Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/856 E. 2023/4882 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf harcının tamamlanmaması↗ istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması↗ harç muafiyeti↗ istinaf başvurusunun usulden reddi↗ istinaf karar harcı↗ usulden ret↗ başvurunun yapılmamış sayılması↗ harcın tamamlanması↗ yapılmamış sayılma↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ başvurma harcı↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ muafiyet↗ kötüniyet tazminatı↗ maddi hata↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ temlik↗ kefil↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/880 E., 2020/655 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 10.03.2021 tarihli ek karar ile temlik alan davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek kararın temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhinde icra takibi yapıldığını ancak davalıya ne asaleten ne de müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile borcu olmadığını, takibin dayanağında olan genel kredi sözleşmesinde ve devamında imzalanan tüm kredi ve yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler de dahil olmak üzere bulunan imzaların müvekkiline ait olmayıp hepsinin sahte olduğunu, davalı bankanın basiretli tüccar gibi davranmadığını ileri sürerek müvekkilinin, davalı bankaya her nam adı altında olurda olsun (genel kredi sözleşmesi, ana sözleşme ve devamında imzalanan tüm kredi ve yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler de dahil olmak üzere) borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız takip açan davalı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın Elazığ Şubesi ve dava dışı Yeşil Otom. İnş. Ür. Paz. ve San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davacının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmelerde imzası bulunduğunu, bu nedenle yasal takip borçlusu olduğunu, kullanılan kredilerin geri ödemelerinin yerine getirilmemesi sonucu hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin borçlulara tebliğine rağmen alacak kalemlerine itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ipotek takibi başlatıldığını, ipotekli taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini ve kredi riskine mahsup edildiğini savunarak davanın reddi ile karşı taraf aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile istinaf eden temlik alan davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. vekiline usulüne uygun yapılan tebligata rağmen eksik istinaf harcını tamamlamadığı, temlik alan davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.'nin harç muafiyetinin olmadığı gerekçesiyle temlik alan davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. vekilince yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Temlik alan davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının konusunda uzman kişilerce düzenlenemediğini, sıhhatli sonuç için yeterli olmadıklarını, tarafları aleyhine haksız şekilde kötüniyet tazminatına hükmedildiğini belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ek kararının davalı-temlik alan vekiline 20.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre istinaf dilekçesinin 05.04.2021 tarihine kadar sunulması gerektiği, yasal süreden sonra 08.04.2021 tarihinde sunulduğu, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı konusunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılmış olması durumunda istinaf dairesince de bu konuda bir karar verilebileceği gerekçesiyle davalı-temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrarla ayrıca harçtan muaf olduklarını, bu hususta maddi hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkin olmakla somut olayda davalı-temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun yasal süre içerisinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ncı maddesi, 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6448 E. 2012/14928 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhinde icra takibi yapıldığını ancak davalıya ne asaleten ne de müştereken borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile borcu olmadığını, takibin dayanağında olan «genel kredi sözleşmesinde» ve devamında imzalanan tüm kredi ve yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler de «dahil» olmak üzere bulunan imzaların müvekkiline ait olmayıp hepsinin sahte olduğunu, davalı bankanın basiretli tüccar gibi davranmadığını ileri sürerek müvekkilinin, davalı bankaya her nam adı altında olurda olsun (genel kredi sözleşmesi, ana sözleşme ve devamında imzalanan tüm kredi ve yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler de dahil olmak üzere) borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız takip açan davalı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket «temsilcisinin» ... olduğu, dava dışı ... tarafından şirket adına sahte vekaletname düzenlendiği, bu vekaletname ile bankadan kredi çekildiği, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davacı şirket temsilcisine ait olmadığı, çekilen tutarın şirket kayıtlarına geçirilmediği, şirket adına harcama yapılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın ka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · temsil
Benzer bu kararda2- Ancak; mahkemece bankada dava konusu işlemleri yapan ...'ın davacı şirketin ortağı olduğu halde, bu durumun şirket yönünden «müterafik kusur» teşkil edip etmediği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket «temsilcisinin» ... olduğu, dava dışı ... tarafından şirket adına sahte vekaletname düzenlendiği, bu vekaletname ile bankadan kredi çekildiği, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davacı şirket temsilcisine ait olmadığı, çekilen tutarın şirket kayıtlarına geçirilmediği, şirket adına harcama yapılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın ka …
-
Pay tespiti | Pay defterine kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15497 E. 2015/3853 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · pay devri · davadan feragat · feragat · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı «yönetim kurulu kararının iptali» için açmış olduğu «davadan feragat» ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile «pay devrini» kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine dair verilen karar davacı-karşı dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/856 E. , 2023/4882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1998 Esas, 2021/1633 Karar
HÜKÜM
Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/880 E., 2020/655 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 10.03.2021 tarihli ek karar ile temlik alan davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek kararın temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhinde icra takibi yapıldığını ancak davalıya ne asaleten ne de müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile borcu olmadığını, takibin dayanağında olan genel kredi sözleşmesinde ve devamında imzalanan tüm kredi ve yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler de dahil olmak üzere bulunan imzaların müvekkiline ait olmayıp hepsinin sahte olduğunu, davalı bankanın basiretli tüccar gibi davranmadığını ileri sürerek müvekkilinin, davalı bankaya her nam adı altında olurda olsun (genel kredi sözleşmesi, ana sözleşme ve devamında imzalanan tüm kredi ve yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler de dahil olmak üzere) borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız takip açan davalı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın Elazığ Şubesi ve dava dışı Yeşil Otom. İnş. Ür. Paz. ve San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davacının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmelerde imzası bulunduğunu, bu nedenle yasal takip borçlusu olduğunu, kullanılan kredilerin geri ödemelerinin yerine getirilmemesi sonucu hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin borçlulara tebliğine rağmen alacak kalemlerine itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ipotek takibi başlatıldığını, ipotekli taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini ve kredi riskine mahsup edildiğini savunarak davanın reddi ile karşı taraf aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile istinaf eden temlik alan davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. vekiline usulüne uygun yapılan tebligata rağmen eksik istinaf harcını tamamlamadığı, temlik alan davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.'nin harç muafiyetinin olmadığı gerekçesiyle temlik alan davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. vekilince yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Temlik alan davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının konusunda uzman kişilerce düzenlenemediğini, sıhhatli sonuç için yeterli olmadıklarını, tarafları aleyhine haksız şekilde kötüniyet tazminatına hükmedildiğini belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ek kararının davalı-temlik alan vekiline 20.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre istinaf dilekçesinin 05.04.2021 tarihine kadar sunulması gerektiği, yasal süreden sonra 08.04.2021 tarihinde sunulduğu, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı konusunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılmış olması durumunda istinaf dairesince de bu konuda bir karar verilebileceği gerekçesiyle davalı-temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrarla ayrıca harçtan muaf olduklarını, bu hususta maddi hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkin olmakla somut olayda davalı-temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun yasal süre içerisinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ncı maddesi, 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı (temlik alan) davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954624800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz