Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3981 E. 2023/4724 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru sorumluluğu↗ hizmet tespiti davası↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ olağanüstü genel kurul↗ şirketin ihyası↗ davadan feragat↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ feri müdahil↗ vekâlet ücreti↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ kesin süre↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ feragat↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/932 E., 2023/51 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mono Matbaacılık Ambalaj Turizm Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret-Büşra Yolver, Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve feri müdahil SGK Başkanlığı'na karşı 29.01.2019 tarihinde hizmet tespit davası açtığını, ilgili şirketin tasfiye halinde olduğunun görüldüğünü, 01.11.2022 tarihli duruşmada davacı müvekkile, tasfiye halindeki şirkete taraf teşkili sağlanması amacıyla ihya davası açması için iki haftalık kesin süre verildiğini, ihyası istenilen Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden yapılan sorgusunda 24.12.2019 tarihinde terkin edilmiş olduğunun tescillendiğinin görüldüğünü, şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi tasfiye sonucu terkin edilmesi ile meydana geldiğinden 27.12.2019 tarihine kadar münferiden temsile yetkili olan ... isimli tasfiye memuru ve yasal hasım olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet gösterildiğini, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ilgili şirketin ek tasfiyesine karar verilerek ihyasının gerçekleştirilmesi için işbu davayı açmalarının hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekeceğini, davacının şirket yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiğini, ancak daha sonra işbu ihya davasının açıldığını, dolayısıyla davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, şirketin, 30.12.2019 tarihli ilan ile tasfiye olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez çağrı yapıldığını ve alacaklılara alacaklarını bildirmesi için çağrıda bulunulduğunu, ilan akabinde müvekkilin tasfiye memuru olduğu şirket hakkında herhangi bir alacak kaydı yapılmadığını, 30.12.2019 tarih ve 9983 sayılı gazete ile de şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin tescil ve ilan olunduğunu, sicil kayıtları aleni olduğundan işbu kayıtlardan davacının haberinin olmadığını ileri sürülemeyeceğini, bu noktada davacı tarafın dava açma yoluna gitmesinin, açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususu müvekkile bir kusur olarak yüklemeye çalışan davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, bu durum davacı tarafça daha önce bilinmesine ve şirket yönünden davadan feragat edilmesine karşın işbu davanın açılmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil, yasal prosedüre uygun olarak şirketin terkinini gerçekleştirdiğini, aksi yönde beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacı, bir ilam elde etmeksizin işbu davayı açtığını, dolayısıyla hukuki yararlarının yokluğunun da açık olduğunu, bu yönüyle davacının bir hukuki temeli olmadan açtıkları işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine; aksi halde esastan reddine; yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 05.04.2019 tarihli olağan genel kurulu kararı
ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 19.12.2019 tarihli
olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme
kaydının Ticaret Sicil Memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 24.12.2019 tarihinde şirketin
kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesini ve sona erdirilmesinden
tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, Sicil Müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik
mükellefiyeti bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden
tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte Müdürlük, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olup,
davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, açıklanan nedenlerle, müdürlüğün davanın türü itibariyle
yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden
müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar
verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyası istenilen Tasfiye Halinde Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiye sonu terkin edildiği, terkin öncesinde davacı tarafından İzmir 9. İş Mahkemesinin 2019/32 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, terkin edilen şirketin adına mal varlığının bulunduğu ve tasfiye işlemlerinin tam olarak tamamlanması için ihyasına izin verilebildiği, dolayısıyla davacının bu davayı açmasında hukuki yararının mevcut olduğu, taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava şartı olarak "hukuki yararı" bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince ihya kararı verilmeden önce ileri sürülen söz konusu feragat beyanının dikkate alınmadığını ve gerekçeli kararda da söz konusu itirazın hangi hak ve gerekçe ile reddedildiğine de yer verilmediğini, bu kapsamda kararın kaldırılmasının gerektiğini, davacı tarafça Ticaret Sicil Gazetesi çağrılarında alacak kaydı yapılmamış ilana rağmen başvurunun yapılmadığını, müvekkilinin yasal prosedüre uygun olarak şirketin terkinini gerçekleştirdiğini, aksi yönde beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacının bir ilam elde etmeksizin işbu davayı açtığını, dolayısıyla hukuki yararlarının yokluğunun da açık olduğunu, ek tasfiye için zorunlu bir halin söz konusu olmadığını, dava açıldığı sırada şirketin, tasfiyeye girdiğini, dolayısıyla davacı taraf bu durumdan haberdar olup ek tasfiye için herhangi bir zorunluluğun bulunmadığını, bu hükme rağmen Mahkemece yanlış nitelendirme yapılarak davanın kabulü kararının verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi ilamının kaldırılarak öncelikle davanın usulden reddine; aksi halde esastan reddine; yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, tasfiye memurunun kusurlu olmasına ve bu nedenle yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5791 E. 2023/6775 K.
Ortak:tasfiye memurunun sorumluluğu · ihya davası · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · olağanüstü genel kurul · şirketin ihyası · davadan feragat · yargılama giderleri · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 05.04.2019 tarihli «olağan genel kurulu» kararı ile tasfiyeye girdiğini, «tasfiye memuru» olarak ...'in seçildiğini, 19.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme «kaydının» Ticaret Sicil Memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 24.12.2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, «şirketin tasfiyesinin» kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesini ve sona erdirilmesinden «tasfiye memuru sorumlu» bulunduğundan, Sicil Müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, bununla birlikte Müdürlük, davanın türü itibariyle «yasal hasım» konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, açıklanan nedenlerle, müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müdürlük aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
… ekili dava dilekçesinde; davacının Mono Matbaacılık Ambalaj Turizm Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret-Büşra Yolver, Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve «feri müdahil» SGK Başkanlığı'na karşı 29.01.2019 tarihinde «hizmet tespit davası» açtığını, ilgili şirketin «tasfiye» halinde olduğunun görüldüğünü, 01.11.2022 tarihli duruşmada davacı müvekkile, tasfiye halindeki şirkete taraf teşkili sağlanması amacıyla «ihya davası» açması için iki haftalık «kesin süre» verildiğini, ihyası istenilen Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden yapılan sorgusunda 24.12.2019 tarihinde «terkin» edilmiş olduğunun tescillendiğinin görüldüğünü, şirketin «ticaret sicil» «kaydının» silinmesi tasfiye sonucu terkin edilmesi ile meydana geldiğinden 27.12.2019 tarihine kadar münferiden «temsile» yetkili olan ... isimli «tasfiye memuru» ve «yasal hasım» olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «husumet» gösterildiğini, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ilgili şirketin ek tasfiyesine karar verilerek ihyasının gerçekleştirilmesi için işbu davayı açmalarının hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memurunun atanmış olmasına, tasfiye memurunun kusurlu olmasına ve bu nedenle «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca «kamu düzenine» ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden ist …
Benzer bu karardaA.Ş.'nin 05.04.2019 tarihli «olağan genel kurul» kararı ile tasfiyeye girip 24.12.2019 tarihinde sicilden silindiğini, bu nedenle «tasfiye memurunun sorumlu» kılındığını, müdürlüklerinin herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, müvekkilinin «yasal hasım» olup davaya sebebiyet vermediğini savunarak aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesini istemiştir.
A.Ş.'nin ticaret sicilden celp olunan dosyasında «tasfiye» sonucu «terkin» edildiğinin anlaşıldığını, davalı ...'in «tasfiye memuru» olduğunu, mahkemece bu «şirketin tasfiyesi» için «ihya davası» açılmak üzere süre verildiğini ileri sürerek dava dışı ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının «hukuki yararı» bulunduğu, «tasfiye» sonucu «terkin» olan «şirketlerin ihyası» için kanuni bir süre bulunmadığı, tasfiye sürecinin eksik bırakılmasından «tasfiye memurunun sorumlu» olacağı, «tasfiye memuru» aleyhine hükmedilen «yargılama giderlerinin» bu nedenle yerinde olduğu, ihyaya dayanak davanın terkinden önce açılmasının önemi bulunmadığı, taraf teşkili için ihyanın gerekli olduğu gerekçesiyle davalı tasfi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · derdestlik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin «derdest» iş davası devam ederken «terkin» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tasfiye Halinde ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «tasfiye» nedeniyle «sicilden terkin» edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca «ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ihya · tasfiye memuru · usulden reddi · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · temsil · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… ekili dava dilekçesinde; davacının Mono Matbaacılık Ambalaj Turizm Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret-Büşra Yolver, Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve «feri müdahil» SGK Başkanlığı'na karşı 29.01.2019 tarihinde «hizmet tespit davası» açtığını, ilgili şirketin «tasfiye» halinde olduğunun görüldüğünü, 01.11.2022 tarihli duruşmada davacı müvekkile, tasfiye halindeki şirkete taraf teşkili sağlanması amacıyla «ihya davası» açması için iki haftalık «kesin süre» verildiğini, ihyası istenilen Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden yapılan sorgusunda 24.12.2019 tarihinde «terkin» edilmiş olduğunun tescillendiğinin görüldüğünü, şirketin «ticaret sicil» «kaydının» silinmesi tasfiye sonucu terkin edilmesi ile meydana geldiğinden 27.12.2019 tarihine kadar münferiden «temsile» yetkili olan ... isimli «tasfiye memuru» ve «yasal hasım» olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «husumet» gösterildiğini, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ilgili şirketin ek tasfiyesine karar verilerek ihyasının gerçekleştirilmesi için işbu davayı açmalarının hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle «usulden reddi» gerekeceğini, davacının şirket yönünden «davadan feragat» ettiklerini beyan ettiğini, ancak daha sonra işbu «ihya» davasının açıldığını, dolayısıyla davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, şirketin, 30.12.2019 tarihli «ilan» ile «tasfiye» olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez çağrı yapıldığını ve alacaklılara alacaklarını bildirmesi için çağrıda bulunulduğunu, ilan akabinde müvekkilin «tasfiye memuru» olduğu şirket hakkında herhangi bir alacak «kaydı» yapılmadığını, 30.12.2019 tarih ve 9983 sayılı gazete ile de şirket «tüzel kişiliğinin» sona erdiğinin tescil ve ilan olunduğunu, sicil kayıtları aleni olduğundan işbu kayıtlardan davacının haberinin olmadığını ileri sürülemeyeceğini, bu noktada davacı tarafın dava açma yoluna gitmesinin, açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususu müvekkile bir «kusur» olarak yüklemeye çalışan davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, bu durum davacı tarafça daha önce bilinmesine ve şirket yönünden davadan feragat edilmesine karşın işbu davanın açılmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil, yasal prosedüre uygun olarak şirketin terkinini gerçekleştirdiğini, aksi yönde beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacı, bir ilam elde etmeksizin işbu davayı açtığını, dolayısıyla hukuki yararlarının yokluğunun da açık olduğunu, bu yönüyle davacının bir hukuki temeli olmadan açtıkları işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine; aksi halde esastan reddine; «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 05.04.2019 tarihli «olağan genel kurulu» kararı ile tasfiyeye girdiğini, «tasfiye memuru» olarak ...'in seçildiğini, 19.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme «kaydının» Ticaret Sicil Memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 24.12.2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, «şirketin tasfiyesinin» kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesini ve sona erdirilmesinden «tasfiye memuru sorumlu» bulunduğundan, Sicil Müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, bununla birlikte Müdürlük, davanın türü itibariyle «yasal hasım» konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, açıklanan nedenlerle, müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müdürlük aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3981 E. , 2023/4724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/732 Esas, 2023/747 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/932 E., 2023/51 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mono Matbaacılık Ambalaj Turizm Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret-Büşra Yolver, Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve feri müdahil SGK Başkanlığı'na karşı 29.01.2019 tarihinde hizmet tespit davası açtığını, ilgili şirketin tasfiye halinde olduğunun görüldüğünü, 01.11.2022 tarihli duruşmada davacı müvekkile, tasfiye halindeki şirkete taraf teşkili sağlanması amacıyla ihya davası açması için iki haftalık kesin süre verildiğini, ihyası istenilen Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden yapılan sorgusunda 24.12.2019 tarihinde terkin edilmiş olduğunun tescillendiğinin görüldüğünü, şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi tasfiye sonucu terkin edilmesi ile meydana geldiğinden 27.12.2019 tarihine kadar münferiden temsile yetkili olan ...
isimli tasfiye memuru ve yasal hasım olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet gösterildiğini, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ilgili şirketin ek tasfiyesine karar verilerek ihyasının gerçekleştirilmesi için işbu davayı açmalarının hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekeceğini, davacının şirket yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiğini, ancak daha sonra işbu ihya davasının açıldığını, dolayısıyla davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, şirketin, 30.12.2019 tarihli ilan ile tasfiye olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez çağrı yapıldığını ve alacaklılara alacaklarını bildirmesi için çağrıda bulunulduğunu, ilan akabinde müvekkilin tasfiye memuru olduğu şirket hakkında herhangi bir alacak kaydı yapılmadığını, 30.12.2019 tarih ve 9983 sayılı gazete ile de şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin tescil ve ilan olunduğunu, sicil kayıtları aleni olduğundan işbu kayıtlardan davacının haberinin olmadığını ileri sürülemeyeceğini, bu noktada davacı tarafın dava açma yoluna gitmesinin, açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususu müvekkile bir kusur olarak yüklemeye çalışan davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, bu durum davacı tarafça daha önce bilinmesine ve şirket yönünden davadan feragat edilmesine karşın işbu davanın açılmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil, yasal prosedüre uygun olarak şirketin terkinini gerçekleştirdiğini, aksi yönde beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacı, bir ilam elde etmeksizin işbu davayı açtığını, dolayısıyla hukuki yararlarının yokluğunun da açık olduğunu, bu yönüyle davacının bir hukuki temeli olmadan açtıkları işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine;
aksi halde esastan reddine; yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 05.04.2019 tarihli olağan genel kurulu kararı
ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 19.12.2019 tarihli
olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme
kaydının Ticaret Sicil Memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 24.12.2019 tarihinde şirketin
kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesini ve sona erdirilmesinden
tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, Sicil Müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik
mükellefiyeti bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden
tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte Müdürlük, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olup,
davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, açıklanan nedenlerle, müdürlüğün davanın türü itibariyle
yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden
müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar
verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyası istenilen Tasfiye Halinde Evra Kağıt Matbaa Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiye sonu terkin edildiği, terkin öncesinde davacı tarafından İzmir 9. İş Mahkemesinin 2019/32 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, terkin edilen şirketin adına mal varlığının bulunduğu ve tasfiye işlemlerinin tam olarak tamamlanması için ihyasına izin verilebildiği, dolayısıyla davacının bu davayı açmasında hukuki yararının mevcut olduğu, taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava şartı olarak "hukuki yararı" bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince ihya kararı verilmeden önce ileri sürülen söz konusu feragat beyanının dikkate alınmadığını ve gerekçeli kararda da söz konusu itirazın hangi hak ve gerekçe ile reddedildiğine de yer verilmediğini, bu kapsamda kararın kaldırılmasının gerektiğini, davacı tarafça Ticaret Sicil Gazetesi çağrılarında alacak kaydı yapılmamış ilana rağmen başvurunun yapılmadığını, müvekkilinin yasal prosedüre uygun olarak şirketin terkinini gerçekleştirdiğini, aksi yönde beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacının bir ilam elde etmeksizin işbu davayı açtığını, dolayısıyla hukuki yararlarının yokluğunun da açık olduğunu, ek tasfiye için zorunlu bir halin söz konusu olmadığını, dava açıldığı sırada şirketin, tasfiyeye girdiğini, dolayısıyla davacı taraf bu durumdan haberdar olup ek tasfiye için herhangi bir zorunluluğun bulunmadığını, bu hükme rağmen Mahkemece yanlış nitelendirme yapılarak davanın kabulü kararının verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi ilamının kaldırılarak öncelikle davanın usulden reddine;
aksi halde esastan reddine; yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, tasfiye memurunun kusurlu olmasına ve bu nedenle yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954586400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz