Takip TL üzerinden başlatılmışsa itirazın iptalinde hüküm para birimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1256 E. 2023/4651 K. · · İlk derece: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Alacak yabancı para (USD) olsa ve faturalarda döviz şerhi bulunsa bile, takip talebi ve ödeme emrinde alacağın TBK 99 uyarınca takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı talep edilmişse takip Türk Lirası üzerinden başlatılmış sayılır; bu halde itirazın iptali davasının niteliği gereği hüküm Türk Lirası üzerinden kurulur, yabancı para üzerinden karar verilemez. Üst-alt taşıma ilişkisinde alt taşıyan, fiili taşıyıcıya karşı taşıma bedelinden sorumlu olduğundan bedeli üst taşıyandan talep edebilir.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasında hüküm para birimi — takibin Türk Lirası üzerinden başlatılması → ret
İddia: Davacı, alacağın gerçek yabancı para (USD) borcu niteliğinde olduğunu, faturalarda döviz şerhi bulunduğunu, alacağın USD olarak aynen tahsiline ve ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takip talebi ve ödeme emrinde alacağın, TBK 99 uyarınca takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının talep edildiği; talep şekline göre takibin Türk Lirası üzerinden başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda itirazın iptali davasının niteliği gereği hükmün Türk Lirası üzerinden kurulması gerekir; yabancı para üzerinden karar verilmesi hatalı olduğundan alacak, takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası tutarı üzerinden hükme bağlanmıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Üst-alt taşıma ilişkisinde alt taşıyanın üst taşıyandan taşıma bedeli talep hakkı → kabul
İddia: Davalı, davacıya taşıma hizmeti verilmediğini, kendisinin yalnızca taşıma komisyoncusu olduğunu, navlun bedelinden mal sahibinin sorumlu olduğunu ve alacağın likit olmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Taraflar arasında üst-alt taşıma ilişkisi bulunmaktadır; davalı, taşıma işini dava dışı bir firmadan alıp davacıya organize etmiş, davacı da işi dava dışı fiili taşıyıcıya yaptırmıştır. Alt taşıyan taşıma bedelinden fiili taşıyıcıya karşı sorumlu olduğundan, taşıma bedelini üst taşıyandan talep etme hakkına sahiptir; davacının faturalarının davalının ticari defterlerinde yer almaması ve davalının bedeli fiili taşıyıcıya ödediğini ispatlayamaması sonuca etkili değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Takip talebinin şekline göre TL üzerinden başlatılmış sayılan yabancı para alacağında hükmün TL üzerinden kurulması ve üst-alt taşıma ilişkisindeki sorumluluk yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ taşıma bedeli↗ üst/alt taşıyan↗ yabancı para alacağı↗ efektif satış kuru↗ icra inkâr tazminatı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3093 E. 2013/8273 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda48/«son» maddesi kapsamında izin alınmasına gerek bulunmadığı, davacının «ticaret unvanı» davalı ticaret unvanından daha önce tescil edilmiş ise de her iki şirketin ticaret unvanındaki ek unsur niteliğindeki ''Özel Türkmed'' ve ''Türkmed'' ibarelerinin birebir örtüşmediği, ticaret unvanlarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ancak davalının www.turkmed.com.tr alan adıyla web sitesi açıp faaliyet göstermesinin davacının tescilli markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı, web sitesinden yararlanan orta düzeydeki tüketicilerin ''Özel Türkmed'' ve ''Türkmed'' ibareleri arasındaki farkı düşünemeyecekleri, marka ile davalı …
Mahkemece, ''Türkmed'' ibaresinin birleşik kelime niteliğinde olup, kelimelerin birleşmesi ile farklı ve yeni bir anlam kazandığı, marka olarak tescilinde engel bulunmadığı, yine ''Türkmed'' ibaresinin «ticaret unvanı» olarak kullanılabilmesi için ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1256 E. , 2023/4651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1617 Esas, 2021/1931 Karar
HÜKÜM
Kabul (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/782 E., 2019/429 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve bu ilişkiden kaynaklı olarak davalıdan 156.839,25 USD alacağı bulunduğunu, davalının sözü edilen borcu ödememesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takibin, davalının İcra Dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine yapmış olduğu itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin yetkisiz İcra Dairesinde başlatıldığını, davacı yanca müvekkiline taşıma hizmeti verilmediğini, söz konusu taşıma ilişkisinde müvekkilinin sadece taşıma komisyoncusu olarak görev aldığını, navlun bedelinden mal sahibinin sorumlu olduğunu, davacının müvekkilinin yükünü taşıdığını ispatlaması gerektiğini, alacak muaccel olmadığından temerrüt koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı anlaşıldığından davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda "davalının taşıma işini dava dışı Efehanlı firmasından alarak davacıya organize etmesi için verdiği, davacının da işi dava dışı Türkmen Havayolları firmasına yaptırdığı, taşıma senetlerinin taşıma işinin yapıldığını teyit ettiği, davalının taşıtan-gönderen-taşıma işleri organizatörü, davacının ise taşıyan-taşıma işleri organizatörü konumunda bulunduğu, davalının dava dışı Efehanlı şirketinden taşıma bedelini tahsil edememiş olsa bile davacıya, davacının da fiili taşıyıcı Türkmen Havayolları firmasına ödeme yapması gerektiğinin" bildirildiği, davacının faturaları davalının ticari defterlerinde yer almasa da, bilirkişi raporunda davalının taşıma işini dava dışı Efehanlı firmasından aldığı ve davacıya organize etmesi için verdiği, davacının da taşıma işini dava dışı Türkmen Havayolları firmasına yaptırdığının tespiti karşısında, davacının alt taşıyıcılık ilişkisi kapsamında üst taşıyıcı davalıdan 156.839,25 USD taşıma bedeli alacağı bulunduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün kabule şayan bulunduğu, taraflar arasında üst ve alt taşıma ilişkisi bulunduğu, davalının taşıma bedelini fiili taşıyıcı Türkmen Havayolları firmasına ödediğini iddia ve ispat edememiş olduğu, alt taşıyanın taşıma bedelinden fiili taşıyıcıya karşı sorumlu olup, bu nedenle taşıma bedelini üst taşıyıcıdan talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip konusu alacağa Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ( TCMB) tarafından USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uygulanan oranda faiz yürütülmek suretiyle devamına ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip talebinde Türk Lirası üzerinden talepte bulunulmasına rağmen alacağın döviz üzerinden tahsiline karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının talebini aşar şekilde karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, yetki itirazında bulunmalarına ve mahkemenin yetkili olmamasına rağmen Mahkemece yetki itirazlarının gözetilmediğini, alacak likit olmayıp müvekkilinin temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, bilirkişi tarafından davacının talep ettiği alacağın kendi defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığını, mail yazışmalarının delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınan yükün davalıya ait olmayıp Efehanlı firmasına ait olduğunu, taşıyanın davacı olmadığını, tarafların her ikisinin de komisyoncu olduğunu, navlun ücretinden sadece malın sahibinin sorumlu olduğunu, keza navlun bedeli için müvekkilinin akdi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkilinin yük sahibine kefil olmadığını, ödeme taahhüdü içeren bir belge de bulunmadığını, e-mail yazışmalarının yasal delil niteliğinde olmadığını, kaldı ki ileri sürülen yazışmalarda ödeme taahhüdü bulunmayıp, yük sahibinden tahsil edildiğinde ödeme yapılacağının belirtildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak takip talebi ve ödeme emrinde 156.839,25 USD alacağın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesi uyarınca alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının tahsilinin talep edildiği, talep şekline göre takibin Türk Lirası üzerinden başlatıldığının anlaşıldığı, bu durumda, itirazın iptali davasının niteliği gereği Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması gerekirken yabancı para üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu, alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığının 554.724,74 TL olduğu, bu tutar üzerinden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptaline, 554.724,74 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takip talebine dayanak yaptıkları faturaların üzerinde alacağın döviz olarak tahsil edileceği şerhinin yer aldığını, bu şerhten de açıkça anlaşılacağı üzerine müvekkilinin alacağının gerçek yabancı para borcu niteliğinde olduğunu, nitekim alacağın bu niteliği sebebiyle de takip talebinde alacağı USD üzerinden talep ettiklerini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince takip talepnamesinde, alacağın Türk parası ile tutarının gösterilmesinin takip şartı olması sebebiyle ve harca esas değeri göstermek için takip talebinde alacağı Türk Lirası olarak da belirtiklerini, taleplerin alacağın USD olarak aynen tahsiline karar verilmesi olduğunu, aksi kabul edilse dahi talep ettikleri şekilde alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini oysa Bölge Adliye Mahkemesince avans faizine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 58 ve 67 nci maddeleri.
3. 6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954553500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz