Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1543 E. 2023/4572 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
veraset ilamı↗ kollektif şirket↗ infisah↗ ortaklık sıfatı↗ bilirkişi ücreti↗ ba beyannamesi↗ şirketin tasfiyesi↗ aktif dava ehliyeti↗ tasfiye memuru atanması↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ fesih↗ husumet yokluğu↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ sulh↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kollektif şirketin fesif ve tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 212 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1364 E. 2019/4970 K.
Ortak:kollektif şirket · mirasçılık · tasfiye memuru · fesih · husumet yokluğu · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «kollektif şirketin» fesif ve «tasfiye» koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece davacıların davalı «kollektif şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin «tasfiye» başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketine, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi «kesin» olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL tasfiye memuru ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla TBK'nın 644. maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının «mirasçıları» olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına dair verilen karar davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece davacıların davalı «kollektif şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin «tasfiye» başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketine, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi «kesin» olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL tasfiye memuru ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla TBK'nın 644. maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının «mirasçıları» olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına dair verilen karar davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11339 E. 2016/5813 K.
Ortak:kollektif şirket · infisah · ortaklık sıfatı · bilirkişi ücreti · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · mirasçılık · tasfiye memuru · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «kollektif şirketin» fesif ve «tasfiye» koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaKollektif Şirketi" unvanıyla 12/10/1957 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiği, kuruluştaki sermaye miktarı 90.000 TL olup, ..., ..., ... olmak üzere 3 ortakla kurulduğu, şirket unvanının 19/07/1966 tarihinde "..." olarak değiştirildiği, şirket sermayesi 200.000 TL'ye çıkarılıp ortaklık yapısı değişerek ... %25, ... %25, ... %25 ve ... %25 olmak üzere 4 ortaklı hale geldiği, bu tarihten sonra ticaret sicil kaydında başka işlem yapılmadığı, ortaklardan ...'ın 10/08/1967 tarihinde vefat ettiği, eşi ...'ın 22/12/2009'da vefat ettiği, ortak ...'ın 10/08/1967'de vefatından sonra kalan diğer 3 ortağın şirketin 3 ortaklı olarak devamına yönelik bir karar almadığı, ortak ...'ın 04/11/2005'de vefatından sonra yine geri kalan ortaklarca «kollektif şirketin» 2 ortakla devamı yönünde karar alınmadığı, ...'ın 08/07/2008'de ölümünden sonra kalan ortak ...'nun şirketin devamı yönünde bir karar almadığı, davacıların murisi ...'ın eşi ...'ın, eşinin vefatından kendisinin vefatına kadar ki dönemde ( 10/08/1967 - 22/02/2009 arası) davalı kollektif şirkete ortak olmak istediğine dair bir talepte bulunmadığı, tek ortak kalan ...'nun da 28/04/2012 tarihinde vefatı nedeniyle davalı Kollektif Şirketin ortaksız ve «organsız» kaldığı, bu sebeple de «münfesih» hale geldiği, ...' ın eşinin ölüm tarihi ile kendisinin vefat tarihine kadar davalı kollektif şirkette «ortaklık sıfatı» bulunmadığından davacı «mirasçılarının» da davalı kollektif şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, diğer ortaklar ..., ... ve ... mirasçıları olan davalıların da aynı sebeplerle davalı Kollektif Şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, davalı kollektif şirketin ortakları vefat etmişse de ortaklarının vefatı ile kollektif şirketin «tüzel kişiliği» sona ermeyip «tasfiye» haline gireceği, T.T.K.'nun 207. ile 212. maddesine uyarınca tasfiye haline giren kollektif şirkete «tasfiye memuru atanmasını» ortaklar ile mirasçıların ya da yasal «temsilcilerin» talep edebileceği, davalı kollektif şirketin 02/11/1984'den beri gayri faal olduğu, T.T.K.'nun 195. maddesi gereğince kollektif şirketin isfisah ettiğinin kabulü gerektiği, davalı kollektif şirket 02/11/1984'den beri gayri faal olduğundan anasözleşmenin 3. maddesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirilmesinin de imkansız hale geldiği, bu durumun şirketin «fesih» ve tasfiyesini gerektirdiği,4 ortaklı kollektif şirketin 4 ortağının da vefatı nedeniyle TTK'nun 178. maddesi hükmü de gözetildiğinde davalı şirket ortağı ... ve dolayısıyla ... mirasçıları davacılar tarafından ölen diğer ortakların mirasçıları aleyhine açılan tasfiye davasının aynı zamanda davalı şirket aleyhine de açılmış sayılması nedeniyle davacıların kollektif «şirketin feshi» ve tasfiyesi talebine yönelik davalarının kabulü gerektiği, davalı şirketin anasözleşmesinin “tasfiye” başlıklı 16.
Maddesinde " Müddet hitamında veya kanuni sebeplerden dolayı «tasfiye» cihetine gidildiği takdirde ve ortaklar arasında herhangi bir ihtilaf vukuunda şeriklerden herbirinin tayin edeceği hakemlerden teşekkül edecek bir heyet şirketi tasfiye ve ihtilafı halledecektir." şeklindeki açık düzenleme nedeniyle 16. madde gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) «tasfiye işlemleri» yapılması gerektiğinden ayrı bir «tasfiye memuru»/memurları atanmadığı, davacıların .... ile ilgili talepleri yönünden ise davacıların davalı «kollektif şirketin» vefat eden ortağının «mirasçıları» olup ayrıca şirket ortağı vasfında olmamadıkları, taleplerinin kollektif şiketin ....'deki ortaklık «payı» iddiasına ilişkin olduğu, davalı kollektif şirket ile ....arasındaki iştirak ilişkisinin varlığının devamının «kesin» ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı, bir an için ispatlandığı kabul edilse dahi ...'ne ait nama veya «hamiline» yazılı hisse senetlerinin mülkiyetinin, ayrı bir «tüzel kişiliği» olan bizzat davalı Kollektif Şirkete ait olduğu, bu hisse senetlerine ait temettü («kar payı») alma hakkının da yine davalı kollektif şirket tüzel kişiliğine ait olabileceği, davacılara murislerinden intikal edebilecek davalı şirketteki sermaye paylarının davalı kollektif şirketin aktif ve pasifi ile birlikte bir bütün olduğu, davalı şirketin ....'de payı varsa bile müstakilen bu payın davacılara intikalinin yasa ve sözleşme hükümlerine göre mümkün olmadığı, davacıların varislerinden intikal eden davalı şirketteki ortaklık paylarına isabet ettiğini iddia ettikleri hisse senetlerini ve buna bağlı olarak temettü-kar payı alma hakkının kendilerine verilmesini ....'den, davalı kollektif şirketten ve diğer davalılardan talep hakları olmadığı gerekçesiyle davacıların davalı kollektif şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların ...'nin % 10 kurucu ortağı olan ... isimli şirketten intikal etmesi gereken % 10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kar paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece yukarıda yapılan özetten de anlaşıcağı üzere davalı «şirketin tasfiyesine» karar verildikten sonra şirket anasözleşmesinin «tasfiye» başlıklı 16. maddesindeki düzenleme nedeniyle ve ortaklar adına «mirasçıları» bulunduğundan şirket anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına karar verilerek ayrıca bir «tasfiye memuru»/memurları atanmamıştır” şeklinde karar verilmiş ise de davalı şirketin 4 ortağının tümünün davadan çok önce ölmüş olması nedeniyle davalı şirket anasözleşmesinin 1 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · münfesihlik · tahsilat makbuzu · ek tasfiye işlemleri · tavzih · dava dilekçesinin tebliği · esas sözleşme · şirketin feshi
Benzer bu karardaKollektif Şirketi" unvanıyla 12/10/1957 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiği, kuruluştaki sermaye miktarı 90.000 TL olup, ..., ..., ... olmak üzere 3 ortakla kurulduğu, şirket unvanının 19/07/1966 tarihinde "..." olarak değiştirildiği, şirket sermayesi 200.000 TL'ye çıkarılıp ortaklık yapısı değişerek ... %25, ... %25, ... %25 ve ... %25 olmak üzere 4 ortaklı hale geldiği, bu tarihten sonra ticaret sicil kaydında başka işlem yapılmadığı, ortaklardan ...'ın 10/08/1967 tarihinde vefat ettiği, eşi ...'ın 22/12/2009'da vefat ettiği, ortak ...'ın 10/08/1967'de vefatından sonra kalan diğer 3 ortağın şirketin 3 ortaklı olarak devamına yönelik bir karar almadığı, ortak ...'ın 04/11/2005'de vefatından sonra yine geri kalan ortaklarca «kollektif şirketin» 2 ortakla devamı yönünde karar alınmadığı, ...'ın 08/07/2008'de ölümünden sonra kalan ortak ...'nun şirketin devamı yönünde bir karar almadığı, davacıların murisi ...'ın eşi ...'ın, eşinin vefatından kendisinin vefatına kadar ki dönemde ( 10/08/1967 - 22/02/2009 arası) davalı kollektif şirkete ortak olmak istediğine dair bir talepte bulunmadığı, tek ortak kalan ...'nun da 28/04/2012 tarihinde vefatı nedeniyle davalı Kollektif Şirketin ortaksız ve «organsız» kaldığı, bu sebeple de «münfesih» hale geldiği, ...' ın eşinin ölüm tarihi ile kendisinin vefat tarihine kadar davalı kollektif şirkette «ortaklık sıfatı» bulunmadığından davacı «mirasçılarının» da davalı kollektif şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, diğer ortaklar ..., ... ve ... mirasçıları olan davalıların da aynı sebeplerle davalı Kollektif Şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, davalı kollektif şirketin ortakları vefat etmişse de ortaklarının vefatı ile kollektif şirketin «tüzel kişiliği» sona ermeyip «tasfiye» haline gireceği, T.T.K.'nun 207. ile 212. maddesine uyarınca tasfiye haline giren kollektif şirkete «tasfiye memuru atanmasını» ortaklar ile mirasçıların ya da yasal «temsilcilerin» talep edebileceği, davalı kollektif şirketin 02/11/1984'den beri gayri faal olduğu, T.T.K.'nun 195. maddesi gereğince kollektif şirketin isfisah ettiğinin kabulü gerektiği, davalı kollektif şirket 02/11/1984'den beri gayri faal olduğundan anasözleşmenin 3. maddesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirilmesinin de imkansız hale geldiği, bu durumun şirketin «fesih» ve tasfiyesini gerektirdiği,4 ortaklı kollektif şirketin 4 ortağının da vefatı nedeniyle TTK'nun 178. maddesi hükmü de gözetildiğinde davalı şirket ortağı ... ve dolayısıyla ... mirasçıları davacılar tarafından ölen diğer ortakların mirasçıları aleyhine açılan tasfiye davasının aynı zamanda davalı şirket aleyhine de açılmış sayılması nedeniyle davacıların kollektif «şirketin feshi» ve tasfiyesi talebine yönelik davalarının kabulü gerektiği, davalı şirketin anasözleşmesinin “tasfiye” başlıklı 16.
Maddesinde " Müddet hitamında veya kanuni sebeplerden dolayı «tasfiye» cihetine gidildiği takdirde ve ortaklar arasında herhangi bir ihtilaf vukuunda şeriklerden herbirinin tayin edeceği hakemlerden teşekkül edecek bir heyet şirketi tasfiye ve ihtilafı halledecektir." şeklindeki açık düzenleme nedeniyle 16. madde gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) «tasfiye işlemleri» yapılması gerektiğinden ayrı bir «tasfiye memuru»/memurları atanmadığı, davacıların .... ile ilgili talepleri yönünden ise davacıların davalı «kollektif şirketin» vefat eden ortağının «mirasçıları» olup ayrıca şirket ortağı vasfında olmamadıkları, taleplerinin kollektif şiketin ....'deki ortaklık «payı» iddiasına ilişkin olduğu, davalı kollektif şirket ile ....arasındaki iştirak ilişkisinin varlığının devamının «kesin» ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı, bir an için ispatlandığı kabul edilse dahi ...'ne ait nama veya «hamiline» yazılı hisse senetlerinin mülkiyetinin, ayrı bir «tüzel kişiliği» olan bizzat davalı Kollektif Şirkete ait olduğu, bu hisse senetlerine ait temettü («kar payı») alma hakkının da yine davalı kollektif şirket tüzel kişiliğine ait olabileceği, davacılara murislerinden intikal edebilecek davalı şirketteki sermaye paylarının davalı kollektif şirketin aktif ve pasifi ile birlikte bir bütün olduğu, davalı şirketin ....'de payı varsa bile müstakilen bu payın davacılara intikalinin yasa ve sözleşme hükümlerine göre mümkün olmadığı, davacıların varislerinden intikal eden davalı şirketteki ortaklık paylarına isabet ettiğini iddia ettikleri hisse senetlerini ve buna bağlı olarak temettü-kar payı alma hakkının kendilerine verilmesini ....'den, davalı kollektif şirketten ve diğer davalılardan talep hakları olmadığı gerekçesiyle davacıların davalı kollektif şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların ...'nin % 10 kurucu ortağı olan ... isimli şirketten intikal etmesi gereken % 10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kar paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkeme lüzum görürse «dilekçeyi tebliğ» ederek diğer ortakları dinleyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
3-Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili 13.05.2014 tarihli «tahsilat makbuzu» ile 2.000,00 TL «bilirkişi ücreti» yatırdığı halde mahkemece «yargılama giderlerine» ilişkin hüküm kurulurken bu husus nazara alınmayıp söz konusu 2.000,00 TL'nin de davacılar tarafından yatırıldığı kabul edilerek davalılardan tahsili ile davacılar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1543 E. , 2023/4572 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/560 Esas, 2019/986Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kollektif şirket tasfiyesi, şirket temettü ve kâr payı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece Kollektif Şirketin fesih ve tasfiyesine, temettü ve kâr payına ilişkin talebin husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalı Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları şirketinin ..., ... olmak üzere 4 ortaklı olduğunu, 1967 yılında muris ...'ın vefatıyla sağ kalan eşi ...'ın 1/4 oranında mirasçı sıfatı kazanıp 22.12.2009 tarihinde vefat ettiğini, davacıların davalı kollektif şirketin ortaklık sıfatını veraseten kazandığını, 1967'den beri ortaklıkla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, murisin davalı şirketteki hissesinin akıbetinin belirsiz olduğunu, davalı şirketin ticaret sicil kaydında kuruluş ve ortak değişikliği dışında kaydı bulunmadığını, yasal mirasçılarla ortaklığın devam ettirilip ettirilmediği, genel kurul yapılıp yapılmadığı, tasfiye edilip edilmediği konusunda da kayıt olmadığını, davalı kollektif şirketin dava dışı Nuh Çimento A.Ş.'ye katılması yolunda karar alınıp alınmadığının da belli olmadığını, usulüne uygun mal paylaşımı yapılmadan davalı Kollektif şirketin yaptığı her türlü taksim ve dağıtımın yok hükmünde olduğunu, Nuh Çimento A.Ş.'nin %10 ortaklığının atıl bırakılması nedeniyle davalı kollektif şirketin tasfiye edilerek anılan payın öncelikle şirkete sonrasında da ortaklarına dağıtılması gerektiğini, her ortağın kâr payı alma hakkı olduğunu ileri sürerek davalı kollektif şirketin uzun süreden beri gayrı faal bırakılması, yasal mal paylaşımı yapılmaması ve davacıların da şirkete ortak olarak devam etmeyecekleri yönündeki iradeleri dikkate alınarak davalı kollektif şirketin tasfiyesine, Nuh Çimento A.Ş.'nin %10 kurucu ortağı olan davalı Kollektif Şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ile tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın aktif ve pasif husumetten, zamanaşımından ve esastan reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 27.02.2015 tarihli ve 2014/719 E., 2015/188 K. sayılı kararı ile davanın tasfiye talepli olması nedeniyle dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı itirazının reddi gerektiği, davacıların davalı kollektif şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş.'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken % 10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27.02.2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi'ne, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un tafsiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek ücret taktirine" karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.05.2016 tarihli ve 2015/11339 E., 2016/5813 K. sayılı kararıyla taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, davalı Şirketin 4 ortağının tümünün davadan çok önce ölmüş olması nedeniyle davalı Şirket anasözleşmesinin 16. maddesi içeriği nazara alındığında somut uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığı, Mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 212 nci ve devamı maddeleri uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilip tasfiye memuru tayini yoluna gidilerek gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilmek gerektiği, davalılar ... ve diğerleri vekilinin yatırdığı bilirkişi ücretinin hükümde nazara alınması gerektiğine işaret edilerek asıl kararın ve dosyadan el çekildiği halde ek karar ile ilk verdiği kararını değiştiren-genişleten ek karar verilmesinin yasal düzenlemeler uyarınca mümkün görülmediğine işaret edilerek ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların şirket fesih ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulüne, Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketin fesih ve tasfiyesine, 6762 sayılı Kanun'un 212 nci ve devamı maddeleri gereğince şirkete tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna ücret taktirine, davacıların temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili ve ..., ..., .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/1783 E., 2022/4244 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili davacıların, Kollektif Şirketin müteveffa ortağı ...'ın mirasçısı olmamalarına karşın aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunun kabulü ile hüküm tesisinin hatalı olduğunu, davacıların Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1514 E. sayılı dosyasından verilen veraset ilamına dayanarak kendilerini ...'ın mirasçısı olarak göstermeye çalıştıklarını, bu veraset ilamında muris ...'ın mirasçıları olarak ..., ..., ..., ..., ..., ... ile vefat eden eşi ...'ın mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gösterildiğini, söz konusu veraset ilamının hatalı hazırlandığını, ...'ın başvurusu üzerine verilmiş Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/514 E.
1967 K. sayılı veraset ilamında muris ...'ın mirasçılarının ..., ....ni, iki veraset ilamı arasında fark olmasının Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin düzenlediği veraset ilamının hatalı olduğu yönündeki iddialarını doğruladığını, tasfiye kararının eksik inceleme ile verildiğini, ... için verilen 1967/592 sayılı Veraset ve İntikal Vergi Beyannamesi ve ekindeki belgelerden hesap uzmanı İhsan Kılıç tarafından Veraset ve İntikal Vergisi Raporu hazırlandığı, Kollektif şirketin bilançosunun çıkarıldığı ve şirketin son durumunun tespit edildiğini, şirketin tasfiyesine ilişkin olarak şirketin vergi kaydının kapatıldığını, yalnızca ticaret sicil kaydının kapatılmadığını, bu durumda Mahkemece sadece şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi ile yetinilmesi gerektiğini, ortakların tamamı öldüğünden şirketin infisah ettiğinin kabulü gerekirken tasfiyeye karar verilmesinin hatalı olduğunu, infisah tarihinden yaklaşık 50 sene geçmiş olup davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, tasfiye memuru ücretinin davacılar tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kollektif şirketin fesif ve tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 212 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 394,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954484100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz