Hakem kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3347 E. 2023/4366 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkime elverişlilik↗ milletlerarası tahkim↗ tahkim sözleşmesi↗ alım taahhüdü↗ tek satıcılık sözleşmesi↗ hakem kararının iptali↗ tek satıcılık↗ tahkim şartı↗ tahkim↗ satış sözleşmesi↗ münhasırlık↗ hakem kararı↗ satım sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ protokol↗ taahhütname↗ harç↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4686 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un hakem kararlarının iptaline ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1593 E. 2016/2463 K.
Ortak:hakem kararının iptali · tahkim şartı · tahkim · hakem kararı · protokol · Hakem kararının iptali
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «hakem kararının iptali» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un «hakem kararlarının iptaline» ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
Mahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı hakem kararı · yabancılık unsuru · itirazın iptali davası · tanıma · iptal davası · tenfiz · görevsizlik kararı · taşıyan
Benzer bu kararda… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
Mahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Dava, «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği üzere, davada, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesine dayanılarak, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7420 E. 2016/8731 K.
Ortak:hakem kararının iptali · tahkim şartı · tahkim · hakem kararı · Hakem kararının iptali
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «hakem kararının iptali» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un «hakem kararlarının iptaline» ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, «hakem kararının iptali» istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un .... fıkrasının .... bendinde, ''.../.../2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve .../.../2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara...'' asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasal düzenleme uyarınca somut uyuşmazlığın çözümünün mahkemenin g …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «derdestlik» itirazına konu dava dosyalarının taraflarının farklı olduğu iki davadan birinin «itirazın iptali davası» olmakla dava konusunun da eldeki davayla aynı olmadığı, bu haliyle derdestlik itirazının reddi gerektiği, davacının dava konusu ........2013 tarihli «hakem» sözleşmesinde taraf olmadığı bu haliyle davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı hakem kararı · aktif husumet ehliyeti · itirazın iptali davası · tanıma · aktif husumet · husumet ehliyeti · derdestlik · iptal davası
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, «hakem kararının iptali» istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un .... fıkrasının .... bendinde, ''.../.../2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve .../.../2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara...'' asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasal düzenleme uyarınca somut uyuşmazlığın çözümünün mahkemenin g …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «derdestlik» itirazına konu dava dosyalarının taraflarının farklı olduğu iki davadan birinin «itirazın iptali davası» olmakla dava konusunun da eldeki davayla aynı olmadığı, bu haliyle derdestlik itirazının reddi gerektiği, davacının dava konusu ........2013 tarihli «hakem» sözleşmesinde taraf olmadığı bu haliyle davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/148 E. 2016/708 K.
Ortak:tahkim şartı · tahkim · hakem kararı · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «hakem kararının iptali» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un «hakem kararlarının iptaline» ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
1-) Dava, «hakem» kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı hakem kararı · itirazın iptali davası · tanıma · dava şartı yokluğu · iptal davası · tenfiz · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının yabancı şirket olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun'a tabi bulunduğu, anılan Kanun'un 3. maddesi uyarınca davalının Türkiye'de herhangi bir işletmesi olduğuna dair bir belge ya da belgenin sunulmadığı, çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, öncelikle görev hususunun gözetilip asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken «yetkisizliğe» dayalı olarak davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3347 E. , 2023/4366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1 Esas, 2023/2 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili CRN-Argo...Ltd. Şti. ile davalı arasında 01.02.2016 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi akdedildiğini, akabinde taraflar arasında akdedilen 01.02.2017 tarihli protokol ile ise müvekkili Kuzey Tohumculuk...Ltd. Şti.'nin 01.02.2016 tarihli sözleşmeye aynı koşullarla ve tek satıcı sıfatıyla taraf olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından 26.03.2019 tarihinde haksız bir şekilde tek taraflı olarak feshedilmesi üzerine müvekkillerinin 01.02.2016 tarihli sözleşmenin 27 nci maddesindeki tahkim şartına dayalı olarak davalı aleyhine tahkim davası açtıklarını, davalının ise müvekkilleri aleyhine sözleşmedeki alım taahhütlerini yerine getirmediklerinden bahisle karşı dava açtığını, tek hakem tarafından yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verildiğini, 01.02.2016 tarihli sözleşmenin 26 ncı maddesine göre, sözleşmeye Türk Hukukunun uygulanacağının, 27 nci maddesiyle ise sözleşmeyle ilgili tüm uyuşmazlıkların Milletler arası Ticaret Odası Tahkim Kuralları uyarınca ve aynı kurallara göre seçilecek tek hakem tarafından tahkim yoluyla çözüleceğinin, tahkim yerinin İstanbul olacağının kararlaştırıldığını, Milletlerarası Ticaret Odası Divanı'nın taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için atadığı Fransa'da mukim ve Azerbaycan vatandaşı olan hakemin ekte sunulan özgeçmişinden de anlaşılacağı üzere Türk Hukukunu bilmediğini, Türk Hukukuna göre çözüme kavuşturulacağı kararlaştırılan uyuşmazlığın bu hukuku bilmeyen bir hakem tarafından karara bağlanmasının doğru olmadığını, öte yandan taraflar arasında çerveve niteliğinde yapılan bir tek satıcılık sözleşmesi ve bu sözleşmeden bağımsız yapılan birel satım sözleşmeleri bulunduğunu, çerçeve niteliğindeki tek satıcılık sözleşmesinde tahkim şartı bulunmakta iken birel sözleşmelerde tahkim şartı bulunmadığını, başka bir deyişle taraflar arasında, birel satım sözleşmelerinden kaynaklı uyuşmazlıklar bakımından yapılmış bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, davalı yanca açılan karşı davanın birel satış sözleşmelerinden kaynaklanmakta olup, Hakem'in bu sözleşmeler hakkında yetkisi bulunmadığını, somut olayda, Hakem'in tahkim anlaşması dışında kalan bir hususta karar verdiğini, bu durumun 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (4686 sayılı Kanun) 15 inci maddesine göre bir iptal sebebi olduğunu ileri sürerek davaya konu hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların, tahkim yargılaması sürecinde hakemin şahsına ve niteliklerine yönelik herhangi bir itirazda bulunmadıklarını ve hakem seçimine ilişkin kararın kesinleştiğini, davacı yanın iddia ettiği gibi taraflar arasında çerçeve niteliğinde bir tek satıcılık sözleşmesi ve bu sözleşmeden bağımsız birel satış sözleşmeleri bulunmadığını, sadece tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, ticari ilişkinin bu sözleşme tahtında kurulup sürdürüldüğünü ve uyuşmazlığın da münhasıran bu sözleşmeden kaynaklandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sınırlarının, tahkim şartının ve yargılama sürecinde dair sair hususların tek hakem tarafından tanzim edilen ve taraflarca imzalanan görev belgesiyle belirlendiğini, davacıların tahkim yargılaması sürecinde bu belgeye ilişkin olarak da herhangi bir şekilde itirazda bulunmadıklarını, davacılarca iptal sebebi olarak ileri sürülen diğer hususların ise uyuşmazlığın esasına ilişkin olup işbu iptal davasında değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Milletlerarası Tahkim Divanı Sekreteryasının 27 Kasım 2020 tarihinde taraf vekillerine bir e-posta göndererek, uyuşmazlığın tek hakemi olarak Kamalia Mehtiyeva’yı atadığını bildirdiği, e-posta ekinde tek hakemin ayrıntılı özgeçmişini paylaştığı ve taraflara tek hakemle ilgili itirazları varsa bunu Sekreterya’ya bildirmeleri için 30 günlük süre verdiği, ICC Tahkim Kurallarının 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, "Hakemlerin Reddi" başlıklı maddede öngörüldüğü şekilde hakemin atanması bildiriminin ilgili tarafa tebliğinden itibaren 30 günlük süre içinde hakemin reddi talebi ileri sürülebilecek olup, ilgili madde çerçevesinde Sekreterya tarafından taraflara tanınan 30 günlük süre içerisinde tek hakeme taraflarca yöneltilen herhangi bir itiraz olmadığı, bunun üzerine adı geçen hakemin uyuşmazlığın tek hakemi olarak atanmasının kesinleştiği, yani davacıların hakemin özgeçmişine dair her türlü bilgiye 27 Kasım 2020 tarihinden beri sahip olmasına rağmen, hakeme karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacıların, tek hakem tarafından hazırlanan görev belgesine karşı da tek hakemle ilgili olarak herhangi bir itirazda bulunmadıkları, dolayısıyla iptal davasında hakemle ilgili bir red sebebinin ileri sürülemeyeceği, davacı tarafça, hakemin tahkim anlaşması kapsamında olmayan bir hususla ilgili karar verdiği iddia edilmiş ise de taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu kararlaştırılan ek protokoller bulunduğu, tahkim yargılamasındaki asıl ve karşı davaların tahkime elverişli olduğu gibi tek satıcılık sözleşmesi ve eklerinden kaynaklandığı dolayısıyla zikredilen iddianın yerinde olmadığı, hakem kararında iptalini gerektirecek kamu düzenine aykırı bir husus da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakemin tahkim anlaşması kapsamında olmayan bir hususta karar verdiğini zira davalının tahkim yargılamasında açtığı karşı davanın birel sözleşmelerden kaynaklanmakta olduğunu, bu sözleşmelerde ise tahkim şartı bulunmadığını, öte yandan, hakemin müvekkillerince sunulan delilleri değerlendirmeksizin ve tamamen davalı tarafın beyanlarına dayalı olarak uyuşmalık hakkında karar verdiğini, söz konusu kararın iptal yaptırımına tabi olduğunu, aksi yöndeki Mahkeme kararında isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4686 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un hakem kararlarının iptaline ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956334700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz