Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2071 E. 2023/4840 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sürenin hesaplanması↗ ardiye ücreti↗ hakkaniyet indirimi↗ bildirim yükümlülüğü↗ ek tasfiye işlemleri↗ ba beyannamesi↗ depo kararı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ tebligat↗ ek tasfiye↗ ıslah↗ terkin↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının talep edebileceği ücretinin miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4729 E. 2015/11680 K.
Ortak:ardiye ücreti · bildirim yükümlülüğü · ba beyannamesi · ek tasfiye · ıslah · avans faizi · teslim · Alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alıcısı olduğu malları davacıya ait antrepoya 04.10.2007 tarihinde «teslim» ettiği, davalının yasal «temsilcisi» olan Ekin Gümrük Müşavirliği tarafından bu mallarla ilgili antrepo «beyannamesinin» düzenlenerek ...
Gümrük Müdürlüğüne «teslim» edildiği ve ilgili idarece 23.10.2007 tarihinde onaylanarak tescil edildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davalı tarafından gümrük mevzuatı uyarınca emtianın tasfıyeye tabi tutulması istemiyle verdiği dilekçeye rağmen davacıya ücret ödemek zorunda olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, davalının verdiği dilekçenin Gümrük İdaresince kayıt altına alınmasına rağmen tasfıye işlemelerinin yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı bu nedenle malın halen davalının mülkiyetinde olduğu bu nedenle davacıya antrepo ücreti ödemek zorunda olduğu, aynı malların «ardiye ücreti» ile ilgili tarafları aynı olan ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/243 esas - 2011/396 karar sayılı dosyasında «ardiye ücretinin» tahsiline karar verildiği ve bu kararın «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle 144.981,56 TL ardiye ücretinin 30.000,00 TL'sinin 20/08/2013, 114.981,56 TL'sinin 17/11/2014 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · temsil · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alıcısı olduğu malları davacıya ait antrepoya 04.10.2007 tarihinde «teslim» ettiği, davalının yasal «temsilcisi» olan Ekin Gümrük Müşavirliği tarafından bu mallarla ilgili antrepo «beyannamesinin» düzenlenerek ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/243 esas - 2011/396 karar sayılı dosyasında «ardiye ücretinin» tahsiline karar verildiği ve bu kararın «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle 144.981,56 TL ardiye ücretinin 30.000,00 TL'sinin 20/08/2013, 114.981,56 TL'sinin 17/11/2014 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… e göz önüne alınarak, Gümrük mevzuatı kapsamında davalı tarafından emtianın alınmadığı veya alınamadığı durumlarda davacı antrepo sahibinin, durumu Gümrük İdaresine «bildirim yükümlülüğünün» olup olmadığı veya «tasfiye» işlemlerini başlatma ödevinin bulunup bulunmadığı, davalı antrepo sahibinin davacının zararının artmasına sebbiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/2. maddesi delaleti ile BK'nın 44. maddesi gereğince davacının hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının da değerlendirilip tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1619 E. 2020/82 K.
Ortak:ardiye ücreti · bildirim yükümlülüğü · ek tasfiye işlemleri · tebligat · ek tasfiye · avans faizi · Alacak
Benzer bu karardaBu durumda 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere talep edilen «ardiye ücreti» söz konusu genelgeden sonraki döneme ilişkin olup, davacı antrepo işleticisinin, sahibi tarafından alınmayan emtiaya ilişkin olarak durumu gümrük idaresine «bildirim yükümlülüğü» ve bu tür emtiayaya ilişkin «tasfiye işlemleri» başlatma ödevi bulunduğu hususu göz önünde bulundurmak suretiyle ve ayrıca 25.06.2013 tarihli Tasfiye Yönetmeliğinin 30. maddesindeki düzenlemeler gereğince de tas …
… n bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Gümrük Kanunu'nun 101. maddesine göre antreponun ardiyede bekleme süresi konusunda her hangi bir sınırın mevcut olmadığı, «tasfiye» konusunda antrepo işleticisinin herhangi bir görev veya sorumluluğunun bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda Gümrük Eşyası Tasfiye Yönetmeliği'nin 30. maddesi hükümleri nazara alınarak antrepo işleticisinin sorumlu olduğu konusunda değerlendirme yapılmış ise de Gümrük Kanunu, Gümrük Yönetmeliği, Tasfiye Yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bilirkişinin belirttiği kanate ulaşmanın mümkün olmadığı, Tasfiye Yönetmeliğinin 30. maddesinde tasfiyelik hale gelen eşya yönünden ardiye işleticisine yükümlülük getirmiş olup, Gümrük Kanunu 101/1 ve Gümrük Yönetmeliği 164/1. maddeleri uyarınca antrepo konusu emtianın antrepo rejimi altında kalış süresi sınırsız olup, davaya konu antreponun tasfiyelik hale geldiği veya bu halde olduğu konusunda her hangi bir iddia ve ispatın söz konusu olmadığı, bu nedenle davacıya her hangi bir sorumluluğun yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 95.555,05 TL alacağının 30.000,00 TL'sinin 20/08/2013, 65.555,05 TL'sinin 17/11/2014 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, antrepo ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda antrepo işleticisinin sorumlu olduğu konusunda görüş bildirmiş ise de, Gümrük Kanunu'nun 101. maddesine göre antreponun ardiyede bekleme süresi konusunda her hangi bir sınırın mevcut olmadığı, «tasfiye» konusunda antrepo işleticisinin her hangi bir görev veya sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2676 E. 2015/4431 K.
Ortak:ardiye ücreti · ıslah
Benzer bu kararda… e kadarki döneme ilişkin hesap edilen 17.153,32 TL tutarındaki antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibinin 11.500 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağın takdiren %20'si tutarında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, takibin 11.500,00 TL alacak üzerinden yapılmış olması nedeniyle kalan ve «ıslah» edilen 5.653,32 TL alacağın ıslah tarihi olan 27.03.2013 tarahinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ardiye ücretinin» tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · olumsuz oy · asıl alacak · icra inkar tazminatı · tacir · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… e kadarki döneme ilişkin hesap edilen 17.153,32 TL tutarındaki antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibinin 11.500 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağın takdiren %20'si tutarında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, takibin 11.500,00 TL alacak üzerinden yapılmış olması nedeniyle kalan ve «ıslah» edilen 5.653,32 TL alacağın ıslah tarihi olan 27.03.2013 tarahinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1)Davalı vekili savunmalarında davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece bu hususta olumlu ya da «olumsuz» herhangi bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… yle yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince davalı tarafından mal alınmadığı takdirde Gümrük İdaresi'ne bu yönde bir başvuru yapılması gerekip gerekmediği, bu konuda «tacir» olan davacıya da görev düşüp düşmediği, davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/2. maddesi delaleti ile 44. maddesi gereğinc …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2071 E. , 2023/4840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/299 Esas, 2020/421 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin antreposunda davalıya ait 16 adet 5020 kg ağırlığındaki kauçuk eşyanın bulunduğunu, antrepoda bekleyen malların davalı tarafça teslim alınmadığı gibi müvekkilinin alacağının da ödenmediğini, bunun üzerine alacağın ödenmesi için Kocaeli 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2009/243 E. sayılı dosyası ile açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, karar üzerine yapılan icra takibi sonucu davalı tarafça borcun icra dosyasına ödendiğini, ancak 20.08.2010 tarihinden günümüze kadar geçen döneme ilişkin ardiye ücretinin ödenmediğini, malların depoda bulunmasından dolayı masraflar yapıldığını ve yer tutmasından dolayı maddi kayıplarının büyüdüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava tarihi ile ıslah tarihi arasındaki ardiye ücretini de talep ederek talebini 144.981,56 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davadan önce 06.12.2007 tarihinde Halkalı Gümrük Müdürlüğüne 159579 kayıt numarası ile müracatta bulunduklarını ve 23.10.2007 tarihli antrepo beyannamesi muhteviyatı için tasfıye hükümlerinin uygulanmasını istediklerini, bu tarihten sonra malın Gümrük İdaresinin mülkiyetinde olduğunu bu nedenle kendisinden ardiye ücreti talep edilemeyeceğini, ayrıca antrepoya bırakılan malların değerinin çok düşük olduğunu, buna nazaran talep edilen ücretin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 08.02.2019 tarihli ve 2017/113 E., 2019/86 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile davacının 95.555,05 TL alacağının 30.000,00 TL'sinin 20.08.2013, 65.555,05 TL'sinin 17.11.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.01.2020 tarihli ve 2019/1619 E., 2020/82K. sayılı kararıyla 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere talep edilen ardiye ücreti 13.08.2010 tarihinde yayınlanan genelgeden sonraki döneme ilişkin olup davacı antrepo işleticisinin, sahibi tarafından alınmayan emtiaya ilişkin olarak durumu Gümrük İdaresine bildirim yükümlülüğü ve bu tür emtiayaya ilişkin tasfiye işlemleri başlatma ödevi bulunduğu hususu göz önünde bulundurmak suretiyle ve ayrıca 25.06.2013 tarihli Tasfiye Yönetmeliği'nin 30 uncu maddesindeki düzenlemeler gereğince de tasfiye işlemleri nedeniyle eşyanın antrepoda kalacağı süreler ve davacı antrepo sahibinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi gereğince hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı antrepo işleticisi tarafından Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından 13.08.2010 tarihinde yayınlanan 2010/41 sayılı Antrepolarda Uzun Süre Bekleyen Eşyalara İlişkin Genelge ile 6 ayı aşan süreyle gümrük gözetme ve genel denetimi altında olan ve genel antrepolarda bulunan ancak sahipleri tarafından işlemleri takip edilmeyen eşyaya antrepo işleticisine emtianın sahibine tebligatta bulunma ve gümrük idarelerine bildirme yükümlülüğünün getirildiği, davacı işletmenin genelgeye göre bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi gereğince hak ettiği ücretten indirim yapılması gerektiği, buna göre 08.02.2019 tarihinde hüküm altına alınan ve bilirkişi raporu ile belirlenen alacak bedeli olan 95.555,05 TL üzerinden %30 oranında indirim yapılmak suretiyle 66.888,53 TL'nin belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2021/8156 E., 2022/9179 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili tasfiye talep ettiği halde Gümrük Müdürlüğünün yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının da antrepo işleticisi olarak üzerine düşenleri yapmadığını, kötü niyetli olarak ücretin artmasına sebep olduğunu, Tasfiye Yönetmeliği'nin 30 uncu maddesinde ürünlerin antrepoda kalabileceği süreler hesaplanmadan doğrudan hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin emtiayı terk iradesini davacıya 02.02.2009 tarihinde bildirdiğini, davacının tasfiye işlemlerini başlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının kusurunun ağırlığı karşısında uygulanan hakkaniyet indiriminin orantısız olduğunu, dava konusu emtianın 04.10.2007 tarihinde antrepoya teslim edildiğini, 6 aylık sürenin 04.04.2008 tarihinde sonra erdiğini, bu süreden itibaren 30 günlük süre verilmesi ve yine eşyanın alınmaması üzerinden tasfiye işlemlerinin başlatılması gerektiğini, davacının, tasfiye ödevini yerine getirmediği bu dönem için gerekli tüm ücretini 04.10.2007 ile 20.08.2010 tarihleri arasındaki antrepo ücreti adı altında mahkeme aracılığıyla zaten tahsil ettiğini, 20.08.2010 tarihinden sonraki dönem için ayrıca antrepo ücreti talep edemeyeceğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının talep edebileceği ücretinin miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954369100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz