Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5381 E. 2023/6112 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihya davası↗ taleple bağlılık↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece daha önce ihyası istenen şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacı ile ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının işbu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce ihya kararı verilen davada, dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için ihya davası açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiye kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayacağını belirterek açıklanan kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince daha önce verilen ihya kararının sınırsız şekilde verilerek kararın kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyle ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş olduğuna göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1616 E. 2023/2103 K.
Ortak:ihya davası · taleple bağlılık · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce «ihya» kararı verilen davada, dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek «tasfiye» kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayacağını belirterek açıklanan kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince daha önce verilen «ihya» kararının sınırsız şekilde verilerek kararın kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyle ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle «ticaret sicilinden terkin» edilmemiş olduğuna göre davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece daha önce «ihyası» istenen şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek «tasfiye» amacı ile ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · i̇i̇k 308/b · rücuan tazminat · tasfiye memuru atanması · ara karar · derdestlik · tasfiye memuru · tüzel kişilik
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
… kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere karşı açılan ve Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/762 E. sayılı dosyasında görülen «rücuan tazminat» davasında anılan mahkemece tesis edilen «ara» kararla Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat San. ve Tic.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Şti. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5381 E. , 2023/6112 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava dışı işçiye alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık alacaklarına ilişkin kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere karşı açılan ve Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/762 E., sayılı dosyasında görülen rücuen tazminat davasında anılan mahkemece tesis edilen ara kararla Tasfiye Halinde SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası davası açılması için süre ve yetki verildiğini ileri sürerek SSB En. Peyz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin genel kurul kararı ile tasfiyeye girme kararı aldığını, 20.12.2018 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 16.12.2018 tarihinde yapıldığını, anılan şirketin terkininin 31.12.2018 tarihinde ilan edildiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, ihyası istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden ihya davalarının bulunduğunu, taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde davaların birleştirilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, taraflarına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece daha önce ihyası istenen şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacı ile ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının işbu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce ihya kararı verilen davada, dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için ihya davası açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiye kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayacağını belirterek açıklanan kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince daha önce verilen ihya kararının sınırsız şekilde verilerek kararın kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyle ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş olduğuna göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963619800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz