Ayıpsız misli ile değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/883 E. 2023/4133 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız misli ile değişim↗ ayıp ihbar süresi↗ ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ ücretsiz onarım↗ misli ile değişim↗ açık ayıp↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ ihbar süresi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ değer kaybı↗ teslim tarihi↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ terditli dava↗ ihtirazi kayıt↗ ayıp↗ yapılmamış sayılma↗ delil tespiti↗ bedel iadesi↗ peşin karar harcı↗ keşif↗ ba formu↗ müteselsil sorumluluk↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ kesin süre↗ infaz↗ dürüstlük kuralı↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ ihtar↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1315 E., 2017/749 K.
Taraflar arasındaki satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın ayrı ayrı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından ve ek kararı Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...tarafından ithal edilen aracı yetkili satıcı olan diğer davalıdan satın aldığını, teslim formlarını imzaladığını, ancak davaya konu aracın fiilen teslim alınacağı sırada bütün kaporta aksamında sarı leker olduğunun, sağ orta kapısında ise çöküntü olduğunun fark edildiğini, bu nedenle aracın fiilen teslim alınmadığını, aynı gün Doğuş Otomotiv'in şikayet hattının aranarak durumun bildirildiğini, ayıp ihbarının davalılara yasal süresi içinde gerek sözlü gerek noter kanalıyla bildirildiğini ancak sonuç alınamadığını, ihtarnameden hemen sonra davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamede 2 gün içinde aracın şirket otoparkından alınması aksi halde aracın bir otoparka çektirilmek suretiyle araç çektirme ve sair masrafların müvekkiline ait olacağının ihtar edildiğini, araç üzerinde yapılan delil tespitinde ayıpların tespit edildiğini, keşif sonrasında aracın müvekkili şirket yetkilisi tarafından ihtirazi kayıt ile teslim alındığını, davalıların ayıplı maldan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek ayıplı aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise satışın iptali ile 79.710,00 TL ayıplı aracın bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, alınan tespit raporuna göre araçtaki lekelerin araç boyasına zarar vermediğinin aracın değerini düşürmediğinin, aracın sağ orta kapı kısmında hafif darbe sonucu çöküntü ve boyada iz olduğunun, aracın sıfır olması sebebiyle bu durumun aracın değerinde 5.000,00 TL değer kaybına sebep olacağının tespit edildiğini, davacının aracındaki 5.000,00 TL'lik değer kaybına karşılık 79.710,00 TL talep etmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesini bozacağını ve adil olmayan bir durumun ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, alınan tespit raporunda araçtaki oluşumların ürün kaynaklı olduğuna dair herhangi bir tespit yer almadığını, araçta oluştuğu iddia edilen sarı lekeler şeklinde belirtilen oluşumların boya yüzeyinin temizlenmesi ile çıktığını, yine tespit raporunda bu tarz oluşan lekelerin aracın boyasına zarar vermediği ve aracın değerini düşürmediğinin de tespit edildiğini, aracın sağ orta kapısının üzerindeki çöküntü şeklindeki oluşumun ise bir darbe sonucu oluştuğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, zira bu tespitte de aracın boya ve gövdesi üzerinde ürün kaynaklı bir oluşumun yer almadığını, dolayısıyla araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir problem veya gizli ayıbın bulunmadığını, delil tespiti raporunda araç üzerinde 5.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğinden araç değişimi veya bedel iadesini gerektirir bir husus mevcut olmadığını, davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini, davacının aracı uzun süre kullandığını ve halen kullanmakta olduğunu, bu nedenle kullanım bedelinin hakkaniyet gereği araç bedelinden mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aracı ihtirazi kayıtla teslim aldığı, teslim tarihi ve ayıp tarihi dikkate alındığında ayıp ihtarının davacı tarafça süresinde yapıldığı, davacının davadaki taleplerinin aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi olduğunu belirterek neticei talebini açıkladığı, bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere mevcut ayıpların malın teslimi anında görülebilecek açık ayıplar olduğu, davacıdan sıfır km olarak aldığı aracı gözle görülür ayıplarıyla satın alması ve kullanmasının beklenemeyeceği, davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanmak istediği ve talebinde haklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda yenisi ile değişim halinde %20 tenzilat yapılması gerektiği belirtilmişse de, aracın fatura bedelinin peşin olarak ödendiği, ödenen bedelin davalı tarafça bu zamana kadar kullanıldığı, aracın da davacı tarafça kullanıldığı, bu nedenle her iki taraf aleyhine kullanım tenzilatı uygulanmasına gerek bulunmadığı kanaatine varıldığı, davalı tarafın aracın mislinin ellerinde bulunmadığı yönündeki savunmaları bulunsa dahi bu hususun kararın infaz aşamasında değerlendirilebileceği, misliyle değiştirilmesine dair karar vermeye engel teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2013 model Volkswagen Carevelle 2.0 TDI hp comfortline man. model aracın davalılar tarafından ayıpsız olan misliyle değiştirilerek davacıya verilmesine, 34 GA 5904 plakalı davacı tarafından alınan aracın davalıya iadesine, edimlerin birlikte ifasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ayrı ayrı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi şeklindeki kararın infazı mümkün olmayan bir karar olduğunu,
b.Zamanaşımı itirazı konusunda mahkemece karar verilmediğini,
c.Somut olayın özelliklerine göre 4.000,00 TL tutarında değer kaybının olduğu yerde 79.710,00 TL bedelli aracın iadesine karar verilmesinin tarafların edimleri arasında dengeyi bozan ve adil olmayan bir karar olduğunu,
d.Aracın kullanım bedeli olarak bilirkişi raporlarında belirtilen yüzde 20 oranındaki indirimin mahkemece yapılmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Davacının ayıp ihtar şartını yerine getirmediğini,
b.Araçta gizli ayıp veya üretim hatasının bulunmadığını,
c.Davadaki talebin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, değer kaybı olan 5.000,00 TL gözetildiğinde araç değişimi veya bedel iadesi yerine ayıp oranında indirim veya ücretsiz onarım yönünde karar verilmesinin hakkaniyet gereği olacağını,
d.Aracın kullanıldığı gözetildiğinde kullanım bedelinin araç bedelinden mahsubunun gerektiğini,
e.Davacının terditli talepte bulunmasının usule aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda hukuki ihtilafın alıcının satılandaki ayıp nedeni ile ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkının kullanıp kullanamayacağı noktasında olduğu, davaya konu aracın 06.04.2013 tarihinde teslimi esnasında davacının ayıpları farketmesi üzerinde aracı teslim almaktan imtina ettiği ve davalılara ihtarname gönderdiği, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davacının teslim öncesi fark ettiği hasar ve diğer ayıplar nedeniyle aracı bu haliyle kabul etmek zorunda olmadığı, satın alınan ürünün sıfır kilometre motorlu araç olmasının aracın her yönüyle ayıpsız olmasını gerektirdiği, davacının ilk andan itibaren iradesinin aracı teslim almamak yönünde olduğu da gözetildiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 inci maddesinin dördüncü fıkrasının olayda uygulanma imkânının bulunmadığı, gerek delil tespiti dosyası gerekse de yargılama sırasında mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına göre davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin kabul edilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile Davalı Doğuş Otomotiv vekilinin temyiz başvurusunun, temyiz karar harcının verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde süresinde yatırılmadığından yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili ve ek karara karşı Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıpsız misli değiştirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı ve Mahkemece verilen ek kararın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ve davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekilince ek karara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11293 E. 2012/18017 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» süresinin geçtiğini, alınan tespit raporuna göre araçtaki lekelerin araç boyasına zarar vermediğinin aracın değerini düşürmediğinin, aracın sağ orta kapı kısmında hafif darbe sonucu çöküntü ve boyada iz olduğunun, aracın sıfır olması sebebiyle bu durumun aracın değerinde 5.000,00 TL «değer kaybına» sebep olacağının tespit edildiğini, davacının aracındaki 5.000,00 TL'lik değer kaybına karşılık 79.710,00 TL talep etmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesini …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:ayıp ihbar süresi · ayıpsız misli ile değiştirme · ihbar süresi · misli ile değiştirme · gizli ayıp · ayıp ihbarı · terditli dava · ayıp
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «ayıp ihbarının süresi» içerisinde yapılmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, alınan tespit raporunda araçtaki oluşumların ürün kaynaklı olduğuna dair herhangi bir tespit yer almadığını, araçta oluştuğu iddia edilen sarı lekeler şeklinde belirtilen oluşumların boya yüzeyinin temizlenmesi ile çıktığını, yine tespit raporunda bu tarz oluşan lekelerin aracın boyasına zarar vermediği ve aracın değerini düşürmediğinin de tespit edildiğini, aracın sağ orta kapısının üzerindeki çöküntü şeklindeki oluşumun ise bir darbe sonucu oluştuğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, zira bu tespitte de aracın boya ve gövdesi üzerinde ürün kaynaklı bir oluşumun yer almadığını, dolayısıyla araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir problem veya gizli ayıbın bulunmadığını, «delil tespiti» raporunda araç üzerinde 5.000,00 TL «değer kaybı» tespit edildiğinden araç değişimi veya bedel iadesini gerektirir bir husus mevcut olmadığını, davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini, davacının aracı uzun süre kullandığını ve halen kullanmakta olduğunu, bu nedenle kullanım bedelinin «hakkaniyet» gereği araç bedelinden mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davacının «ayıp» «ihtar» şartını yerine getirmediğini, b.Araçta «gizli ayıp» veya üretim hatasının bulunmadığını, c.Davadaki talebin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, «değer kaybı» olan 5.000,00 TL gözetildiğinde araç değişimi veya «bedel iadesi» yerine ayıp oranında indirim veya «ücretsiz onarım» yönünde karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği olacağını, d.Aracın kullanıldığı gözetildiğinde kullanım bedelinin araç bedelinden mahsubunun gerektiğini, e.Davacının «terditli» talepte bulunmasının usule aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...tarafından ithal edilen aracı yetkili satıcı olan diğer davalıdan satın aldığını, «teslim» «formlarını» imzaladığını, ancak davaya konu aracın fiilen teslim alınacağı sırada bütün kaporta aksamında sarı leker olduğunun, sağ orta kapısında ise çöküntü olduğunun fark edildiğini, bu nedenle aracın fiilen teslim alınmadığını, aynı gün Doğuş Otomotiv'in «şikayet» hattının aranarak durumun bildirildiğini, «ayıp ihbarının» davalılara yasal süresi içinde gerek sözlü gerek noter kanalıyla bildirildiğini ancak sonuç alınamadığını, «ihtarnameden» hemen sonra davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamede 2 gün içinde aracın şirket otoparkından alınması aksi halde aracın bir otoparka çektirilmek suretiyle araç çektirme ve sair «masrafların» müvekkiline ait olacağının «ihtar» edildiğini, araç üzerinde yapılan «delil tespitinde» ayıpların tespit edildiğini, «keşif» sonrasında aracın müvekkili şirket yetkilisi tarafından «ihtirazi kayıt» ile teslim alındığını, davalıların ayıplı maldan «müteselsilen sorumlu» olduğunu ileri sürerek ayıplı aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise satışın iptali ile 79.710,00 TL ayıplı aracın bedelinin «fatura» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacıya iadesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · eksik harç · garantörlük · mahsup · harç
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:ayıpsız misli ile değiştirme · misli ile değiştirme · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · kâr kaybı · ihbar · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «ayıp ihbarının süresi» içerisinde yapılmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, alınan tespit raporunda araçtaki oluşumların ürün kaynaklı olduğuna dair herhangi bir tespit yer almadığını, araçta oluştuğu iddia edilen sarı lekeler şeklinde belirtilen oluşumların boya yüzeyinin temizlenmesi ile çıktığını, yine tespit raporunda bu tarz oluşan lekelerin aracın boyasına zarar vermediği ve aracın değerini düşürmediğinin de tespit edildiğini, aracın sağ orta kapısının üzerindeki çöküntü şeklindeki oluşumun ise bir darbe sonucu oluştuğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, zira bu tespitte de aracın boya ve gövdesi üzerinde ürün kaynaklı bir oluşumun yer almadığını, dolayısıyla araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir problem veya gizli ayıbın bulunmadığını, «delil tespiti» raporunda araç üzerinde 5.000,00 TL «değer kaybı» tespit edildiğinden araç değişimi veya bedel iadesini gerektirir bir husus mevcut olmadığını, davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini, davacının aracı uzun süre kullandığını ve halen kullanmakta olduğunu, bu nedenle kullanım bedelinin «hakkaniyet» gereği araç bedelinden mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davacının «ayıp» «ihtar» şartını yerine getirmediğini, b.Araçta «gizli ayıp» veya üretim hatasının bulunmadığını, c.Davadaki talebin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, «değer kaybı» olan 5.000,00 TL gözetildiğinde araç değişimi veya «bedel iadesi» yerine ayıp oranında indirim veya «ücretsiz onarım» yönünde karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği olacağını, d.Aracın kullanıldığı gözetildiğinde kullanım bedelinin araç bedelinden mahsubunun gerektiğini, e.Davacının «terditli» talepte bulunmasının usule aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...tarafından ithal edilen aracı yetkili satıcı olan diğer davalıdan satın aldığını, «teslim» «formlarını» imzaladığını, ancak davaya konu aracın fiilen teslim alınacağı sırada bütün kaporta aksamında sarı leker olduğunun, sağ orta kapısında ise çöküntü olduğunun fark edildiğini, bu nedenle aracın fiilen teslim alınmadığını, aynı gün Doğuş Otomotiv'in «şikayet» hattının aranarak durumun bildirildiğini, «ayıp ihbarının» davalılara yasal süresi içinde gerek sözlü gerek noter kanalıyla bildirildiğini ancak sonuç alınamadığını, «ihtarnameden» hemen sonra davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamede 2 gün içinde aracın şirket otoparkından alınması aksi halde aracın bir otoparka çektirilmek suretiyle araç çektirme ve sair «masrafların» müvekkiline ait olacağının «ihtar» edildiğini, araç üzerinde yapılan «delil tespitinde» ayıpların tespit edildiğini, «keşif» sonrasında aracın müvekkili şirket yetkilisi tarafından «ihtirazi kayıt» ile teslim alındığını, davalıların ayıplı maldan «müteselsilen sorumlu» olduğunu ileri sürerek ayıplı aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise satışın iptali ile 79.710,00 TL ayıplı aracın bedelinin «fatura» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacıya iadesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/883 E. , 2023/4133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1536 Esas, 2021/1890 Karar
HÜKÜM
Esastan ret; davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1315 E., 2017/749 K.
Taraflar arasındaki satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın ayrı ayrı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından ve ek kararı Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...tarafından ithal edilen aracı yetkili satıcı olan diğer davalıdan satın aldığını, teslim formlarını imzaladığını, ancak davaya konu aracın fiilen teslim alınacağı sırada bütün kaporta aksamında sarı leker olduğunun, sağ orta kapısında ise çöküntü olduğunun fark edildiğini, bu nedenle aracın fiilen teslim alınmadığını, aynı gün Doğuş Otomotiv'in şikayet hattının aranarak durumun bildirildiğini, ayıp ihbarının davalılara yasal süresi içinde gerek sözlü gerek noter kanalıyla bildirildiğini ancak sonuç alınamadığını, ihtarnameden hemen sonra davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamede 2 gün içinde aracın şirket otoparkından alınması aksi halde aracın bir otoparka çektirilmek suretiyle araç çektirme ve sair masrafların müvekkiline ait olacağının ihtar edildiğini, araç üzerinde yapılan delil tespitinde ayıpların tespit edildiğini, keşif sonrasında aracın müvekkili şirket yetkilisi tarafından ihtirazi kayıt ile teslim alındığını, davalıların ayıplı maldan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek ayıplı aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise satışın iptali ile 79.710,00 TL ayıplı aracın bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, alınan tespit raporuna göre araçtaki lekelerin araç boyasına zarar vermediğinin aracın değerini düşürmediğinin, aracın sağ orta kapı kısmında hafif darbe sonucu çöküntü ve boyada iz olduğunun, aracın sıfır olması sebebiyle bu durumun aracın değerinde 5.000,00 TL değer kaybına sebep olacağının tespit edildiğini, davacının aracındaki 5.000,00 TL'lik değer kaybına karşılık 79.710,00 TL talep etmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesini bozacağını ve adil olmayan bir durumun ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, alınan tespit raporunda araçtaki oluşumların ürün kaynaklı olduğuna dair herhangi bir tespit yer almadığını, araçta oluştuğu iddia edilen sarı lekeler şeklinde belirtilen oluşumların boya yüzeyinin temizlenmesi ile çıktığını, yine tespit raporunda bu tarz oluşan lekelerin aracın boyasına zarar vermediği ve aracın değerini düşürmediğinin de tespit edildiğini, aracın sağ orta kapısının üzerindeki çöküntü şeklindeki oluşumun ise bir darbe sonucu oluştuğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, zira bu tespitte de aracın boya ve gövdesi üzerinde ürün kaynaklı bir oluşumun yer almadığını, dolayısıyla araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir problem veya gizli ayıbın bulunmadığını, delil tespiti raporunda araç üzerinde 5.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğinden araç değişimi veya bedel iadesini gerektirir bir husus mevcut olmadığını, davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini, davacının aracı uzun süre kullandığını ve halen kullanmakta olduğunu, bu nedenle kullanım bedelinin hakkaniyet gereği araç bedelinden mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aracı ihtirazi kayıtla teslim aldığı, teslim tarihi ve ayıp tarihi dikkate alındığında ayıp ihtarının davacı tarafça süresinde yapıldığı, davacının davadaki taleplerinin aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi olduğunu belirterek neticei talebini açıkladığı, bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere mevcut ayıpların malın teslimi anında görülebilecek açık ayıplar olduğu, davacıdan sıfır km olarak aldığı aracı gözle görülür ayıplarıyla satın alması ve kullanmasının beklenemeyeceği, davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanmak istediği ve talebinde haklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda yenisi ile değişim halinde %20 tenzilat yapılması gerektiği belirtilmişse de, aracın fatura bedelinin peşin olarak ödendiği, ödenen bedelin davalı tarafça bu zamana kadar kullanıldığı, aracın da davacı tarafça kullanıldığı, bu nedenle her iki taraf aleyhine kullanım tenzilatı uygulanmasına gerek bulunmadığı kanaatine varıldığı, davalı tarafın aracın mislinin ellerinde bulunmadığı yönündeki savunmaları bulunsa dahi bu hususun kararın infaz aşamasında değerlendirilebileceği, misliyle değiştirilmesine dair karar vermeye engel teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2013 model Volkswagen Carevelle 2.0 TDI hp comfortline man.
model aracın davalılar tarafından ayıpsız olan misliyle değiştirilerek davacıya verilmesine, 34 GA 5904 plakalı davacı tarafından alınan aracın davalıya iadesine, edimlerin birlikte ifasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ayrı ayrı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi şeklindeki kararın infazı mümkün olmayan bir karar olduğunu,
b.Zamanaşımı itirazı konusunda mahkemece karar verilmediğini,
c.Somut olayın özelliklerine göre 4.000,00 TL tutarında değer kaybının olduğu yerde 79.710,00 TL bedelli aracın iadesine karar verilmesinin tarafların edimleri arasında dengeyi bozan ve adil olmayan bir karar olduğunu,
d.Aracın kullanım bedeli olarak bilirkişi raporlarında belirtilen yüzde 20 oranındaki indirimin mahkemece yapılmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Davacının ayıp ihtar şartını yerine getirmediğini,
b.Araçta gizli ayıp veya üretim hatasının bulunmadığını,
c.Davadaki talebin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, değer kaybı olan 5.000,00 TL gözetildiğinde araç değişimi veya bedel iadesi yerine ayıp oranında indirim veya ücretsiz onarım yönünde karar verilmesinin hakkaniyet gereği olacağını,
d.Aracın kullanıldığı gözetildiğinde kullanım bedelinin araç bedelinden mahsubunun gerektiğini,
e.Davacının terditli talepte bulunmasının usule aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda hukuki ihtilafın alıcının satılandaki ayıp nedeni ile ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkının kullanıp kullanamayacağı noktasında olduğu, davaya konu aracın 06.04.2013 tarihinde teslimi esnasında davacının ayıpları farketmesi üzerinde aracı teslim almaktan imtina ettiği ve davalılara ihtarname gönderdiği, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davacının teslim öncesi fark ettiği hasar ve diğer ayıplar nedeniyle aracı bu haliyle kabul etmek zorunda olmadığı, satın alınan ürünün sıfır kilometre motorlu araç olmasının aracın her yönüyle ayıpsız olmasını gerektirdiği, davacının ilk andan itibaren iradesinin aracı teslim almamak yönünde olduğu da gözetildiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 inci maddesinin dördüncü fıkrasının olayda uygulanma imkânının bulunmadığı, gerek delil tespiti dosyası gerekse de yargılama sırasında mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına göre davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin kabul edilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile Davalı Doğuş Otomotiv vekilinin temyiz başvurusunun, temyiz karar harcının verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde süresinde yatırılmadığından yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili ve ek karara karşı Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıpsız misli değiştirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı ve Mahkemece verilen ek kararın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ve davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekilince ek karara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekili yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ... ve Lojistik San. Tic. A.Ş.'ne yükletilmesine,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.'ne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954783800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz