6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/297 E. 2023/3597 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
franchise sözleşmesi esastan ret kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/370 E., 2019/524 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/40689 ve 2017/44490 sayılı, "fidol" ve "fidol okullari" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “fikir dolu okulları eğitimde idol şekil” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, 2017/60809 numarasını alan davalı başvurusuna yaptıkları itirazların, 10.08.2018 tarih ve 2018/M-6424 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraza dayanak markalarının eğitim ve öğretim sektöründe son derece tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2017/60809 numaralı markasını müvekkilinin markasındaki gibi 41 ve 43'üncü sınıftaki hizmetler için tescil ettirmek istediğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılma yaratacak kadar benzer bulunduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “fidol” markasına benzetilmek için oluşturulmuş bir söz öbeği olduğunu ileri sürerek, davalı ... (TPMK) YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı franchise sözleşmesi doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğini, bu teklifleri kabul etmeyince davacının beş yılın sonunda franchise sözleşmesini feshettiğini, taraflar arasında yaşanan bu durum nedeniyle davacının müvekkilinin markasının tescilini engellemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/60809 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık ile ilgili iddialarını ispat edemediği gibi taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, davacının kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "fidol" ibareli tüm markaların üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı marka ile müvekkilinin markalarının aynı kabul edilecek kadar benzer ve karıştırılması mümkün bulunduğunu, buna rağmen tescilsiz bir markanın mahkeme tarafından korunmaya çalışılmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının ibareler yönünden benzer olmadığı, markalarda kullanılan ibarelerden bir kısım öbekler alınarak ilişki kurulmaya çalışılmasının, bütünsel karşılaştırma ilkesine aykırı olacağı, başvuruda yer alan görsel unsurların da markaları farklılaştırdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 35'inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1488 E. 2024/4433 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1493 E. 2024/4482 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6572 E. 2023/1390 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1219 E. 2023/4986 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/297 E.  ,  2023/3597 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/304 Esas, 2021/1396 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/370 E., 2019/524 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/40689 ve 2017/44490 sayılı, "fidol" ve "fidol okullari" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “fikir dolu okulları eğitimde idol şekil” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, 2017/60809 numarasını alan davalı başvurusuna yaptıkları itirazların, 10.08.2018 tarih ve 2018/M-6424 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraza dayanak markalarının eğitim ve öğretim sektöründe son derece tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2017/60809 numaralı markasını müvekkilinin markasındaki gibi 41 ve 43'üncü sınıftaki hizmetler için tescil ettirmek istediğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılma yaratacak kadar benzer bulunduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “fidol” markasına benzetilmek için oluşturulmuş bir söz öbeği olduğunu ileri sürerek, davalı ...

(TPMK) YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı franchise sözleşmesi doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğini, bu teklifleri kabul etmeyince davacının beş yılın sonunda franchise sözleşmesini feshettiğini, taraflar arasında yaşanan bu durum nedeniyle davacının müvekkilinin markasının tescilini engellemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/60809 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık ile ilgili iddialarını ispat edemediği gibi taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, davacının kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "fidol" ibareli tüm markaların üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı marka ile müvekkilinin markalarının aynı kabul edilecek kadar benzer ve karıştırılması mümkün bulunduğunu, buna rağmen tescilsiz bir markanın mahkeme tarafından korunmaya çalışılmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının ibareler yönünden benzer olmadığı, markalarda kullanılan ibarelerden bir kısım öbekler alınarak ilişki kurulmaya çalışılmasının, bütünsel karşılaştırma ilkesine aykırı olacağı, başvuruda yer alan görsel unsurların da markaları farklılaştırdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 35'inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954358600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.