Menfi tespit | İstirdat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6549 E. 2023/6134 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıtsız şartsız borç ikrarı↗ borç ikrarı↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ikrar↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ istirdat↗ kötü niyet↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 24.12.2014 tarih, 2008/119 E. ve 2014/730 K. sayılı karar ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece davacı aleyhine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 08.03.2018 tarih, ...sayılı karar ile bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.01.2020 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece yeniden hüküm kurulurken davanın esası hakkında da hüküm kurulması gerekirken davanın esasına ilişkin bölümünün kesinleştiğinden bahisle sadece tazminat yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesine göre ilk hüküm bozulmakla icranın iadesi gerekeceğinden mahkemece bozma üzerine yeniden verilen kararda işin esası hakkında karar verilmemesi durumunda ilamın icrasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 ibaresinin 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren kanunla %20 olarak değiştirilmiş olduğundan, davaya konu icra takibi de 2006 yılında açılmış olduğundan %40 tazminata hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, karar tarihi 05.07.2012 tarihinden sonra olduğundan yeni kanun hükmünün derhal uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13739 E. 2010/11839 K.
Ortak:kayıtsız şartsız borç ikrarı · borç ikrarı · ikrar
İncelediğiniz karardaMahkemece 24.12.2014 tarih, 2008/119 E. ve 2014/730 K. sayılı karar ile davacının icra takibine konu «kayıtsız şartsız borç ikrarını» içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibine konu «kayıtsız şartsız borç ikrarını» içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, alacağın «kredi sözleşmesine» dayanıp kayıtsız ve şartsız «borç ikrarını» içeren bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» isteminin reddine itiraz niteliğinde olup mahkemece, alacağın «kredi sözleşmesine» dayanıp kayıtsız ve şartsız «borç ikrarını» içeren bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın bir «para alacağı» ve «muaccel» olması ayrıca rehinle temin edilmemiş olması gereklidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» isteminin reddine itiraz niteliğinde olup mahkemece, alacağın «kredi sözleşmesine» dayanıp kayıtsız ve şartsız «borç ikrarını» içeren bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın bir «para alacağı» ve «muaccel» olması ayrıca rehinle temin edilmemiş olması gereklidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, alacağın «kredi sözleşmesine» dayanıp kayıtsız ve şartsız «borç ikrarını» içeren bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması da yeterli olup somut olayda, dosya içinde mevcut «ihtarnamenin», borç dökümü ile birlikte borçlulara tebliğ edildiği anlaşılmakla, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3409 E. 2012/6013 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bonoya» dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, talebin dayanağı olan «bononun» «teminat senedi» olduğundan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Oysa, bir «bononun» «teminat» amacıyla verilmiş olmasının onun «kambiyo senedi» niteliğini ortadan kaldıran bir etkisi bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · i̇i̇k 257 · i̇i̇k 265 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «teminat senedinin» kayıtsız şartsız ödeme vadi içermediğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin İİK «257»/ilk maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, talebin dayanağı olan «bononun» «teminat senedi» olduğundan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, İİK.nun «265» nci maddesinde açıkça düzenlenmiş olan «ihtiyati haciz» kararına itiraz sebepleri bulunmadığından itirazın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Uyuşmazlık, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6549 E. , 2023/6134 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senedin müvekkiline zorla imzalattırıldığını ileri sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 24.12.2014 tarih, 2008/119 E. ve 2014/730 K. sayılı karar ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece davacı aleyhine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 08.03.2018 tarih, ...sayılı karar ile bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.01.2020 tarih, .... sayılı kararıyla mahkemece yeniden hüküm kurulurken davanın esası hakkında da hüküm kurulması gerekirken davanın esasına ilişkin bölümünün kesinleştiğinden bahisle sadece tazminat yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesine göre ilk hüküm bozulmakla icranın iadesi gerekeceğinden mahkemece bozma üzerine yeniden verilen kararda işin esası hakkında karar verilmemesi durumunda ilamın icrasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 ibaresinin 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren kanunla %20 olarak değiştirilmiş olduğundan, davaya konu icra takibi de 2006 yılında açılmış olduğundan %40 tazminata hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, karar tarihi 05.07.2012 tarihinden sonra olduğundan yeni kanun hükmünün derhal uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963587900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz