Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/297 E. 2023/3597 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
franchise sözleşmesi↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/370 E., 2019/524 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/40689 ve 2017/44490 sayılı, "fidol" ve "fidol okullari" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “fikir dolu okulları eğitimde idol şekil” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, 2017/60809 numarasını alan davalı başvurusuna yaptıkları itirazların, 10.08.2018 tarih ve 2018/M-6424 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraza dayanak markalarının eğitim ve öğretim sektöründe son derece tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2017/60809 numaralı markasını müvekkilinin markasındaki gibi 41 ve 43'üncü sınıftaki hizmetler için tescil ettirmek istediğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılma yaratacak kadar benzer bulunduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “fidol” markasına benzetilmek için oluşturulmuş bir söz öbeği olduğunu ileri sürerek, davalı ... (TPMK) YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı franchise sözleşmesi doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğini, bu teklifleri kabul etmeyince davacının beş yılın sonunda franchise sözleşmesini feshettiğini, taraflar arasında yaşanan bu durum nedeniyle davacının müvekkilinin markasının tescilini engellemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/60809 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık ile ilgili iddialarını ispat edemediği gibi taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, davacının kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "fidol" ibareli tüm markaların üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı marka ile müvekkilinin markalarının aynı kabul edilecek kadar benzer ve karıştırılması mümkün bulunduğunu, buna rağmen tescilsiz bir markanın mahkeme tarafından korunmaya çalışılmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının ibareler yönünden benzer olmadığı, markalarda kullanılan ibarelerden bir kısım öbekler alınarak ilişki kurulmaya çalışılmasının, bütünsel karşılaştırma ilkesine aykırı olacağı, başvuruda yer alan görsel unsurların da markaları farklılaştırdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 35'inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1488 E. 2024/4433 K.
Ortak:franchise sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… m sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · ortalama tüketici · iltibas · husumet
Benzer bu kararda… başvurusu ile davacının "..." ve "... okulları" şeklindeki tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/«266» E., 2019/481 K.
… reddedildiğini, müvekkilinin itiraza mesnet markalarının ve tescilli diğer markalarının eğitim ve öğretim sektöründe tanınmış olduğunu, markaların tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak kadar benzer olduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “...” markasına benzetilmek için oluşt …
Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında feshedilen Franchise Sözleşmesi nedeniyle «husumet» bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1493 E. 2024/4482 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… İdol" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı o …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...
… üvekkiline ait ... markaları arasında sescil, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, bu nedenlerle, hitap ettikleri tüketicinin yanılmasına, tercih ettiği markayı «taşıyan» hizmet kanısıyla bir başka hizmet satın almasına sebep olunacağı gibi tüketicinin markalar arasında fark olduğunu anlamaksızın bu markaların aynı kişiye ait olduğu …
… al olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının tanınmışlığa ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, öte yandan somut o …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6572 E. 2023/1390 K.
Ortak:franchise sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… m sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğin …
Benzer bu kararda… ükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, taraflar arasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle davalı yanın 29.03.2017 tarih ve 7340 yevmiye numaralı «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, bilahare “FİDOL” markasını yaratarak kullanımları ile eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin deliller olduğu, söz konusu deliler incelendiğinde davacı yanın “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, yine davacı yanca “FİDOL OKULLARI” olarak Hilton Oteli'nde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine muhatap olarak “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, www.fidolokullari.com alan adının 28.03.2017 tarihinde alındığı ve alan adının davacıya ait olduğu, yine davacının https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/ hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte kullanıldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi 12.05.2017 olup davacı yanın ise davalı ile arasındaki «franchise sözleşmesini» 29.03.2017 tarihinde feshederek bu tarihten sonraki kullanımları için kendisine “FİDOL OKULLARI” markasını tercih ettiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ve davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı yanca gerçekleştirilen/gerçekleştirilmeye çalışılan kullanımların öncelik hakkı için yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken işbu dava konusu başvurunun davalı yanca gerçekleştirildiği, davacı yanın “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, tarafların dava konusu marka başvurusundan kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içerisinde olduğu ve davacı yanın, davalı markalarını «taşıyan» okulları işlettiği, bilahare taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra davacı yanca yaratıldığı görülen özgün “FİDOL” ibaresinin, davacı yanca yeni yeni tanıt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname · taşıyan
Benzer bu kararda… ükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, taraflar arasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle davalı yanın 29.03.2017 tarih ve 7340 yevmiye numaralı «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, bilahare “FİDOL” markasını yaratarak kullanımları ile eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin deliller olduğu, söz konusu deliler incelendiğinde davacı yanın “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, yine davacı yanca “FİDOL OKULLARI” olarak Hilton Oteli'nde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine muhatap olarak “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, www.fidolokullari.com alan adının 28.03.2017 tarihinde alındığı ve alan adının davacıya ait olduğu, yine davacının https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/ hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte kullanıldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi 12.05.2017 olup davacı yanın ise davalı ile arasındaki «franchise sözleşmesini» 29.03.2017 tarihinde feshederek bu tarihten sonraki kullanımları için kendisine “FİDOL OKULLARI” markasını tercih ettiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ve davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı yanca gerçekleştirilen/gerçekleştirilmeye çalışılan kullanımların öncelik hakkı için yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken işbu dava konusu başvurunun davalı yanca gerçekleştirildiği, davacı yanın “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, tarafların dava konusu marka başvurusundan kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içerisinde olduğu ve davacı yanın, davalı markalarını «taşıyan» okulları işlettiği, bilahare taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra davacı yanca yaratıldığı görülen özgün “FİDOL” ibaresinin, davacı yanca yeni yeni tanıt …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1219 E. 2023/4986 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… m sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğin …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİDOL" ve "FİDOL OKULLARI" markalarının ilk kullanım sahibi olduğunu ve davalı şirket ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” çatısı altında 5 yıl süreyle faaliyette bulunduğunu, ancak davalının sözleşmede esaslı değişiklikler yapması nedeniyle 29.03.2017 tarihli noter «ihtarnamesi» ile sözleşmenin feshedildiğini, ardından müvekkilinin 14.04.2017 tarihli «yönetim kurulu» toplantısı ile adını “Özel Koşuyolu Fidol Anaokulu” olarak devam ettirme kararı aldığını, bu projenin Türk ve Finlandiyalı eğitim uzmanları tarafından hazırlanmış bir Fin eğitim modelinin, Türk eğitim modeline uyarlandığı özgün bir proje olduğunu, müvekkilinin “Kamark Patent” isimli firma ile anlaşarak 25.03.2017 tarihinde marka başvurusu işlemlerini başlattığını, fakat anılan firmanın beyan ettiği «harç» bedelini ödememesi nedeniyle tescili alamadıklarını, davalının da bu boşluktan faydalanarak müvekkilini zarara uğratmak amacıyla 2017/40689 sayılı “FİDOL” ve 2017/44490 numaralı “FİDOL OKULLARI” markaları için tescil başvurusunda bulunduğunu, bu isimleri hiçbir şekilde kullanmadığını, herhangi bir yerde tanıtımını yapmadığını, müvekkilinin başvuru işlemlerini karşı taraftan önce başlattığını, aynı zamanda "fidolokullari2017@gmail.com" mail adresinin ve "fidolokullari.com" adresinin de sahibi olduğunu, çeşitli sosyal medya hesapları açtığını ve aynı zamanda Google ile de reklam sözleşmesi imzaladığını, yine müvekkilinin 26.04.2017 tarihinde Hilton–Kozyatağı’ndaki tanıtımı için dava dışı Emaytas A.Ş. firması ile 10.05.2017 tarihinde sözleşme imzaladığını, «fatura» kestiğini, anlaşmalar yaptığını, seminerler düzenlediğini, müvekkilinin bu marka ve isim altında çeşitli marka başvuruları yaptığını, bunların tamamına davalı yanc …
… arı ile davacının "FİDOL" ibareli kullanımlarının, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki 1,5 aylık döneme ilişkin olsa da, davacı ile davalı şirket arasındaki «franchise sözleşmesinin» davacı tarafça 29/03/2017 tarihinde feshedilerek, bu tarihten sonra "Fidol Okulları" ibareli markanın tanıtılması ve yaygınlaştırılması için aynı dönemde yoğun olarak kullanıldığı gözetildiğinde, özgün "FİDOL" ibaresinin davacı yanca yaratıldığı 41. sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetlerinde, davacının öncelik hakkının bulunduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı, davalının başvuru tarihinin öncesinde veya sonrasında bu ibare ile hiçbir faaliyetinin olmadığı ve tarafların başvuru tarihinden kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içinde olduğu, davalı şirketçe davacının yarattığını ve tanıtımlarına başladığını bildiği "Fidol" ibaresinin marka tescil başvurusuna konu edilmesinin, tesadüfi bir tercih olamayacağı, bir başkası tarafından kullanılmaya başlanan işaretin, henüz tescil edilmemiş olmasından faydalanılarak, gerçek hak sahibinin kullanmasını engellemek, markayı gerçek hak sahibine karşı kullanmak veya ticari olarak satışına konu etmeye zorlamak amacına yönelik ve açıkça «kötü niyet» teşkil edecek davranışlardan olduğu, dolayısıyla mahkemece dava konusu başvurunun kötü niyetli kabul edilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · iptal davası · kötü niyet · fatura · yönetim kurulu kararı · ihtarname · harç
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİDOL" ve "FİDOL OKULLARI" markalarının ilk kullanım sahibi olduğunu ve davalı şirket ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” çatısı altında 5 yıl süreyle faaliyette bulunduğunu, ancak davalının sözleşmede esaslı değişiklikler yapması nedeniyle 29.03.2017 tarihli noter «ihtarnamesi» ile sözleşmenin feshedildiğini, ardından müvekkilinin 14.04.2017 tarihli «yönetim kurulu» toplantısı ile adını “Özel Koşuyolu Fidol Anaokulu” olarak devam ettirme kararı aldığını, bu projenin Türk ve Finlandiyalı eğitim uzmanları tarafından hazırlanmış bir Fin eğitim modelinin, Türk eğitim modeline uyarlandığı özgün bir proje olduğunu, müvekkilinin “Kamark Patent” isimli firma ile anlaşarak 25.03.2017 tarihinde marka başvurusu işlemlerini başlattığını, fakat anılan firmanın beyan ettiği «harç» bedelini ödememesi nedeniyle tescili alamadıklarını, davalının da bu boşluktan faydalanarak müvekkilini zarara uğratmak amacıyla 2017/40689 sayılı “FİDOL” ve 2017/44490 numaralı “FİDOL OKULLARI” markaları için tescil başvurusunda bulunduğunu, bu isimleri hiçbir şekilde kullanmadığını, herhangi bir yerde tanıtımını yapmadığını, müvekkilinin başvuru işlemlerini karşı taraftan önce başlattığını, aynı zamanda "fidolokullari2017@gmail.com" mail adresinin ve "fidolokullari.com" adresinin de sahibi olduğunu, çeşitli sosyal medya hesapları açtığını ve aynı zamanda Google ile de reklam sözleşmesi imzaladığını, yine müvekkilinin 26.04.2017 tarihinde Hilton–Kozyatağı’ndaki tanıtımı için dava dışı Emaytas A.Ş. firması ile 10.05.2017 tarihinde sözleşme imzaladığını, «fatura» kestiğini, anlaşmalar yaptığını, seminerler düzenlediğini, müvekkilinin bu marka ve isim altında çeşitli marka başvuruları yaptığını, bunların tamamına davalı yanc …
… avacı şirket ile davalı taraf arasında önceye dayalı ilişkinin “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, davacının 29.03.2017 tarihli «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, davacının bilahare “FİDOL” markasını yaratarak eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olduğu, “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, Hilton Otelinde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, "www.fidolokullari.com" alan adının 28.03.2017 tarihinde "https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/" hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte yer aldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu başvuru ile davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı tarafından gerçekleştirilen kullanımların öncelik hakkı bakımından yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken, işbu dava konusu başvurunun davalı tarafından gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen başvurunun da birebir davacı markasının esas unsurunu içerdiği, somut olayın şartlarında davacının “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, yapılan başvuruda “FİDOL” ibaresinin tesadüfi olarak tercih edilmiş bir marka olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bir başkası tarafından ticaret hayatında yeni kullanılmaya başlanılan bir işaretin, henüz marka siciline kaydedilmemesinden yararlanılarak tescil başvurusuna konu edilmesinin ve bilahare gerçek hak sahibine karşı hukuki yollara başvurulmuş olunmasının, markanın gerçek hak sahibi tarafından kullanımını engelleme amacına, markayı gerçek hak sahibine karşı kullanma amacına veyahut markayı ticari olarak satışa konu etme amacına yönelik olarak yorumlanabileceği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 25.10.2018 tarih ve 2018/M-9078 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2017/40689 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
… üvekkiline ait “fidol” ve “fidol okulları” ibareli tescilli markaları, müvekkilinin izin ve onayı olmadan kullandığını, bu nedenle davacıya 27.11.2018 tarihli noter «ihtarnamesinin» keşide edildiğini, davacının müvekkilinin markasında yer alan ibarelerle ve tüketici gözünde açıkça karıştırılma ihtimali yaratan şekillerde markalar ürettiğini, b …
… Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davaya konu markaya tanınabilirlik ve belirli süre kullanılmış olma şartlarının yerine getirilmediğini, «bilirkişi raporuna itirazların» dikkate alınmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, markaya konu eğitim modelinin alanında kendini kanıtlamış kişilerce projelendirildiğini, markanın asıl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/297 E. , 2023/3597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/304 Esas, 2021/1396 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/370 E., 2019/524 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/40689 ve 2017/44490 sayılı, "fidol" ve "fidol okullari" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “fikir dolu okulları eğitimde idol şekil” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, 2017/60809 numarasını alan davalı başvurusuna yaptıkları itirazların, 10.08.2018 tarih ve 2018/M-6424 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraza dayanak markalarının eğitim ve öğretim sektöründe son derece tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2017/60809 numaralı markasını müvekkilinin markasındaki gibi 41 ve 43'üncü sınıftaki hizmetler için tescil ettirmek istediğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılma yaratacak kadar benzer bulunduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “fidol” markasına benzetilmek için oluşturulmuş bir söz öbeği olduğunu ileri sürerek, davalı ...
(TPMK) YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı franchise sözleşmesi doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğini, bu teklifleri kabul etmeyince davacının beş yılın sonunda franchise sözleşmesini feshettiğini, taraflar arasında yaşanan bu durum nedeniyle davacının müvekkilinin markasının tescilini engellemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/60809 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık ile ilgili iddialarını ispat edemediği gibi taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, davacının kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "fidol" ibareli tüm markaların üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı marka ile müvekkilinin markalarının aynı kabul edilecek kadar benzer ve karıştırılması mümkün bulunduğunu, buna rağmen tescilsiz bir markanın mahkeme tarafından korunmaya çalışılmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının ibareler yönünden benzer olmadığı, markalarda kullanılan ibarelerden bir kısım öbekler alınarak ilişki kurulmaya çalışılmasının, bütünsel karşılaştırma ilkesine aykırı olacağı, başvuruda yer alan görsel unsurların da markaları farklılaştırdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 35'inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954358600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz