Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1364 E. 2019/4970 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kollektif şirket↗ tasfiye memuru atanması↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ tbk 99↗ fesih↗ husumet yokluğu↗ ek tasfiye↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacıların davalı kollektif şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının husumet yokluğu nedeni ile reddine, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketine, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi kesin olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL tasfiye memuru ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla TBK'nın 644. maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının mirasçıları olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına dair verilen karar davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalılar (...mirasçıları) ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... mirasçıları: ..., ..., ..., ..., Hatice Satıoğlu vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1543 E. 2023/4572 K.
Ortak:kollektif şirket · mirasçılık · tasfiye memuru · fesih · husumet yokluğu · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece davacıların davalı «kollektif şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin «tasfiye» başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketine, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi «kesin» olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL tasfiye memuru ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla TBK'nın 644. maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının «mirasçıları» olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına dair verilen karar davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekil …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «kollektif şirketin» fesif ve «tasfiye» koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11339 E. 2016/5813 K.
Ortak:kollektif şirket · tasfiye memuru atanması · mirasçılık · tasfiye memuru · fesih · husumet yokluğu · ek tasfiye · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece davacıların davalı «kollektif şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin «tasfiye» başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketine, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi «kesin» olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL tasfiye memuru ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla TBK'nın 644. maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının «mirasçıları» olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına dair verilen karar davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekil …
Benzer bu karardaMaddesinde " Müddet hitamında veya kanuni sebeplerden dolayı «tasfiye» cihetine gidildiği takdirde ve ortaklar arasında herhangi bir ihtilaf vukuunda şeriklerden herbirinin tayin edeceği hakemlerden teşekkül edecek bir heyet şirketi tasfiye ve ihtilafı halledecektir." şeklindeki açık düzenleme nedeniyle 16. madde gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) «tasfiye işlemleri» yapılması gerektiğinden ayrı bir «tasfiye memuru»/memurları atanmadığı, davacıların .... ile ilgili talepleri yönünden ise davacıların davalı «kollektif şirketin» vefat eden ortağının «mirasçıları» olup ayrıca şirket ortağı vasfında olmamadıkları, taleplerinin kollektif şiketin ....'deki ortaklık «payı» iddiasına ilişkin olduğu, davalı kollektif şirket ile ....arasındaki iştirak ilişkisinin varlığının devamının «kesin» ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı, bir an için ispatlandığı kabul edilse dahi ...'ne ait nama veya «hamiline» yazılı hisse senetlerinin mülkiyetinin, ayrı bir «tüzel kişiliği» olan bizzat davalı Kollektif Şirkete ait olduğu, bu hisse senetlerine ait temettü («kar payı») alma hakkının da yine davalı kollektif şirket tüzel kişiliğine ait olabileceği, davacılara murislerinden intikal edebilecek davalı şirketteki sermaye paylarının davalı kollektif şirketin aktif ve pasifi ile birlikte bir bütün olduğu, davalı şirketin ....'de payı varsa bile müstakilen bu payın davacılara intikalinin yasa ve sözleşme hükümlerine göre mümkün olmadığı, davacıların varislerinden intikal eden davalı şirketteki ortaklık paylarına isabet ettiğini iddia ettikleri hisse senetlerini ve buna bağlı olarak temettü-kar payı alma hakkının kendilerine verilmesini ....'den, davalı kollektif şirketten ve diğer davalılardan talep hakları olmadığı gerekçesiyle davacıların davalı kollektif şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların ...'nin % 10 kurucu ortağı olan ... isimli şirketten intikal etmesi gereken % 10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kar paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kollektif Şirketi" unvanıyla 12/10/1957 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiği, kuruluştaki sermaye miktarı 90.000 TL olup, ..., ..., ... olmak üzere 3 ortakla kurulduğu, şirket unvanının 19/07/1966 tarihinde "..." olarak değiştirildiği, şirket sermayesi 200.000 TL'ye çıkarılıp ortaklık yapısı değişerek ... %25, ... %25, ... %25 ve ... %25 olmak üzere 4 ortaklı hale geldiği, bu tarihten sonra ticaret sicil kaydında başka işlem yapılmadığı, ortaklardan ...'ın 10/08/1967 tarihinde vefat ettiği, eşi ...'ın 22/12/2009'da vefat ettiği, ortak ...'ın 10/08/1967'de vefatından sonra kalan diğer 3 ortağın şirketin 3 ortaklı olarak devamına yönelik bir karar almadığı, ortak ...'ın 04/11/2005'de vefatından sonra yine geri kalan ortaklarca «kollektif şirketin» 2 ortakla devamı yönünde karar alınmadığı, ...'ın 08/07/2008'de ölümünden sonra kalan ortak ...'nun şirketin devamı yönünde bir karar almadığı, davacıların murisi ...'ın eşi ...'ın, eşinin vefatından kendisinin vefatına kadar ki dönemde ( 10/08/1967 - 22/02/2009 arası) davalı kollektif şirkete ortak olmak istediğine dair bir talepte bulunmadığı, tek ortak kalan ...'nun da 28/04/2012 tarihinde vefatı nedeniyle davalı Kollektif Şirketin ortaksız ve «organsız» kaldığı, bu sebeple de «münfesih» hale geldiği, ...' ın eşinin ölüm tarihi ile kendisinin vefat tarihine kadar davalı kollektif şirkette «ortaklık sıfatı» bulunmadığından davacı «mirasçılarının» da davalı kollektif şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, diğer ortaklar ..., ... ve ... mirasçıları olan davalıların da aynı sebeplerle davalı Kollektif Şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, davalı kollektif şirketin ortakları vefat etmişse de ortaklarının vefatı ile kollektif şirketin «tüzel kişiliği» sona ermeyip «tasfiye» haline gireceği, T.T.K.'nun 207. ile 212. maddesine uyarınca tasfiye haline giren kollektif şirkete «tasfiye memuru atanmasını» ortaklar ile mirasçıların ya da yasal «temsilcilerin» talep edebileceği, davalı kollektif şirketin 02/11/1984'den beri gayri faal olduğu, T.T.K.'nun 195. maddesi gereğince kollektif şirketin isfisah ettiğinin kabulü gerektiği, davalı kollektif şirket 02/11/1984'den beri gayri faal olduğundan anasözleşmenin 3. maddesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirilmesinin de imkansız hale geldiği, bu durumun şirketin «fesih» ve tasfiyesini gerektirdiği,4 ortaklı kollektif şirketin 4 ortağının da vefatı nedeniyle TTK'nun 178. maddesi hükmü de gözetildiğinde davalı şirket ortağı ... ve dolayısıyla ... mirasçıları davacılar tarafından ölen diğer ortakların mirasçıları aleyhine açılan tasfiye davasının aynı zamanda davalı şirket aleyhine de açılmış sayılması nedeniyle davacıların kollektif «şirketin feshi» ve tasfiyesi talebine yönelik davalarının kabulü gerektiği, davalı şirketin anasözleşmesinin “tasfiye” başlıklı 16.
Mahkemece 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla «fesih» ve tasfiyesine karar verilen ...ne, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir Osman Şenol'un tafsiye memuru olarak atanmasına, «tasfiye» memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi «kesin» olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL «tasfiye memuru» ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla T.B.K.'nun 644. maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının «mirasçıları» olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · infisah · ortaklık sıfatı · münfesihlik · tahsilat makbuzu · ek tasfiye işlemleri · bilirkişi ücreti · tavzih
Benzer bu karardaKollektif Şirketi" unvanıyla 12/10/1957 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiği, kuruluştaki sermaye miktarı 90.000 TL olup, ..., ..., ... olmak üzere 3 ortakla kurulduğu, şirket unvanının 19/07/1966 tarihinde "..." olarak değiştirildiği, şirket sermayesi 200.000 TL'ye çıkarılıp ortaklık yapısı değişerek ... %25, ... %25, ... %25 ve ... %25 olmak üzere 4 ortaklı hale geldiği, bu tarihten sonra ticaret sicil kaydında başka işlem yapılmadığı, ortaklardan ...'ın 10/08/1967 tarihinde vefat ettiği, eşi ...'ın 22/12/2009'da vefat ettiği, ortak ...'ın 10/08/1967'de vefatından sonra kalan diğer 3 ortağın şirketin 3 ortaklı olarak devamına yönelik bir karar almadığı, ortak ...'ın 04/11/2005'de vefatından sonra yine geri kalan ortaklarca «kollektif şirketin» 2 ortakla devamı yönünde karar alınmadığı, ...'ın 08/07/2008'de ölümünden sonra kalan ortak ...'nun şirketin devamı yönünde bir karar almadığı, davacıların murisi ...'ın eşi ...'ın, eşinin vefatından kendisinin vefatına kadar ki dönemde ( 10/08/1967 - 22/02/2009 arası) davalı kollektif şirkete ortak olmak istediğine dair bir talepte bulunmadığı, tek ortak kalan ...'nun da 28/04/2012 tarihinde vefatı nedeniyle davalı Kollektif Şirketin ortaksız ve «organsız» kaldığı, bu sebeple de «münfesih» hale geldiği, ...' ın eşinin ölüm tarihi ile kendisinin vefat tarihine kadar davalı kollektif şirkette «ortaklık sıfatı» bulunmadığından davacı «mirasçılarının» da davalı kollektif şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, diğer ortaklar ..., ... ve ... mirasçıları olan davalıların da aynı sebeplerle davalı Kollektif Şirkette ortaklık sıfatları oluşmadığı, davalı kollektif şirketin ortakları vefat etmişse de ortaklarının vefatı ile kollektif şirketin «tüzel kişiliği» sona ermeyip «tasfiye» haline gireceği, T.T.K.'nun 207. ile 212. maddesine uyarınca tasfiye haline giren kollektif şirkete «tasfiye memuru atanmasını» ortaklar ile mirasçıların ya da yasal «temsilcilerin» talep edebileceği, davalı kollektif şirketin 02/11/1984'den beri gayri faal olduğu, T.T.K.'nun 195. maddesi gereğince kollektif şirketin isfisah ettiğinin kabulü gerektiği, davalı kollektif şirket 02/11/1984'den beri gayri faal olduğundan anasözleşmenin 3. maddesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirilmesinin de imkansız hale geldiği, bu durumun şirketin «fesih» ve tasfiyesini gerektirdiği,4 ortaklı kollektif şirketin 4 ortağının da vefatı nedeniyle TTK'nun 178. maddesi hükmü de gözetildiğinde davalı şirket ortağı ... ve dolayısıyla ... mirasçıları davacılar tarafından ölen diğer ortakların mirasçıları aleyhine açılan tasfiye davasının aynı zamanda davalı şirket aleyhine de açılmış sayılması nedeniyle davacıların kollektif «şirketin feshi» ve tasfiyesi talebine yönelik davalarının kabulü gerektiği, davalı şirketin anasözleşmesinin “tasfiye” başlıklı 16.
3-Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili 13.05.2014 tarihli «tahsilat makbuzu» ile 2.000,00 TL «bilirkişi ücreti» yatırdığı halde mahkemece «yargılama giderlerine» ilişkin hüküm kurulurken bu husus nazara alınmayıp söz konusu 2.000,00 TL'nin de davacılar tarafından yatırıldığı kabul edilerek davalılardan tahsili ile davacılar …
Maddesinde " Müddet hitamında veya kanuni sebeplerden dolayı «tasfiye» cihetine gidildiği takdirde ve ortaklar arasında herhangi bir ihtilaf vukuunda şeriklerden herbirinin tayin edeceği hakemlerden teşekkül edecek bir heyet şirketi tasfiye ve ihtilafı halledecektir." şeklindeki açık düzenleme nedeniyle 16. madde gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) «tasfiye işlemleri» yapılması gerektiğinden ayrı bir «tasfiye memuru»/memurları atanmadığı, davacıların .... ile ilgili talepleri yönünden ise davacıların davalı «kollektif şirketin» vefat eden ortağının «mirasçıları» olup ayrıca şirket ortağı vasfında olmamadıkları, taleplerinin kollektif şiketin ....'deki ortaklık «payı» iddiasına ilişkin olduğu, davalı kollektif şirket ile ....arasındaki iştirak ilişkisinin varlığının devamının «kesin» ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı, bir an için ispatlandığı kabul edilse dahi ...'ne ait nama veya «hamiline» yazılı hisse senetlerinin mülkiyetinin, ayrı bir «tüzel kişiliği» olan bizzat davalı Kollektif Şirkete ait olduğu, bu hisse senetlerine ait temettü («kar payı») alma hakkının da yine davalı kollektif şirket tüzel kişiliğine ait olabileceği, davacılara murislerinden intikal edebilecek davalı şirketteki sermaye paylarının davalı kollektif şirketin aktif ve pasifi ile birlikte bir bütün olduğu, davalı şirketin ....'de payı varsa bile müstakilen bu payın davacılara intikalinin yasa ve sözleşme hükümlerine göre mümkün olmadığı, davacıların varislerinden intikal eden davalı şirketteki ortaklık paylarına isabet ettiğini iddia ettikleri hisse senetlerini ve buna bağlı olarak temettü-kar payı alma hakkının kendilerine verilmesini ....'den, davalı kollektif şirketten ve diğer davalılardan talep hakları olmadığı gerekçesiyle davacıların davalı kollektif şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların ...'nin % 10 kurucu ortağı olan ... isimli şirketten intikal etmesi gereken % 10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kar paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
206. maddede “Şirket mukavelesinde başka hükümler bulunmayan hallerde «tasfiye», bu kısımdaki hükümlere göre yapılır” hükmü, «tasfiye memurlarının» seçim ve tayini başlıklı 212. maddesinde ise “Tasfiye memurları şirket mukavelesiyle, şirketin devamı sırasında veya «infisahından» sonra ortakların ittifakiyle seçilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1364 E. , 2019/4970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/02/2015 gün ve 2014/719 - 2015/188 sayılı kararı bozan Daire'nin 26/05/2016 gün ve 2015/11339 - 2016/5813 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları şirketinin ...,..., ..., ... olmak üzere 4 ortaklı olduğunu, 1967 yılında muris ...'ın vefatıyla sağ kalan eşi ...'ın 1/4 oranında mirasçı sıfatı kazanıp 22.12.2009 tarihinde vefat ettiğini, müvekillerinin davalı kolllektif şirketin ortaklık sıfatını veraseten kazandığını, 1967'den beri ortaklıkla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, murisin davalı şirketteki hissesinin akibetinin belirsiz olduğunu, davalı şirketin ticaret sicil kaydında kuruluş ve ortak değişikliği dışında kaydı bulunmadığını, yasal mirasçılarla ortaklığın devam ettirilip ettirilmediği, genel kurul yapılıp yapılmadığı, tasfiye edilip edilmediği konusunda da kayıt olmadığını, davalı kollektif şirketin dava dışı Nuh Çimento A.Ş.'ye katılması yolunda karar alınıp alınmadığının belli olmadığını, usulüne uygun mal paylaşımı yapılmadan davalı Kollektif Şirketin yaptığı her türlü taksim ve dağıtımın yok hükmünde olduğunu, Nuh Çimento A.Ş'nin %10 ortaklığının atıl bırakılması nedeniyle davalı kollektif şirketin tasfiye edilerek anılan payın öncelikle şirkete sonrasında da ortaklarına dağıtılması gerektiğini, her ortağın kâr payı alma hakkı olduğunu ileri sürerek, davalı kollektif şirketin uzun süreden beri gayrı faal bırakılması, yasal mal paylaşımı yapılmaması ve müvekkillerinin de şirkete ortak olarak devam etmeyecekleri yönündeki iradeleri dikkate alınarak davalı kollektif şirketin tasfiyesine, Nuh Çimento A.Ş.'nin %10 kurucu ortağı olan davalı kollektif şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ile tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak müvekillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın aktif ve pasif husumetten, zamanaşımından ve esastan reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacıların davalı kollektif şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davasının kabulü ile bu şirketin fesih ile tasfiyesine, şirketin anasözleşmesinin tasfiye başlıklı 16. maddesi gereğince oluşturulacak tasfiye heyetince (Hakemlerden teşekkül edecek) tasfiye işlemlerinin yapılmasına, davacıların Nuh Çimento A.Ş'nin %10 kurucu ortağı olan Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketi ... ve Ortakları isimli şirketten intikal etmesi gereken %10'luk hissenin tahsisi ve tüm temettü ve kâr paylarının hesaplanarak kendilerine verilmesine dair taleplerine ilişkin davalarının husumet yokluğu nedeni ile reddine, 30.03.2015 tarihli ek karar ile “27/02/2015 tarihli nihai kararla fesih ve tasfiyesine karar verilen Betoncu Kardeşler Kollektif Şirketine, nihai kararın verilmesinden sonra sunulan talep ve sebepler nedeniyle mali müşavir ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna harcayacağı emek ve mesaisi gözetilerek, bu tasfiye işlemlerine ve görevine başlayacağı tarihten itibaren tasfiyeyi kesin olarak sonuçlandırmasına ya da aksine bir karar alınıncaya kadar olmak üzere aylık net 1.000 TL tasfiye memuru ücreti takdir edilmesine ve bu ücretin en geç ait olduğu her ayın sonuna kadar kendisine ödenmek kaydıyla TBK'nın 644.
maddesi gereğince ortaklık mal varlığından, buna imkan bulunamazsa şirketin tüm ortaklarının mirasçıları olan davanın taraflarınca müteselsilen karşılanmasına dair verilen karar davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalılar (...mirasçıları) ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... mirasçıları: ..., ..., ..., ..., Hatice Satıoğlu vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517891400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz