6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka tecavüzü | Tazminat | Tecavüzün tespiti | Tecavüzün önlenmesi | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1092 E. 2023/4475 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı savunmanın genişletilmesi yasağı ba formu ticari defter kayıtları hakkaniyet oy yasağı yenileme marka hakkına tecavüz maddi ve manevi tazminat ticari defter havale esastan ret ortalama tüketici fatura ıslah yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat ilan dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/790 E., 2021/2161 K.

Taraflar arasındaki tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca meşhur Puma markası ve şekil, logo, yazı, sözcük vs. markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu, Puma markasının tanınmış markalar listesinde yer aldığını, davalının ise müvekkilinin markalarına tecavüz eder nitelikte ayakkabı ticareti yaptığını ve haksız kâr elde ettiğini, davalının internet sitesi üzerinden satış yaptığını, davaya konu ayakkabıların fotoğraflarıyla müvekkiline ait tescilli markaların karşılaştırıldığında iltibas bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin bilinçli ve kasıtlı olduğunu, ayrıca dava konusu ürünler ile müvekkilinin ürünleri arasında seri marka algısı oluştuğunu ileri sürerek davalının eyleminin markaya tecavüz olduğunun tespitine, tecavüzünün önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminata, internet sitesinde davaya konu ayakkabıların satışa arz edildiği sayfaların kapatılmasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 17.11.2016 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 30.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait olduğu bildirilen 157102,78675, 78112 ve 77865 sayılı markaların süresinde yenilenmediğinden marka sınıfına girmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin toptan satışını yapmakta olduğu ayakkabı modelleri üzerinde yer alan logoların kontrlarına ve şekillerine bakıldığında genel form itibariyle şekillerin birbirine benzemediğinin görüleceğini, dolayısıyla iltibas durumunun söz konusu olmadığını, davacının tazminat talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ayrıca müvekkilinin ayakkabıyı tasarlayan ya da üreticisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının internet sitesi üzerinde satışa sunduğu filet 20070, merdane 1461, merdane 0050, wanderfull merdane garson 0070, hitech patik 0550, gros garson 3104 sayılı ürünlerde davacı tarafın hak sahibi olduğu yan şerit şekil markalarının aynı ya da ayırt edici kadar benzerinin kullanıldığı, dava konusu kullanımların ayakkabılar üzerindeki konumu, şekillerin kullanılış biçimi dikkate alındığında ortalama tüketici nezdinde davacı tarafa ait şekil markaları arasında bağlantı kurulma ve iltibas yaratmaya müsait olduğu, kullanım şeklinin ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğundan söz konusu kullanımın markaya yönelik tecavüz olduğu, söz konusu ayakkabıların internet üzerinde satışa sunulduğu ve ticari amaçla kullanım söz konusu olduğu, ticari amaçlı kullanımın markaya tecavüz anlamına geleceği, davacı lisans hakkına göre maddi tazminat talebinde bulunduğu ancak davalı taraf tarafından ne kadar ürün satıldığı söz konusu ürünlerin kodlarına göre belirleme yapılması mümkün olmadığı, davacının sunduğu lisans anlaşması söz konusu sabit en az değere göre olduğu, davalı faaliyetlerine göre aynı büyüklükte bir işletme söz konusu olmadığından ve lisans bedeline dayalı tam olarak belirleme yapılması mümkün olmadığından Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereği zararın tam olarak tespit edilemediği hallerde hakim mevcut halin şartlarına göre zararı tespit edeceğine ilişkin düzenleme gereği davacıya ait markanın değeri, davalının kullanımı, kullanımın birden fazla ürüne ilişkin olması dikkate alınarak hakkaniyet gereği 20.000,00 TL maddi tazminatın uygun olacağı ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullanımının markaya tecavüz olduğunun tespitine, ürünlerin satışının engellenmesine, 20.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet sitesi üzerinden satışa sunduğu ayakkabılar üzerindeki marka logolarının davacı markanın logosu ile hiçbir benzerlik taşımadığını, aksine ayırt edici birçok özelliği de bulunduğunu, davacı tarafından söz konusu ayakkabıları üreten firmaya karşı açtığı davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2871 E., 2017/1592 K. sayılı kararı ile bozulduğunu, söz konusu kararda dava konusu ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretlerin yeteri kadar özgün olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı yönünde olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde sadece maddi tazminat demekle yetindiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesi gereğince seçimlik hakkı bulunan davacının bu seçimini açıkça belirtmemiş olması sebebi ile davacını maddi tazminat hususunda talebinin sonradan lisansa göre tazminat olarak değiştirmesinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, tazminata hak kazanmış olsa dahi ilk talebi ile bağlı kalınmasının hukuka uygun olacağını, davacı tarafın markasının izinsiz kullanımı söz konusu olmadığı için manevi tazminata da hak kazanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın hak sahibi olduğu yan şerit şekillerinin aynısının ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı tarafça satışa sunulan ayakkabılarda kullanıldığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde markalar arasında bu şekillerin kullanım biçimi ve ayakkabı üzerindeki konumu dikkate alındığında markalar arasında bağlantı bulunduğu ve bu haliyle iltibasa yol açacağı, bu haliyle davalı ürünlerinin davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/1871 E. 2017/1592 K. sayılı kararıyla dava konusu ayakkabıları üreten firma hakkında verilen davanın kabulü kararının bozulduğu ileri sürülmüş ise de dosya içeriğinde alınan bilirkişi raporu kapsamı ve rapor içeriğindeki görseller dikkate alındığında bu yöndeki istinaf talebinin de yerinde olmadığı, dava dilekçesinde davacı tarafın dava dilekçesinde maddi tazminat talebini lisans sözleşmesi seçeneğine dayandırdığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet sitesi üzerinden satışa sunduğu ayakkabılar üzerindeki marka logolarının davacı markanın logosu ile hiçbir benzerlik taşımadığını, aksine ayırt edici birçok özelliği de bulunduğunu, tanınmış marka olan PUMA ibaresi olduğunu, bu nedenle davacı adına kayıtlı bütün şekil markalarının tanınmış marka olmayacağını, farklı markada bir ürünü sadece şekil benzerliği nedeniyle PUMA marka ayakkabılarla karıştırılması söz konusu olmayacağını, müvekkilin ticari defter kayıtlarında dava konusu ürünlerin satışının yapıldığına ilişkin bir fatura olmadığından bu ürünlere dayanarak lisans sözleşmesine göre tazminat hakkı bulunmadığını, davacının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başladığı zamana kadar lisans bedeline ilişkin olarak herhangi bir talebi olmadığını, davacının dava dilekçesinde sadece maddi tazminat talep etmesinin yeterli olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1442 E. 2023/4834 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7426 E. 2022/3768 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1092 E.  ,  2023/4475 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/790 Esas, 2021/2161 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/790 E., 2021/2161 K.

Taraflar arasındaki tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca meşhur Puma markası ve şekil, logo, yazı, sözcük vs. markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu, Puma markasının tanınmış markalar listesinde yer aldığını, davalının ise müvekkilinin markalarına tecavüz eder nitelikte ayakkabı ticareti yaptığını ve haksız kâr elde ettiğini, davalının internet sitesi üzerinden satış yaptığını, davaya konu ayakkabıların fotoğraflarıyla müvekkiline ait tescilli markaların karşılaştırıldığında iltibas bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin bilinçli ve kasıtlı olduğunu, ayrıca dava konusu ürünler ile müvekkilinin ürünleri arasında seri marka algısı oluştuğunu ileri sürerek davalının eyleminin markaya tecavüz olduğunun tespitine, tecavüzünün önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminata, internet sitesinde davaya konu ayakkabıların satışa arz edildiği sayfaların kapatılmasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 17.11.2016 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 30.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait olduğu bildirilen 157102,78675, 78112 ve 77865 sayılı markaların süresinde yenilenmediğinden marka sınıfına girmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin toptan satışını yapmakta olduğu ayakkabı modelleri üzerinde yer alan logoların kontrlarına ve şekillerine bakıldığında genel form itibariyle şekillerin birbirine benzemediğinin görüleceğini, dolayısıyla iltibas durumunun söz konusu olmadığını, davacının tazminat talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ayrıca müvekkilinin ayakkabıyı tasarlayan ya da üreticisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının internet sitesi üzerinde satışa sunduğu filet 20070, merdane 1461, merdane 0050, wanderfull merdane garson 0070, hitech patik 0550, gros garson 3104 sayılı ürünlerde davacı tarafın hak sahibi olduğu yan şerit şekil markalarının aynı ya da ayırt edici kadar benzerinin kullanıldığı, dava konusu kullanımların ayakkabılar üzerindeki konumu, şekillerin kullanılış biçimi dikkate alındığında ortalama tüketici nezdinde davacı tarafa ait şekil markaları arasında bağlantı kurulma ve iltibas yaratmaya müsait olduğu, kullanım şeklinin ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğundan söz konusu kullanımın markaya yönelik tecavüz olduğu, söz konusu ayakkabıların internet üzerinde satışa sunulduğu ve ticari amaçla kullanım söz konusu olduğu, ticari amaçlı kullanımın markaya tecavüz anlamına geleceği, davacı lisans hakkına göre maddi tazminat talebinde bulunduğu ancak davalı taraf tarafından ne kadar ürün satıldığı söz konusu ürünlerin kodlarına göre belirleme yapılması mümkün olmadığı, davacının sunduğu lisans anlaşması söz konusu sabit en az değere göre olduğu, davalı faaliyetlerine göre aynı büyüklükte bir işletme söz konusu olmadığından ve lisans bedeline dayalı tam olarak belirleme yapılması mümkün olmadığından Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereği zararın tam olarak tespit edilemediği hallerde hakim mevcut halin şartlarına göre zararı tespit edeceğine ilişkin düzenleme gereği davacıya ait markanın değeri, davalının kullanımı, kullanımın birden fazla ürüne ilişkin olması dikkate alınarak hakkaniyet gereği 20.000,00 TL maddi tazminatın uygun olacağı ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullanımının markaya tecavüz olduğunun tespitine, ürünlerin satışının engellenmesine, 20.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet sitesi üzerinden satışa sunduğu ayakkabılar üzerindeki marka logolarının davacı markanın logosu ile hiçbir benzerlik taşımadığını, aksine ayırt edici birçok özelliği de bulunduğunu, davacı tarafından söz konusu ayakkabıları üreten firmaya karşı açtığı davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2871 E., 2017/1592 K. sayılı kararı ile bozulduğunu, söz konusu kararda dava konusu ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretlerin yeteri kadar özgün olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı yönünde olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde sadece maddi tazminat demekle yetindiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesi gereğince seçimlik hakkı bulunan davacının bu seçimini açıkça belirtmemiş olması sebebi ile davacını maddi tazminat hususunda talebinin sonradan lisansa göre tazminat olarak değiştirmesinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, tazminata hak kazanmış olsa dahi ilk talebi ile bağlı kalınmasının hukuka uygun olacağını, davacı tarafın markasının izinsiz kullanımı söz konusu olmadığı için manevi tazminata da hak kazanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın hak sahibi olduğu yan şerit şekillerinin aynısının ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı tarafça satışa sunulan ayakkabılarda kullanıldığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde markalar arasında bu şekillerin kullanım biçimi ve ayakkabı üzerindeki konumu dikkate alındığında markalar arasında bağlantı bulunduğu ve bu haliyle iltibasa yol açacağı, bu haliyle davalı ürünlerinin davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/1871 E. 2017/1592 K. sayılı kararıyla dava konusu ayakkabıları üreten firma hakkında verilen davanın kabulü kararının bozulduğu ileri sürülmüş ise de dosya içeriğinde alınan bilirkişi raporu kapsamı ve rapor içeriğindeki görseller dikkate alındığında bu yöndeki istinaf talebinin de yerinde olmadığı, dava dilekçesinde davacı tarafın dava dilekçesinde maddi tazminat talebini lisans sözleşmesi seçeneğine dayandırdığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet sitesi üzerinden satışa sunduğu ayakkabılar üzerindeki marka logolarının davacı markanın logosu ile hiçbir benzerlik taşımadığını, aksine ayırt edici birçok özelliği de bulunduğunu, tanınmış marka olan PUMA ibaresi olduğunu, bu nedenle davacı adına kayıtlı bütün şekil markalarının tanınmış marka olmayacağını, farklı markada bir ürünü sadece şekil benzerliği nedeniyle PUMA marka ayakkabılarla karıştırılması söz konusu olmayacağını, müvekkilin ticari defter kayıtlarında dava konusu ürünlerin satışının yapıldığına ilişkin bir fatura olmadığından bu ürünlere dayanarak lisans sözleşmesine göre tazminat hakkı bulunmadığını, davacının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başladığı zamana kadar lisans bedeline ilişkin olarak herhangi bir talebi olmadığını, davacının dava dilekçesinde sadece maddi tazminat talep etmesinin yeterli olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954483400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.