Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5083 E. 2023/6194 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözlü yargılama↗ ihya davası↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ ön inceleme duruşması↗ şirketin ihyası↗ ara karar↗ sicilden terkin↗ muacceliyet↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilan↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile celp olunan ticaret sicil dosyasına göre davaya konu şirketin tasfiyenin sona erdiği 19.04.2017 tarihi itibari ile sicilden terkin edildiği, oysaki davacılar tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılmış dosyaların bulunduğu, bu hali ile tasfiyenin tamamlandığından bahsedilemeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile ticaret sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Maksimum Döküm Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2017/197 E., Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2017/180 E., Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2017/178 E. sayılı dosyalarına özgü olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, önceki tasfiye memurunun görevinin aynen devamına, kendisinin şirket yetkilisi olduğu dikkate alınarak ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, ilan masraflarının davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması yapılmadan, sözlü yargılamaya geçilmeden, duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, ihya için gerekçe gösterilen davanın şirketin tasfiyesinden önce ikame edilmesi gerektiğini, oysa davacıların 12.06.2017 tarihinde dava açtıklarını, şirketin tasfiyesinin ise 14.04.2017 tarihinde tamamlandığını, kesinleşmiş ve muaccel bir alacağı olmayan davacıların ihya davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile basit yargılama usulüne tabi davalarda mümkün olan hallerde mahkemenin tarafları davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği, ihya davalarının basit yargılama usulüne tabi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin tensip ara kararı ile dosya üzerinden karar verilebileceğini ihtar ettiği, davacıların İş Mahkemelerindeki dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemelerinde hukuki yararlarının bulunduğu, ihyası istenen şirketten muaccel bir alacağı olup olmadığının bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması yapılmadan, sözlü yargılamaya geçilmeden, hiçbir duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, davacıların açtıklarını iddia ettikleri davaların tasfiyeden sonra açıldığını, muaccel ve kesinleşmiş bir alacağı bulunmayan davacıların bu davayı ikame edemeyeceklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 320 nci maddesinin birinci fıkrası,
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4891 E. 2022/2505 K.
Ortak:ihya davası · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön «inceleme duruşması» yapılmadan, «sözlü yargılamaya» geçilmeden, duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, «ihya» için gerekçe gösterilen davanın «şirketin tasfiyesinden» önce ikame edilmesi gerektiğini, oysa davacıların 12.06.2017 tarihinde dava açtıklarını, şirketin tasfiyesinin ise 14.04.2017 tarihinde tamamlandığını, kesinleşmiş ve «muaccel» bir alacağı olmayan davacıların «ihya davası» açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile basit yargılama usulüne tabi davalarda mümkün olan hallerde mahkemenin tarafları davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği, «ihya davalarının» basit yargılama usulüne tabi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin tensip «ara» kararı ile dosya üzerinden karar verilebileceğini «ihtar» ettiği, davacıların İş Mahkemelerindeki dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemelerinde «hukuki yararlarının» bulunduğu, ihyası istenen şirketten «muaccel» bir alacağı olup olmadığının bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davalı «tasfiye memuru» vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile celp olunan «ticaret sicil» dosyasına göre davaya konu «şirketin tasfiyenin» sona erdiği 19.04.2017 tarihi itibari ile «sicilden terkin» edildiği, oysaki davacılar tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılmış dosyaların bulunduğu, bu hali ile tasfiyenin tamamlandığından bahsedilemeceği …
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği anlaşılmakla ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek bulunmadığından ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmamasında» hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmaması yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik g …
Dava, 6102 sayılı TTK Geçici 7. madde uyarınca «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Yukarıda açıklanan nedenle, TTK 547 vd. maddesinde düzenlenen ek «tasfiye» için «şirketin ihyası» istemine ilişkin davada, davanın kabulü nedeniyle TTK 547/2 maddesi gereğince «tasfiye memuru atanmasına» da karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · re'sen terkin · tasfiye memuru atanması
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği anlaşılmakla ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek bulunmadığından ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmamasında» hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmaması yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik g …
Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, 3. kişiler tarafından Geçici 7/15 maddesine istinaden açılan «ihya» davaları, TTK 547. maddesinde düzenlenen ek «tasfiye» niteliğinde olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda TTK 547/2 maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için «tasfiye memuru atanması», keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 3. kişi olup, açılan «ihya» davasında ilk Derece Mahkemesince şirketin ihyasına karar verilmekle birlikte «tasfiye memuru atanmamış», davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince yazılı ve yanılgılı gerekçe ile reddedilmiştir.
-
Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5232 E. 2023/5973 K.
Ortak:sözlü yargılama · şirketin tasfiyesi · ön inceleme duruşması · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön «inceleme duruşması» yapılmadan, «sözlü yargılamaya» geçilmeden, duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, «ihya» için gerekçe gösterilen davanın «şirketin tasfiyesinden» önce ikame edilmesi gerektiğini, oysa davacıların 12.06.2017 tarihinde dava açtıklarını, şirketin tasfiyesinin ise 14.04.2017 tarihinde tamamlandığını, kesinleşmiş ve «muaccel» bir alacağı olmayan davacıların «ihya davası» açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ön «inceleme duruşması» yapılmadan, «sözlü yargılamaya» geçilmeden, hiçbir duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, davacıların açtıklarını iddia ettikleri davaların tasfiyeden sonra açıldığını, «muaccel» ve kesinleşmiş bir alacağı bulunmayan davacıların bu davayı ikame edemeyeceklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile basit yargılama usulüne tabi davalarda mümkün olan hallerde mahkemenin tarafları davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği, «ihya davalarının» basit yargılama usulüne tabi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin tensip «ara» kararı ile dosya üzerinden karar verilebileceğini «ihtar» ettiği, davacıların İş Mahkemelerindeki dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemelerinde «hukuki yararlarının» bulunduğu, ihyası istenen şirketten «muaccel» bir alacağı olup olmadığının bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davalı «tasfiye memuru» vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «mazeretinin» kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme «tahkikat» duruşması yapılarak karar verildiği, «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını, «rücu hakkının» doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin «terkin» ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek «ihya» talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alacağın tahsili amacı ile şirketin ihyasını sağlamak gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için «son» «tasfiye memuru» olan Asaf Şairoğlu'nun atanmasına, kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · mazeret · ek tasfiye işlemleri · hukuki menfaat · rücu hakkı · tahkikat
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «mazeretinin» kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme «tahkikat» duruşması yapılarak karar verildiği, «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını, «rücu hakkının» doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin «terkin» ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek «ihya» talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Somut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan «adil yargılanma hakkı» ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenme hakkının» ihlali niteliğindedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alacağın tahsili amacı ile şirketin ihyasını sağlamak gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için «son» «tasfiye memuru» olan Asaf Şairoğlu'nun atanmasına, kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5083 E. , 2023/6194 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Maksimum Döküm Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nde çalışan müvekkillerinin İş Mahkemelerinde hizmet ve gerçek ücretin tespiti davası açtıklarını, şirket ticaret sicilinden terkin edildiği için İş Mahkemesinin ihya davası açılması hususunda taraflarına mehil verdiğini ileri sürerek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 717680-0 sicilinde kayıtlı Maksimum Döküm Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların kesinleşmiş ve muaccel bir alacağı bulunmadığı için ihya davası açılamayacağını, ihya için gerekçe gösterilen davanın şirketin tasfiyesinden önce ikame edilmesi gerektiğini, oysa davacıların 12.06.2017 tarihinde dava açtıklarını, şirketin tasfiyesinin ise 14.04.2017 tarihinde tamamlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile celp olunan ticaret sicil dosyasına göre davaya konu şirketin tasfiyenin sona erdiği 19.04.2017 tarihi itibari ile sicilden terkin edildiği, oysaki davacılar tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılmış dosyaların bulunduğu, bu hali ile tasfiyenin tamamlandığından bahsedilemeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile ticaret sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Maksimum Döküm Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2017/197 E., Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2017/180 E., Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2017/178 E.
sayılı dosyalarına özgü olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, önceki tasfiye memurunun görevinin aynen devamına, kendisinin şirket yetkilisi olduğu dikkate alınarak ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, ilan masraflarının davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması yapılmadan, sözlü yargılamaya geçilmeden, duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, ihya için gerekçe gösterilen davanın şirketin tasfiyesinden önce ikame edilmesi gerektiğini, oysa davacıların 12.06.2017 tarihinde dava açtıklarını, şirketin tasfiyesinin ise 14.04.2017 tarihinde tamamlandığını, kesinleşmiş ve muaccel bir alacağı olmayan davacıların ihya davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile basit yargılama usulüne tabi davalarda mümkün olan hallerde mahkemenin tarafları davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği, ihya davalarının basit yargılama usulüne tabi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin tensip ara kararı ile dosya üzerinden karar verilebileceğini ihtar ettiği, davacıların İş Mahkemelerindeki dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemelerinde hukuki yararlarının bulunduğu, ihyası istenen şirketten muaccel bir alacağı olup olmadığının bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması yapılmadan, sözlü yargılamaya geçilmeden, hiçbir duruşma açılmadan doğrudan karar verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, davacıların açtıklarını iddia ettikleri davaların tasfiyeden sonra açıldığını, muaccel ve kesinleşmiş bir alacağı bulunmayan davacıların bu davayı ikame edemeyeceklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 320 nci maddesinin birinci fıkrası,
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963360200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz