Takipsizlikle sonuçlanan ceza soruşturmasına konu isnatların itirazın iptaline etkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3125 E. 2023/5412 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Takibe dayanak faturalar tarafların ticari defterlerinde kayıtlıysa, ihaleye fesat/hile isnatlarına ilişkin ceza soruşturması kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kesinleşmişse, bu isnatlar itirazın iptali davasının sonucuna etkili olmaz; basiretli tacir fiyatları tespit edip ihaleyi iptal edebilecek durumdadır ve karar verici konumunda olmayan çalışanın işlemleri denetim/onaydan geçtiğinden karşı tarafı bağlamaz. Alacağın likit ve itirazın haksız olması hâlinde icra inkâr tazminatı koşulları oluşur.
Ele alınan sorunlar
Ceza soruşturmasına konu hile isnatlarının itirazın iptali davasına etkisi ve icra inkâr tazminatı → kabul
İddia: Davalı, davacının şirketin eski çalışanıyla organize hareket ederek ihalelere fesat karıştırıp fahiş fiyatla satış yaptığını, ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, hile nedeniyle takibe itirazının haklı olduğunu ve icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ceza soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip itiraz süreci tamamlanarak bu kararın kesinleştiği; davalının basiretli bir tacir olarak piyasadan satın almak istediği ürünlerin fiyatlarını tespit edip bilebilecek durumda olduğu, ihale sonucu oluşan fiyatların fahiş olup olmadığını tespit ederek ihaleyi iptal edebileceği; eski çalışanının ihalelerde karar verici konumunda olmadığı, işlemlerin diğer çalışan ve yöneticilerin denetim ve onayından geçtiği; bu nedenle başka firmalarca yüksek teklif verilmesi veya çalışanının sahte teklif oluşturmasının davacıyı bağlamadığı; kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmesi karşısında ihale evrakı üzerinde bilirkişi incelemesi ve tanık dinlenmesinin de sonuca etkili olmayacağı; alacak likit ve davalı itirazında haksız olduğundan icra inkâr tazminatı koşullarının oluştuğu. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kesinleşen ceza soruşturmasına konu hile isnatlarının, defterlerde kayıtlı faturalara dayalı itirazın iptali davasına etkisiz olması ve icra inkâr tazminatı koşulları yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkâr tazminatı↗ likit alacak↗ basiretli tacir↗ ceza soruşturmasının hukuk davasına etkisi↗ ticari defterlere kayıt↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7297 E. 2013/6672 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · teminat mektubu · istirdat · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, haksız tazmin edildiği ileri sürülen «teminat mektubu» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davanın ihale öncesi nedenlere dayandığı, bu sebeple idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ancak,dava konusu «teminat mektubu» dava dışı firmanın ihaleye katılmasını teminen verilmiş olup, teminat mektubunun davacı tarafından düzenlenmiş olması davacıyı ihalenin tarafı haline getirmez.
Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5461 E. 2013/8148 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · müterafik kusur · kusur oranı · illiyet bağı · ek prim · kâr kaybı · taşıyan · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak ... «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....760,...
… ur. ...-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacının iki ayrı ihaleyi kazanmasına rağmen davalının «kusuru» nedeniyle ihale dışı bırakıldığının sabit olmasına, meydana gelen «kar kaybının» tespit edilmesinde somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi hükmünün dikkate alınacağının açık bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, …
… i tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale kazanmak için gerekli ... borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, tarafların «kusur oranlarının» uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve kararın bu yönüyle ... numaralı bent olarak davalı yararına bozulması gerekirken y …
Davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorundadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3125 E. , 2023/5412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1857 Esas, 2022/216 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/476 E., 2019/724 K
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kanulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ile Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki neticesinde müvekkilinin sattığı mallar karşılığında davalıdan 2.963.162,84 TL alacağının doğduğunu, davalının 2.123.134,60 TL ödeme yaptığını, bakiye 840.028,24 TL'yi ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, dava konusu alacağın tarafların ticari defterleri ve BA-BS formlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iç piyasadan ürün tedarikine ilişkin süreci yöneterek ihale tekliflerini değerlendirip şirket yetkililerine sunan eski çalışanı ...'in, davacının da içerisinde bulunduğu dava dışı firmalar ile birlikte hareket ederek müvekkili şirketçe açılan ihalelere yapay teklifler vererek ihaleleri istedikleri firma üzerine bıraktıklarını, bu şekilde 2009-2017 yılları arasında ihalelerdeki yolsuzluklar nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 7.690.028,00 USD olduğunu, dava konusu faturalara ilişkin ihalelerde diğer şirketlerin daha yüksek teklifler vererek ihalenin davacı üzerinde kalmasını sağladıklarını, bu konuda Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığında başlatılan soruşturma devam ettiğinden soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının suç teşkil eden eylemleri neticesinde müvekkilinin zarara uğratılması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı tarafça düzenlenen faturaları benimseyip ihtirazi kayıt koymaksızın defterlerine işleyerek vergi dairesine bildirimini yaptığı, davacının takip öncesinde borcun ödenmesi için gönderdiği ihtarname davalıya tebliğ edilmesine rağmen ihtarnameye itiraz ettiğine dair delil de sunulmadığı, davalının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunun sonuçlanmasının beklenmesinin gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit ve davalı itirazında haksız olduğundan inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza soruşturmasının neticesi beklenmeden karar verildiğini, ticari defterler dışında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçu yönünden inceleme yapılması gerektiğini, davacının, müvekkilince yapılan ihaleye, şirketin eski çalışanı ile organize biçimde hareket ederek fesat karıştırdığını, davacının da aralarında olduğu bir kısım şirketlerin eski çalışan ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek gerçek dışı teklifler sebebiyle ihalelerin sadece bu şirketlerde kalmasını sağladıklarını, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1236 soruşturma sayılı dosyasındaki soruşturmanın sürdüğünü, dava konusu faturalara ilişkin ihalelerin de bu kapsamda bulunduğunu, davacının, müvekkili şirketi suç teşkil eden hileli davranışlarla aldatarak fahiş fiyatlarla kablo satımı gerçekleştirdiğini, tanıklarının dinlenmediğini, dava konusu faturalara ilişkin hileli ihale belgelerinin de bilirkişi marifetiyle incelenmediğini, davacının müvekkilini hileli davranışlarla aldatması sebebiyle müvekkilinin takibe itirazının haklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza soruşturma dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilip itiraz süreci tamamlanarak bu kararın kesinleştiği, davalının basiretli bir tacir olarak piyasadan satın almak istediği ürünlerin fiyatlarını tespit ederek bilebilecek durumda olduğu, ihale sonucu oluşan fiyatların fahiş olup olmadığını tespit etmesi, buna dayalı olarak ihaleyi iptal etmesinin mümkün bulunduğu, davalının eski çalışanı ...'in ihaleler konusunda karar verici konumunda olmayıp, yaptığı işlemler ve ihale sürecinin diğer şirket çalışanları ve yöneticilerin denetim ve onayından geçtiği, bu nedenle davacının aldığı ihalelere başka firmalarca olması gerekenden yüksek teklif verilmesi veya davalı çalışanının sahte teklif oluşturmasının davacıyı bağlayıcı olmadığı, istinaf aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilip kesinleştiği gözetildiğinde ihale evrakı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, tanık dinlenilmesinin de sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek, davacının müvekkilini hileli davranışlarla aldatması sebebiyle müvekkilinin takibe itirazı haklı olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerekve resen nazara alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe dayanak faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olması karşısında takipsizlik kararı ile sonuçlanan ceza soruşturmasına konu isnatların itirazın iptali davasına etkisi olup olmayacağı ve icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954959100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz