6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2071 E. 2023/4840 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sürenin hesaplanması ardiye ücreti hakkaniyet indirimi bildirim yükümlülüğü ek tasfiye işlemleri ba beyannamesi depo kararı 818 sayılı borçlar kanunu hakkaniyet tebligat ek tasfiye ıslah terkin dosya masrafı avans faizi teslim

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TBK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının talep edebileceği ücretinin miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4729 E. 2015/11680 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1619 E. 2020/82 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2676 E. 2015/4431 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2071 E.  ,  2023/4840 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/299 Esas, 2020/421 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin antreposunda davalıya ait 16 adet 5020 kg ağırlığındaki kauçuk eşyanın bulunduğunu, antrepoda bekleyen malların davalı tarafça teslim alınmadığı gibi müvekkilinin alacağının da ödenmediğini, bunun üzerine alacağın ödenmesi için Kocaeli 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2009/243 E. sayılı dosyası ile açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, karar üzerine yapılan icra takibi sonucu davalı tarafça borcun icra dosyasına ödendiğini, ancak 20.08.2010 tarihinden günümüze kadar geçen döneme ilişkin ardiye ücretinin ödenmediğini, malların depoda bulunmasından dolayı masraflar yapıldığını ve yer tutmasından dolayı maddi kayıplarının büyüdüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava tarihi ile ıslah tarihi arasındaki ardiye ücretini de talep ederek talebini 144.981,56 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davadan önce 06.12.2007 tarihinde Halkalı Gümrük Müdürlüğüne 159579 kayıt numarası ile müracatta bulunduklarını ve 23.10.2007 tarihli antrepo beyannamesi muhteviyatı için tasfıye hükümlerinin uygulanmasını istediklerini, bu tarihten sonra malın Gümrük İdaresinin mülkiyetinde olduğunu bu nedenle kendisinden ardiye ücreti talep edilemeyeceğini, ayrıca antrepoya bırakılan malların değerinin çok düşük olduğunu, buna nazaran talep edilen ücretin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 08.02.2019 tarihli ve 2017/113 E., 2019/86 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile davacının 95.555,05 TL alacağının 30.000,00 TL'sinin 20.08.2013, 65.555,05 TL'sinin 17.11.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 06.01.2020 tarihli ve 2019/1619 E., 2020/82K. sayılı kararıyla 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere talep edilen ardiye ücreti 13.08.2010 tarihinde yayınlanan genelgeden sonraki döneme ilişkin olup davacı antrepo işleticisinin, sahibi tarafından alınmayan emtiaya ilişkin olarak durumu Gümrük İdaresine bildirim yükümlülüğü ve bu tür emtiayaya ilişkin tasfiye işlemleri başlatma ödevi bulunduğu hususu göz önünde bulundurmak suretiyle ve ayrıca 25.06.2013 tarihli Tasfiye Yönetmeliği'nin 30 uncu maddesindeki düzenlemeler gereğince de tasfiye işlemleri nedeniyle eşyanın antrepoda kalacağı süreler ve davacı antrepo sahibinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi gereğince hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı antrepo işleticisi tarafından Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından 13.08.2010 tarihinde yayınlanan 2010/41 sayılı Antrepolarda Uzun Süre Bekleyen Eşyalara İlişkin Genelge ile 6 ayı aşan süreyle gümrük gözetme ve genel denetimi altında olan ve genel antrepolarda bulunan ancak sahipleri tarafından işlemleri takip edilmeyen eşyaya antrepo işleticisine emtianın sahibine tebligatta bulunma ve gümrük idarelerine bildirme yükümlülüğünün getirildiği, davacı işletmenin genelgeye göre bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi gereğince hak ettiği ücretten indirim yapılması gerektiği, buna göre 08.02.2019 tarihinde hüküm altına alınan ve bilirkişi raporu ile belirlenen alacak bedeli olan 95.555,05 TL üzerinden %30 oranında indirim yapılmak suretiyle 66.888,53 TL'nin belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2021/8156 E., 2022/9179 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; müvekkili tasfiye talep ettiği halde Gümrük Müdürlüğünün yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının da antrepo işleticisi olarak üzerine düşenleri yapmadığını, kötü niyetli olarak ücretin artmasına sebep olduğunu, Tasfiye Yönetmeliği'nin 30 uncu maddesinde ürünlerin antrepoda kalabileceği süreler hesaplanmadan doğrudan hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin emtiayı terk iradesini davacıya 02.02.2009 tarihinde bildirdiğini, davacının tasfiye işlemlerini başlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının kusurunun ağırlığı karşısında uygulanan hakkaniyet indiriminin orantısız olduğunu, dava konusu emtianın 04.10.2007 tarihinde antrepoya teslim edildiğini, 6 aylık sürenin 04.04.2008 tarihinde sonra erdiğini, bu süreden itibaren 30 günlük süre verilmesi ve yine eşyanın alınmaması üzerinden tasfiye işlemlerinin başlatılması gerektiğini, davacının, tasfiye ödevini yerine getirmediği bu dönem için gerekli tüm ücretini 04.10.2007 ile 20.08.2010 tarihleri arasındaki antrepo ücreti adı altında mahkeme aracılığıyla zaten tahsil ettiğini, 20.08.2010 tarihinden sonraki dönem için ayrıca antrepo ücreti talep edemeyeceğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının talep edebileceği ücretinin miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954369100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.