6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4844 E. 2023/4606 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resen inceleme mükerrer tahsilat savunma hakkının kısıtlanması yabancı mahkeme ilamı ticaret sicilinden terkin savunma hakkı kamu düzenine aykırılık mükerrerlik şirketin ihyası kısıtlılık ihya infaz kamu düzeni tüzel kişilik tenfiz anonim şirket taraf ehliyeti kâr payı ticaret sicili terkin dava sebebi husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 547

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile tenfizi istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, tüm bunların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 13.09.2012 tarih, 2011/5860 E. ve 2012/13274 K. sayılı kararıyla somut uyuşmazlıkta yabancı mahkemece davalının savunma haklarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın kamu düzenine aykırı olduğu ve infaz edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile tenfize konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin bulunmadığı, Yargıtay kararında da benimsendiği üzere; davalı şirketin, benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisi neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yabancı mahkeme ilamının 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine hükmüne amir olduğunu, davalı ...'un sorumluluğuna dair bir hüküm bulunmadığını, sadece davalı olarak lafzen ... isminin yazıldığını, Türk Hukuku açısından da alacaktan sadece davalı şirketin sorumlu olduğunun yazılması gerektiğini, tenfiz karar gerekçesinde davacının dava dilekçesinde 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten tahsilinin talep edildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, dolayısıyla davacının da şirketteki ortaklığının sona erdiğini, davacıya ortaklık payının ödendiğini ileri sürerek ve resen incelenecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davalı Katra Otomotiv Endüstri Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 24.08.2011 tarihinde ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca terkin edildiği ve bu şekilde tüzel kişiliğin sona erdiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 08.09.2011 tarihli sayısından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığı, yargılamanın davalının gıyabında sürdürüldüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu açıktır. Mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip, şirketin ihyası sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6936 E. 2012/13948 K.

    Ortak: · dava şartı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6931 E. 2012/13947 K.

    Ortak: · dava şartı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5101 E. 2022/6677 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13096 E. 2012/20503 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13095 E. 2012/20502 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4844 E.  ,  2023/4606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2012/614 Esas, 2013/170 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının tenfizi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya Verden Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 06.03.2009 tarihli, 4 0 345/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceğini, davacı pay sahibinin de sermaye olarak şirkete verdiğini geri isteyemeyeceğini, tenfizi istenen kararın taraflarına tebliğ edilmediğini ve kamu düzenine aykırı olduğunu, tenfiz koşullarının oluşmadığını, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 08.07.2010 tarih, 2010/67 E. ve 2010/226 K. sayılı kararı ile tenfizi istenen kararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ve 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, bununla birlikte yabancı mahkemede avukat bulundurulma zorunluluğu nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, tüm bunların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 13.09.2012 tarih, 2011/5860 E. ve 2012/13274 K. sayılı kararıyla somut uyuşmazlıkta yabancı mahkemece davalının savunma haklarının ihlal edilmediği, dolayısıyla davalı şirketin benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisinin neden olduğu, davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin Türk mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle Türkiye’de de kesinleştirmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda da kararın kamu düzenine aykırı olduğu ve infaz edilmemesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, o halde Mahkemece, yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gereğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile tenfize konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin bulunmadığı, Yargıtay kararında da benimsendiği üzere; davalı şirketin, benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisi neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yabancı mahkeme ilamının 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine hükmüne amir olduğunu, davalı ...'un sorumluluğuna dair bir hüküm bulunmadığını, sadece davalı olarak lafzen ... isminin yazıldığını, Türk Hukuku açısından da alacaktan sadece davalı şirketin sorumlu olduğunun yazılması gerektiğini, tenfiz karar gerekçesinde davacının dava dilekçesinde 10.979,00 euro alacağın davalı şirketten tahsilinin talep edildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, dolayısıyla davacının da şirketteki ortaklığının sona erdiğini, davacıya ortaklık payının ödendiğini ileri sürerek ve resen incelenecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davalı Katra Otomotiv Endüstri Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 24.08.2011 tarihinde ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca terkin edildiği ve bu şekilde tüzel kişiliğin sona erdiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 08.09.2011 tarihli sayısından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığı, yargılamanın davalının gıyabında sürdürüldüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu açıktır. Mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip, şirketin ihyası sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954359500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.