Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4844 E. 2023/4606 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resen inceleme↗ mükerrer tahsilat↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ yabancı mahkeme ilamı↗ ticaret sicilinden terkin↗ savunma hakkı↗ kamu düzenine aykırılık↗ mükerrerlik↗ şirketin ihyası↗ kısıtlılık↗ ihya↗ infaz↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ tenfiz↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile tenfizi istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, tüm bunların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.09.2012 tarih, 2011/5860 E. ve 2012/13274 K. sayılı kararıyla somut uyuşmazlıkta yabancı mahkemece davalının savunma haklarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın kamu düzenine aykırı olduğu ve infaz edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile tenfize konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin bulunmadığı, Yargıtay kararında da benimsendiği üzere; davalı şirketin, benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisi neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yabancı mahkeme ilamının 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine hükmüne amir olduğunu, davalı ...'un sorumluluğuna dair bir hüküm bulunmadığını, sadece davalı olarak lafzen ... isminin yazıldığını, Türk Hukuku açısından da alacaktan sadece davalı şirketin sorumlu olduğunun yazılması gerektiğini, tenfiz karar gerekçesinde davacının dava dilekçesinde 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten tahsilinin talep edildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, dolayısıyla davacının da şirketteki ortaklığının sona erdiğini, davacıya ortaklık payının ödendiğini ileri sürerek ve resen incelenecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davalı Katra Otomotiv Endüstri Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 24.08.2011 tarihinde ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca terkin edildiği ve bu şekilde tüzel kişiliğin sona erdiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 08.09.2011 tarihli sayısından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığı, yargılamanın davalının gıyabında sürdürüldüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu açıktır. Mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip, şirketin ihyası sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6936 E. 2012/13948 K.
Ortak:tenfiz · husumet · dava şartı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile «tenfizi» istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle «savunma hakkının kısıtlandığı», tüm bunların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… klarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, «tenfizini» istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın «kamu düzenine» aykırı olduğu ve «infaz» edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel du …
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Traunstein Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın adı geçen davalıya Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı il …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6931 E. 2012/13947 K.
Ortak:tenfiz · husumet · dava şartı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile «tenfizi» istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle «savunma hakkının kısıtlandığı», tüm bunların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… klarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, «tenfizini» istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın «kamu düzenine» aykırı olduğu ve «infaz» edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel du …
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Heidelberg Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın adı geçen davalıya Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı il …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5101 E. 2022/6677 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · işlemiş faiz · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 96.979,76 TL «işlemiş faize» yönelik itirazının iptaline, takibin kabul edilen 96.979,76 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının «icra inkar tazminatı» talebi ile davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce karar davacı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13096 E. 2012/20503 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kısıtlılık · kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile «tenfizi» istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle «savunma hakkının kısıtlandığı», tüm bunların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… klarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, «tenfizini» istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın «kamu düzenine» aykırı olduğu ve «infaz» edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel du …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 08.06.2012 tarih …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13095 E. 2012/20502 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kısıtlılık · kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile «tenfizi» istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle «savunma hakkının kısıtlandığı», tüm bunların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… klarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, «tenfizini» istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın «kamu düzenine» aykırı olduğu ve «infaz» edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel du …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 08/06/2012 tarih …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4844 E. , 2023/4606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2012/614 Esas, 2013/170 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının tenfizi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya Verden Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 06.03.2009 tarihli, 4 0 345/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceğini, davacı pay sahibinin de sermaye olarak şirkete verdiğini geri isteyemeyeceğini, tenfizi istenen kararın taraflarına tebliğ edilmediğini ve kamu düzenine aykırı olduğunu, tenfiz koşullarının oluşmadığını, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile tenfizi istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, tüm bunların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.09.2012 tarih, 2011/5860 E. ve 2012/13274 K. sayılı kararıyla somut uyuşmazlıkta yabancı mahkemece davalının savunma haklarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın kamu düzenine aykırı olduğu ve infaz edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile tenfize konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin bulunmadığı, Yargıtay kararında da benimsendiği üzere; davalı şirketin, benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisi neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yabancı mahkeme ilamının 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine hükmüne amir olduğunu, davalı ...'un sorumluluğuna dair bir hüküm bulunmadığını, sadece davalı olarak lafzen ... isminin yazıldığını, Türk Hukuku açısından da alacaktan sadece davalı şirketin sorumlu olduğunun yazılması gerektiğini, tenfiz karar gerekçesinde davacının dava dilekçesinde 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten tahsilinin talep edildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, dolayısıyla davacının da şirketteki ortaklığının sona erdiğini, davacıya ortaklık payının ödendiğini ileri sürerek ve resen incelenecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davalı Katra Otomotiv Endüstri Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 24.08.2011 tarihinde ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca terkin edildiği ve bu şekilde tüzel kişiliğin sona erdiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 08.09.2011 tarihli sayısından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığı, yargılamanın davalının gıyabında sürdürüldüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu açıktır. Mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip, şirketin ihyası sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954359500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz