İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3245 E. 2023/5599 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tutanağı↗ teslim tarihi↗ kesin delil↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ba formu↗ ticari defter kayıtları↗ ispat yükü↗ işlemiş faiz↗ kâr kaybı↗ ihtar↗ ticari defter↗ fatura↗ iflas↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturalara dayanan alacağın, tarafların ticari kayıtlarında yer aldığı, fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, davalı tarafça malların teslim alınmadığı iddia edilmiş ise de malları teslim alan kişinin davalının çalışanı olduğu, malları teslim almadığını iddia eden davalının, davacıya karşı ihtar çekmediği, herhangi bir yasal yola başvurmadığı, bu durumun basiretli bir tacirden beklenen bir davranış olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı Kayra Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin faliyet gösterdiği taşınmazı kiralayarak faaliyete başladığını, sonrasında müvekkilinin şubesine, Kayra Tekstil Tic Ltd. Şti. adına kayıtlı Nuran Giyim mağazasının sahibi Nuran Tekocak'ın oğlu Ferruh Tekocak'ı müdür olarak aldığını, Nuran Tekocak'la fason üretiminde anlaşıldığını; ancak karşı tarafın "firmam bundan sonra ... adıyla devam edecek; ancak muhattabınız hep ben olacağım" şeklindeki beyanları üzerine Kayra Tekstil Tic. Ltd.Şti. adına kayıtlı Nuran Giyimin eski SGK'lı çalışanı ... adına fatura kesildiğini, Nuran Giyimin (Nuran Tekocak Ve Sibel Tekocak) aleyhlerine başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, borçluların eski adreslerinin müvekkilinin adresi olması nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, itibar kaybına uğradığını, Ferruh Tekocak'ın işten çıkarıldığını, Ferruh Tekocak'ın işten çıkarılmasına müteakip taraflar arasındaki ilişkinin bozulduğunu, teslimi için fatura kesilen ürünlerin teslim edilmediğini, teslim edilmeyen mallara ilişkin faturaların icra takibine konulduğunu, fatura konusu ürünlerin teslim edilmediği savunmasından sonra 28.01.2016 ve 29.02.2016 tarihli Teslim ve Tesellüm Tutanaklarının sonradan tazmin edilerek dosyaya sunulduğunu, tutanakların gerçek dışı olduğunu, tutanaklarda imzası bulunan ...'ın tutanak tarihinden 8 gün önce işe başlayan bir çalışan olduğunu, bu konumda bir çalışanın tutanakları müvekkili adına imzalamasının inandırıcı olmadığını, 1 ay arayla iki fatura ve iki teslim tutanağı bulunmasının işyeri devir ilişkisinin doğru olmadığını gösterdiğini, kök ve ek raporun davayı aydınlatmaya yeterli olmadığını, bilirkişi raporunda yukarıda sayılan hususların irdelenmesi gerektiğini, dava konusu faturalar müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı ise de fason üretim yapılması için fatura düzenlenmesine rağmen aradaki ilişkinin bozulması üzerine malların teslim edilmediğini, malların teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, her bir faturanın teslim tarihinin 30 gün sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiği görüşüyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan gerekçeyle kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 205.524,00 TL asıl alacak ve 17.453,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 222.977,79 yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmedilen 222.977,29 TL alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 44.595,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf defterlerinde kayıtlı faturalara konu malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği konusunda ispat yüküne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3926 E. 2019/5850 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… na göre, dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında aynen yer aldıkları ancak marka işaretleri arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının bulunmadığı, davacının “KAYRA” markasının TPMK …
… ölçüde bir benzerlik bulunup bulunmadığı konusunda karşılıştırma yapılırken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin, başvuru kapsamındaki ürünlerin «ortalama tüketici» kitlesinin bakış açısına göre bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. değerlendirme yapılırken benzerlikte markaların ilk kısımlarının sonraki kısımlarına göre …
… markanın davacı markasının tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, “KAYRA” ibaresine eklenen “KLI” ekinin markayı kavramsal olarak farklılaştırmayacağı ve «ayırt ediciliği» sağlamaktan yoksun olduğu, bu haliyle markalar arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü bağlamında karıştırılma ihtimaline yol açacak ve KHK’nın 8/4 hükmünün değer …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6589 E. 2018/361 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · müktesep hak · maddi hata · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, davacı gerek dava dilekçesinde, gerekse yargılama boyunca ve «bilirkişi raporuna itirazlarında»; davaya konu marka bakımından davalı şirket lehine «müktesep hak» oluşturduğu kabul edilen 2004-12723 sayılı davalı markasının işlem dosyasında, tescil olunduğu sınıflar ve alt sınıflar bakımından «maddi hata» yapıldığı gerekçesiyle ... tarafından idari bir karar ile düzeltme yapıldığı, bu idari karara karşı dava açtıklarını ileri sürmüştür.
Dosya kapsamında mevcut ve karara esas alınan bilirkişi raporunda bu iddia ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı gibi, kararda da davacının bu iddiası konusunda bir değerlendirme yapılmamış olması doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı kurulan hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3245 E. , 2023/5599 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği giyim mağazasının davalı tarafından içindeki malzemeler ile birlikte devralındığını, 2 adet irsaliyeli fatura kesildiğini, borç miktarının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen müvekkilince başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu faturalar müvekkilinin defterlerinde kayıtlı ise de faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, taraflar arasında böyle bir alım satım sözleşmesi olmadığını, malları teslim ettiğini satıcı davacının ispat etmesi gerektiğini, davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturalara dayanan alacağın, tarafların ticari kayıtlarında yer aldığı, fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, davalı tarafça malların teslim alınmadığı iddia edilmiş ise de malları teslim alan kişinin davalının çalışanı olduğu, malları teslim almadığını iddia eden davalının, davacıya karşı ihtar çekmediği, herhangi bir yasal yola başvurmadığı, bu durumun basiretli bir tacirden beklenen bir davranış olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı Kayra Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin faliyet gösterdiği taşınmazı kiralayarak faaliyete başladığını, sonrasında müvekkilinin şubesine, Kayra Tekstil Tic Ltd. Şti. adına kayıtlı Nuran Giyim mağazasının sahibi Nuran Tekocak'ın oğlu Ferruh Tekocak'ı müdür olarak aldığını, Nuran Tekocak'la fason üretiminde anlaşıldığını; ancak karşı tarafın "firmam bundan sonra ... adıyla devam edecek; ancak muhattabınız hep ben olacağım" şeklindeki beyanları üzerine Kayra Tekstil Tic. Ltd.Şti. adına kayıtlı Nuran Giyimin eski SGK'lı çalışanı ... adına fatura kesildiğini, Nuran Giyimin (Nuran Tekocak Ve Sibel Tekocak) aleyhlerine başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, borçluların eski adreslerinin müvekkilinin adresi olması nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, itibar kaybına uğradığını, Ferruh Tekocak'ın işten çıkarıldığını, Ferruh Tekocak'ın işten çıkarılmasına müteakip taraflar arasındaki ilişkinin bozulduğunu, teslimi için fatura kesilen ürünlerin teslim edilmediğini, teslim edilmeyen mallara ilişkin faturaların icra takibine konulduğunu, fatura konusu ürünlerin teslim edilmediği savunmasından sonra 28.01.2016 ve 29.02.2016 tarihli Teslim ve Tesellüm Tutanaklarının sonradan tazmin edilerek dosyaya sunulduğunu, tutanakların gerçek dışı olduğunu, tutanaklarda imzası bulunan ...'ın tutanak tarihinden 8 gün önce işe başlayan bir çalışan olduğunu, bu konumda bir çalışanın tutanakları müvekkili adına imzalamasının inandırıcı olmadığını, 1 ay arayla iki fatura ve iki teslim tutanağı bulunmasının işyeri devir ilişkisinin doğru olmadığını gösterdiğini, kök ve ek raporun davayı aydınlatmaya yeterli olmadığını, bilirkişi raporunda yukarıda sayılan hususların irdelenmesi gerektiğini, dava konusu faturalar müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı ise de fason üretim yapılması için fatura düzenlenmesine rağmen aradaki ilişkinin bozulması üzerine malların teslim edilmediğini, malların teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, her bir faturanın teslim tarihinin 30 gün sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiği görüşüyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan gerekçeyle kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 205.524,00 TL asıl alacak ve 17.453,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 222.977,79 yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmedilen 222.977,29 TL alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 44.595,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf defterlerinde kayıtlı faturalara konu malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği konusunda ispat yüküne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964250700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz