Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3660 E. 2023/4841 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aleyhe delil↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ eft↗ delil niteliği↗ tasdik kararı↗ ticari defter↗ havale↗ fatura↗ çek↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan alacaklı olduğunu ispatlayıp ispatlayamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 82 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11192 E. 2018/6015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3660 E. , 2023/4841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2012/311 Esas, 2015/489 Karar
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalılar vekilleri
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalıların dava dışı Belediyeden iş ortaklığı şeklinde arıtma tesisatı işi aldığını, müvekkilinin de davalı şirketlere hazır beton ve kum satıp nakliye hizmeti verdiğini, davalıların borçlarına karşılık iş ortaklığı adına tanzim ettikleri çek ve bonodan tahsilat yapılamadığını, müvekkilinin hazır beton, kum ve nakliye hizmetine ilişkin düzenlediği faturaların taraf kayıtlarında mevcut olduğunu, 83.950,00 TL'nin müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Doğdu İnşaat Tic. Ltd. Şti. vekili, söz konusu inşaatın beton işlerini Boran İnşaat Mak. Loj. San. ve Tic. A.Ş.’nin yürüttüğünü, faturaların bu firma adına düzenlendiğini ve ödemelerin yine bu firma tarafından yapıldığını, davacının alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Bor-An İnş. A.Ş. vekili, davacının alacaklarının tümünün ödendiğini savunarak reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen 27.08.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki kayıt farklarının ödemelerden kaynaklandığı, davacının aleyhine delil niteliğindeki defterlerindeki 1.805.030,87 TL'lik toplam tahsilat miktarı 1.794.979,45 TL'den fazla olduğundan toplam ödeme miktarının 1.805.030,87 TL olduğunun kabul edildiği, davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan 83.949,16 TL bakiye alacaklı olduğu, her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olan fatura toplamının 1.888.980,03 TL, davacı defterlerindeki toplam ödeme miktarı ise 1.805.030,87 TL olmak üzere, davacının bakiye alacağının 83.949,16 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 01.11.2017 tarihli ve 2016/3492 E., 2017/6001 K. sayılı kararıyla Mahkemece itibar edilen 27.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere her iki taraf defterinin de usulüne uygun olmaması nedeniyle lehlerine delil olmamasına, her iki taraf defterlerinde de kayıtlı fatura tutarının 1.888.980,03 TL olmasına, davalı yan defterlerindeki ödeme miktarı 2.088.862,20 TL olmakla beraber defterlerin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle bu ödeme miktarının hükme esas alınmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davalı Doğdu İnş. Ltd. Şti. vekili, bilirkişi raporunun taraflar arasındaki ticari ilişkiyi doğru şekilde ortaya koyamadığını, onama ilamına "...her iki taraf defterlerinin de usulüne uygun olmaması nedeniyle lehlerine delil olmamasına" şeklinde ekleme yapılmış ise de müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, kapanış tasdiklerinin yaptırıldığını, bu hususun bilirkişi raporunun içeriğinde belirtildiğini, davacı ile davalılar arasındaki ticari ilişkide 2007-2009 yılları arasında gerek alt taşeron Boran İnş. Mak. San. A.Ş.’ ye gerekse iş ortaklığına keşide edilen tüm fatura bedellerinin anılan şirketler tarafından çek ve havale/EFT ile ödendiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.BOR-AN İnş. A.Ş. vekili, davalı Doğdu İnş. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin bulunmasına ve davacı tarafın defterlerinin kapanış tasdikleri olmamasına rağmen iddiasını başka delillerle de ispatlayamayan davacı şirketin ticari defterlerinin karara esas alınmasının hatalı olduğunu, davalı defterlerinde, davacının alacağının 449,16 TL olduğu sabitken davacının usule uygun olmayan defterleri esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, envanter defterinin sunulmamış olmasının davalı Doğdu İnş. Ltd. Şti.'nin usulüne uygun tutulmuş yevmiye defterinin ispat kuvvetini kaldırmayacağını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 82 nci ve devamı maddelerinde düzenlenen ticari defterlerin ispat kuvvetine ilişkin hükümler nazara alındığında davacının alacağını ispat edemediğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan alacaklı olduğunu ispatlayıp ispatlayamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 82 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 487,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/958346000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz