6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takipsizlikle sonuçlanan ceza soruşturmasına konu isnatların itirazın iptaline etkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3125 E. 2023/5412 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Takibe dayanak faturalar tarafların ticari defterlerinde kayıtlıysa, ihaleye fesat/hile isnatlarına ilişkin ceza soruşturması kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kesinleşmişse, bu isnatlar itirazın iptali davasının sonucuna etkili olmaz; basiretli tacir fiyatları tespit edip ihaleyi iptal edebilecek durumdadır ve karar verici konumunda olmayan çalışanın işlemleri denetim/onaydan geçtiğinden karşı tarafı bağlamaz. Alacağın likit ve itirazın haksız olması hâlinde icra inkâr tazminatı koşulları oluşur.

Ele alınan sorunlar

Ceza soruşturmasına konu hile isnatlarının itirazın iptali davasına etkisi ve icra inkâr tazminatı → kabul

İddia: Davalı, davacının şirketin eski çalışanıyla organize hareket ederek ihalelere fesat karıştırıp fahiş fiyatla satış yaptığını, ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, hile nedeniyle takibe itirazının haklı olduğunu ve icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ceza soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip itiraz süreci tamamlanarak bu kararın kesinleştiği; davalının basiretli bir tacir olarak piyasadan satın almak istediği ürünlerin fiyatlarını tespit edip bilebilecek durumda olduğu, ihale sonucu oluşan fiyatların fahiş olup olmadığını tespit ederek ihaleyi iptal edebileceği; eski çalışanının ihalelerde karar verici konumunda olmadığı, işlemlerin diğer çalışan ve yöneticilerin denetim ve onayından geçtiği; bu nedenle başka firmalarca yüksek teklif verilmesi veya çalışanının sahte teklif oluşturmasının davacıyı bağlamadığı; kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmesi karşısında ihale evrakı üzerinde bilirkişi incelemesi ve tanık dinlenmesinin de sonuca etkili olmayacağı; alacak likit ve davalı itirazında haksız olduğundan icra inkâr tazminatı koşullarının oluştuğu. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kesinleşen ceza soruşturmasına konu hile isnatlarının, defterlerde kayıtlı faturalara dayalı itirazın iptali davasına etkisiz olması ve icra inkâr tazminatı koşulları yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkâr tazminatı likit alacak basiretli tacir ceza soruşturmasının hukuk davasına etkisi ticari defterlere kayıt

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7297 E. 2013/6672 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5461 E. 2013/8148 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3125 E.  ,  2023/5412 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1857 Esas, 2022/216 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/476 E., 2019/724 K

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kanulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ile Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki neticesinde müvekkilinin sattığı mallar karşılığında davalıdan 2.963.162,84 TL alacağının doğduğunu, davalının 2.123.134,60 TL ödeme yaptığını, bakiye 840.028,24 TL'yi ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, dava konusu alacağın tarafların ticari defterleri ve BA-BS formlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iç piyasadan ürün tedarikine ilişkin süreci yöneterek ihale tekliflerini değerlendirip şirket yetkililerine sunan eski çalışanı ...'in, davacının da içerisinde bulunduğu dava dışı firmalar ile birlikte hareket ederek müvekkili şirketçe açılan ihalelere yapay teklifler vererek ihaleleri istedikleri firma üzerine bıraktıklarını, bu şekilde 2009-2017 yılları arasında ihalelerdeki yolsuzluklar nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 7.690.028,00 USD olduğunu, dava konusu faturalara ilişkin ihalelerde diğer şirketlerin daha yüksek teklifler vererek ihalenin davacı üzerinde kalmasını sağladıklarını, bu konuda Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığında başlatılan soruşturma devam ettiğinden soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının suç teşkil eden eylemleri neticesinde müvekkilinin zarara uğratılması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı tarafça düzenlenen faturaları benimseyip ihtirazi kayıt koymaksızın defterlerine işleyerek vergi dairesine bildirimini yaptığı, davacının takip öncesinde borcun ödenmesi için gönderdiği ihtarname davalıya tebliğ edilmesine rağmen ihtarnameye itiraz ettiğine dair delil de sunulmadığı, davalının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunun sonuçlanmasının beklenmesinin gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit ve davalı itirazında haksız olduğundan inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza soruşturmasının neticesi beklenmeden karar verildiğini, ticari defterler dışında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçu yönünden inceleme yapılması gerektiğini, davacının, müvekkilince yapılan ihaleye, şirketin eski çalışanı ile organize biçimde hareket ederek fesat karıştırdığını, davacının da aralarında olduğu bir kısım şirketlerin eski çalışan ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek gerçek dışı teklifler sebebiyle ihalelerin sadece bu şirketlerde kalmasını sağladıklarını, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1236 soruşturma sayılı dosyasındaki soruşturmanın sürdüğünü, dava konusu faturalara ilişkin ihalelerin de bu kapsamda bulunduğunu, davacının, müvekkili şirketi suç teşkil eden hileli davranışlarla aldatarak fahiş fiyatlarla kablo satımı gerçekleştirdiğini, tanıklarının dinlenmediğini, dava konusu faturalara ilişkin hileli ihale belgelerinin de bilirkişi marifetiyle incelenmediğini, davacının müvekkilini hileli davranışlarla aldatması sebebiyle müvekkilinin takibe itirazının haklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza soruşturma dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilip itiraz süreci tamamlanarak bu kararın kesinleştiği, davalının basiretli bir tacir olarak piyasadan satın almak istediği ürünlerin fiyatlarını tespit ederek bilebilecek durumda olduğu, ihale sonucu oluşan fiyatların fahiş olup olmadığını tespit etmesi, buna dayalı olarak ihaleyi iptal etmesinin mümkün bulunduğu, davalının eski çalışanı ...'in ihaleler konusunda karar verici konumunda olmayıp, yaptığı işlemler ve ihale sürecinin diğer şirket çalışanları ve yöneticilerin denetim ve onayından geçtiği, bu nedenle davacının aldığı ihalelere başka firmalarca olması gerekenden yüksek teklif verilmesi veya davalı çalışanının sahte teklif oluşturmasının davacıyı bağlayıcı olmadığı, istinaf aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilip kesinleştiği gözetildiğinde ihale evrakı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, tanık dinlenilmesinin de sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek, davacının müvekkilini hileli davranışlarla aldatması sebebiyle müvekkilinin takibe itirazı haklı olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerekve resen nazara alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takibe dayanak faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olması karşısında takipsizlik kararı ile sonuçlanan ceza soruşturmasına konu isnatların itirazın iptali davasına etkisi olup olmayacağı ve icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954959100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1857 E. 2022/216 K.

İhaleye fesat karıştırma iddiası tacirin basiret yükümlülüğünü kaldırmaz

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, taraf ticari defter kayıtlarının ve dayanak faturaların birbirini teyit etmesi alacağın ispatı için yeterlidir. Borçlu tarafın, alacaklı tarafın işlemlerinin bir başka şahısla iş birliği yaparak ihalelere fesat karıştırdığı yönündeki iddiası, karar verici konumda olmayan ve işlemleri başkaca onay mercilerinden geçen bir kişiye dayandırılıyorsa ve borçlu tacir olarak piyasa fiyatını bilebilecek ve ihaleyi iptal edebilecek konumdaysa, alacaklıyı bağlamaz. Ayrıca ilgili konuda başlatılan ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşmişse, bu soruşturmanın sonucunun beklenmesi ya da buna ilişkin ek delil (bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi) toplanması gerekmez.

Emsal değeri

Borçlunun, alacaklının ihalelere fesat karıştırdığı iddiasına dayanan itirazının, borçlunun basiretli tacir olarak piyasa fiyatını bilebilecek ve ihaleyi iptal edebilecek konumda olması ve ilgili ceza soruşturmasının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla kesinleşmesi karşısında reddedilmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: itirazın iptali ticari satım ticari defter kayıtları basiretli tacir ihaleye fesat karıştırma kovuşturmaya yer olmadığına dair karar icra takibi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1857

KARAR NO 2022/216

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/07/2019

NUMARASI 2018/476 Esas - 2019/724 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında devam eden ticari ilişki neticesinde müvekkilinin satmış olduğu mallar karşılığında davalıdan 2.963.162,84-TL alacağının doğduğunu, davalının 2.123.134,60-TL ödeme yaptığını ve bakiye 840.028,24-TL alacağın ise ödenmediğini, bu borcun tahsili amacıyla davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının fatura karşılığı malları teslim aldığını, faturaların içeriğine süresinde itiraz etmediğini, alacağın tarafların ticari defter kayıtları ve BA-BS formlarıyla sabit olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;müvekkilinin iç piyasadan ürün tedarikine ilişkin süreci yöneterek ihale tekliflerini değerlendirerek şirket yetkililerine sunan müvekkilinin eski çalışanı ...'in, davacının da içerisinde bulunduğu firmalar ile birlikte hareket ederek müvekkili şirketin bağlı olduğu grup şirketleri tarafından açılan ihalelere yapay teklifler vererek ihaleleri istedikleri firma üzerine bıraktıklarını, bu şekilde 2009-2017 arasında ihalelerdeki yolsuzluklar nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 7.690.028-USD olduğunu, dava konusu faturalara ilişkin ihalelerde de diğer şirketlerin daha yüksek teklifler vererek ihalenin davacı üzerinde kalmasını sağladıklarını, bu konuda Beykoz C.Başsavcılığında başlatılan 2018/1236 sayılı soruşturmanın devam ettiğini, bu nedenle soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının suç teşkil eden eylemleri neticesinde müvekkilinin zarara uğratılması nedeniyle icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, davacının takipte kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; TBK'nın 89/1 maddesi hükmü uyarınca bir miktar para alacağının tahsili için alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde de icra takibi yapılabileceğinden, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı ile aynı gerekçeyle mahkemenin yetkisine yönelik itirazının reddedildiği, Beykoz C.Başsavcılığının 2018/1236 sayılı soruşturma dosyasında davalının, dava dışı şirketlerin davacı ile birlikte hareket edip ihaleye yüksek fiyat vererek ihalenin davacı şirkette kalmasını sağlayıp, davacı şirket eski çalışanı ile birlikte hareket etmek suretiyle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürdüğü, soruşturmanın devam ettiği, tarafların ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapıldığı, davacının kendi defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 840.028,24-TL alacaklı göründüğü, aynı miktarın davalı taraf ticari defter kayıtlarında da takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcu olarak kayıtlı olduğu, her iki tarafın defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği,soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesinin gerekli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; davacı hakkında başlatılan soruşturmanın neticesi beklenmeden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık kapsamında ticari defterler dışında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçu yönünden de inceleme yapılmasının gerektiğini, davacının, müvekkili şirket tarafından yapılan ihaleye, şirketin eski çalışanı ile organize biçimde hareket ederek fesat karıştırdığını, davacının da aralarında olduğu bir kısım şirketlerin müvekkili şirketin iç piyasadan ürün tedarikine ilişkin süreci yöneten ve ihalelerde ihaleye katılan şirketler tarafından verilen teklifleri değerlendirerek aldığı teklifleri bir dosya halinde şirket yetkililerine sunan eski çalışan ...

ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek gerçek dışı teklifler sebebiyle ihalelerin sadece bu şirketlerde kalmasını sağladıklarını, müvekkilinin uğradığı zararın 7.690.028-USD olduğunu, bu hususta Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/1236 soruşturma sayılı dosyasındaki soruşturmanın sürdüğünü, dava konusu faturalara ilişkin ihalelerin de bu kapsamda bulunduğunu, dolayısıyla davacının da içerisinde bulunduğu bu firmaların müvekkili şirketin eski çalışanı ... ile birlikte hareket ederek, müvekkili şirket tarafından açılan ihalelerde yapay teklifler vererek ihaleleri istedikleri firma üzerine bıraktıklarını, davacının, müvekkili şirketi suç teşkil eden hileli davranışlarla aldatarak fahiş fiyatlarla kablo satımı gerçekleştirdiğini, bu nedenle soruşturmanın sonucu beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece delilleri toplanmadığı gibi bildirilen tanıkların beyanlarının da alınmadığını, bu nedenle kararın eksik incelemeye dayandığını, tanık delillerinin yanı sıra sundukları dava konusu faturalara ilişkin hileli ihale evraklarının da mahkeme ve bilirkişi tarafından incelenmediğini, davacının nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçuna uyan eylemler gerçekleştirerek müvekkilini hileli davranışlarla aldatması sebebiyle müvekkilinin takibe itirazının haklı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirketin ihtiyaç duyduğu ürünlerin tedariki maksadıyla açtığı ihalelerden bir kısmına en uygun fiyatı teklif ederek ihaleyi alan davacı tarafından dava ve takip konusu faturalarda geçen ürünlerin davalıya satışının yapılarak teslim edildiği, davalının kısmi ödemeleri sonrasında bakiye alacağın tahsili bakımından icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 840.028,24-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya bakiye 840.028,35-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davacının dayanak tüm faturalarının da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu kapsamda taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, davacının işbu faturalarının davalı tarafından düzenlenen BA formlarıyla vergi dairesine bildiriminin de yapıldığı tespit edilmiştir.

Davalı vekili tarafından; müvekkilinin eski çalışanı ...'in şirketin iç piyasadan ürün tedarikine ilişkin süreci yöneterek yapılan ihalelerde ihaleye katılan şirketler tarafından verilen teklifleri değerlendirerek aldığı teklifleri bir dosya halinde şirket yetkililerine sunmakta olduğu, davacı ile dava dışı bir kısım firmaların müvekkilinin eski çalışanı ile organize biçimde hareket ederek ihalelere fesat karıştırdığı, davacının da aralarında olduğu bu şirketlerin, müvekkili şirketin iç piyasadan ürün tedarikine ilişkin süreci yöneten ve teklifleri şirket yetkililerine sunan eski çalışan ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, gerçek dışı teklifler vermek suretiyle ihalelerin sadece bu şirketlerde kalmasını sağladıkları ve bu suretle fahiş fiyatlarla satış yaparak müvekkilini zarara uğrattıkları ileri sürülmüştür.

Bu kapsamda davalının şikayeti üzerine Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/1236 soruşturma sayılı dosyasında davacı şirket yetkilisi ...'un da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma sonucunda; ihaleyi yapan firmanın ticari şirket vasfı nedeniyle satın aldığı ürünlerin fiyatının yüksek olup olmadığını bilmesinin gerektiği, ...'in tek başına onay yetkisi bulunmayıp işlemlerin birçok şirket çalışanının onayına tabi olduğu, ...'in diğer şüphelilerle iş birliği içerisinde müştekiyi dolandırdığı ve sahte belge kullandığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafından düzenlenmiş olan takibe dayanak faturalar davalı şirket tarafından benimsenerek ticari defterlerine kaydedilmiş olup, davalının faturalara yönelik bir itirazı bulunmamaktadır.

Davalı tarafça şirketin eski çalışanı ile birlikte hareket eden davacı ve dava dışı bir kısım firmaların, davacının açtığı ihalelere yüksek teklifler vererek ihalenin belli bir şirkette kalmasını sağladıkları, bu suretle davacının fahiş fiyatlarla alım yaparak zarara uğramasına neden oldukları ileri sürülmüştür. Ancak davalı tacir olup, basiretli bir tacir olarak piyasadan satın almak istediği ürünlerin fiyatlarını tespit ederek bilebilecek durumdadır. Bu nedenle ihale sonucu oluşan fiyatların fahiş olup olmadığını tespit etmesi, buna dayalı olarak ihaleyi iptal etmesi mümkündür. Davacının da dava dilekçesinde kabul ettiği üzere eski çalışanı ... ihaleler konusunda karar verici konumunda olmayıp, yaptığı işlemler ve ihale süreci diğer şirket çalışan ve yöneticilerinin denetim ve onayından geçmektedir.Bu nedenle davacının almış olduğu ihalelere başka firmalarca olması gerekenden yüksek teklif verilmesi veya davalı çalışanının sahte teklif oluşturması davacıyı bağlayıcı değildir.

Yapılan soruşturma da istinaf aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın da kesinleştiği gözetildiğinde ihale evrakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması , tanık dinlenilmesinin de sonuca etkili olmayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 57.380,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 14.345,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 43.035,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 41,40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/02/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.