YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1308 E. 2023/4831 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat şartı↗ i̇i̇k 167↗ ziya↗ iyiniyet↗ def'i↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/98 E., 2020/341 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “Melekoğlu Baklava Börek+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa dava konusu marka ile müvekkili adına tescilli bulunan "Melek Şekil" ve "Şahin Melek ibareli markaları ile iltibasa yol açacak düzeyde benzer bulunduğunu, müvekkilinin anılan markalarının tanınmış olduğunu, markalarda Melek ibaresinin ortak olarak yer almasının markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, dava konusu markanın müvekkilinin Melek ibareli seri markalarından birisi olarak algılanacağını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'ın 2019-M-11244 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır “melekoğlu” ismi ile baklava ve börek satışı yaptığını, bu alanda tanınan bir marka haline geldiğini, davacının “melek şekil” ve “şahin melek” markalarının pastırma ve sucuk başta olmak üzere et ve et mamulleri ürünlerinde kullanıldığını, davalı markasının davacı markaları ile benzer bir gıda alanında kullanılmadığını, davacı şirkete ait markanın bu alanda tanınmadığını, davalı markasının davacı markalarına benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimali barındırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “melekoğlu baklava börek” markası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “şahin melek”, “melek çiftliği”, “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik teşkil etmediği, davacı markasında yer alan “melek” kelimesinin görece ayırt ediciliğinin düşük olduğu kanaati çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, davalının “Melekoğlu baklava börek” ibareli markasının, davacının melek kelimesini haiz markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, işletmeler arasında herhangi bir şekilde ilişki kurmayacağı, markaların aynı ticari kaynaktan geldiğini düşünerek hareket etmeyeceği kanaatine varıldığı, ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında çekişme konusu 30. sınıf mallar bakımından karıştırılma ihtimali de dahil iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iltibas incelemesinin 2002/04518 sayılı markası dahil olmak üzere itiraza mesnet tüm markaların dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin "Melek ve "Şahin Melek" ibareli markalarını 29. ve 30. sınıfta aktif kullandığının aşikar olduğunu, buna rağmen benzerlik incelemesinin sadece "Şahin Melek" ibareli markası dikkate alınarak yapıldığını, müvekkilinin 2002/04518 sayılı markasını kullanmadığı yönündeki kanaatin yerinde olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile ayırt edilmeyecek derece benzer bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde müvekkilinin marklarında esas unsur olarak yer alan "MELEK" ibaresi ile dava konusu markada asıl unsur olarak yer alan "MELEKOĞLU" ibarelerinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu markada yer alan -OĞLU" ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığını, taraf markalarında "MELEK" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, taraf markaları arasında mal ve hizmetler yönünden de ayniyet bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı Kurum nezdinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi uyarınca yapılan itirazına karşı davalı şirketin, davacının itirazına mesnet 2002/04518 sayılı markası yönünden aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı def'inde bulunulduğu, davacı tarafından ise anılan madde uyarınca kullanımın ispat şartının yerine getirilemediği, zira davacı tarafça bu kapsamda sunulan delillerin uyuşmazlık konusu 30. sınıf emtia ile ilgili bulunmadığı, bu itibarla mahkemece davacının itirazına mesnet 2002/04518 sayılı markasının iltibas değerlendirmesinde nazara alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları yönünden yapılan değerlendirmede de tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre, "“Melekoğlu baklava börek” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “şahin melek”, “melek çiftliği”, “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğu ispatlanamadığı gibi tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci bendindeki koşulların oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2002 04518 numaralı ''MELEK'' markası başta olmak üzere ''MELEK ÇİFTLİĞİ'', ''MELEK ABLA'' ''DR. MELEK'', ''ŞAHİN MELEK'', 'MELEKZADE'' gibi hali hazırda tescilli ''MELEK'' ibareli seri markalarının bulunduğu hususu gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili adına TPMK nezdinde tescil edilmiş olan itiraza dayanak markalarının tümü dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken ''MELEK+Şekil'' ibareli müvekkili markasını dikkate almaksızın hatalı sonuca varıldığını, müvekkili şirketin 2002 04518 numaralı ''MELEK+Şekil'' markasının kullanımına ilişkin sunulan deliller, müvekkili şirketin söz konusu marka ibaresini ürünleri üzerinde kullanmakta olduğunu ispata elverişli olduğunu, dava konusu markada yer alan ''BAKLAVA BÖREK'' ibaresinin markanın kapsadığı mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu ve benzerlik incelemesinde dikkate alınması gereken esas unsurun ''MELEKOĞLU'' ibaresi olduğu hususunun gözetilmediğini, davalı marka başvurusunun müvekkiline ait ''MELEK'' esas unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasında yer alan ''-OĞLU'' ekinin markaları ayırt edici kılmakta yetersiz olduğunu, taraf markalarının tescil edildikleri sınıf bakımından da iltibas tehlikesi yaratacak nitelikte olduğunu, karıştırılma ihtimali olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli itiraza dayanak markaların tanınmışlığa haiz olduğunu, davaya konu başvurunun kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2999 E. 2023/3052 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik teşkil etmediği, davacı markasında yer alan “melek” kelimesinin görece «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu kanaati çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, davalının “Melekoğlu baklava börek” ibareli markasının, davacının melek kelimesini haiz markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, işletmeler arasında herhangi bir şekilde ilişki kurmayacağı, markaların aynı ticari kaynaktan geldiğini düşünerek hareket etmeyeceği kanaatine varıldığı, «ortalama tüketiciler» nezdinde markalar arasında çekişme konusu 30. sınıf mallar bakımından karıştırılma ihtimali de «dahil» «iltibas» ihtimali bulunmadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya «iyiniyetli» üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niy …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «iltibas» incelemesinin 2002/04518 sayılı markası «dahil» olmak üzere itiraza mesnet tüm markaların dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin "Melek ve "Şahin Melek" ibareli markalarını 29. ve 30. sınıfta aktif kullandığının aşikar olduğunu, buna rağmen benzerlik incelemesinin sadece "Şahin Melek" ibareli markası dikkate alınarak yapıldığını, müvekkilinin 2002/04518 sayılı markasını kullanmadığı yönündeki kanaatin yerinde olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile ayırt edilmeyecek derece benzer bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde müvekkilinin marklarında esas unsur olarak yer alan "MELEK" ibaresi ile dava konusu markada asıl unsur olarak yer alan "MELEKOĞLU" ibarelerinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu markada yer alan -OĞLU" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmadığını, taraf markalarında "MELEK" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası o …
… karşı davalı şirketin, davacının itirazına mesnet 2002/04518 sayılı markası yönünden aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı «def»'inde bulunulduğu, davacı tarafından ise anılan madde uyarınca kullanımın «ispat şartının» yerine getirilemediği, zira davacı tarafça bu kapsamda sunulan delillerin «uyuşmazlık konusu» 30. sınıf emtia ile ilgili bulunmadığı, bu itibarla mahkemece davacının itirazına mesnet 2002/04518 sayılı markasının «iltibas» değerlendirmesinde nazara alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları yönünden yapılan değerlendirmede de tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre, "“Melekoğlu baklava börek” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “şahin melek”, “melek çiftliği”, “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğu ispatlanamadığı gibi tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci bendindeki koşulların oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ük öbeği aynı zamanda davalı şahsın ad ve soyadı olduğu, davacı markalarında ŞAHİN esas unsuru ile birlikte tescil kapsamında bulunan emtia ile ilişkili olduğu için «ayırt ediciliği» bulunmayan başkaca sözcük unsurları (pastırma, sucuk gibi) veya bu sözcüğün «temsil» ettiği şahin kuşunun kafasının görseli ile kullanıldığı, dava konusu marka kapsamında 18, 24, 25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yer alırken, itiraza dayanak markaların kapsamında 05, 19, 21, 29, 30, 31, 32, 35, 40, 43. sınıflara dâhil olan mal ve hizmetler bulunduğu bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci maddesinin (b) bendi kapsamında taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının "TÜRKÜ ŞAHİN" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "ŞAHİN" ibareli markalarını mesnet göstermek suretiyle «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıa ve hukuki sebeplerine dayanarak yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin TPMK YİDK'nın 24.11.2014 tarih ve 2014-M-18663 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Bozma Kararı Dairemizin 06.11.2019 tarih, 2018/5586 E. ve 2019/6929 K. sayılı kararıyla taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu kararda… ük öbeği aynı zamanda davalı şahsın ad ve soyadı olduğu, davacı markalarında ŞAHİN esas unsuru ile birlikte tescil kapsamında bulunan emtia ile ilişkili olduğu için «ayırt ediciliği» bulunmayan başkaca sözcük unsurları (pastırma, sucuk gibi) veya bu sözcüğün «temsil» ettiği şahin kuşunun kafasının görseli ile kullanıldığı, dava konusu marka kapsamında 18, 24, 25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yer alırken, itiraza dayanak markaların kapsamında 05, 19, 21, 29, 30, 31, 32, 35, 40, 43. sınıflara dâhil olan mal ve hizmetler bulunduğu bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci maddesinin (b) bendi kapsamında taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3327 E. 2023/7522 K.
Ortak:i̇i̇k 167 · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik teşkil etmediği, davacı markasında yer alan “melek” kelimesinin görece «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu kanaati çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, davalının “Melekoğlu baklava börek” ibareli markasının, davacının melek kelimesini haiz markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, işletmeler arasında herhangi bir şekilde ilişki kurmayacağı, markaların aynı ticari kaynaktan geldiğini düşünerek hareket etmeyeceği kanaatine varıldığı, «ortalama tüketiciler» nezdinde markalar arasında çekişme konusu 30. sınıf mallar bakımından karıştırılma ihtimali de «dahil» «iltibas» ihtimali bulunmadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya «iyiniyetli» üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niy …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «iltibas» incelemesinin 2002/04518 sayılı markası «dahil» olmak üzere itiraza mesnet tüm markaların dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin "Melek ve "Şahin Melek" ibareli markalarını 29. ve 30. sınıfta aktif kullandığının aşikar olduğunu, buna rağmen benzerlik incelemesinin sadece "Şahin Melek" ibareli markası dikkate alınarak yapıldığını, müvekkilinin 2002/04518 sayılı markasını kullanmadığı yönündeki kanaatin yerinde olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile ayırt edilmeyecek derece benzer bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde müvekkilinin marklarında esas unsur olarak yer alan "MELEK" ibaresi ile dava konusu markada asıl unsur olarak yer alan "MELEKOĞLU" ibarelerinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu markada yer alan -OĞLU" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmadığını, taraf markalarında "MELEK" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası o …
… zlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa dava konusu marka ile müvekkili adına tescilli bulunan "Melek Şekil" ve "Şahin Melek ibareli markaları ile «iltibasa» yol açacak düzeyde benzer bulunduğunu, müvekkilinin anılan markalarının tanınmış olduğunu, markalarda Melek ibaresinin ortak olarak yer almasının markaları ayırt e …
Benzer bu kararda… arkalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "ŞAHİN" ibaresinin ülkemizde yaygın kullanılan bir ad ve soyad olduğu, aynı zamanda bir hayvan ismi olarak bilindiği, bu nedenlerle «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğu ve sırf bu ibarenin taraf markalarında ortak olarak yer almasının karıştırılmaya yol açmayacağı, öte yandan dosyada mevcut bilirkişi raporunda açık …
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/«167» E., 2019/10 K.
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin alkol ve içki piyasasında bir tanınmışlığının olduğunu, dolayısıyla davacının Şahin markasıyla herhangi bir şekilde karıştırılma ihtimali olmadığını, taraf markalarının ortak unsuru olan "Şahin" kelimesinin tek başına «iltibas» yaratmayacağını, müvekkilinin markasında Kırbıyık ifadesinin baskın ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1308 E. , 2023/4831 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/167 Esas, 2021/1537 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/98 E., 2020/341 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “Melekoğlu Baklava Börek+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa dava konusu marka ile müvekkili adına tescilli bulunan "Melek Şekil" ve "Şahin Melek ibareli markaları ile iltibasa yol açacak düzeyde benzer bulunduğunu, müvekkilinin anılan markalarının tanınmış olduğunu, markalarda Melek ibaresinin ortak olarak yer almasının markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, dava konusu markanın müvekkilinin Melek ibareli seri markalarından birisi olarak algılanacağını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'ın 2019-M-11244 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır “melekoğlu” ismi ile baklava ve börek satışı yaptığını, bu alanda tanınan bir marka haline geldiğini, davacının “melek şekil” ve “şahin melek” markalarının pastırma ve sucuk başta olmak üzere et ve et mamulleri ürünlerinde kullanıldığını, davalı markasının davacı markaları ile benzer bir gıda alanında kullanılmadığını, davacı şirkete ait markanın bu alanda tanınmadığını, davalı markasının davacı markalarına benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimali barındırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “melekoğlu baklava börek” markası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “şahin melek”, “melek çiftliği”, “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik teşkil etmediği, davacı markasında yer alan “melek” kelimesinin görece ayırt ediciliğinin düşük olduğu kanaati çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, davalının “Melekoğlu baklava börek” ibareli markasının, davacının melek kelimesini haiz markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, işletmeler arasında herhangi bir şekilde ilişki kurmayacağı, markaların aynı ticari kaynaktan geldiğini düşünerek hareket etmeyeceği kanaatine varıldığı, ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında çekişme konusu 30.
sınıf mallar bakımından karıştırılma ihtimali de dahil iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iltibas incelemesinin 2002/04518 sayılı markası dahil olmak üzere itiraza mesnet tüm markaların dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin "Melek ve "Şahin Melek" ibareli markalarını 29. ve 30. sınıfta aktif kullandığının aşikar olduğunu, buna rağmen benzerlik incelemesinin sadece "Şahin Melek" ibareli markası dikkate alınarak yapıldığını, müvekkilinin 2002/04518 sayılı markasını kullanmadığı yönündeki kanaatin yerinde olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile ayırt edilmeyecek derece benzer bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde müvekkilinin marklarında esas unsur olarak yer alan "MELEK" ibaresi ile dava konusu markada asıl unsur olarak yer alan "MELEKOĞLU" ibarelerinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu markada yer alan -OĞLU" ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığını, taraf markalarında "MELEK" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, taraf markaları arasında mal ve hizmetler yönünden de ayniyet bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı Kurum nezdinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi uyarınca yapılan itirazına karşı davalı şirketin, davacının itirazına mesnet 2002/04518 sayılı markası yönünden aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı def'inde bulunulduğu, davacı tarafından ise anılan madde uyarınca kullanımın ispat şartının yerine getirilemediği, zira davacı tarafça bu kapsamda sunulan delillerin uyuşmazlık konusu 30. sınıf emtia ile ilgili bulunmadığı, bu itibarla mahkemece davacının itirazına mesnet 2002/04518 sayılı markasının iltibas değerlendirmesinde nazara alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları yönünden yapılan değerlendirmede de tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre, "“Melekoğlu baklava börek” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “şahin melek”, “melek çiftliği”, “melek abla”, “dr.melek” ve “melekzade” ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğu ispatlanamadığı gibi tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci bendindeki koşulların oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2002 04518 numaralı ''MELEK'' markası başta olmak üzere ''MELEK ÇİFTLİĞİ'', ''MELEK ABLA'' ''DR. MELEK'', ''ŞAHİN MELEK'', 'MELEKZADE'' gibi hali hazırda tescilli ''MELEK'' ibareli seri markalarının bulunduğu hususu gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili adına TPMK nezdinde tescil edilmiş olan itiraza dayanak markalarının tümü dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken ''MELEK+Şekil'' ibareli müvekkili markasını dikkate almaksızın hatalı sonuca varıldığını, müvekkili şirketin 2002 04518 numaralı ''MELEK+Şekil'' markasının kullanımına ilişkin sunulan deliller, müvekkili şirketin söz konusu marka ibaresini ürünleri üzerinde kullanmakta olduğunu ispata elverişli olduğunu, dava konusu markada yer alan ''BAKLAVA BÖREK'' ibaresinin markanın kapsadığı mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu ve benzerlik incelemesinde dikkate alınması gereken esas unsurun ''MELEKOĞLU'' ibaresi olduğu hususunun gözetilmediğini, davalı marka başvurusunun müvekkiline ait ''MELEK'' esas unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasında yer alan ''-OĞLU'' ekinin markaları ayırt edici kılmakta yetersiz olduğunu, taraf markalarının tescil edildikleri sınıf bakımından da iltibas tehlikesi yaratacak nitelikte olduğunu, karıştırılma ihtimali olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli itiraza dayanak markaların tanınmışlığa haiz olduğunu, davaya konu başvurunun kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954643600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz