6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası - hukuki yarar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1874 E. 2022/1342 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine terkin tarihinden önce başlatılmış ve terkin sırasında henüz sonuçlanmamış bir icra takibi veya derdest bir dava bulunuyorsa, bu takip/davanın sonlandırılabilmesi amacıyla şirketin TTK 547 uyarınca ek tasfiye için yeniden tescili (ihyası) talep edilebilir; bu durumda talep edende hukuki yarar bulunduğu kabul edilir. İhya davasında borcun varlığı veya miktarına ilişkin itirazlar, ihya davasının konusunu oluşturmaz; bu hususlar ilgili alacak/itirazın iptali davasında incelenir.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davacının şirket alacaklısı olmadığını, borcun bulunmadığını, sözde alacakların takas-mahsup yoluyla ödendiğini, tasfiyenin usulünce tamamlandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret sicil kaydına göre şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte terkin edilmiş olduğu, ancak terkin tarihinden önce şirket aleyhine icra takibi başlatılıp takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığı ve bu davanın halen derdest olduğu anlaşılmakla, terkin tarihinden evvel açılan icra takibi ve itirazın iptali davasının sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunmaktadır. Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri esasen borcun bulunmadığına ilişkin olup, borcun varlığı ve miktarı itirazın iptali davasında incelenecek bir husus olup eldeki davanın konusunu oluşturmamaktadır. Ek tasfiye koşulları gerçekleştiğinden şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilen şirket aleyhine terkin öncesi başlamış derdest icra takibi/dava bulunmasının, TTK 547 kapsamında ihya talebinde hukuki yarar oluşturduğuna ve borç itirazlarının ihya davasının konusu olmadığına ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası hukuki yarar pasif husumet tüzel kişiliğin yeniden tescili tasfiye memuru atanması

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1874

KARAR NO 2022/1342

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/06/2022

NUMARASI 2021/831Esas - 2022/505 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkil şirketin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ihyası talep edilen borçlu şirket aleyhine fatura alacağından kaynaklı takip başlatıldığını, bu takibe borçlunun borcu olmadığına dair itiraz dilekçesi sunduğu, arabuluculuk faaliyetinin de sonuçsuz kalması nedeniyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/490 esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davasının ikame edildiği, ikame edilen itirazın iptali davasında borçlu şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine ilgili Mahkemenin de ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğinden bahisle ilgili şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğu, mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin taraflarına yüklenemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı Tasfiye Memuru ... vekili; sicilden terkin edilen şirket hakkında dava açılamayacağını, tüzel kişiliği bulunmayan şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davacı yanın ihya davası açmaya hakkı olmadığını, zira davacının şirket alacaklısı sıfatına sahip olmadığını, şirketin tasfiyesi usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğinden bahisle davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı şirketin TTK md. 547'de sayılan kişilerden olmaması, özellikle şirket alacaklısı sıfatını taşımamasından ötürü aktif dava ehliyeti bulunmaması ve ...'ın ek tasfiyesini istemekte hukuki menfaati bulunmaması sebepleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İstanbul 18. ATM'nin 2021/490 Esas sayılı dava dosyasında, davacı tarafından davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan; itirazın iptali istemine ilişkin davada davacı vekiline şirket yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, şirket 471.570,74-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, incelenen dosyalar kapsamına göre; sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ... Ltd. Şti. aleyhine açılmış derdest dava ve icra takibi bulunduğu anlaşıldığı,davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; davanın kabulü ile ... Ltd. Şti.'nin sicil kaydının yeniden ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, şirketin tasfiye edilip ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından bu davalı yönünden açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; davacının 26.04.2021 tarihinde icra takibi başlattığı, sözde borca dayanak belgelerin kendisi tarafından düzenlenmiş faturalar olduğunu, davacının şirket alacaklısı olmadığını, şirketin tasfiyesinin usulünce gerçekleştirildiğini, davacının tasfiye memuru, yönetim kurulu üyesi, pay sahibi olmadığını şirketin davacıya ödenmeyen bir borcu olmadığını, birbirinden olan alacaklarını cari ilişki çerçevesinde takas- mahsup yoluyla ödendiğinden şirketin tasfiyesinin kapatıldığını, sözde alacakların kabulü mümkün olmadığından kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 25.06.2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, terkin edilen şirket hakkında 26.4.2021 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılıp takibe itiraz üzerine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/490 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, davanın halen derdest bulunduğu anlaşılmakla, terkin tarihinden evvel açılan icra takibi ve itirazın iptali davasının sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri esasen borcun olmadığına ilişkin olup, borcun varsa miktarı itirazın iptali davasında incelenecek olup, eldeki bu davanın konusunu teşkil etmemektedir.

Ek tasfiye koşulları gerçekleştiğinden şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasında isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/96184 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.