6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bankaya el koyma ile hisselerin Fon'a intikalinde eski hissedarlık sıfatının sona ermesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1412 E. 2023/4863 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Bir bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon'a devredilip, ödenmiş sermaye tutarındaki zararının Fon'ca devralınmasıyla hisselerinin tamamı Fon'a intikal ederse ve devir işlemleri idari yargı denetiminden geçerek kesinleşirse, eski hissedarların hissedarlık sıfatı sona erer; bu hisseler mirasçılara intikal etmez. Hisse senetlerinin kayıt ve tescili istemli davada, hisseleri devralan güncel malik bankanın pasif husumet ehliyeti vardır.

Ele alınan sorunlar

Bankanın Fon'a intikali sonucu eski hissedarlık sıfatının sona ermesi → ret

İddia: Davacılar, muristen intikal eden nama yazılı üretici hisse senetlerinin, devrine onay verilmeyen kısımda kaldığını, bankanın devir yoluyla birleşmesi sonucu güncel banka nezdinde pay sahibi olduklarını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Fon'a devredildiği, Fon Yönetim Kurulu kararıyla ödenmiş sermaye tutarındaki zararın Fon tarafından devralınması sonucu hisselerin tamamının Fona intikal ettiği; idari yargıda açılan iptal davasının reddiyle devir işlemlerinin kesinleştiği; el koyma kararının bankanın özkaynaklarını tamamen kaybetmesi nedeniyle alındığı ve zararın özkaynakları aştığı, ortaklara ödenecek temettü de bulunmadığı; bu nedenle davacıların murisinin hissedarlık sıfatını kaybettiği ve mirasçılara hisse intikal etmediği; hisselerin hukuken maliki olan Fon tarafından tamamının devralan bankaya devredildiği. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Hisseleri devralan bankaya karşı pasif husumet ehliyeti → kabul

İddia: Davacılar, hisselerin devralan bankaya geçmesi nedeniyle bu bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, murise ait hisse senetlerinin adlarına kayıt ve tescili istemine ilişkin olduğundan, hisselerin şimdiki maliki olan devralan bankaya da yöneltilmesi gerektiği; bu nedenle ilk derece mahkemesince devralan banka hakkında pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesinin doğru görülmediği (ancak esasa girildiğinde dava bu davalı yönünden de reddedilmiştir). (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Fon'a intikal eden banka hisselerinde eski hissedarlık sıfatının sona ermesi ve devralan bankaya karşı pasif husumet ehliyetinin bulunması yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet ehliyeti (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankaya el koyma Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devir hissedarlık sıfatının sona ermesi pasif husumet ehliyeti hisse devir sözleşmesi temettü hakkı

Atıf yapılan mevzuat: Mülga 4389 sayılı Kanun — Mülga 4389 sayılı Kanun 14/3

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1412 E.  ,  2023/4863 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1191 Esas, 2021/1796 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/985 E., 2018/1065 K.

Taraflar arasındaki hissedarlığın tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi...'un 2014 yılında vefat ettiğini, müteveffanın Tarişbank pay defterinde 6685 sıra numarası ile kayıtlı Tarişbank ortaklarından olduğunu, 2017 yılında muris...'a ait olan nama yazılı hisse senetlerinin davacılar tarafından tesadüfen bulunduğunu, bu hisse senetlerinin murise ait üretici hisselerini temsil ettiğini, ve Tarişbank'a davalılardan TMSF tarafından el konulduğunu, davalı TMSF ile diğer davalı ...Ş. arasında 2002 yılı Ekim ayında Tarişbank hisselerinin devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu hisse devir işlemine Bankacılık Düzenleme ve Denetle Kurumunun (BDDK) Tarişbank hisselerinin %99,99'unun davalı ...Ş.'ye devrine onay verdiğini, davalı TMSF'nin üzerinde tasarruf edebileceği Tarişbank hisse oranının %99,99 olduğunu, BDDK'nın onay vermediği kısmın ise davacılara mirasen intikal eden üretici hisseleri olduğunu, ancak 2002 yılı Kasım ayında Denizbank A.Ş.'nin Tarişbank ile tüm hak, alacak, borç ve yükümlülükleri ile birlikte kül halinde devir sureti ile kendi bünyesinde birleştiğini ve Tarişbank'ın tüzel kişiliğinin tasfiye edildiğini, gelişen bu süreç neticesinde müteveffa...

namına yazılı ve davacılara intikal eden hisse senetleri ve bu hisse senetlerinden doğan pay sahipliğinin de Tarişbank'ın tüzel kişiliği sona erdirilerek Denizbank A.Ş. ile birleşmesinin akabinde davalı ...Ş.'nin tüzel kişiliğine dahil olduğunu, davacıların Denizbank A.Ş.'nin ortakları olduğunu, buna rağmen davalı ...Ş. tarafından bugüne kadar davacılara iştirak hisseleri verilmediğini, davacıların pay sahipliğinin alenileştirilmediğini belirterek Tarişbank'ın davalılardan Denizbank A.Ş. ile devir yolu ile birleşmesinden sonra hisse senetleri ile ilgili olarak bugüne kadar tahakkuk etmiş tüm geçmiş dönem kâr payları ile ileride doğacak kâr payları ve diğer her türlü ortaklık hak ve alacakları ve fer'ileri için bilahare her türlü dava ve talepte bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile davacılara miras yolu ile intikal eden, detayı dava dilekçesinde belirtilen toplamda 130 adet nama yazılı hisseyi temsil eden hisse senetlerine dayalı olarak davacıların davalılardan Denizbank A.Ş.'deki güncel pay sahipliğinin tespiti ile pay sahipliğinin davacılar adına Denizbank A.Ş.

pay defterine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı TMSF vekili cevap dilekçesinde, BDDK'nın 09.07.2001 tarihli ve 381 sayılı kararı ile Tarişbank'ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun (mülga 4389 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden TMSF'ye devredildiğini, kamu tüzel kişiliğini haiz olup müvekkili aleyhine idare hukuku ilkelerine göre dava açılması gerektiğini, işlem tesis edilen tarihte yürürlükte olan mülga 4389 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Milli Aydın […]A.Ş.'in (Tarişbank) hisse senetlerinin mülkiyetinin müvekkili kuruma devredildiğini, devri işlemine dair idari yargıda açılan dava sonucu verilen red kararının dercattan geçerek kesinleştiğini, banka hisse senetlerinin temettü hakları hariç malikinin hukuken müvekkili olduğunu, davacıların maliki olmadıkları hisselerinin tespitini talep etmelerinin mümkün olmadığını, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın işbu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu hisse senetleri dahil olmak üzere Milli Aydın […]A.Ş.'nin (Tarişbank) hisselerinin tamamının TMSF'ye devrine ilişkin BDDK'nın kararına karşı açılan dava neticesinde BDDK kararının hukuka uygun olduğuna karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması nedeni ile bu hususta yeniden yargılama yapılamayacağını, TMSF'nin kendisine intikal eden hisseleri müvekkili bankaya devrettiğini, 21.10.2002 tarihi itibari ile TMSF ve müvekkili banka arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine konu hisselerin tamamının TMSF'ye ait olduğunu, bu nedenle davacıların hissedar sıfatlarının bulunmadığını, Tarişbank hisselerinin %100'ü TMSF mülkiyetinde iken yine %100'ünün Denizbank tarafından devir alındığını, davacıların elinde bulunduğunu iddia ettiği üretici hisselerinin diğer hisselere oranla herhangi bir üstünlüğü olmadığını, huzurdaki dava ile aynı hususta İstanbul 9.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/14 E. ve 2016/106 K. sayılı aynı mahiyetteki davanın reddine karar verildiğini, bu dava dosyasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunun ve gerekçeli kararın beyanlarını doğruladığını, davacı taraf hiçbir sermaye artırımına katılmadığını ve sermaye eklemediğini, nominal değeri dahi olmayan hisselere değer izafe edilmemesi savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...tarafından kesin hüküm olduğu ileri sürülen Danıştay 10. Dairesi ilamının, davanın taraflarının, dava sebeplerinin hüküm fıkralarının aynı olmaması sebebiyle kesin hüküm mahiyetinde olmadığı, Tarişbank'ın BDDK'nın 09.07.2001 tarihli ve 381 sayılı kararı ile mülga 4389 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca TMSF'ye devredildiği, TMSF Yönetim Kurulu'nun 10.07.2001 tarihli ve 128 sayılı kararında "...Banka hisse senetlerinin tamamının banka zararının ödenmiş sermayeye tekabül eden TL 55 trilyon tutarındaki kısmının adı geçen bankaya aynı tutarda yapılacak ödeme karşılığında devralınmasına ve hisse senetlerinin banka pay defterine fon adına kaydedilmesinin banka yönetim kurulu başkanlığından istenilmesine..." kararı verildiği, Tarişbank hisselerinin fona intikal ettiği, bu durumda Tarişbank hissedarlarının hissedarlık sıfatlarının sona erdiği, eski hissedarlara ait hisse senetlerinin hukuki ve mali değeri kalmadığından hisse senetlerinin tamamının mülkiyetinin TMSF'ye geçtiği, TMSF'nin Tarişbank'ı satışa çıkardığı ve Denizbank A.Ş.

tarafından satın alındığı, 21.10.2002 tarihli hisse devir sözleşmesi ile Tarişbank'a ait hisselerin tamamının Denizbank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda işbu davanın Denizbank A.Ş.'ye yöneltilemeyeceği, Tarişbank'a ait hisse senetlerinin tamamının TMSF'ye intikal ettiği ve hisselerin hiçbir hukuki ve mâli değerinin kalmadığı ve dolayısı ile hissedarların hissedarlıklarının bittiği, davacının TMSF'den dava konusu hisse senetlerinden kaynaklanan herhangi bir talep haklarının bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih, 2016/8067 E. ve 2018/1601 K. sayılı ilâmı da nazara alındığında davanın TMSF yönünden subut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplanmasını talep ettikleri delilleri tamamının toplanmadan karar verildiğini, BDDK'nın 23.10.2002 tarihli ve 851 sayılı Tarişbank hisselerinin sadece %99,99'unun Denizbank A.Ş.'ye devrini onaylayan kararının kurumdan temin edilmesinin elzem olduğunu, yine Denizbank A.Ş. pay defterinin nama yazılı hisse senetlerine dair ilgili sayfaları ile TMSF'nin hisse devrinin onaylanması talebi ile BDDK'ya yaptığı başvuru belgelerinin de celp edilmediğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, %0,01 oranındaki hissenin davalı ...Ş.'ye intikal etmesine BDDK'nın onay vermediğini, bu hisseler arasında müvekkillerine ait hisselerin de bulunduğunu, Tarişbank'ın tüzel kişiliği birleşme işlemine dayalı olarak sona erdirildiğinden müvekkillerine ait hisselerin Denizbank A.Ş.'nin ortaklık yapısı içerisinde kaldığını, ...nin pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, Denizbank A.Ş.'nin hukuka aykırı işlemi üzerine müvekkillerine ait hisselerin Denizbank A.Ş.

hissesine dönüştüğünü, davanın eda davası olduğunu, Mahkemece tespit davası gibi hükme bağlandığını, İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onanan dosyanın somut uyuşmazlığın çözümünde emsal teşkil edemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile BDDK'nın 09.07.2001 tarihli kararı ile Tarişbank A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF'ye devredildiği, Fon Yönetim Kurulu'nun 10.07.2001 tarihli kararı ile bankanın ödenmiş sermayesi tutarındaki zararının Fon tarafından devir alınması sonucunda Tarişbank hisselerinin tamamının Fona intikal ettiği, idari yargıda açılan iptal davası neticesinde yürütmeyi durdurma kararı verilmesi nedeniyle el koyma işleminden evvelki ortaklara hisselerin devri sağlanmış ise de yine BDDK'nın 23.05.2002 tarihli kararı ile yeniden Fon'a devir kararı verildiği, idari yargıda açılan davanın red ile sonuçlanması neticesinde hisselerin Fon'a devir işlemlerinin yenilendiği, hisselerin hukuken maliki bulunan TMSF tarafından tamamının davalı ...

AŞ'ye devredildiği, davacıların murisi sağlığında banka hisselerinin Fon'a intikal etmesi neticesinde hissedarlık sıfatını kaybettiği, temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon'a intikal etmiş olmakla davacıların banka hisselerinin mirasçılara intikal ettiğine ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, el koyma kararının bankanın özkaynaklarını tamamen kaybetmesi nedeniyle alındığı, kaybettiği sermaye zararının TMSF tarafından karşılandığı, Fon'un sahibi bulunduğu hisseleri de devir sözleşmesi ile davalı ...Ş.'ye %100 oranında devir ettiği, temettü hakları ortaklar üzerinde bırakılmış ise de fona geçiş zararının 98.479,00 milyar TL olduğu, zararın özkaynaklarını aştığı, ortaklara ödenecek bir temettü olmadığı gibi hisselerin kesinleşen idari bir karar ile TMSF'ye geçtiği düşünüldüğünde murisin hisseleri Fon'a intikal ettiğinden davacıların davasının yerinde bulunmadığı, davanın devir alan davalılara yöneltildiği gözetildiğinde, davanın konusu davacıların murisine ait hisse senetlerinin adlarına kayıt ve tescili istemine ilişkin bulunmakla hisselerin şimdiki maliki olan davalı ...

AŞ'ye de yöneltilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince, hisseleri TMSF'den devir aldığından Denizbank A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığına, İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmesine, buna göre davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, BDDK tarafından Tarişbank'ın hisselerinin Denizbank A.Ş.'ye %99,99'unun devrine onay verilmiş olmasına rağmen davalılar tarafından Tarişbank hisselerinin tamamı üzerinde hukuka aykırı tasarrufta bulunulduğunu, kalan %1'lik hissenin davalı ...Ş. uhdesinde kaldığını, bunun içinde talep ettikleri üretici hisselerinin bulunduğunu, hisselerin %100'nün devrine onay verilmemesi sebebi ile Denizbank A.Ş.'nin Merkezi Kayıt Kuruluşu'nda %100 hisseli bir banka olamadığını, davaları eda davası olmasına rağmen tespit davası olarak ele alındığını, hatalı tahkikat yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ve toplanmasını istedikleri deliller toplanmadan karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacıların miras bırakanının Tarişbank nezdinde pay sahibi olduğu B serisi 514,621,515,3250 numaralı toplam 130 adet nama yazılı hisse senedinin, Tarişbank'ın TMSF'ye intikalinden sonra Tarişbank hisselerinin tamamının Denizbank A.Ş.'ye devrinden dolayı Denizbank A.Ş.'deki güncel pay sahipliklerinin tespiti ile pay defterine kayıt ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Mülga 4389 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954616500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1191 E. 2021/1796 K.

Fona intikal eden banka hisselerinde mirasçıların pay sahipliği iddiası

Gerekçe özeti

Bir bankanın hisselerine BDDK/TMSF tarafından el konulması ve bankanın özkaynaklarını aşan zararının Fon tarafından karşılanması sonucunda hisselerin tamamının Fon'a intikal ettiği hallerde, eski hissedarların (ve onların mirasçılarının) hissedarlık sıfatı sona erer; bu hisseler daha sonra Fon tarafından üçüncü bir şirkete devredilmiş olsa da eski hissedarların/mirasçılarının bu şirket nezdinde pay sahipliği doğmaz. Bununla birlikte, hisselerin kayıt ve tescili talebiyle açılan davada, hisselerin güncel maliki olan devralan şirkete husumet yöneltilmesi usulen doğru olup, salt hisseleri Fon'dan devraldığı gerekçesiyle bu şirket yönünden pasif husumet yokluğuna hükmedilemez; esasa girilip talep esastan değerlendirilmelidir.

Emsal değeri

TMSF'ye el konulan bankaların hisselerinin Fon'a intikali ile eski hissedarların hissedarlık sıfatının sona ereceği ve bu sıfatın mirasçılara intikal etmeyeceği yönünden; ayrıca hisseleri devralan şirkete husumet yöneltilmesinin usulen zorunlu olduğu, salt devralma nedeniyle pasif husumet yokluğuna hükmedilemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: hissedarlık sıfatı pasif husumet temettü hakkı el koyma (BDDK/TMSF) hisse devir sözleşmesi külli halefiyet tespit davası

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1191

KARAR NO 2021/1796

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/11/2018

NUMARASI 2017/985 Esas- 2018/1065 Karar

DAVA

Hissedarlığın Tespiti

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili ...'un 2014 senesinde vefat ettiğini ve vefatının ardından davacıların mirasçı olarak kaldıklarını, müteveffanın ...bank pay defterinde ... sıra numarası ile kayıtlı ...bank ortaklarından olduğunu, müteveffanın vefatından sonra 2017 senesinde muris ...'a ait olan nama yazılı hisse senetlerinin davacılar tarafından tesadüfen bulunduğunu, murisin namına yazılı bu hisse senetlerinin murise ait üretici hisselerini temsil ettiklerini,...bank'ın 1914 senesinde üretici ve çiftçiyi desteklemek amacı ile kurulmuş bir ihtisas bankası olduğunu,...Bank'a davalı TMSF tarafından el konulduğunu, davalı TMSF ile diğer davalı ... A.Ş. Arasında Ekim 2002 tarihinde ...bank hisselerine ilişkin bir hisse devir sözleşmesi imzalandığını, söz konusu hisse devir işleminde BDDK'nın ...bank hisselerinin %99,99' unun davalı ..

A.Ş.'ye devredilmesine onay verdiğini, Kasım 2002'de davalılardan... A.Ş.'nin ... ile tüm hak, alacak, borç ve yükümlülükleri ile birlikte kül halinde devir sureti ile kendi bünyesinde birleştiğini ve ...'ın tüzel kişiliğinin tasfiye edildiğini, gelişen bu süreç neticesinde müteveffa ...namına yazılı ve davacılara intikal eden hisse senetleri ve bu hisse senetlerinden doğan pay sahipliğinin de ...bank'ın tüzel kişiliği sona erdirilerek ... A.Ş. ile birleşmesinin akabinde davalı... A.Ş.'nin tüzel kişiliğine dahil olduğunu, davacıların .. A.Ş.'nin ortakları olduğunu, buna rağmen davalı ... A.Ş. tarafından bugüne kadar davacılara iştirak hisseleri verilmediğini, davacıların pay sahipliğini kabul etmediğini belirterek,hisse senetleri ile ilgili olarak bugüne kadar tahakkuk etmiş tüm geçmiş dönem kâr payları ile her türlü ortaklık hak ve alacakları ve fer'ileri için talepte bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile davacılara miras yolu ile intikal eden...

serisi ...numaralı ... adet nama yazılı hisseyi temsil eden hisse senedi,.. serisi... numaralı ... adet nama yazılı hisse,...numaralı ... adet nama yazılı hisse,... numaralı ...adet nama yazılı hisse,...numaralı ... adet nama yazılı hisseyi temsil eden hisse senedine dayalı olarak davacıların davalı ... A.Ş.'deki güncel pay sahipliğinin tespiti ile pay sahipliğinin davacılar adına davalılardan ... A.Ş. Pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... A.Ş. vekili; müvekkili bankanın iş bu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu hisse senetleri de dahil olmak üzere... Bankası T.A.Ş.'nin hisselerinin tamamının TMSF'ye devrine ilişkin BDDK'nın kararına karşı açılan dava neticesinde söz konusu hisse senetlerinin TMSF'ye devrine ilişkin BDDK kararının hukuka uygun olduğuna karar verildiğini ve bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması nedeni ile bu hususta yeniden yargılama yapılamayacağını, HMK'nun 114/i maddesinde bu hususun dava şartı olarak düzenlendiğini, bu sebeple dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, eda davası açılabilecek durumlarda tespit davası açılamayacağını, TMSF'nin kendisine intikal eden hisseleri müvekkili bankaya devrettiğini, 21/10/2002 tarihi itibari ile TMSF ve müvekkili banka arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine konu hisselerin tamamının TMSF'ye ait olduğunu, bu nedenle davacıların hissedar sıfatlarının bulunmadığını,...bank hisselerinin %100'ü TMSF mülkiyetinde iken yine %100'ünün ...

tarafından devir alındığını, davacıların elinde bulunduğunu iddia ettiği üretici hisselerinin diğer hisselere oranla herhangi bir üstünlüğü olmadığını, ...bank ana sözleşmesinde üretici hisseler yönünden Bankalar Kanunu ve TMSF'ye devir yönünden veya başka herhangi bir yönden bir imtiyaz veya ayrıcalık tanınmadığını, huzurdaki dava ile aynı hususta İstanbul ... ATM'nin ...Sayılı aynı mahiyette olan davanın mahkemece reddine karar verildiğini, bu dava dosyasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunun ve gerekçeli kararının beyanlarını doğruladığını,davacı taraf hiçbir sermaye artırımına katılmadığını ve nominal değeri dahi olmayan hisselere değer izafe edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2- Davalı TMSF vekili ;BDDK'nun 09/07/2001 tarih ve 381 sayılı kararı ile ...'ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/3maddesine istinaden TMSF'ye devredildiğini, müvekkilinin kamu tüzel kişiliğine haiz olup aleyhine idare hukuku ilkelerine göre dava açılması gerektiğini, işlem tesis edilen tarihte yürürlükte bulunan mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/4 maddesi uyarınca ... Bankası T.A.Ş.'nin hisse senetleri mülkiyetinin müvekkili kuruma devredildiğini, bu hüküm uyarınca bankanın yönetim ve denetimini devralan müvekkili kurumun yine aynı kanun uyarınca hisse senetlerinin mülkiyetini devralmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir değeri olmayan hisselerin, varlığı iddia edilen bedelinin tazmininden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, banka hisse senetlerinin temettü hakları hariç malikinin hukuken müvekkili olduğunu, davacıların maliki olmadıkları hisselerinin tespitini talep etmelerinin mümkün olmadığını, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığını belirterek müvekkili açısından davanın husumet ve zamanaşımı yönünden reddine,aksi halde haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk derece Mahkemesince; davacıların ... mirasçıları olarak külli halef olarak davacı olmalarında aktif husumetlerinin bulunduğu, mülkiyet hakkına dayanan davada zaman aşımının söz konusu olamayacağı, Danıştay ... Dairesinin ...Karar sayılı dava dosyasının şartları oluşmadığından kesin hüküm oluşturmayacağı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alındığının belirtilerek kıyasen İstanbul ... ATM' nin...Karar sayılı dosyanın Yargıtay . HD' nin... sayılı 01.03.2018 tarihli karar ile onanmasına dair kararın nazara alındığı belirtilerek;... Bankası T.A.Ş. (...bank'ın) BDDK'nun 09/07/2001 ve 381 sayılı kararı ile "4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/2. maddesi kapsamında alınması istenilen tedbirleri almayan zararı öz kaynaklarını aşarak yabancı kaynaklara sirayet eden ve yükümlülüklerinin toplam değeri varlıklarının toplam değerini aşan ...Bankası T.A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin anılan kanunun 14.

maddesinin 3 nolu fıkrasına istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesine karar verilmiştir." şeklindeki kararı doğrultusunda TMSF'ye devredildiği, TMSF yönetim kurulunun 10/07/2001 tarih ve 128 sayılı kararı ile "...Banka hisse senetlerinin tamamının banka zararının ödenmiş sermayeye tekabül eden 55 trilyon TL tutarındaki kısmının adı geçen bankaya aynı tutarda yapılacak ödeme karşılığında devralınmasına ve hisse senetlerinin banka pay defterine fon adına kaydedilmesinin banka yönetim kurulu başkanlığından istenilmesine..." kararı verildiği,... hisselerinin fona intikal ettiği, bu durumda... hissedarlarının hissedarlık sıfatlarının sona erdiği, eski hissedarlara ait hisse senetlerinin hukuki ve mali değerinin kalmadığından hisse senetlerinin tamamının mülkiyetinin TMSF'ye geçtiği, TMSF'nin ...bank'ı satışa çıkardığı ve ...

A.Ş. tarafından satın alındığı, 21/10/2002 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...'a ait hisselerin tamamının ... A.Ş.'ye devredildiği davanın ... A.Ş.'ye yöneltilemeyeceği anlaşılmakla ... A.Ş. Yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, hissedarlığı sona eren davacıların TMSF'den dava konusu hisse senetlerinden kaynaklanan herhangi bir talep haklarının bulunmadığı, dosyaya sunulan Yargıtay 11. HD nin 2016/8067 E, 2018/1601 K. Sayılı 01/03/2018 tarihli ilâmı da nazara alınarak TMSF yönünden subut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; delillerin tamamının toplanmadığını, deliller arasında yer alan BDDK'nın 23 Ekim 2002 Tarih ve 851 sayılı ...bank hisselerinin sadece %99,99'unun ...

A.Ş.'ye devrini onaylayan kararının kurumdan temin edilmesinin elzem olduğunu, yine .. A.Ş. pay defterinin nama yazılı hisse senetlerine dair ilgili sayfaları ile TMSF'nin hisse devrinin onaylanması talebi ile BDDK'ya yaptığı başvuru belgelerinin de celp edilmediğini, bilirkişi raporunun da eksik incelemeye dayandığından hükme esas teşkil edemeyeceğini, %0,01 oranındaki hissenin davalılardan ... A.Ş.'ye intikal etmesine BDDK'nın onay vermediğini, bu hisseler arasında müvekkillerine ait olan hisselerinde bulunduğunu,...'ın tüzel kişiliğinin birleşme işlemine dayalı olarak sona erdirildiğinden müvekkillerine ait hisselerinde ...A.Ş.'nin ortaklık yapısı içerisinde kaldığını, husumetin bulunduğunu,...

A.Ş.'nin hukuka aykırı işlemi üzerine müvekkillerine ait hisselerin...A.Ş. hissesine dönüştüğünü, davanın eda davası olduğunu, Mahkemece tespit davası gibi hükme bağlandığını, İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nce de onanan dosyanın somut uyuşmazlığın çözümünde emsal teşkil edebilmesinin söz konusu olmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacıların miras bırakanının ...bank nezdinde pay sahibi olduğu ve... serisi ...,..,..., ... seri numaralı toplam ... adet nama yazılı hisse senedinin bulunduğu iddiası ile TMSF tarafından el konulması sonrasında ... AŞ ye devredildiği ileri sürülerek ... A.Ş.'deki güncel pay sahipliklerinin tespiti ile pay defterine kayıt ve tescili istemine ilişkindir. BDDK nın 9.7.2001 tarihli kararı ile ... AŞ nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF ne devir edilmiştir. Fon Yönetim Kurulu'nun 10.7.2001 tarihli kararı ile bankanın ödenmiş sermayesi tutarındaki zararının Fon tarafından devir alınması sonucunda ...bank hisselerinin tamamı Fona intikal etmiştir. İdari yargıda açılan iptal davası neticesinde yürütmeyi durdurma kararı verilmesi nedeniyle el koyma işleminden evvelki ortaklara hisselerin devri sağlanmış ise de yine BDDK nın 23.5.2002 tarihli kararı ile yeniden Fon'a devir kararı verilmiş,idari yargıda açılan davanın red ile sonuçlanması neticesinde hisselerin Fon'a devir işlemleri yenilenmiş ,hisselerin hukuken maliki bulunan TMSF tarafından hisselerin tamamı davalı ...

AŞ ye devir edilmiştir.Davacıların murisi sağlığında banka hisselerinin Fon'a intikal etmesi neticesinde hissedarlık sıfatını kaybetmiş temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon'a intikal etmiş olmakla davacıların banka hisselerinin mirasçılara intikal ettiğine ilişkin iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. El koyma kararının bankanın özkaynaklarını tamamen kaybetmesi nedeniyle alındığı,kaybettiği sermaye zararının TMSF tarafından karşılandığı ,Fon'un sahibi bulunduğu hisseleri de dosyada mevcut devir sözleşmesi ile davalı ... AŞ ye %100 oranında devir ettiği ,temettü hakları ortaklar üzerinde bırakılmış ise de fona geçiş zararının 98.479 milyar-TL olduğu,zararın özkaynaklarını aştığı ,ortaklara ödenecek bir temettü olmadığı gibi hisselerin kesinleşen idari bir karar ile TMSF ye geçtiği düşünüldüğünde murisin hisseleri Fon'a intikal ettiğinden davacıların davasının yerinde bulunmamaktadır.

Davanın devir alan davalılara yöneltildiği gözetildiğinde ; davanın konusu davacıların murisine ait hisse senetlerinin adlarına kayıt ve tescili istemine ilişkin bulunmakla hisselerin şimdiki maliki olan davalı ... AŞ 'ye de yöneltilmesi gerekmektedir.İlk derece mahkemesince ,hisseleri TMSF den devir aldığı gerekçesiyle ... AŞ hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ;davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; davalı ... AŞ yönünden yapılan hata/hata eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden hüküm verilmesine her iki davalı yönünden yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/985 Esas-2018/1065 Karar sayılı ve 01/11/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın REDDİNE"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 27,90-TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalılar lehine 2.180- TL vekalet ücreti taktiri ile davacılardan müteselsilen tahsil edilerek davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan 84,50-TL posta masrafının davalılar alınarak davacılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.