Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/741 E. 2023/4015 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiil ehliyeti↗ keşide tarihi↗ kamu düzenine aykırılık↗ ihtisas mahkemesi↗ kısıtlılık↗ bedelsizlik↗ kötü niyet tazminatı↗ kamu düzeni↗ bono↗ sulh hukuk mahkemesi↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ geçersizlik↗ iflas↗ sulh↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/665 E., 2018/604 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uyuşturucu madde bağımlılığının olması nedeni ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 406 ncı maddesi uyarınca kötü yaşama tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı gerekçesi ile kısıtlandığını, takibe konu senedin işletme hakkı devir sözleşmesi sebebi ile verildiğini, ancak alacaklı ile borçlu arasında bir ticari faaliyet bulunmadığını, bononun bedelsiz olduğunu, davacının temyiz kudretinin bulunmaması nedeni ile geçersiz olduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiasının doğru olmadığını, kısıtlılık kararından önce bononun keşide edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 09.05.2018 tarihli raporda belirtildiği üzere ...'in halihazır durumuyla ve bononun keşide tarihi olan 15.07.2013 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca somut olayda yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin madde kullanımına bağlı psikolojik rahatsızlığının bulunduğunun GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi raporu ile belirlendiğini, yine kısıtlanması gerektiği yönünde kurul raporu olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığını, fiil ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle takibe konu bononun geçersiz olduğunu, takibe konu bono tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporuna göre davacının keşide tarihinde fiil ehliyetine haiz olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, temyiz kudretinin olmaması nedeniyle senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3.4721 sayılı Kanun'un 406 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devrin iptali | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1334 E. 2013/1302 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · kesin hükümsüzlük · hisse devrinin iptali · hisse devri sözleşmesi · sözleşmenin iptali · davanın konusu · ortaklar kurulu kararı · hisse devri
Benzer bu karardaOysa, işbu «davanın konusu» 05.02.2004 tarihli «hisse devri sözleşmesi» olup, uzunca bir süre sonucu beklenen ...
Noterliği'nin 05.02.2004 tarihli devir işleminin temyiz gücünün bulunmaması nedeniyle «kesin hükümsüz» olduğu, buna bağlı olarak davalının söz konusu payları edinmesine yol açan 05.02.2004 tarihli ve 26 nolu «ortaklar kurulu» kararının da kesin hükümsüz olduğu, bu durum çerçevesinde davalı nezdinde bulunan devir konusu payın davacı adına dava dışı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi açısından gereken koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, «hisse devrinin iptali» ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının anılan tarihte iddia edildiği gibi temyiz kudretine haiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (2006/45 esas) 04.06.2004 tarihli «hisse devir sözleşmesinin iptali» istemi ile ilgili olarak ...
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3313 E. 2015/7713 K.
Ortak:kısıtlılık
İncelediğiniz kararda… esi uyarınca kötü yaşama tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı gerekçesi ile «kısıtlandığını», takibe konu senedin işletme hakkı devir sözleşmesi «sebebi» ile verildiğini, ancak alacaklı ile borçlu arasında bir ticari faaliyet bulunmadığını, «bononun» «bedelsiz» olduğunu, davacının temyiz kudretinin bulunmaması nedeni ile «geçersiz» olduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiasının doğru olmadığını, «kısıtlılık» kararından önce «bononun» keşide edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
… f dilekçesinde özetle; müvekkilinin madde kullanımına bağlı psikolojik rahatsızlığının bulunduğunun GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi raporu ile belirlendiğini, yine «kısıtlanması» gerektiği yönünde kurul raporu olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığını, «fiil ehliyetinin» bulunmadığını, bu nedenle takibe konu «bononun» «geçersiz» olduğunu, takibe konu bono tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaT.. tarafından «savunma hakkının kısıtlanmasına» ilişkin ileri sürülen hususların da değerlendirilecek olmasına göre, davalı M..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı
Benzer bu karardaT.. tarafından «savunma hakkının kısıtlanmasına» ilişkin ileri sürülen hususların da değerlendirilecek olmasına göre, davalı M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10654 E. 2018/5524 K.
Ortak:kısıtlılık
İncelediğiniz kararda… esi uyarınca kötü yaşama tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı gerekçesi ile «kısıtlandığını», takibe konu senedin işletme hakkı devir sözleşmesi «sebebi» ile verildiğini, ancak alacaklı ile borçlu arasında bir ticari faaliyet bulunmadığını, «bononun» «bedelsiz» olduğunu, davacının temyiz kudretinin bulunmaması nedeni ile «geçersiz» olduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiasının doğru olmadığını, «kısıtlılık» kararından önce «bononun» keşide edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
… f dilekçesinde özetle; müvekkilinin madde kullanımına bağlı psikolojik rahatsızlığının bulunduğunun GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi raporu ile belirlendiğini, yine «kısıtlanması» gerektiği yönünde kurul raporu olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığını, «fiil ehliyetinin» bulunmadığını, bu nedenle takibe konu «bononun» «geçersiz» olduğunu, takibe konu bono tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin, bu suretle taraf teşkilinin sağlanmadığının, davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, davalıya ait 2006/05565 sayılı endüstriyel tasarım belgesine konu 1 ve ... nolu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği taşımadığından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin, bu suretle taraf teşkilinin sağlanmadığının, davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/741 E. , 2023/4015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/613 Esas, 2021/2027 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/665 E., 2018/604 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uyuşturucu madde bağımlılığının olması nedeni ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 406 ncı maddesi uyarınca kötü yaşama tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı gerekçesi ile kısıtlandığını, takibe konu senedin işletme hakkı devir sözleşmesi sebebi ile verildiğini, ancak alacaklı ile borçlu arasında bir ticari faaliyet bulunmadığını, bononun bedelsiz olduğunu, davacının temyiz kudretinin bulunmaması nedeni ile geçersiz olduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiasının doğru olmadığını, kısıtlılık kararından önce bononun keşide edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 09.05.2018 tarihli raporda belirtildiği üzere ...'in halihazır durumuyla ve bononun keşide tarihi olan 15.07.2013 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca somut olayda yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin madde kullanımına bağlı psikolojik rahatsızlığının bulunduğunun GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi raporu ile belirlendiğini, yine kısıtlanması gerektiği yönünde kurul raporu olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığını, fiil ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle takibe konu bononun geçersiz olduğunu, takibe konu bono tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporuna göre davacının keşide tarihinde fiil ehliyetine haiz olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, temyiz kudretinin olmaması nedeniyle senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3.4721 sayılı Kanun'un 406 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954423900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz