YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6028 E. 2023/5785 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; esas ve ayırt edici unsuru ''bulut'' ibaresi olan bir çok markasının tescilli olduğunu, davalıya ait ''bulutfon'' markasının müvekkil şirketin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu nedenle başvurunun tüm hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci bendinin (a), (c), (d) fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markasının ''bulut'' ibaresi yanında ''fon'' ibaresini de içerdiğini, markanın kendine has yazı stili ve renk kombinasyonu içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2015 tarih, 2022/24 E. ve 2022/64 K. sayılı kararıyla; dava konusu 2013/74713 numaralı bulutfon+şekil ibareli markadaki “fon” kelimesi için sözlükte “telefon” kelimesinin kısaltması şeklinde bir tanımlama yer almıyor ise de, markanın sonundaki “fon” ibaresinin “telefon” kelimesinin son hecesine atfen ve bir tür kısaltma olarak kullanılmış olabileceği yönünde bir algı oluştuğu, markadaki “bulut” kelimesinin ise, gerek Türkiye’de gerekse Dünya'da (kelimenin İngilizce karşılığı “cloud” olarak) bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerinde "bulut teknolojisi”ni ifade etmek üzere yaygın kullanımı olan tanımlayıcı bir ibare olduğu, "bulut” ibaresinin söz konusu anlamı ve ilgili sektörde yaygın kullanımı göz önüne alındığında, bilişim sektörüne ait mallar/hizmetler bakımından “bulut” kelimesinin tek başına ayırt edicilikten yoksun olduğunun kabulünün gerektiği, 09/02,03, 09/02,03. sınıf malların satışa sunulacağı 35/06. sınıf mağazacılık hizmetleri, 38/02 ve 42/02. sınıf mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aykırılık bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu, çekişmeli diğer mal ve hizmetler bakımından ise; davacı markalarındaki BULUT kelimesi ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olup, davacı markalarında esaslı unsur konumundaki bu ibarenin davalı markasının başlangıç kısmında ve aynen yer alması nedeniyle markaların iltibasa sebep olacak kadar benzer olduğunun, davalı başvurusuna getirilen farklı eklentilerin bu benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığının, 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü anlamında bir tescil engeli bulunduğunun ve YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli 2013/74713 sayılı BULUTFON + ŞEKİL ibareli markanın tescilli olduğu 09, 35, 38, 42 sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2017 tarih, .... sayılı kararıyla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b.1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.12.2021 tarih, 2020/6878 E. ve 2021/6952 K. sayılı kararıyla, "mahkemece, davacının tescilli markaları Bulut Merkezi, Bulut Sistemleri, Bulut Teknolojileri, Bulut Türkiye, İş Ortağım Kırmızı Bulut, Kırmızı Bulut, Şirketim Bulutta, V-Bulut, BuluTr ile davalının "BULUTFON+şekil" markası karşılaştırılmış ise de; esasen davacının söz konusu markalarında "Bulut" ibaresinin tasvir edici nitelikte olduğu, bu nedenle tescil ve başvuru konusu mal ve hizmetlerde tek başına herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, "Bulut" kelimesinin davacının yahut bir başkasının tekeline bırakılamayacağı, davalının markasının ise BULUT ve FON kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş davacı markalarından ayırt ediciliği bulunan 656 sayılı KHK'nın 7/1-c. maddesi anlamında vasıf bildirilen bir işaret olmadığı bir ve ayrıca şekil unsurunun da bulunduğu, markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin önem arz ettiği ve bölünerek asıl unsur- yan unsur ayrımına gidilemeyeceği, markanın tescil edilmiş şekliyle kullanımının davacı markalarıyla karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yapılan hatalı değerlendirmeler sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı markası ile müvekkiline ait markanın ayırt edilemez derecede benzer olduğu, müvekkili adına tescilli markaların devamı, seri markası olarak anlaşılabilme ihtimalinin yüksek olduğu, markaların görsel, işitsel ve biçimsel olarak aynı olduğu, müvekkilinin ''bulut'' ibaresi taşıyan markalarının tanıtımları için çok fazla ve yoğun reklam ve tanıtım harcamaları yaptığı, bu nedenle ''bulutfon'' ibaresi taşıyan markayı gören tüketicilerin akıllarına müvekkilin markası olan "vodafone''un geleceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6878 E. 2021/6952 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… i “fon” kelimesi için sözlükte “telefon” kelimesinin kısaltması şeklinde bir tanımlama yer almıyor ise de, markanın sonundaki “fon” ibaresinin “telefon” kelimesinin «son» hecesine atfen ve bir tür kısaltma olarak kullanılmış olabileceği yönünde bir algı oluştuğu, markadaki “bulut” kelimesinin ise, gerek Türkiye’de gerekse Dünya'da (kelimenin İngilizce karşılığı “cloud” olarak) bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerinde "bulut teknolojisi”ni ifade etmek üzere yaygın kullanımı olan tanımlayıcı bir ibare olduğu, "bulut” ibaresinin söz konusu anlamı ve ilgili sektörde yaygın kullanımı göz önüne alındığında, bilişim sektörüne ait mallar/hizmetler bakımından “bulut” kelimesinin tek başına «ayırt edicilikten» yoksun olduğunun kabulünün gerektiği, 09/02,03, 09/02,03. sınıf malların satışa sunulacağı 35/06. sınıf mağazacılık hizmetleri, 38/02 ve 42/02. sınıf mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aykırılık bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu, çekişmeli diğer mal ve hizmetler bakımından ise; davacı markalarındaki BULUT kelimesi ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olup, davacı markalarında esaslı unsur konumundaki bu ibarenin davalı markasının başlangıç kısmında ve aynen yer alması nedeniyle markaların «iltibasa» sebep olacak kadar benzer olduğunun, davalı başvurusuna getirilen farklı eklentilerin bu benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığının, 556 sayılı KHK'nın 8 nci …
… n davacının söz konusu markalarında "Bulut" ibaresinin tasvir edici nitelikte olduğu, bu nedenle tescil ve başvuru konusu mal ve hizmetlerde tek başına herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, "Bulut" kelimesinin davacının yahut bir başkasının tekeline bırakılamayacağı, davalının markasının ise BULUT ve FON kelimelerinin birleşmesiyle oluşmu …
Benzer bu kararda… i “fon” kelimesi için sözlükte “telefon” kelimesinin kısaltması şeklinde bir tanımlama yer almıyor ise de, markanın sonundaki “fon” ibaresinin “telefon” kelimesinin «son» hecesine atfen ve bir tür kısaltma olarak kullanılmış olabileceği yönünde bir algı oluştuğu, markadaki “...” kelimesinin ise, gerek Türkiye’de gerekse Dünya'da (kelimenin İngilizce karşılığı “cloud” olarak) bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerinde "... teknolojisi”ni ifade etmek üzere yaygın kullanımı olan tanımlayıcı bir ibare olduğu, "...” ibaresinin söz konusu anlamı ve ilgili sektörde yaygın kullanımı göz önüne alındığında, bilişim sektörüne ait mallar/hizmetler bakımından “...” kelimesinin tek başına «ayırt edicilikten» yoksun olduğunun kabulünün gerektiği, 09/02,03, 09/02,03. sınıf malların satışa sunulacağı 35/06. sınıf mağazacılık hizmetleri, 38/02 ve 42/02. sınıf mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesine aykırılık bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu, çekişmeli diğer mal ve hizmetler bakımından ise; davacı markalarındaki ... kelimesi ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olup, davacı markalarında esaslı unsur konumundaki bu ibarenin davalı markasının başlangıç kısmında ve aynen yer alması nedeniyle markaların «iltibasa» sebep olacak kadar benzer olduğunun, davalı başvurusuna getirilen farklı eklentilerin bu benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığının, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b …
… hizmetler yönünden 556 sayılı KHK 7/1-c maddesine aykırı olduğu, diğer sınıflar yönünden ise davacının tescilli markaları ile 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» yarattığı gerekçesiyle tescil engeli bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
… sen davacının söz konusu markalarında "..." ibaresinin tasvir edici nitelikte olduğu, bu nedenle tescil ve başvuru konusu mal ve hizmetlerde tek başına herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, "..." kelimesinin davacının yahut bir başkasının tekeline bırakılamayacağı, davalının markasının ise ... ve... kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş dav …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5841 E. 2024/2285 K.
Ortak:taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… i “fon” kelimesi için sözlükte “telefon” kelimesinin kısaltması şeklinde bir tanımlama yer almıyor ise de, markanın sonundaki “fon” ibaresinin “telefon” kelimesinin «son» hecesine atfen ve bir tür kısaltma olarak kullanılmış olabileceği yönünde bir algı oluştuğu, markadaki “bulut” kelimesinin ise, gerek Türkiye’de gerekse Dünya'da (kelimenin İngilizce karşılığı “cloud” olarak) bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerinde "bulut teknolojisi”ni ifade etmek üzere yaygın kullanımı olan tanımlayıcı bir ibare olduğu, "bulut” ibaresinin söz konusu anlamı ve ilgili sektörde yaygın kullanımı göz önüne alındığında, bilişim sektörüne ait mallar/hizmetler bakımından “bulut” kelimesinin tek başına «ayırt edicilikten» yoksun olduğunun kabulünün gerektiği, 09/02,03, 09/02,03. sınıf malların satışa sunulacağı 35/06. sınıf mağazacılık hizmetleri, 38/02 ve 42/02. sınıf mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aykırılık bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu, çekişmeli diğer mal ve hizmetler bakımından ise; davacı markalarındaki BULUT kelimesi ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olup, davacı markalarında esaslı unsur konumundaki bu ibarenin davalı markasının başlangıç kısmında ve aynen yer alması nedeniyle markaların «iltibasa» sebep olacak kadar benzer olduğunun, davalı başvurusuna getirilen farklı eklentilerin bu benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığının, 556 sayılı KHK'nın 8 nci …
… n davacının söz konusu markalarında "Bulut" ibaresinin tasvir edici nitelikte olduğu, bu nedenle tescil ve başvuru konusu mal ve hizmetlerde tek başına herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, "Bulut" kelimesinin davacının yahut bir başkasının tekeline bırakılamayacağı, davalının markasının ise BULUT ve FON kelimelerinin birleşmesiyle oluşmu …
… ların devamı, seri markası olarak anlaşılabilme ihtimalinin yüksek olduğu, markaların görsel, işitsel ve biçimsel olarak aynı olduğu, müvekkilinin ''bulut'' ibaresi «taşıyan» markalarının tanıtımları için çok fazla ve yoğun reklam ve tanıtım harcamaları yaptığı, bu nedenle ''bulutfon'' ibaresi taşıyan markayı gören tüketicilerin akıllar …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, "bulut" ibaresini «taşıyan» markalarıyla dava konusu başvuru arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu ileri sürülmüş ise de taraf markalarında ortak olarak yer alan "bulut" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu gözetildiğinde, bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliği …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 Ocak 1985 tarihinde İngiltere’nin ilk GSM operatörü olarak kurulduğunu, uzun yıllardır Türkiye «dahil» dünyanın 5 kıtasında 32 ülkede faaliyet gösterdiğini, davalı Şirketin 2016/23662 sayılı "Tek Bulut" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından adına tescilli "bulut" ibareli markalarla dava konusu başvuru arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli yapıldığı, ayrıca 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 'nın 7 nci mad …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» tehlikesi olmadığı gibi dava konusu başvuru yönünden 556 sayılı KHK'nın 7'nci maddesinin birinci fıkrasının ( a,c,d) bendi maddeleri kapsamında bir tescil engelinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · ortalama tüketici · terkin · dahili dava
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2020/6878 E.,2021/6952 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gözetilerek davacının istinaf itirazları yerinde görülmediği, yine «kötü niyet» iddiası da ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 9. sınıftaki malları ile 38. sınıftaki "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri «dahil»)." yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c ve d maddesi anlamında tescil engelinin bulunduğu, diğer mal ve mallar yönünden ise herhangi bir tescil engelinin olmadığı göz …
… e özetle; “tek bulut” ibaresinin tanımlayıcılık açısından 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin 1-(a, c ve d) bentlerince tescile uygun olduğunu, "tek bulut" ibaresi «ortalama tüketici» nezdinde bir bütün olarak ele alınacak olup "tek" ve "bulut" kelimeleri bir araya gelerek gerçek manalarını «terk» etmiş, yeni ve akılda kalıcı bir mana kazanmış olduğundan gerek tescil edilmek istendiği sınıflardaki mal ve hizmetler açısından gerekse ilgili tüketici kitlesi aç …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 Ocak 1985 tarihinde İngiltere’nin ilk GSM operatörü olarak kurulduğunu, uzun yıllardır Türkiye «dahil» dünyanın 5 kıtasında 32 ülkede faaliyet gösterdiğini, davalı Şirketin 2016/23662 sayılı "Tek Bulut" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından adına tescilli "bulut" ibareli markalarla dava konusu başvuru arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli yapıldığı, ayrıca 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 'nın 7 nci mad …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7261 E. 2024/3434 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… i “fon” kelimesi için sözlükte “telefon” kelimesinin kısaltması şeklinde bir tanımlama yer almıyor ise de, markanın sonundaki “fon” ibaresinin “telefon” kelimesinin «son» hecesine atfen ve bir tür kısaltma olarak kullanılmış olabileceği yönünde bir algı oluştuğu, markadaki “bulut” kelimesinin ise, gerek Türkiye’de gerekse Dünya'da (kelimenin İngilizce karşılığı “cloud” olarak) bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerinde "bulut teknolojisi”ni ifade etmek üzere yaygın kullanımı olan tanımlayıcı bir ibare olduğu, "bulut” ibaresinin söz konusu anlamı ve ilgili sektörde yaygın kullanımı göz önüne alındığında, bilişim sektörüne ait mallar/hizmetler bakımından “bulut” kelimesinin tek başına «ayırt edicilikten» yoksun olduğunun kabulünün gerektiği, 09/02,03, 09/02,03. sınıf malların satışa sunulacağı 35/06. sınıf mağazacılık hizmetleri, 38/02 ve 42/02. sınıf mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aykırılık bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu, çekişmeli diğer mal ve hizmetler bakımından ise; davacı markalarındaki BULUT kelimesi ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olup, davacı markalarında esaslı unsur konumundaki bu ibarenin davalı markasının başlangıç kısmında ve aynen yer alması nedeniyle markaların «iltibasa» sebep olacak kadar benzer olduğunun, davalı başvurusuna getirilen farklı eklentilerin bu benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığının, 556 sayılı KHK'nın 8 nci …
… n davacının söz konusu markalarında "Bulut" ibaresinin tasvir edici nitelikte olduğu, bu nedenle tescil ve başvuru konusu mal ve hizmetlerde tek başına herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, "Bulut" kelimesinin davacının yahut bir başkasının tekeline bırakılamayacağı, davalının markasının ise BULUT ve FON kelimelerinin birleşmesiyle oluşmu …
Benzer bu kararda… l+bulutŞirket" ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru ibaresindeki şekil unsurunun davacı markalarından benzerlik yönünden uzaklaşmasını da sağladığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "şekil+bulutŞirket" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, «kötüniyet» iddiasının kanıtlanamadığı, başvuru 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince soyut «ayırt ediciliği» sağladığından bu bent yönünden dava konusu mal ve hizmetler bakımından reddinin mümkün olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) …
… çesinde özetle; dava konusu marka ile davacı şirketin bilimum markaları arasında benzerlik olmadığı, ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi itibarıyla karıştırılma/«iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, bütünsellik ilkesi çerçevesinde dava konusu marka başvurusunun birleşik kelimeden oluşan marka olması ve Yargıtay kararları uyarınca ayırt edici olarak kabul edilmesi gerektiği, bir bütün olarak ele alınan markaların, genel tabirlerden ayrı, yeni bir anlama büründüğü, bu kapsamda birleşik bir kelime olan "BULUTŞİRKET" ifadesinin «ayırt edicilik» kazandığı, Bölge Adliye Mahkemesinin söz konusu durumu göz ardı ederek verdiği kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, "BULUT" sözcüğünün teknoloji ve bilişim a …
… mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasının «iltibasa» neden olacağını, başvurunun müvekkilinin “bulut” ibareli seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak faydalanacağını, ayrıca dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri uyarınca tescil başvurusu yapılan sınıflarda tanımlayıcı ibarelerden oluşması nedeniyle tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun «kötüniyetli» olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK’nın 18.01.2018 tarih ve 2018-M-278 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · sicilden terkin · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyıcı · ortalama tüketici · terkin · kötüniyet · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… ukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tescil engelinin bulunduğundan hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… l+bulutŞirket" ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru ibaresindeki şekil unsurunun davacı markalarından benzerlik yönünden uzaklaşmasını da sağladığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "şekil+bulutŞirket" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, «kötüniyet» iddiasının kanıtlanamadığı, başvuru 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince soyut «ayırt ediciliği» sağladığından bu bent yönünden dava konusu mal ve hizmetler bakımından reddinin mümkün olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) …
… en veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaların «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren markaların tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "BULUT" kelimesinin, bilişim alanında verilerin internet üzerindeki farklı bilgisayarlarda depolanabildiği ve bu verilere yine internet üzerinden kurulum gerektirmeden erişimin sağlanabildiği hizmetin adı olup, bu anlamı itibariyle başvuru kapsamında yer alan 9. sınıftaki "Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6028 E. , 2023/5785 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; esas ve ayırt edici unsuru ''bulut'' ibaresi olan bir çok markasının tescilli olduğunu, davalıya ait ''bulutfon'' markasının müvekkil şirketin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu nedenle başvurunun tüm hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci bendinin (a), (c), (d) fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markasının ''bulut'' ibaresi yanında ''fon'' ibaresini de içerdiğini, markanın kendine has yazı stili ve renk kombinasyonu içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2015 tarih, 2022/24 E. ve 2022/64 K. sayılı kararıyla; dava konusu 2013/74713 numaralı bulutfon+şekil ibareli markadaki “fon” kelimesi için sözlükte “telefon” kelimesinin kısaltması şeklinde bir tanımlama yer almıyor ise de, markanın sonundaki “fon” ibaresinin “telefon” kelimesinin son hecesine atfen ve bir tür kısaltma olarak kullanılmış olabileceği yönünde bir algı oluştuğu, markadaki “bulut” kelimesinin ise, gerek Türkiye’de gerekse Dünya'da (kelimenin İngilizce karşılığı “cloud” olarak) bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerinde "bulut teknolojisi”ni ifade etmek üzere yaygın kullanımı olan tanımlayıcı bir ibare olduğu, "bulut” ibaresinin söz konusu anlamı ve ilgili sektörde yaygın kullanımı göz önüne alındığında, bilişim sektörüne ait mallar/hizmetler bakımından “bulut” kelimesinin tek başına ayırt edicilikten yoksun olduğunun kabulünün gerektiği, 09/02,03, 09/02,03.
sınıf malların satışa sunulacağı 35/06. sınıf mağazacılık hizmetleri, 38/02 ve 42/02. sınıf mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aykırılık bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu, çekişmeli diğer mal ve hizmetler bakımından ise; davacı markalarındaki BULUT kelimesi ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olup, davacı markalarında esaslı unsur konumundaki bu ibarenin davalı markasının başlangıç kısmında ve aynen yer alması nedeniyle markaların iltibasa sebep olacak kadar benzer olduğunun, davalı başvurusuna getirilen farklı eklentilerin bu benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığının, 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü anlamında bir tescil engeli bulunduğunun ve YİDK kararının iptal koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli 2013/74713 sayılı BULUTFON + ŞEKİL ibareli markanın tescilli olduğu 09, 35, 38, 42 sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2017 tarih, .... sayılı kararıyla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b.1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.12.2021 tarih, 2020/6878 E. ve 2021/6952 K. sayılı kararıyla, "mahkemece, davacının tescilli markaları Bulut Merkezi, Bulut Sistemleri, Bulut Teknolojileri, Bulut Türkiye, İş Ortağım Kırmızı Bulut, Kırmızı Bulut, Şirketim Bulutta, V-Bulut, BuluTr ile davalının "BULUTFON+şekil" markası karşılaştırılmış ise de; esasen davacının söz konusu markalarında "Bulut" ibaresinin tasvir edici nitelikte olduğu, bu nedenle tescil ve başvuru konusu mal ve hizmetlerde tek başına herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, "Bulut" kelimesinin davacının yahut bir başkasının tekeline bırakılamayacağı, davalının markasının ise BULUT ve FON kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş davacı markalarından ayırt ediciliği bulunan 656 sayılı KHK'nın 7/1-c.
maddesi anlamında vasıf bildirilen bir işaret olmadığı bir ve ayrıca şekil unsurunun da bulunduğu, markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin önem arz ettiği ve bölünerek asıl unsur- yan unsur ayrımına gidilemeyeceği, markanın tescil edilmiş şekliyle kullanımının davacı markalarıyla karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yapılan hatalı değerlendirmeler sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı markası ile müvekkiline ait markanın ayırt edilemez derecede benzer olduğu, müvekkili adına tescilli markaların devamı, seri markası olarak anlaşılabilme ihtimalinin yüksek olduğu, markaların görsel, işitsel ve biçimsel olarak aynı olduğu, müvekkilinin ''bulut'' ibaresi taşıyan markalarının tanıtımları için çok fazla ve yoğun reklam ve tanıtım harcamaları yaptığı, bu nedenle ''bulutfon'' ibaresi taşıyan markayı gören tüketicilerin akıllarına müvekkilin markası olan "vodafone''un geleceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963210700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz