6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | İstirdat | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6549 E. 2023/6134 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıtsız şartsız borç ikrarı borç ikrarı borçlu olunmadığının tespiti ikrar kötü niyet tazminatı bono istirdat kötü niyet iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi icra inkar tazminatı inkar tazminatı menfi tespit yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 40İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 24.12.2014 tarih, 2008/119 E. ve 2014/730 K. sayılı karar ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece davacı aleyhine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece 08.03.2018 tarih, ...sayılı karar ile bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 27.01.2020 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece yeniden hüküm kurulurken davanın esası hakkında da hüküm kurulması gerekirken davanın esasına ilişkin bölümünün kesinleştiğinden bahisle sadece tazminat yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesine göre ilk hüküm bozulmakla icranın iadesi gerekeceğinden mahkemece bozma üzerine yeniden verilen kararda işin esası hakkında karar verilmemesi durumunda ilamın icrasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 ibaresinin 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren kanunla %20 olarak değiştirilmiş olduğundan, davaya konu icra takibi de 2006 yılında açılmış olduğundan %40 tazminata hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, karar tarihi 05.07.2012 tarihinden sonra olduğundan yeni kanun hükmünün derhal uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13739 E. 2010/11839 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3409 E. 2012/6013 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6549 E.  ,  2023/6134 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senedin müvekkiline zorla imzalattırıldığını ileri sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 24.12.2014 tarih, 2008/119 E. ve 2014/730 K. sayılı karar ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece davacı aleyhine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece 08.03.2018 tarih, ...sayılı karar ile bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 27.01.2020 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece yeniden hüküm kurulurken davanın esası hakkında da hüküm kurulması gerekirken davanın esasına ilişkin bölümünün kesinleştiğinden bahisle sadece tazminat yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesine göre ilk hüküm bozulmakla icranın iadesi gerekeceğinden mahkemece bozma üzerine yeniden verilen kararda işin esası hakkında karar verilmemesi durumunda ilamın icrasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 ibaresinin 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren kanunla %20 olarak değiştirilmiş olduğundan, davaya konu icra takibi de 2006 yılında açılmış olduğundan %40 tazminata hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, karar tarihi 05.07.2012 tarihinden sonra olduğundan yeni kanun hükmünün derhal uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963587900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.