Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5823 E. 2023/5555 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza inkârı↗ çekin istirdadı↗ faktoring sözleşmesi↗ ciro silsilesi↗ faktoring↗ keşide tarihi↗ ağır kusur↗ finansal kiralama↗ yetkili hamil↗ imza incelemesi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ciranta↗ hırsızlık↗ ba formu↗ lehtar↗ eş rızası↗ ciro↗ hamil↗ istirdat↗ hukuki yarar↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ kusur↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 15.12.2015 tarih, 2014/1379 E. ve 2015/958 K. sayılı kararı ile dava konusu çekin hırsızlık sonucu davacının elinden çıktığı, davacının çekte cirosu olmadığından davalı Faktoring şirketi ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3 üncü kişiden aldığından davacının ilgili çekten dolayı borçlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
(Kapatılan 19. H.D.) Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararıyla davanın 21.11.2014 tarihli çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, imza inkârı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alındığı, şirket yetkilisine atfen kaşe üzerine atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi Mesut Karakuş'un eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiği, çekin hırsızlık sonucu davacının elinden çıkmış olduğu, davacının ilgili çekte cirosunun olmadığı, davalı şirketin ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3. kişiden aldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 21.11.2014 tarihli 12.500,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine ve çekin istirdatına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ve ağır kusuru bulunmadığını, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle iyi niyetli hamil olarak korunması gerektiğini, dava konusu çekin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9 uncu maddesine uygun şekilde teslim alındığını, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekte imza incelemesi yapılmasının sonucu değiştirmeyeceğini, mukayese imzaların olduğu bazı evrakların fotokopi olduğunu, fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olamayacağını, mukayese imzaya esas bazı evrakların çekteki imza tarihine yakın tarihli evraklar olmadığını, Adli Tıp Kurumunun grofoloji bölümünün imza incelemesinde son mercii olarak kabul edilerek bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemeyeceğini, zira iki rapor alındığını ve Mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, 21.11.2014 tarihli ve 12.500,00 TL bedelli, 1147275 numaralı çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararında belirtildiği üzere imza inkârı hususunda yapılacak incelemenin teknik bir inceleme olduğu, keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek imza incelemesi yaptırılarak rapor alınıp bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmişse de gerek Adli Tıp Raporunda gerekse diğer 17.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda üzerinde imza incelemesi yapılan çekin dava konusu olmayan 09.09.2014 tarihli, 7.231,68 TL bedelli ve 0359500 numaralı çek olduğu görülmüştür. Bu durumda Mahkemece, dava konusu 21.11.2014 tarihli ve 12.500 TL bedelli, 1147275 numaralı çek üzerinde 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı bozma ilamında belirtildiği şekilde imza incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Davanın reddi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4546 E. 2022/389 K.
Ortak:ciranta · çek
İncelediğiniz karardaH.D.) Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararıyla davanın 21.11.2014 tarihli çekteki «lehtar» «ciranta» imzasının sahte olması nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin olduğu, imza inkârı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup keşide tarihinden önceki ve «keşide tarihine» yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun «imza incelemesi» yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu «çek» üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alındığı, şirket yetkilisine atfen kaşe üzerine atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi Mesut Karakuş'un eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiği, çekin «hırsızlık» sonucu davacının elinden çıkmış olduğu, davacının ilgili çekte cirosunun olmadığı, davalı şirketin ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3. kişiden aldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 21.11.2014 tarihli 12.500,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine ve «çekin istirdatına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekteki «lehtar» «ciranta» imzasının sahte olup olmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; takibe konu 30/10/2013 tarih ve 25.000,00 TL bedelli çekte davacıyı borçlandırır şekilde «aval» imzası veya «ciranta» olmadığı, 30/11/2013 tarihli 66.656,00 TL bedelli çekteki aval veren imzasının davacıya ait olmadığı ve dolayısıyla bu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüyle söz konusu çekler ve icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 25.000,00 TL bedelli «çek» için İİK. md.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aval · istinaf başvurusunun reddi · münhasırlık · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu kararda72 uyarınca «kötü niyet tazminat» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; takibe konu 30/10/2013 tarih ve 25.000,00 TL bedelli çekte davacıyı borçlandırır şekilde «aval» imzası veya «ciranta» olmadığı, 30/11/2013 tarihli 66.656,00 TL bedelli çekteki aval veren imzasının davacıya ait olmadığı ve dolayısıyla bu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüyle söz konusu çekler ve icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 25.000,00 TL bedelli «çek» için İİK. md.
Başka bir anlatımla, yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde ve bu hale «münhasır» olarak başvurunun esastan reddine karar verilmesi gereklidir.
353/1-b-1 kapsamında «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5235 E. 2022/7259 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu karardaKararı, «temlik» alan vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «temlik» alan davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5823 E. , 2023/5555 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket merkezinden çalınan çeklerden biri olan davaya konu çekin davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini, çekteki ciro imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin söz konusu çekin haklı ve yetkili hamili sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine ve çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu ENR Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, takibe konu edilen çek alacak bildirim formu ile işbu şirketten teslim alındığını, davacının davayı ikame etmekte hukuki yararının bulunmadığını davacının, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını ve yeni hamilin kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 15.12.2015 tarih, 2014/1379 E. ve 2015/958 K. sayılı kararı ile dava konusu çekin hırsızlık sonucu davacının elinden çıktığı, davacının çekte cirosu olmadığından davalı Faktoring şirketi ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3 üncü kişiden aldığından davacının ilgili çekten dolayı borçlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
(Kapatılan 19. H.D.) Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararıyla davanın 21.11.2014 tarihli çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, imza inkârı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alındığı, şirket yetkilisine atfen kaşe üzerine atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi Mesut Karakuş'un eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiği, çekin hırsızlık sonucu davacının elinden çıkmış olduğu, davacının ilgili çekte cirosunun olmadığı, davalı şirketin ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3. kişiden aldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 21.11.2014 tarihli 12.500,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine ve çekin istirdatına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ve ağır kusuru bulunmadığını, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle iyi niyetli hamil olarak korunması gerektiğini, dava konusu çekin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9 uncu maddesine uygun şekilde teslim alındığını, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekte imza incelemesi yapılmasının sonucu değiştirmeyeceğini, mukayese imzaların olduğu bazı evrakların fotokopi olduğunu, fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olamayacağını, mukayese imzaya esas bazı evrakların çekteki imza tarihine yakın tarihli evraklar olmadığını, Adli Tıp Kurumunun grofoloji bölümünün imza incelemesinde son mercii olarak kabul edilerek bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemeyeceğini, zira iki rapor alındığını ve Mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, 21.11.2014 tarihli ve 12.500,00 TL bedelli, 1147275 numaralı çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararında belirtildiği üzere imza inkârı hususunda yapılacak incelemenin teknik bir inceleme olduğu, keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek imza incelemesi yaptırılarak rapor alınıp bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmişse de gerek Adli Tıp Raporunda gerekse diğer 17.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda üzerinde imza incelemesi yapılan çekin dava konusu olmayan 09.09.2014 tarihli, 7.231,68 TL bedelli ve 0359500 numaralı çek olduğu görülmüştür. Bu durumda Mahkemece, dava konusu 21.11.2014 tarihli ve 12.500 TL bedelli, 1147275 numaralı çek üzerinde 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı bozma ilamında belirtildiği şekilde imza incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963268100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz