Marka Hükümsüzlüğü ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1248 E. 2023/4632 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
danışmanlık sözleşmesi↗ ziya↗ basiretli tacir↗ ciro↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ kâr payı↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ tacir↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/250 E., 2017/280 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli"Rota Capital" markasının 36. sınıf bakımından hükümsüz bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin Rota Emlak'ın kurulduğu 1995 yılından beri ilk günden itibaren emlakçılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, "Rota Emlak" markasının tescil edildiğini, tanınmış ve tek başına bir ticari değer haline geldiğini, davalının markasının ise "Rota Capital" olup müvekkili şirketin tescilli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalardaki asıl unsurun "ROTA" ibaresi olduğunu, iltibas yaratabilecek nitelikte olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescil edilmiş olan "Rota Capital" markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine, davalı eylemenin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin men ve refine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, bu amaçla "ROTA CAPITAL" adının iş evrakı ve reklamlarda kullanmasının önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanının "Rota Capital Finansal Danışmanlık Anonim Şirketi", markasının da "Rota Capital" olduğunu, davacının "Rota Emlak" markasını tescil ettirmemiş olduğunu, davacının tescil ettirdiği markasının "Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olduğunu, Rota Emlak'ın davacının markası olmadığını, "Rota" kelimesinin "dünya", "evren", "kırmızı" gibi başlı başına evrensel bir isim olduğunu, birçok markanın "Rota" ismini kullandığını, davalı müvekkilinin markası Rota Capital olup, emlakçılık faaliyetleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir alanda, finansal danışmanlık alanında hizmet verdiğini, müvekkilinin Rota Capital, ticari faaliyeti sırasında hiçbir surette Rota Emlak ibaresini, yahut davacının markası olan "Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" ibaresini kullanmadığını, emlakçılık veya gayrimenkul alım-satımı alanında da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iki ayrı markanın, aynı sınıfta tescil edilmiş olmasının, marka ihlalini doğurmayacağını, davalı müvekkilinin markasından da anlaşılacağı gibi, fınansal konularda faaliyet göstermekte, halka arz ve sermaye piyasası danışmanlığı olduğunu, bu hususta delillerini sunduklarını, davacı markasının tanınmış olmadığını, haksız rekabetin hiçbir şartının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın davacı taraf markaları ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtildiği şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmamaları sebebiyle anılan hükümde belirtilen iptal koşullarının somut uyuşmazlıkta söz konusu olmadığı, taraf markalarındaki ortak unsurun "ROTA" ibaresi olduğu, markalar arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde marka ve işaretin ayıt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınması gerektiği, "ROTA" kelimesinin sıklıkla yol, güzergah anlamında kullanıldığı, bu nedenle markanın yanındaki eklerle bir anlam ifade edeceği, davacı markasının tanınmış olmadığı gibi davacının emlak alınında davalının ise finansal danışmanlık alınında faaliyet gösterdiği, davalının aynı zamanda emlak işi yaptığına dair delil bulunmadığı, finans sektöründeki tüketici kesiminin farklı özellikler taşıması ve hizmet alacak kesimin daha bilinçli tüketici grusunda olması, nitekim davalının sunduğu danışmanlık sözleşmelerinde de tükecinin belirli bir araştırma yaptıktan sonra sözleşmelere imza atacakları husus ile faaliyet gösterilen alanların farklı olması, haksız yararlanma ya da imaj transferi veya markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi bir durumun ortaya çıkmayacağı ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi şartlarının da oluşmadığı, davacı markası tanınmış olmadığı gibi davacı tarafından davalının başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil de sunulmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin müvekkilinin “Rota” markasının tanınmış bir marka olmadığı yönündeki kararının yerinde olmadığını, günlük tirajı yüksek gazetelerde yer alan “Rota Emlak” başlıklarının markanın tanınmışlığı açısından yeterli bulunduğunu, taraf markalarında "Rota" ibaresinin vurgulandığını, "Rota" kelimesinin yanına bazı başka ifadeler eklenmesinin de tüketiciler açısından müvekkili şirkete ait Rota Emlak markasının tüketiciler açısından karıştırılmasını önlemeyeceğini, müvekkilinin tescilli ve yıllar boyu süren emek ve çabasının sonucunda ayırt edici hale getirdiği tanınmış markasının davalı tarafça hukuka aykırı bir şekilde kullanımının kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait “Rota Emlak” markasının birebir ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanan davalının her şeyden önce basiretli bir tacirin uyması gereken dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf markasının gayrimenkul sektöründe tanınmış olduğu ileri sürülmüş ise de tanınmışlık için ayrıca markanınn tescilinin ve kullanıldığı coğrafi alanın, markanın üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetin yaygınlığı, pazar payı, yıllık satış miktarı, markaya ilişkin promosyon çalışmalarıın özellikleri, süresi, devamlılığı, yayıldığı coğrafi alan, promosyona harcanan para, TV reklamı, markanın sahibi olduğu firmaya ilişkin büyüklük, ciro, kâr vs gibi kıstaslarda önemli etken olup davacı tarafça dosyaya sunulan delillerle markasının tanınmış marka olduğunu ispatlanmış olduğunun söylenemeyeceği, bu yönden de markasına tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5259 E. 2024/2127 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… ının ise "Rota Capital" olup müvekkili şirketin tescilli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalardaki asıl unsurun "ROTA" ibaresi olduğunu, «iltibas» yaratabilecek nitelikte olduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescil edilmiş olan "Rota Capital" markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine, davalı eylemenin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetinin» men ve refine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, bu amaçla "ROTA CAPITAL" adının iş evrakı v …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «ticaret unvanının» "Rota Capital Finansal Danışmanlık Anonim Şirketi", markasının da "Rota Capital" olduğunu, davacının "Rota Emlak" markasını tescil ettirmemiş olduğunu, davacının tescil ettirdiği markasının "Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olduğunu, Rota Emlak'ın davacının markası olmadığını, "Rota" kelimesinin "dünya", "evren", "kırmızı" gibi başlı başına evrensel bir isim olduğunu, birçok markanın "Rota" ismini kullandığını, davalı müvekkilinin markası Rota Capital olup, emlakçılık faaliyetleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir alanda, finansal danışmanlık alanında hizmet verdiğini, müvekkilinin Rota Capital, ticari faaliyeti sırasında hiçbir surette Rota Emlak ibaresini, yahut davacının markası olan "Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" ibaresini kullanmadığını, emlakçılık veya gayrimenkul alım-satımı alanında da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacının «kötüniyetli» olduğunu, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iki ayrı markanın, aynı sınıfta tescil edilmiş olmasının, marka ihlalini doğurmayacağını, davalı müvekkilinin markasından da anlaşılacağı gibi, fınansal konularda faaliyet göstermekte, halka arz ve sermaye piyasası danışmanlığı olduğunu, bu hususta delillerini sunduklarını, davacı markasının tanınmış olmadığını, «haksız rekabetin» hiçbir şartının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Emlak” markasının 36. sınıfta müvekkili adına tescilli olduğunu, davalıya ait www.hurriyetemlak.com alan adlı internet sitesinde Rota ibareli çeşitli adlar altında «ilanlar» bulunduğunun tespit edildiğini, bu ilanların kaldırılmasının «ihtarname» ile istenmesine rağmen davalının bir cevap vermediğini, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait Rota Emlak markasına tecavüzünün ve «haksız rekabetin» tespitini, ref ve menini, şimdilik 100,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
… ota Emlak” markasının 36. sınıfta müvekkili adına tescilli olduğunu, davalıya ait www.sahibinden.com alan adlı internet sitesinde Rota ibareli çeşitli adlar altında «ilanlar» bulunduğunun tespit edildiğini, bu ilanların kaldırılmasının «ihtarname» ile istendiğini, davalının cevabı üzerine ilan numaraları bildirildiği halde davalının ilanları kaldırmadığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait Rota Emlak markasına tecavüzünün ve «haksız rekabetin» tespitini, ref ve menini, şimdilik 100,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların devam etmekte olan tecavüz ve «haksız rekabet» eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri bakımından, kusurunun varlığı ya da yokluğuna bakılmaksızın sorumluluğu bulunduğu, ancak davalıların maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu tutulabilmesi için önceden davacı tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği «makul süre» içerisinde kaldırmalarının kendilerinden talep edilmesi, ayrıca davacının içeriğin kaldırılmasını talep ederken, kendisinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu «yaklaşık ispata» yeterli delillerini de davalılara sunması gerektiği, davacının davalı şirketlere keşide edilen 20.12.2016 tarihli «ihtarnamenin» ekinde, önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu ispata yönelik hiçbir delil bulunmadığı, karar yerinde belirtildiği üzere, birleşen davalarda keşide edilen 20.12.2016 tarihli ihtarnameler, birden fazla kişiye aynı şekilde düzenlenmiş tek bir ihtarname olduğu, ihtarnamelerde her bir kullanıcı yönünden hangi tarihli, hangi kullanımların, ne şekilde tecavüz teşkil ettiği yönünde, her bir kullanımla ilgili somutlaşmış verileri «taşıyan» bir bilgiye yer verilmediği, yer sağlayıcı konumunda olan davalıların «ilan» sahipleri, ilan tarihi ve numaraları konusunda usulüne uygun şekilde somutlaştırılmış bir ihtarname ile uyarılmadığı, anılan ihtarnameye dayanılarak yer sağlayıcısı bulundukları internet sitesindeki içeriği kaldırmamakta kusurlu olduklarının söylenemeyeceği, davalıların maddi ve manevi tazminat talebinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», birleşen 2018/81 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, davalıya ait internet sitesinde 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen “rota emlak, rota mimarlık, antrota emlak, rota gayrimenkul” şeklindeki "rota" esas unsurlu kullanımların, davacının 2007/60684 tescil sayılı «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ref'ine ve men'ine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, birleşen 2018/88 E. sayılı davanın kısmen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · feragat nedeniyle davanın reddi · yaklaşık ispat · makul süre · ihtisas mahkemesi · davadan feragat · hakkaniyet · kesinlik sınırı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların devam etmekte olan tecavüz ve «haksız rekabet» eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri bakımından, kusurunun varlığı ya da yokluğuna bakılmaksızın sorumluluğu bulunduğu, ancak davalıların maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu tutulabilmesi için önceden davacı tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği «makul süre» içerisinde kaldırmalarının kendilerinden talep edilmesi, ayrıca davacının içeriğin kaldırılmasını talep ederken, kendisinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu «yaklaşık ispata» yeterli delillerini de davalılara sunması gerektiği, davacının davalı şirketlere keşide edilen 20.12.2016 tarihli «ihtarnamenin» ekinde, önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu ispata yönelik hiçbir delil bulunmadığı, karar yerinde belirtildiği üzere, birleşen davalarda keşide edilen 20.12.2016 tarihli ihtarnameler, birden fazla kişiye aynı şekilde düzenlenmiş tek bir ihtarname olduğu, ihtarnamelerde her bir kullanıcı yönünden hangi tarihli, hangi kullanımların, ne şekilde tecavüz teşkil ettiği yönünde, her bir kullanımla ilgili somutlaşmış verileri «taşıyan» bir bilgiye yer verilmediği, yer sağlayıcı konumunda olan davalıların «ilan» sahipleri, ilan tarihi ve numaraları konusunda usulüne uygun şekilde somutlaştırılmış bir ihtarname ile uyarılmadığı, anılan ihtarnameye dayanılarak yer sağlayıcısı bulundukları internet sitesindeki içeriği kaldırmamakta kusurlu olduklarının söylenemeyeceği, davalıların maddi ve manevi tazminat talebinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», birleşen 2018/81 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, davalıya ait internet sitesinde 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen “rota emlak, rota mimarlık, antrota emlak, rota gayrimenkul” şeklindeki "rota" esas unsurlu kullanımların, davacının 2007/60684 tescil sayılı «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ref'ine ve men'ine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, birleşen 2018/88 E. sayılı davanın kısmen …
… RARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada taraflarca marka tecavüzü/ tazminat davasındaki uyuşmazlık ile ilgili olarak «sulh» yönünde beyanda bulunmaları ve «sulh protokolü» ile «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri nedeniyle asıl davada feragat yönünde hüküm tesis edildiği, birleşen davalarda davalıların yer sağlayıcı olarak hizmet verdikleri, davacının gönderdiği «ihtarnamenin» somutlaştırılmadığı, binlerce reklamdan dolayı hangi kullanıcının hangi tarihli ve sayılı reklamlarına ilişkin bir açıklığın bulunmadığı, davalılardan Sahibinden B …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasının davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davalı ile «sulh protokolü» imzalandığından asıl davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmak yükümlülüğü bulunmadığını, sitede milyonlarca «ilanın» yer aldığını, böyle bir yükümlülüğün müvekkiline yüklenmesinin «hakkaniyete» aykırılık teşkil edeceğini, tek başına söz konusu ihtarla yer sağlayıcı olarak verdiği hizmeti yerine getirmemesi müvekkilinin hukuki sorumluluğunu doğuracağını, ihtarla tüm “Rota” ibareli ilanları kaldırmasının müvekkilinden beklenemeyeceğini, davacının keşide ettiği «ihtarnamenin» somutlaştırmaya elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Kararın birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16089 E. 2011/4324 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...Ş. hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. ../..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1248 E. , 2023/4632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/764 Esas, 2021/1689 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/250 E., 2017/280 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli"Rota Capital" markasının 36. sınıf bakımından hükümsüz bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin Rota Emlak'ın kurulduğu 1995 yılından beri ilk günden itibaren emlakçılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, "Rota Emlak" markasının tescil edildiğini, tanınmış ve tek başına bir ticari değer haline geldiğini, davalının markasının ise "Rota Capital" olup müvekkili şirketin tescilli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalardaki asıl unsurun "ROTA" ibaresi olduğunu, iltibas yaratabilecek nitelikte olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescil edilmiş olan "Rota Capital" markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine, davalı eylemenin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin men ve refine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, bu amaçla "ROTA CAPITAL" adının iş evrakı ve reklamlarda kullanmasının önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanının "Rota Capital Finansal Danışmanlık Anonim Şirketi", markasının da "Rota Capital" olduğunu, davacının "Rota Emlak" markasını tescil ettirmemiş olduğunu, davacının tescil ettirdiği markasının "Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olduğunu, Rota Emlak'ın davacının markası olmadığını, "Rota" kelimesinin "dünya", "evren", "kırmızı" gibi başlı başına evrensel bir isim olduğunu, birçok markanın "Rota" ismini kullandığını, davalı müvekkilinin markası Rota Capital olup, emlakçılık faaliyetleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir alanda, finansal danışmanlık alanında hizmet verdiğini, müvekkilinin Rota Capital, ticari faaliyeti sırasında hiçbir surette Rota Emlak ibaresini, yahut davacının markası olan "Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" ibaresini kullanmadığını, emlakçılık veya gayrimenkul alım-satımı alanında da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iki ayrı markanın, aynı sınıfta tescil edilmiş olmasının, marka ihlalini doğurmayacağını, davalı müvekkilinin markasından da anlaşılacağı gibi, fınansal konularda faaliyet göstermekte, halka arz ve sermaye piyasası danışmanlığı olduğunu, bu hususta delillerini sunduklarını, davacı markasının tanınmış olmadığını, haksız rekabetin hiçbir şartının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın davacı taraf markaları ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtildiği şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmamaları sebebiyle anılan hükümde belirtilen iptal koşullarının somut uyuşmazlıkta söz konusu olmadığı, taraf markalarındaki ortak unsurun "ROTA" ibaresi olduğu, markalar arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde marka ve işaretin ayıt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınması gerektiği, "ROTA" kelimesinin sıklıkla yol, güzergah anlamında kullanıldığı, bu nedenle markanın yanındaki eklerle bir anlam ifade edeceği, davacı markasının tanınmış olmadığı gibi davacının emlak alınında davalının ise finansal danışmanlık alınında faaliyet gösterdiği, davalının aynı zamanda emlak işi yaptığına dair delil bulunmadığı, finans sektöründeki tüketici kesiminin farklı özellikler taşıması ve hizmet alacak kesimin daha bilinçli tüketici grusunda olması, nitekim davalının sunduğu danışmanlık sözleşmelerinde de tükecinin belirli bir araştırma yaptıktan sonra sözleşmelere imza atacakları husus ile faaliyet gösterilen alanların farklı olması, haksız yararlanma ya da imaj transferi veya markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi bir durumun ortaya çıkmayacağı ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi şartlarının da oluşmadığı, davacı markası tanınmış olmadığı gibi davacı tarafından davalının başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil de sunulmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin müvekkilinin “Rota” markasının tanınmış bir marka olmadığı yönündeki kararının yerinde olmadığını, günlük tirajı yüksek gazetelerde yer alan “Rota Emlak” başlıklarının markanın tanınmışlığı açısından yeterli bulunduğunu, taraf markalarında "Rota" ibaresinin vurgulandığını, "Rota" kelimesinin yanına bazı başka ifadeler eklenmesinin de tüketiciler açısından müvekkili şirkete ait Rota Emlak markasının tüketiciler açısından karıştırılmasını önlemeyeceğini, müvekkilinin tescilli ve yıllar boyu süren emek ve çabasının sonucunda ayırt edici hale getirdiği tanınmış markasının davalı tarafça hukuka aykırı bir şekilde kullanımının kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait “Rota Emlak” markasının birebir ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanan davalının her şeyden önce basiretli bir tacirin uyması gereken dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf markasının gayrimenkul sektöründe tanınmış olduğu ileri sürülmüş ise de tanınmışlık için ayrıca markanınn tescilinin ve kullanıldığı coğrafi alanın, markanın üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetin yaygınlığı, pazar payı, yıllık satış miktarı, markaya ilişkin promosyon çalışmalarıın özellikleri, süresi, devamlılığı, yayıldığı coğrafi alan, promosyona harcanan para, TV reklamı, markanın sahibi olduğu firmaya ilişkin büyüklük, ciro, kâr vs gibi kıstaslarda önemli etken olup davacı tarafça dosyaya sunulan delillerle markasının tanınmış marka olduğunu ispatlanmış olduğunun söylenemeyeceği, bu yönden de markasına tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954723000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz