A” harfi farklılığı olup, bunun «ayırt edicilik» sağlamak için yeterli bir unsur olmadığını, başvuru yapılan tüm mal ve hizmet sınıflarının, müvekkili şirkete ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı şirketin alçı - levha alanında iştigal ettiği gerçeği de dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun, 19 ve 35. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler bakımından tescil edilmesinin mümkün olmadığını, nasıl ki Türkçe “levha” ibaresinin “levha” ürünlerinde tescil edilmesi mümkün değilse, İngilizce "levha" anlamına gelen “BOARD” ibaresinin de tek başına, herhangi bir ayırtedici unsur almadan tescilinin mümkün olmadığını, "BOARD" ibaresinin tescili talep edilen sınıflarda ve ürünlerde açık bir şekilde tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun «kötüniyetli» yapılmış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescil kapsamındaki emtea yönünden «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka olarak algılanabileceği, tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki koşulların oluşmadığı, davalının "BORD" ibareli marka başvurusu ile davacının "BOARDEX" (ve diğerleri) ibare içeren tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı o …
Bu nedenle taraf marka işaretlerinin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… arkasında "BMT" unsurunun bulunmasının dava konusu "BMT BORD-X" markası ile müvekkili şirketin sektörel tanınmış "BOARDEX" markası arasında karıştırılma ihtimali ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığına gerekçe olamayacağı, dosyada mübrez denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun da haklılıklarını teyit ettiğini, müvekkili şirkete ait "BOARDEX" markasının alçı levha sektöründe müşterileri tarafından «son» derece tanındığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete ait bu tanınmışlıktan haksız bir şekilde istifade etmek amacıyla, "BMT-BORD" ibaresinin yanına "-X" ilavesini getirmek suretiyle son derece haksız bir şekilde marka tescil ettirdiğini, dava konusu marka ile müvekkili şirkete ait markanın ürünün hitap ettiği kişilerin üzerinde bıraktığı izlenim itibarıyla bütünsel, işitsel, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, davalı şirketin markasını duyan ve işaretini gören müşterilerin daha önce tanıdığı müvekkili şirketin markasının bıraktığı intibaı hatırlayacağını, dava konusu markanın «kötüniyetle» tescil edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… davalı-karşı davacının BMT BORD markasındaki bord ibaresinin ingilizce bir anlamının bulunmadığı, board kelimesinin davacı markasının kullanıldığı emtialar yönünden «ayırt ediciliği» düşük bir ibare olduğu, ancak -EX eki ile ayırt edicilik kazandığı, davalının markasındaki BMT ibaresinin ise esas unsur olduğu, bu ibareden sonra gelen BORD-X ibaresine atıf yapmak için kullanıldığı, taraf markalarının işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğu, 19 uncu ve 35 inci sınıfın her iki tarafın markalarında ortak olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına tescilli 2014/48247 sayılı "BMT BORD - X" markasının tescilli olduğu 19 uncu ve 35 inci sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ancak davalı markasının tescilli olduğu 01 inci sınıf yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığından 01 inci sınıfta hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, davalı tarafın markasını kötü niyetle tescil ettirdiğine dair delil bulunmadığı, markaların benzer olmasının tek başına kötü niyetli tescil yönünden «karine» oluşturmadığı, karşı dava yönünden davalı-karşı davacının, BMT BOARD markasına dayanarak hükümsüzlük talebinde bulunduğu, davalı-karşı davacının markalarının başvuru ve koruma tarihinin, davacının hükümsüzlüğü talep edilen marka tescillerinden önce olduğunun tespit edildiği, davacı-karşı davalının hükümsüzlüğü istenen 2010/49950 sayılı BORDEX markasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresi geçtiğinden, diğer davacı markaları yönünden ise levha anlamına gelen BOARD ibaresinden sonra getirilen "EX" ekinin davacının markalarına ayırt edicilik kazandırdığı, davalı-karşı davacının markalarında asıl unsurun BMT ibaresi olduğu, markaların bütüncül olarak yarattığı genel intiba göz önüne alındığında davacı-karşı davalıya ait BORDEX ibareli markalar ile davalı-karşı davacıya ait BMT BOARD ve BMT BORD ibareli markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı-karşı davacı adına tescilli 2014/48247 sayılı "BMT BORD-X" markasının tescilli olduğu 1 …
… lı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi doğrultusunda müvekkilinin markası ile «iltibas» yaratacak derecede benzer ve kapsadıkları malların da birebir aynı olduğunu ileri sürerek BMT BORD-X markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli olan BOARDEX markasının 30.07.2010 tarihinde tescil edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davalı tarafın sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığını, müvekkili adına tescilli BOARDEX markalarının ayırt edici niteliğinin bulunduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karine · bilirkişi raporuna itiraz · iyiniyet · hak düşürücü süre · kâr kaybı · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… dilekçesinde özetle; eksik ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, müvekkilinin markalarını davacıdan daha önce tescil ettirip kullandığını, «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmediğini, bilirkişilerin asıl davada müvekkiline ait BMT BORD-X markasını davacının BOARDEX markasına benzer görürken karşı davada ise müvekkiline ait BMT BORD, BMT BOARD, BMT ALÇI BORD ve BMT ALÇI BOARD markalarını davacının BOARDEX markalarına benzer görmediklerini, bilirkişilerin bu konudaki değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin BOARD kelimesine eklenen EX sesinin farkının tüketici tarafından kolaylıkla algılanabileceği kanaatine varırken her nedense asıl davada müvekkili markasındaki BMT kelimesinin tüketici tarafından kolaylıkla algılanabileceği kanaatine varamadıklarını, bu konudaki değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin, hem asıl hem karşı davada, davacı karşı davalı taraf lehine yorum yaptıklarını, objektif olamadıklarını, karşı davaya konu ettikleri 2010/49950 sayılı BOARDEX markasının başvuru tarihinin 30.07.2010, tescil tarihinin 26.11.2011 olduğunu, karşı dava dilekçesinin ise 28.09.2016 tarihli olduğu, dolayısıyla beş yıllık «hak düşürücü sürenin» dolmadığını, mahkemenin «eksik inceleme» ile karar verdiğini, müvekkilinin 2005 yılından itibaren fiilen 2008 yılında da tescil ettirerek kullandığı markaların davacı tarafından bilinmediğinin söylenemeyeceğini, ayrıca davacının BOARDEX markasını ilk defa 2010 yılında tescil ettirdiğini, dolayısıyla davacının tescilinde «iyiniyetli» olduğunun söylenemeyeceğini, kaldı ki BOARDEX ibaresinin tanımlayıcı ibare olması nedeniyle mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük taleplerinde sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» da olmayacağını, karşı dava dilekçesinde davacıya ait 19 uncu sınıfta tescilli BOARDEX markasının 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi uyarınca ticaret alanında cins, …
… lı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi doğrultusunda müvekkilinin markası ile «iltibas» yaratacak derecede benzer ve kapsadıkları malların da birebir aynı olduğunu ileri sürerek BMT BORD-X markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli olan BOARDEX markasının 30.07.2010 tarihinde tescil edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davalı tarafın sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığını, müvekkili adına tescilli BOARDEX markalarının ayırt edici niteliğinin bulunduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
… esas unsurun BMT olduğu, BMT esas unsurlu birçok eski tarihli markası bulunduğu, davacı markalarının tanınmış marka özelliğinin bulunmadığı, tarafların markalarını «taşıyan» ürünlerin kullanıldığı alan gözetilerek tüketici kitlesi dikkate alındığında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, asıl davalının markasının hükümsüzlük koşulları gerçekleşmediğinden davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1456 E. 2021/674 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescil kapsamındaki emtea yönünden «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka olarak algılanabileceği, tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki koşulların oluşmadığı, davalının "BORD" ibareli marka başvurusu ile davacının "BOARDEX" (ve diğerleri) ibare içeren tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı o …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "BOARDEX" ibareli markalarının sektörde «son» derece tanınmış bir marka olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağının «kesin» bulunduğunu, markalar arasında tek bir “A” harfi farklılığı olup, bunun «ayırt edicilik» sağlamak için yeterli bir unsur olmadığını, başvuru yapılan tüm mal ve hizmet sınıflarının, müvekkili şirkete ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı şirketin alçı - levha alanında iştigal ettiği gerçeği de dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun, 19 ve 35. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler bakımından tescil edilmesinin mümkün olmadığını, nasıl ki Türkçe “levha” ibaresinin “levha” ürünlerinde tescil edilmesi mümkün değilse, İngilizce "levha" anlamına gelen “BOARD” ibaresinin de tek başına, herhangi bir ayırtedici unsur almadan tescilinin mümkün olmadığını, "BOARD" ibaresinin tescili talep edilen sınıflarda ve ürünlerde açık bir şekilde tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun «kötüniyetli» yapılmış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bu nedenle taraf marka işaretlerinin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davalı şirketin marka tescil başvurusunun 17 ve 19. sınıf mallardan oluştuğu, davacı şirketin itiraza dayanak markalarının da aynı sınıfta tescilli bulunduğu, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde aranan ilk şart olan emtia benzerliği şartı oluştuğu, davalı şirketin marka tescil başvurusunun bir bütün olarak “GUARDEX” esas unsurlu, davacının itiraza dayanak markalarının ise “BOARDEX” asıl unsurlu olduğu, markaların yazılışlarına dikkat edilirse, her ikisinin de yedi harften oluştuğu, «son» beş harfinin ise "ARDEX" harflerinden ibaret bulunduğu ve aynı olduğu, bu benzerliğin markaların okunuşlarına da yansıdığı ve tam olarak İngilizce bilmeyen tüketicilerce aşağı yukarı benzer şekilde telaffuz edilecek olduğu, dolayısıyla tarafların markaları hem görsel hem de fonetik açıdan benzer olduğu, İngilizce bilmeyen «ortalama tüketiciler», markaların anlamsal farklılıklarını ilk bakışta algılayamayacaklar, markaların görsel ve fonetik benzerliklerine yoğunlaşacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istin …
… e; başvuru konusu 2013/56560 sayılı “GUARDEX” markası ile davacı yanın önceki tarihli “BOARDEX” ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi kapsamında «iltibasa» neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin bulunmadığı, davacı yanın “BOARDEX” markalarının 8/4 maddesi kapsamında tanınmış olmadığı, kaldı ki taraf markaları benzer …
… uyanmakta ise de, markaların kapsamındaki 17. ve 19. hizmet sınıflarının nihai tüketicilerinin bilinçli ve bilgili tüketici olduğu gözetildiğinde, markalar arasında «iltibasa» sebebiyet verecek benzerlik bulunmadığı anlaşılmış, Dairemizin 26.02.2020 tarih, 2019/3443 Esas, 2020/2111 Karar sayılı ilamınında bu yönde olduğu gözetildiğinde t …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davalı şirketin marka tescil başvurusunun 17 ve 19. sınıf mallardan oluştuğu, davacı şirketin itiraza dayanak markalarının da aynı sınıfta tescilli bulunduğu, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde aranan ilk şart olan emtia benzerliği şartı oluştuğu, davalı şirketin marka tescil başvurusunun bir bütün olarak “GUARDEX” esas unsurlu, davacının itiraza dayanak markalarının ise “BOARDEX” asıl unsurlu olduğu, markaların yazılışlarına dikkat edilirse, her ikisinin de yedi harften oluştuğu, «son» beş harfinin ise "ARDEX" harflerinden ibaret bulunduğu ve aynı olduğu, bu benzerliğin markaların okunuşlarına da yansıdığı ve tam olarak İngilizce bilmeyen tüketicilerce aşağı yukarı benzer şekilde telaffuz edilecek olduğu, dolayısıyla tarafların markaları hem görsel hem de fonetik açıdan benzer olduğu, İngilizce bilmeyen «ortalama tüketiciler», markaların anlamsal farklılıklarını ilk bakışta algılayamayacaklar, markaların görsel ve fonetik benzerliklerine yoğunlaşacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3443 E. 2020/2111 K.
Ortak:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "BOARDEX" ibareli markalarının sektörde «son» derece tanınmış bir marka olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağının «kesin» bulunduğunu, markalar arasında tek bir “A” harfi farklılığı olup, bunun «ayırt edicilik» sağlamak için yeterli bir unsur olmadığını, başvuru yapılan tüm mal ve hizmet sınıflarının, müvekkili şirkete ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı şirketin alçı - levha alanında iştigal ettiği gerçeği de dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun, 19 ve 35. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler bakımından tescil edilmesinin mümkün olmadığını, nasıl ki Türkçe “levha” ibaresinin “levha” ürünlerinde tescil edilmesi mümkün değilse, İngilizce "levha" anlamına gelen “BOARD” ibaresinin de tek başına, herhangi bir ayırtedici unsur almadan tescilinin mümkün olmadığını, "BOARD" ibaresinin tescili talep edilen sınıflarda ve ürünlerde açık bir şekilde tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun «kötüniyetli» yapılmış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescil kapsamındaki emtea yönünden «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka olarak algılanabileceği, tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki koşulların oluşmadığı, davalının "BORD" ibareli marka başvurusu ile davacının "BOARDEX" (ve diğerleri) ibare içeren tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı o …
Bu nedenle taraf marka işaretlerinin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacı “BOARDEX” ibareli tescilli markalarına dayanarak, davalının“[GUARD]EX” ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık, «kötüniyet» hukuki sebeplerine dayanarak itiraz etmiş, ilk derece mahkemesince başvuru markası kapsamında yer alan 19. sınıf malların davacının itiraza mesnet markalar kapsamında da aynen yer aldığı, taraf markaları arasında görsel ve fonetik açıdan benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalılar istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmişse de, taraf markalarının görsel ve anlamsal olarak aralarında benzerlik bulunmayan “GUARD” ve “BOARD” ibarelerine “EX” ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu, “EX” ibaresinin taraf markalarında ayrı ve hususiyetli bir şekilde yazıldığı, oluşturulan bu yazım şeklinin başvuru markasına yeterli «ayırt edicilik» kazandırdığı da dikkate alınarak davalı tarafın bilirkişi raporuna vaki itirazlarını da karşılayacak şekilde içerisinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… topping and insulating materials; insulating boards; fibreglass for insulation; fibreglass fabrics for insulation.” mal ve hizmetler bakımından ise benzer olmadığı, «kötüniyet» konusunda dosya kapsamında somut bir verinin bulunmadığı, davacının “BOARDEX” ibaresini içeren markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'nın 2015-M-2839 sayılı kararının dava konusu marka kapsamında bulunan 19. sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, 2013/83877 sayılı markanın tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… topping and insulating materials; insulating boards; fibreglass for insulation; fibreglass fabrics for insulation.” mal ve hizmetler bakımından ise benzer olmadığı, «kötüniyet» konusunda dosya kapsamında somut bir verinin bulunmadığı, davacının “BOARDEX” ibaresini içeren markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'nın 2015-M-2839 sayılı kararının dava konusu marka kapsamında bulunan 19. sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, 2013/83877 sayılı markanın tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı “BOARDEX” ibareli tescilli markalarına dayanarak, davalının“[GUARD]EX” ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık, «kötüniyet» hukuki sebeplerine dayanarak itiraz etmiş, ilk derece mahkemesince başvuru markası kapsamında yer alan 19. sınıf malların davacının itiraza mesnet markalar kapsamında da aynen yer aldığı, taraf markaları arasında görsel ve fonetik açıdan benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalılar istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmişse de, taraf markalarının görsel ve anlamsal olarak aralarında benzerlik bulunmayan “GUARD” ve “BOARD” ibarelerine “EX” ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu, “EX” ibaresinin taraf markalarında ayrı ve hususiyetli bir şekilde yazıldığı, oluşturulan bu yazım şeklinin başvuru markasına yeterli «ayırt edicilik» kazandırdığı da dikkate alınarak davalı tarafın bilirkişi raporuna vaki itirazlarını da karşılayacak şekilde içerisinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1764 E. , 2023/5540 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Boardex" ve "Boarder" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/74671 sayılı " Board" ibareli marka başvurusuna, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve aynı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkralarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “bord” ibareli muhtelif markalarının 2008 yılından bu yana 19 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu ve belirtilen tarihten bu yana yoğun bir şekilde kullanıldığını, önceki tarihli bu markaların başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil ettiğini, müvekkilinin başvuruya konu markasının ayırt edici olup tanımlayıcı olmadığını ve taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescil kapsamındaki emtea yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu, marka olarak algılanabileceği, tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki koşulların oluşmadığı, davalının "BORD" ibareli marka başvurusu ile davacının "BOARDEX" (ve diğerleri) ibare içeren tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden, iltibas koşulunun bulunmadığı, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının somut delillerle kanıtlanmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "BOARDEX" ibareli markalarının sektörde son derece tanınmış bir marka olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacağının kesin bulunduğunu, markalar arasında tek bir “A” harfi farklılığı olup, bunun ayırt edicilik sağlamak için yeterli bir unsur olmadığını, başvuru yapılan tüm mal ve hizmet sınıflarının, müvekkili şirkete ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı şirketin alçı - levha alanında iştigal ettiği gerçeği de dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun, 19 ve 35. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler bakımından tescil edilmesinin mümkün olmadığını, nasıl ki Türkçe “levha” ibaresinin “levha” ürünlerinde tescil edilmesi mümkün değilse, İngilizce "levha" anlamına gelen “BOARD” ibaresinin de tek başına, herhangi bir ayırtedici unsur almadan tescilinin mümkün olmadığını, "BOARD" ibaresinin tescili talep edilen sınıflarda ve ürünlerde açık bir şekilde tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun kötüniyetli yapılmış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve aynı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, marka başvurusuna mutlak ve nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
3. Davalı şirketin başvuruya konu markası beyaz zemin üzerine standart büyük siyah harflerle yazılmış "BORD" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet 2010/49950, 2014/108825 ve 2014/31334 sayılı markalar, tıpkı davalı markası gibi beyaz zemin üzerine standart büyük siyah harflerle yazılmış "BOARDEX" ve "BOARDER" ibaresinden oluşmakta, 2014/108843 ve 2013/31735 sayılı markalar ise pembe zemin üzerine siyah küçük harflerle yazılan "boardex" ibaresinden oluşmaktadır.
4. Başvuru markasıyla itiraza mesnet olan 2010/49950, 2014/108825 ve 2014/31334 sayılı markalar arasında kompozisyonları itibariyle görsel benzerlik bulunduğu gibi ortalama tüketicinin, davalı markasını "bord" davacı markalarını ise "bordex" ve "border" olarak telaffuz edeceği gözetildiğinde işitsel benzerlik de bulunmaktadır. Bunun yanında, 10.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere başvuru markasıyla davacının "boardex" markası arasında anlamsal benzerlik de bulunmaktadır. Zira her ne kadar "bord" kelimesinin herhangi bir dilde bilinen bir anlamı olması da markanın İngilizce'de yazı tahtası anlamına gelen "board" kelimesinin telaffuzunun yazılışı olduğu, davacının "Boardex " markasının ise İngilizce'de yazı tahtası anlamına gelen "board" kelimesine eski anlamına gelen "ex" kelimesinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
5.Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönülecek olursa, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, yazılı şekilde tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de yukarıda da belirtildiği gibi taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmaktadır. Ortalama tüketici, markalardaki farklılıklar sebebiyle iki farklı marka karşısında olduğunu idrak etse dahi belirtilen benzerlikler sebebiyle davalı markasını, daha önceden gördüğü davacı markalarının yeni ve farklı bir serisi olarak algılayabilecek veyahut markaların, aralarında idari ve işletmesel bağlantı bulunan kaynaklardan geldiği zannına kapılabilecektir. Bu nedenle taraf marka işaretlerinin ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
6. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf markaları arasında markalar kapsamındaki aynı ve benzer mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964528300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz