TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1224 E. 2023/4638 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/165 E., 2019/568 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 99/000296, 2016/22627, 2016/18427, 2016/18267, 99/011019, 2009/42371, 2009/42372, 2009/42373, 2009/42374, 2010/46527, 2010/60282, 2011/32520, 2011/32521, 2011/32522, 2012/06560, 2013/13136, 2013/13864, 2014/43688, 2014/43693, 2014/44564, 2014/ 44575, 2014/44579, 2014/46608, 2014/46615, 2014/46630, 2014/46637, 2014/93101, 2014/93106, 2015/09794, 2015/18474, 2016/103493, 2016/53278, 99/000293, 99/000295, 99/001458, 2004/41535 sayılı "makro supercenter şekil", "macroville card", "butcher by macrocenter", "macropicks", "selection macrocenter şekil", "macrostyle", "macro banquet", "macro center banquet", "macronews şekil", "mcfinefood by macro center şekil", "macro online bir tıkla alışverişi evinize indirin! şekil", "macro atelier şekil", "macro center homemade şekil", "macro center cook book şekil", "macro station", "macrorecipes", "macro service", "macro&more macrocenter", "macroandmore", "food night out macro center", "macro trend", "macro tips", "macro moods", "macro friends", "macro cooks", "macro lifestyle", "kav by macrocenter", "mahzen by macrocenter", "fine food macrocenter", "finefood macrocenter", "macrofit", "macrophone", "makro supercenter şekil", "makro supercenter şekil", "makro şekil", "makro supercenter şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların ortalama tüketici nezdine iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, basiretli tacir gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, dava konusu başvurunun bir tarım ilacı adı olduğunu “macro” sözcüğünün “büyük, büyük çapta” anlamına geldiğini, “gibb” ibaresinin “gibberellic asit” adlı kimyasal maddenin kısaltması olduğunu, dava konusu markalarda yer alan MACRO kelimesinin ayırt edici gücünün zayıf olduğunu, dava konusu markalar arasında bu manada ayniyet/benzerlik bulunmadığını, söz konusu mal/hizmetlerin de benzer olmadığını, tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamında bulunan 01, 05 ve 35. sınıf emtiaların tamamı bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının geçmişten bugüne, nizasız ve fasılasız olarak aktif şekilde MAKRO SUPERCENTER/MAKROCENTER şeklinde markasını kullandığı ve bu kullanım itibariyle mağazacılık sektöründe tanınmışlığa ulaştığı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-977 sayılı kararının iptaline, 2017/79219 numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu markalar arasında ayniyet veya benzerlik olmadığını, MACRO kelimesinin markaya ayırt edici nitelik katmadığını, her iki taraf ürünleri arasında hiçbir ayniyet, benzerlik bulunmadığını, faaliyet alanlarının farklı bulunması nedeni ile iltibasın oluşmayacağını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında iltibas bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin “MACROGİBB” olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre, dava konusu başvuruda da, "MAKRO" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "makrogibb" şeklinde yazıldığı, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının "macro" ibaresi olduğunu,markaların esas unsurları itibarı ile benzerlik ve iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiğini, dava konusu markanın markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerle stilize edilmemiş olduğunu, markalar arasında işitsel benzerlik olduğunu, davalı markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ortalama düzeydeki bir tüketici tarafından müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3341 E. 2023/7057 K.
Ortak:kötüniyet · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların «ortalama tüketici» nezdine «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, «basiretli tacir» gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında «iltibas» bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… unduğunu, 2018/73082 numaralı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, YİDK'nun 2019-M-4628 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa başvuru markasının «iltibas» yaratacak, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacak ve «haksız rekabet» oluşturacak nitelikte olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · hakkaniyet
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "Makro" kelimesinin davacının ürettiği bir kelime olmadığını, evrensel kelimelerin «münhasıran» bir kişinin kullanımına tahsis edilmesinin hukuk ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, itiraz gerekçesi markanın aynı (veya benzer) olmasının veya benzer oldukları yönündeki iddianın, ... başına başvurunun «kötüniyetle» yapıldığı anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/135 E. 2023/3598 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların «ortalama tüketici» nezdine «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, «basiretli tacir» gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında «iltibas» bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… aynı ve benzer hizmetleri kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, dava konusu markanın tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaatinde oluşmadığı, dava konusu markanın davacı şirketin «ticaret unvanı» ve alan adı ile «iltibasa» yol açmayacağı ve «kötü niyetin» de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
… benzerliğin de mevcut bulunduğunu, öte yandan müvekkili adına tescilli "macro" asıl unsurlu markaların herkes tarafından bilinen markalar olduğunu, "remacro united «brokers»" ibareli markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanacağını ve «haksız rekabete» yol açacağını, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:brokerlik · ticaret unvanı · kötü niyet
Benzer bu kararda… aynı ve benzer hizmetleri kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, dava konusu markanın tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaatinde oluşmadığı, dava konusu markanın davacı şirketin «ticaret unvanı» ve alan adı ile «iltibasa» yol açmayacağı ve «kötü niyetin» de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… benzerliğin de mevcut bulunduğunu, öte yandan müvekkili adına tescilli "macro" asıl unsurlu markaların herkes tarafından bilinen markalar olduğunu, "remacro united «brokers»" ibareli markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanacağını ve «haksız rekabete» yol açacağını, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benz …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "remacro united «brokers»" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait "makro/macro" ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, zira müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelik taşıdıklarını ve markaların esas unsurunun “macro/makro” ibaresinden oluştuğunu, aynı şekilde başvuru markasında da esas unsurunun müvekkili şirket markalarında olduğu gibi makro ibaresi olduğunu, “remacro united broker" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici nezdinde, en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın …
-
Markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6656 E. 2023/1577 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · ilan · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların «ortalama tüketici» nezdine «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, «basiretli tacir» gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında «iltibas» bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… ÖLGELENDİRME SİSTEMLERİ+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/47617 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda edildiğini, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 35 ve 37. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılarak kalan diğer mal ve hizmetler açısından nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin tescilli markaları ile başvurusu markasının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebep olma ihtimali bulunduğunu, itiraz konusu "makrowin cam balkon ve gölgelendirme sistemleri" ibareli başvurunun müvekkilinin "makro" ve "macro" esas unsurlu markaları ile görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu sebeple itiraz konusu başvuruda yer alan makro ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, aksi taktirde, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, itiraza konu "makrowin cam balkon ve gölgelendirme sistemleri" ibareli markanın müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile de benzer olduğunu, itiraza konu markanın tescili durumunda, söz konusu marka başvurusu sahibinin bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, itiraza konu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının sabit olduğunu ileri sürerek, TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu ("YİDK")'nun 2018-M-10880 sayılı «kısmi kabul» kararının iptali ile 2017/47617 başvuru numaralı “macro win CAM BALKON VE GÖLGELENDİRME SİSTEMLERİ+şekil” ibareli marka başvurusunun tescil işlemleri devam eden tü …
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait marka ile davacı markaları arasında «iltibasa» sebep olacak bir ayniyet/benzerlik bulunmadığını, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın da bu anlamda «kötüniyet» olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
… tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakmakta olup, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, yerel mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · ziya · ticaret unvanı
Benzer bu kararda… ÖLGELENDİRME SİSTEMLERİ+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/47617 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda edildiğini, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 35 ve 37. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılarak kalan diğer mal ve hizmetler açısından nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin tescilli markaları ile başvurusu markasının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebep olma ihtimali bulunduğunu, itiraz konusu "makrowin cam balkon ve gölgelendirme sistemleri" ibareli başvurunun müvekkilinin "makro" ve "macro" esas unsurlu markaları ile görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu sebeple itiraz konusu başvuruda yer alan makro ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, aksi taktirde, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, itiraza konu "makrowin cam balkon ve gölgelendirme sistemleri" ibareli markanın müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile de benzer olduğunu, itiraza konu markanın tescili durumunda, söz konusu marka başvurusu sahibinin bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, itiraza konu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının sabit olduğunu ileri sürerek, TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu ("YİDK")'nun 2018-M-10880 sayılı «kısmi kabul» kararının iptali ile 2017/47617 başvuru numaralı “macro win CAM BALKON VE GÖLGELENDİRME SİSTEMLERİ+şekil” ibareli marka başvurusunun tescil işlemleri devam eden tü …
… r olmadığı, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan inceleme neticesinde “MACRO”/“MAKRO” ibareli markalar ile dava konusu marka başvurusunun benzer olmadığına kanaatine varıldığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalı başvurusunun davacının alan adını kapsamadığı ve «ticaret unvanı» ile işletme adlarını içermediği, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı gerek …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının 2017/47617 sayılı “macro win CAM BALKON VE GÖLGELENDİRME SİSTEMLERİ+Şekil” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının MACRO ve MAKRO esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itiraz üzerine TPMK YİDK'nın nihai olarak vermiş olduğu 2018-M-10880 sayılı «kısmi kabul» kararının iptali ile tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden «ziyade» unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7548 E. 2023/1878 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların «ortalama tüketici» nezdine «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, «basiretli tacir» gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında «iltibas» bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… elikteki “SKYMACROMEDIA Media&Advertisement Solutions” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/64166 kod numarasını alan başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından davalı Kurum nezdinde yapılan itirazın nihai olarak Yeniden Değerlendirme İnceleme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, itiraz konusu “skymacromedia media&advertisement solutions” ibareli marka başvurusunun, müvekkillerine ait esas unsuru “makro” ve “macro” ibareleri olan markalar ile görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “Macro”, "Makro”, “Macrocenter” ve ‘’Makrocenter” markalarının, müvekkilleri firmanın herkes tarafından bilinen markaları olduğunu, “skymacromedia media&advertisement solutions” ibareli markanın iltibas yaratacak ve müvekkilleri firmanın tanınmışlığından yararlanacak ve «haksız rekabet» oluşturacak olduğunu, davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek 2018-M-9296 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde hükümsüzlüğüne v …
CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde, davalı markasında yer alan unsurların bir araya getirilmesiyle tek başına içerdikleri anlamlardan farklı bütünsel bir anlam ve birlik oluşturulduğunu, «ortalama tüketici» tarafından karıştırılma ihtimalinin olmadığını, markalar arasında «iltibas» olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, yerel mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup beşinci fıkradaki koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi
Benzer bu kararda… da aynı şekilde değerlendirildiği, SKYMACROMEDIA Media&Advertisement Solutions” ibaresi ile karşı karşıya kalan ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, «tüketici işlemi» ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip kişi açısından, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görülmesi halinde bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesi bulunmadığı, 2017 64166 sayılı markanın, davacı yana ait davaya mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin bazı davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmasına rağmen taraf mark …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların «ortalama tüketici» nezdine «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, «basiretli tacir» gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında «iltibas» bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3076 E. 2023/6952 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların «ortalama tüketici» nezdine «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, «basiretli tacir» gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında «iltibas» bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının «ayırt ediciliği» çok zayıf "MACRO-MAKRO" ibareleri ile oluşturulduğu gözetilerek gerek bütünlük ilkesi, gerekse de yazılış-okunuş ve mana olarak davacı markaları ile davalı markasının birbirine benzemediği ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin, bazı davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmasına rağmen, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, "macro center" ibareli markalar tanınmış olsa da temelde davacının "macro center" ibarel …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1224 E. , 2023/4638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/350 Esas, 2021/1452 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/165 E., 2019/568 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 99/000296, 2016/22627, 2016/18427, 2016/18267, 99/011019, 2009/42371, 2009/42372, 2009/42373, 2009/42374, 2010/46527, 2010/60282, 2011/32520, 2011/32521, 2011/32522, 2012/06560, 2013/13136, 2013/13864, 2014/43688, 2014/43693, 2014/44564, 2014/ 44575, 2014/44579, 2014/46608, 2014/46615, 2014/46630, 2014/46637, 2014/93101, 2014/93106, 2015/09794, 2015/18474, 2016/103493, 2016/53278, 99/000293, 99/000295, 99/001458, 2004/41535 sayılı "makro supercenter şekil", "macroville card", "butcher by macrocenter", "macropicks", "selection macrocenter şekil", "macrostyle", "macro banquet", "macro center banquet", "macronews şekil", "mcfinefood by macro center şekil", "macro online bir tıkla alışverişi evinize indirin! şekil", "macro atelier şekil", "macro center homemade şekil", "macro center cook book şekil", "macro station", "macrorecipes", "macro service", "macro&more macrocenter", "macroandmore", "food night out macro center", "macro trend", "macro tips", "macro moods", "macro friends", "macro cooks", "macro lifestyle", "kav by macrocenter", "mahzen by macrocenter", "fine food macrocenter", "finefood macrocenter", "macrofit", "macrophone", "makro supercenter şekil", "makro supercenter şekil", "makro şekil", "makro supercenter şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MACROGİBB” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/79219 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların ortalama tüketici nezdine iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu sınıflarda ve başka emtiaları da kapsar şekilde tescilli MAKRO/MACRO ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak MAKRO/MACRO ibaresi sebebiyle markaların görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri gibi algılanacağını, aynı sebeplerle markalar arasında işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davacının MAKRO/MACRO, MAKROCENTER, MACROCENTER markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu ve “macrogibb” markasının iltibas yaratacağını, davacının tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, dava konusu emtia listeleri bakımından da benzerlik bulunduğunu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin doğacağını, yine davalı markası ile davacının www.macrocenter.com.tr ibareli alan adının da benzer olduğunu ancak YİDK kararında bu hususun da yanlış değerlendirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de davacının MAKRO/MACRO ibaresine dayalı haklarının korunması gerektiğini, davacının MAKRO/MACRO ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, davalı markasının tescili halinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olacağını, basiretli tacir gibi davranması kendisinden beklenen davalının müvekkilinin tanınmış MAKRO/MACRO markalarının varlığına karşın “macrogibb” ibareli marka başvurusunu yapmakla kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, dava konusu başvurunun bir tarım ilacı adı olduğunu “macro” sözcüğünün “büyük, büyük çapta” anlamına geldiğini, “gibb” ibaresinin “gibberellic asit” adlı kimyasal maddenin kısaltması olduğunu, dava konusu markalarda yer alan MACRO kelimesinin ayırt edici gücünün zayıf olduğunu, dava konusu markalar arasında bu manada ayniyet/benzerlik bulunmadığını, söz konusu mal/hizmetlerin de benzer olmadığını, tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamında bulunan 01, 05 ve 35. sınıf emtiaların tamamı bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının geçmişten bugüne, nizasız ve fasılasız olarak aktif şekilde MAKRO SUPERCENTER/MAKROCENTER şeklinde markasını kullandığı ve bu kullanım itibariyle mağazacılık sektöründe tanınmışlığa ulaştığı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-977 sayılı kararının iptaline, 2017/79219 numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu markalar arasında ayniyet veya benzerlik olmadığını, MACRO kelimesinin markaya ayırt edici nitelik katmadığını, her iki taraf ürünleri arasında hiçbir ayniyet, benzerlik bulunmadığını, faaliyet alanlarının farklı bulunması nedeni ile iltibasın oluşmayacağını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markaların ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu ibare arasında iltibas bulunmadığını, tanınmış olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin “MACROGİBB” olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "MAKRO / MACRO" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, nitekim bu hususun, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K.
sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre, dava konusu başvuruda da, "MAKRO" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "makrogibb" şeklinde yazıldığı, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının "macro" ibaresi olduğunu,markaların esas unsurları itibarı ile benzerlik ve iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiğini, dava konusu markanın markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerle stilize edilmemiş olduğunu, markalar arasında işitsel benzerlik olduğunu, davalı markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ortalama düzeydeki bir tüketici tarafından müvekkilinin seri markalarından biri gibi algılanacağını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954540700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz