Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1004 E. 2023/4119 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ avalist↗ aval↗ teminat senedi↗ halefiyet↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ mükerrerlik↗ kötüniyet tazminatı↗ müteselsil kefil↗ kambiyo senedi↗ mirasçılık↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ bono↗ kefil↗ esastan ret↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/270 E., 2018/1077 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından dava dışı ..., Kazgant Demir Çelik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile ...ın mirasçıları olan davacılar ... ve ... hakkında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2015/26510 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ...ın 06.04.2013 tarihinde vefat ettiğini, vefat ettikten sonra şirketteki hisselerinin 19.04.2013 tarihinde mirasçıları ... ve ...'e payları oranında intikal ettiğini, mirasçıların da kendilerine intikal eden hisse paylarını ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, muris ...ın, Kazgant Demir Çelik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin kullandığı krediye kefil olduğunu, bu kredinin ...ın sağlığında ödendiğini, davacıların murisi ...ın ölümünden sonra yeni bir kredi kullanıldığını, muris bu kredide de kefil olarak gösterildiğinden davacı mirasçılar hakkında icra takibi başlatıldığını, muris ...ın vefat ettiği tarihte herhangi bir borcun olmadığını ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti, icra takibinin iptali ile davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile Kadir Kazgant (Çel-Saç Ticaret) ve Kazgant Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 25.01.2010 tarihinde "Grup Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığını, davacıların murisi ...ın bu sözleşmeyi "müteselsil kefil" olarak imzaladığını, söz konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkili banka tarafından Kadir Kazgant lehine üçüncü şahıslara 27.06.2014 tarihli 70.000,00 TL bedelli ve 31.12.2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının düzenlenerek muhataplarına verildiğini, söz konusu mektupların muhatapları tarafından 10.06.2015 ve 22.07.2015 tarihlerinde tazmin edildiğini, tazmin olan mektuplardan kaynaklanan borçlar ödenmediğinden tahsilinde adı geçenlerin borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya verilen kambiyo senedine istinaden kefil/avalist ...ın mirasçıları hakkında icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre 16.09.2015 takip tarihi itibarıyla davalı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 122.767,43 TL olduğu, asıl borçlu ve kefillerin söz konusu borçtan mükerrer olmamak kaydıyla sorumlu oldukları, davaya konu edilen teminat mektuplarının, müşterek borçlu müteselsil kefil ...’ın ölümünden sonra düzenlendiği, kefilin ölümünün onun kefalet borcunu ortadan kaldırmayacağı, külli halefiyet prensipleri çerçevesinde murisin tüm hak ve alacaklarının mirasçılara intikal edeceği, somut olayda, ...'ın, kredi sözleşmesini sağlığında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, ölümünden sonra davacı mirasçıların murisleri kefilin öldüğünü bankaya bildirmedikleri gibi mirası da reddetmedikleri, çerçeve anlaşması niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefalet borcundan dolayı mirasçı davacıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; muris ...ın, 06.04.2013 tarihinde vefat ettikten sonra şirketteki hisselerinin 19.04.2013 tarihinde mirasçı ... ve ...'e payları oranında intikal ettiğini, 30.04.2013 tarihinde mirasçıların noterde kendilerine intikal etmiş olan hisse paylarını ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, muris ...ın, daha önce çekilen krediye kefil olduğunu, banka tarafından teminat senedi istenilmesi nedeniyle muris ...ın aval veren olduğu bir senet alındığını, kefil olunan bu kredinin, ...ın sağlığında ödenerek sona erdiğini, ..., vefat ettikten sonra yeni bir kredi kullandırıldığını, bu kredide davacıların murisinin kefil olduğundan bahisle davacılar hakkında icra takibine girişildiğini, muris ...ın vefat ettiği tarihte herhangi bir borcu olmadığını, daha önce çekilen kredi için banka tarafından alınan teminat senetlerinin, muris vefat ettikten sonra çekilen başka bir krediye teminat olarak gösterilerek paraya çevrilmeye çalışıldığını, icra takibine konu borcun kaynağının 70.000,00 TL ve 50.000,00 TL tutarlı teminat mektupları olduğunu, bu teminatların verilme tarihlerinin 27.06.2014 ve 31.12.2014, ödeme tarihlerinin ise 10.06.2015 ve 22.07.2015 tarihi olduğunu, verilmiş olan teminat senedinin, kredi borcunun bitmiş olması nedeniyle ahlak ve iyi niyet kuralları çerçevesinde borçlulara teslim edilmesi gerekirken davalı banka tarafından paraya çevrilmeye çalışıldığını, bankanın müşterilerine kredi kullandırırken gerekli araştırmayı yapmakla yükümlü olduğunu, kredinin tahsil edilemediği durumlarda borçludan sonra kefile başvurulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu borcun 25.01.2010 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden kaynaklandığı, her ne kadar teminat mektupları murisin ölüm tarihinden sonra verilmiş ise de, murisin dava dışı ... Çel Sac Ticaret ve Kazgant Demir Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankaya karşı doğacak borçlarına da kefil olduğu, ölümle kefalet sona ermediğinden ve kefaletten dönüldüğüne ilişkin davalı bankaya yazılı bir bildirimde de bulunulmadığından davacı mirasçıların kefalet nedeniyle sorumluluklarının devam ettiği, takibe konu edilen borcun, kredi borçlusu dava dışı ... Çel Sac Ticaret'in, Ereğli Demir ve Çelik […]A.Ş.'ye olan borçlarının teminatı olarak verilen ve nakde çevrilen teminat mektuplarından kaynaklandığı, alacak tutarının 122.958,37 TL olarak hesaplandığı, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2015/26510 E. sayılı dosyasında 25.01.2010 tarihinde ... Çel Sac Ticaret tarafından davalı banka lehine keşide edilen, muris ...ın ise aval veren olduğu 31.08.2015 vadeli 750.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 122.767,43 TL'nin tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davacılar gerek kefalet nedeniyle gerekse de takibe konu bono nedeniyle kredi borcundan dolayı davalı bankaya karşı sorumlu olduklarından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle davacı mirasçıların borçtan sorumlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2359 E. 2010/8925 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · rücu · sebepsiz zenginleşme · havale · haciz
Benzer bu karardaDosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı «internet bankacılığı» aracılığıyla yaptığı «havale» işlemiyle davalılardan ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Demir Çelik Ltd.Şti’den aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve hesap üzerinde «haciz» işlemi yapıldığı da dosya içeriğine göre sabittir.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkânı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16455 E. 2011/3508 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu · sebepsiz zenginleşme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalı banka vekilinin temyizi üzerine («havale» bedelinin Yılkar Demir Ltd.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkanı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı Yılkar Demir Çelik Ltd.
Şti.'ne ait hesaba intikal eden para nedeniyle davalı bankanın «sebepsiz zenginleştiği» de ileri sürülemeyeceğinden davalı banka hakkındaki davanın reddi gerektiğinden bahisle bu davalı yararına) bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1004 E. , 2023/4119 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/545 Esas, 2021/1432 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/270 E., 2018/1077 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından dava dışı ..., Kazgant Demir Çelik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile ...ın mirasçıları olan davacılar ... ve ... hakkında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2015/26510 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ...ın 06.04.2013 tarihinde vefat ettiğini, vefat ettikten sonra şirketteki hisselerinin 19.04.2013 tarihinde mirasçıları ... ve ...'e payları oranında intikal ettiğini, mirasçıların da kendilerine intikal eden hisse paylarını ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, muris ...ın, Kazgant Demir Çelik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin kullandığı krediye kefil olduğunu, bu kredinin ...ın sağlığında ödendiğini, davacıların murisi ...ın ölümünden sonra yeni bir kredi kullanıldığını, muris bu kredide de kefil olarak gösterildiğinden davacı mirasçılar hakkında icra takibi başlatıldığını, muris ...ın vefat ettiği tarihte herhangi bir borcun olmadığını ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti, icra takibinin iptali ile davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile Kadir Kazgant (Çel-Saç Ticaret) ve Kazgant Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 25.01.2010 tarihinde "Grup Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığını, davacıların murisi ...ın bu sözleşmeyi "müteselsil kefil" olarak imzaladığını, söz konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkili banka tarafından Kadir Kazgant lehine üçüncü şahıslara 27.06.2014 tarihli 70.000,00 TL bedelli ve 31.12.2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının düzenlenerek muhataplarına verildiğini, söz konusu mektupların muhatapları tarafından 10.06.2015 ve 22.07.2015 tarihlerinde tazmin edildiğini, tazmin olan mektuplardan kaynaklanan borçlar ödenmediğinden tahsilinde adı geçenlerin borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya verilen kambiyo senedine istinaden kefil/avalist ...ın mirasçıları hakkında icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre 16.09.2015 takip tarihi itibarıyla davalı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 122.767,43 TL olduğu, asıl borçlu ve kefillerin söz konusu borçtan mükerrer olmamak kaydıyla sorumlu oldukları, davaya konu edilen teminat mektuplarının, müşterek borçlu müteselsil kefil ...’ın ölümünden sonra düzenlendiği, kefilin ölümünün onun kefalet borcunu ortadan kaldırmayacağı, külli halefiyet prensipleri çerçevesinde murisin tüm hak ve alacaklarının mirasçılara intikal edeceği, somut olayda, ...'ın, kredi sözleşmesini sağlığında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, ölümünden sonra davacı mirasçıların murisleri kefilin öldüğünü bankaya bildirmedikleri gibi mirası da reddetmedikleri, çerçeve anlaşması niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefalet borcundan dolayı mirasçı davacıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; muris ...ın, 06.04.2013 tarihinde vefat ettikten sonra şirketteki hisselerinin 19.04.2013 tarihinde mirasçı ... ve ...'e payları oranında intikal ettiğini, 30.04.2013 tarihinde mirasçıların noterde kendilerine intikal etmiş olan hisse paylarını ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, muris ...ın, daha önce çekilen krediye kefil olduğunu, banka tarafından teminat senedi istenilmesi nedeniyle muris ...ın aval veren olduğu bir senet alındığını, kefil olunan bu kredinin, ...ın sağlığında ödenerek sona erdiğini, ..., vefat ettikten sonra yeni bir kredi kullandırıldığını, bu kredide davacıların murisinin kefil olduğundan bahisle davacılar hakkında icra takibine girişildiğini, muris ...ın vefat ettiği tarihte herhangi bir borcu olmadığını, daha önce çekilen kredi için banka tarafından alınan teminat senetlerinin, muris vefat ettikten sonra çekilen başka bir krediye teminat olarak gösterilerek paraya çevrilmeye çalışıldığını, icra takibine konu borcun kaynağının 70.000,00 TL ve 50.000,00 TL tutarlı teminat mektupları olduğunu, bu teminatların verilme tarihlerinin 27.06.2014 ve 31.12.2014, ödeme tarihlerinin ise 10.06.2015 ve 22.07.2015 tarihi olduğunu, verilmiş olan teminat senedinin, kredi borcunun bitmiş olması nedeniyle ahlak ve iyi niyet kuralları çerçevesinde borçlulara teslim edilmesi gerekirken davalı banka tarafından paraya çevrilmeye çalışıldığını, bankanın müşterilerine kredi kullandırırken gerekli araştırmayı yapmakla yükümlü olduğunu, kredinin tahsil edilemediği durumlarda borçludan sonra kefile başvurulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu borcun 25.01.2010 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden kaynaklandığı, her ne kadar teminat mektupları murisin ölüm tarihinden sonra verilmiş ise de, murisin dava dışı ... Çel Sac Ticaret ve Kazgant Demir Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankaya karşı doğacak borçlarına da kefil olduğu, ölümle kefalet sona ermediğinden ve kefaletten dönüldüğüne ilişkin davalı bankaya yazılı bir bildirimde de bulunulmadığından davacı mirasçıların kefalet nedeniyle sorumluluklarının devam ettiği, takibe konu edilen borcun, kredi borçlusu dava dışı ... Çel Sac Ticaret'in, Ereğli Demir ve Çelik […]A.Ş.'ye olan borçlarının teminatı olarak verilen ve nakde çevrilen teminat mektuplarından kaynaklandığı, alacak tutarının 122.958,37 TL olarak hesaplandığı, İstanbul 11.
İcra Müdürlüğünün 2015/26510 E. sayılı dosyasında 25.01.2010 tarihinde ... Çel Sac Ticaret tarafından davalı banka lehine keşide edilen, muris ...ın ise aval veren olduğu 31.08.2015 vadeli 750.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 122.767,43 TL'nin tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davacılar gerek kefalet nedeniyle gerekse de takibe konu bono nedeniyle kredi borcundan dolayı davalı bankaya karşı sorumlu olduklarından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle davacı mirasçıların borçtan sorumlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956300300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz