YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6572 E. 2023/1390 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satış↗ franchise sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ihtarname↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında önceye dayalı bir iş ilişkisi olmakla birlikte bu ilişkinin, “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, taraflar arasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle davalı yanın 29.03.2017 tarih ve 7340 yevmiye numaralı ihtarname ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, bilahare “FİDOL” markasını yaratarak kullanımları ile eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin deliller olduğu, söz konusu deliler incelendiğinde davacı yanın “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, yine davacı yanca “FİDOL OKULLARI” olarak Hilton Oteli'nde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine muhatap olarak “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, www.fidolokullari.com alan adının 28.03.2017 tarihinde alındığı ve alan adının davacıya ait olduğu, yine davacının https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/ hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte kullanıldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi 12.05.2017 olup davacı yanın ise davalı ile arasındaki franchise sözleşmesini 29.03.2017 tarihinde feshederek bu tarihten sonraki kullanımları için kendisine “FİDOL OKULLARI” markasını tercih ettiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ve davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı yanca gerçekleştirilen/gerçekleştirilmeye çalışılan kullanımların öncelik hakkı için yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken işbu dava konusu başvurunun davalı yanca gerçekleştirildiği, davacı yanın “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, tarafların dava konusu marka başvurusundan kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içerisinde olduğu ve davacı yanın, davalı markalarını taşıyan okulları işlettiği, bilahare taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra davacı yanca yaratıldığı görülen özgün “FİDOL” ibaresinin, davacı yanca yeni yeni tanıtım çalışmaları yapılırken davalı tarafından marka başvurusuna konu edildiği, yapılan başvuruda “FİDOL” ibaresinin tesadüfi olarak tercih edilmiş bir marka olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bir başkası tarafından ticaret hayatında yeni yeni kullanılmaya başlanılan bir işaretin, henüz marka siciline kaydedilmemiş olunmasından yararlanılarak tescil başvurusuna konu edilmesi ve bilahare gerçek hak sahibine karşı hukuki yollara başvurulmuş olunmasının markanın gerçek hak sahibi tarafından kullanımını engelleme amacına, markayı gerçek hak sahibine karşı kullanma amacına veyahut markayı ticari olarak satışa konu etme – gerçek hak sahibine satma amacına yönelik olarak yorumlanabileceği, davalı şirketin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin davacı tarafın eskiye dayalı kullanımının varlığına dair tespitlerinin hatalı bulunduğunu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak başka bir kişi tarafından yapılacak tescile itiraz edilebilmesi ve hükümsüzlüğünün istenebilmesi için tescilsiz işaretin, maruf hâle getirilmesi şartı aranmamakla birlikte ticaret sırasında kullanılması ve bu kullanım sonucunda her olayda ayrı ayrı incelenmesi gereken belli seviyede bilinir hâle getirilmiş olması gerektiğini, davacının sunduğu delillerin tamamının 2017 tarihli olup markanın belirli bir süre kullanımı ve tanınırlık kazandırılması şartının gerçekleşmediğini, davacının itirazına mesnet gösterdiği markaların, dava konusu başvuru tarihinden sonra olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1219 E. 2023/4986 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · ihtarname
İncelediğiniz kararda… ükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, taraflar arasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle davalı yanın 29.03.2017 tarih ve 7340 yevmiye numaralı «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, bilahare “FİDOL” markasını yaratarak kullanımları ile eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin deliller olduğu, söz konusu deliler incelendiğinde davacı yanın “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, yine davacı yanca “FİDOL OKULLARI” olarak Hilton Oteli'nde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine muhatap olarak “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, www.fidolokullari.com alan adının 28.03.2017 tarihinde alındığı ve alan adının davacıya ait olduğu, yine davacının https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/ hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte kullanıldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi 12.05.2017 olup davacı yanın ise davalı ile arasındaki «franchise sözleşmesini» 29.03.2017 tarihinde feshederek bu tarihten sonraki kullanımları için kendisine “FİDOL OKULLARI” markasını tercih ettiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ve davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı yanca gerçekleştirilen/gerçekleştirilmeye çalışılan kullanımların öncelik hakkı için yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken işbu dava konusu başvurunun davalı yanca gerçekleştirildiği, davacı yanın “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, tarafların dava konusu marka başvurusundan kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içerisinde olduğu ve davacı yanın, davalı markalarını «taşıyan» okulları işlettiği, bilahare taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra davacı yanca yaratıldığı görülen özgün “FİDOL” ibaresinin, davacı yanca yeni yeni tanıt …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİDOL" ve "FİDOL OKULLARI" markalarının ilk kullanım sahibi olduğunu ve davalı şirket ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” çatısı altında 5 yıl süreyle faaliyette bulunduğunu, ancak davalının sözleşmede esaslı değişiklikler yapması nedeniyle 29.03.2017 tarihli noter «ihtarnamesi» ile sözleşmenin feshedildiğini, ardından müvekkilinin 14.04.2017 tarihli «yönetim kurulu» toplantısı ile adını “Özel Koşuyolu Fidol Anaokulu” olarak devam ettirme kararı aldığını, bu projenin Türk ve Finlandiyalı eğitim uzmanları tarafından hazırlanmış bir Fin eğitim modelinin, Türk eğitim modeline uyarlandığı özgün bir proje olduğunu, müvekkilinin “Kamark Patent” isimli firma ile anlaşarak 25.03.2017 tarihinde marka başvurusu işlemlerini başlattığını, fakat anılan firmanın beyan ettiği «harç» bedelini ödememesi nedeniyle tescili alamadıklarını, davalının da bu boşluktan faydalanarak müvekkilini zarara uğratmak amacıyla 2017/40689 sayılı “FİDOL” ve 2017/44490 numaralı “FİDOL OKULLARI” markaları için tescil başvurusunda bulunduğunu, bu isimleri hiçbir şekilde kullanmadığını, herhangi bir yerde tanıtımını yapmadığını, müvekkilinin başvuru işlemlerini karşı taraftan önce başlattığını, aynı zamanda "fidolokullari2017@gmail.com" mail adresinin ve "fidolokullari.com" adresinin de sahibi olduğunu, çeşitli sosyal medya hesapları açtığını ve aynı zamanda Google ile de reklam sözleşmesi imzaladığını, yine müvekkilinin 26.04.2017 tarihinde Hilton–Kozyatağı’ndaki tanıtımı için dava dışı Emaytas A.Ş. firması ile 10.05.2017 tarihinde sözleşme imzaladığını, «fatura» kestiğini, anlaşmalar yaptığını, seminerler düzenlediğini, müvekkilinin bu marka ve isim altında çeşitli marka başvuruları yaptığını, bunların tamamına davalı yanc …
… üvekkiline ait “fidol” ve “fidol okulları” ibareli tescilli markaları, müvekkilinin izin ve onayı olmadan kullandığını, bu nedenle davacıya 27.11.2018 tarihli noter «ihtarnamesinin» keşide edildiğini, davacının müvekkilinin markasında yer alan ibarelerle ve tüketici gözünde açıkça karıştırılma ihtimali yaratan şekillerde markalar ürettiğini, b …
… avacı şirket ile davalı taraf arasında önceye dayalı ilişkinin “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, davacının 29.03.2017 tarihli «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, davacının bilahare “FİDOL” markasını yaratarak eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olduğu, “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, Hilton Otelinde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, "www.fidolokullari.com" alan adının 28.03.2017 tarihinde "https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/" hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte yer aldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu başvuru ile davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı tarafından gerçekleştirilen kullanımların öncelik hakkı bakımından yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken, işbu dava konusu başvurunun davalı tarafından gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen başvurunun da birebir davacı markasının esas unsurunu içerdiği, somut olayın şartlarında davacının “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, yapılan başvuruda “FİDOL” ibaresinin tesadüfi olarak tercih edilmiş bir marka olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bir başkası tarafından ticaret hayatında yeni kullanılmaya başlanılan bir işaretin, henüz marka siciline kaydedilmemesinden yararlanılarak tescil başvurusuna konu edilmesinin ve bilahare gerçek hak sahibine karşı hukuki yollara başvurulmuş olunmasının, markanın gerçek hak sahibi tarafından kullanımını engelleme amacına, markayı gerçek hak sahibine karşı kullanma amacına veyahut markayı ticari olarak satışa konu etme amacına yönelik olarak yorumlanabileceği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 25.10.2018 tarih ve 2018/M-9078 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2017/40689 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · iptal davası · kötü niyet · fatura · yönetim kurulu kararı · harç
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİDOL" ve "FİDOL OKULLARI" markalarının ilk kullanım sahibi olduğunu ve davalı şirket ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” çatısı altında 5 yıl süreyle faaliyette bulunduğunu, ancak davalının sözleşmede esaslı değişiklikler yapması nedeniyle 29.03.2017 tarihli noter «ihtarnamesi» ile sözleşmenin feshedildiğini, ardından müvekkilinin 14.04.2017 tarihli «yönetim kurulu» toplantısı ile adını “Özel Koşuyolu Fidol Anaokulu” olarak devam ettirme kararı aldığını, bu projenin Türk ve Finlandiyalı eğitim uzmanları tarafından hazırlanmış bir Fin eğitim modelinin, Türk eğitim modeline uyarlandığı özgün bir proje olduğunu, müvekkilinin “Kamark Patent” isimli firma ile anlaşarak 25.03.2017 tarihinde marka başvurusu işlemlerini başlattığını, fakat anılan firmanın beyan ettiği «harç» bedelini ödememesi nedeniyle tescili alamadıklarını, davalının da bu boşluktan faydalanarak müvekkilini zarara uğratmak amacıyla 2017/40689 sayılı “FİDOL” ve 2017/44490 numaralı “FİDOL OKULLARI” markaları için tescil başvurusunda bulunduğunu, bu isimleri hiçbir şekilde kullanmadığını, herhangi bir yerde tanıtımını yapmadığını, müvekkilinin başvuru işlemlerini karşı taraftan önce başlattığını, aynı zamanda "fidolokullari2017@gmail.com" mail adresinin ve "fidolokullari.com" adresinin de sahibi olduğunu, çeşitli sosyal medya hesapları açtığını ve aynı zamanda Google ile de reklam sözleşmesi imzaladığını, yine müvekkilinin 26.04.2017 tarihinde Hilton–Kozyatağı’ndaki tanıtımı için dava dışı Emaytas A.Ş. firması ile 10.05.2017 tarihinde sözleşme imzaladığını, «fatura» kestiğini, anlaşmalar yaptığını, seminerler düzenlediğini, müvekkilinin bu marka ve isim altında çeşitli marka başvuruları yaptığını, bunların tamamına davalı yanc …
… avacı şirket ile davalı taraf arasında önceye dayalı ilişkinin “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, davacının 29.03.2017 tarihli «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, davacının bilahare “FİDOL” markasını yaratarak eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olduğu, “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, Hilton Otelinde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, "www.fidolokullari.com" alan adının 28.03.2017 tarihinde "https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/" hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte yer aldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu başvuru ile davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı tarafından gerçekleştirilen kullanımların öncelik hakkı bakımından yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken, işbu dava konusu başvurunun davalı tarafından gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen başvurunun da birebir davacı markasının esas unsurunu içerdiği, somut olayın şartlarında davacının “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, yapılan başvuruda “FİDOL” ibaresinin tesadüfi olarak tercih edilmiş bir marka olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bir başkası tarafından ticaret hayatında yeni kullanılmaya başlanılan bir işaretin, henüz marka siciline kaydedilmemesinden yararlanılarak tescil başvurusuna konu edilmesinin ve bilahare gerçek hak sahibine karşı hukuki yollara başvurulmuş olunmasının, markanın gerçek hak sahibi tarafından kullanımını engelleme amacına, markayı gerçek hak sahibine karşı kullanma amacına veyahut markayı ticari olarak satışa konu etme amacına yönelik olarak yorumlanabileceği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 25.10.2018 tarih ve 2018/M-9078 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2017/40689 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
… Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davaya konu markaya tanınabilirlik ve belirli süre kullanılmış olma şartlarının yerine getirilmediğini, «bilirkişi raporuna itirazların» dikkate alınmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, markaya konu eğitim modelinin alanında kendini kanıtlamış kişilerce projelendirildiğini, markanın asıl …
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tescile engel önceki kullanımını ispatlanamadığını, markaya tanınırlık kazandırmadıklarını, YİDK itiraz sürecinde «kötü niyetin» ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/297 E. 2023/3597 K.
Ortak:franchise sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… ükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, taraflar arasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle davalı yanın 29.03.2017 tarih ve 7340 yevmiye numaralı «ihtarname» ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, bilahare “FİDOL” markasını yaratarak kullanımları ile eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin deliller olduğu, söz konusu deliler incelendiğinde davacı yanın “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, yine davacı yanca “FİDOL OKULLARI” olarak Hilton Oteli'nde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine muhatap olarak “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, www.fidolokullari.com alan adının 28.03.2017 tarihinde alındığı ve alan adının davacıya ait olduğu, yine davacının https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/ hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte kullanıldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi 12.05.2017 olup davacı yanın ise davalı ile arasındaki «franchise sözleşmesini» 29.03.2017 tarihinde feshederek bu tarihten sonraki kullanımları için kendisine “FİDOL OKULLARI” markasını tercih ettiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ve davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı yanca gerçekleştirilen/gerçekleştirilmeye çalışılan kullanımların öncelik hakkı için yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken işbu dava konusu başvurunun davalı yanca gerçekleştirildiği, davacı yanın “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, tarafların dava konusu marka başvurusundan kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içerisinde olduğu ve davacı yanın, davalı markalarını «taşıyan» okulları işlettiği, bilahare taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra davacı yanca yaratıldığı görülen özgün “FİDOL” ibaresinin, davacı yanca yeni yeni tanıt …
Benzer bu kararda… m sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı «franchise sözleşmesi» doğrultusunda, Özel Koşuyolu Küçük Şeyler Anaokulu adı altında beş yıl faaliyetini sürdürdüğünü, davacının müvekkili şirketin yetkililerine ortaklık teklif ettiğin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… M-6424 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraza dayanak markalarının eğitim ve öğretim sektöründe «son» derece tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2017/60809 numaralı markasını müvekkilinin markasındaki gibi 41 ve 43'üncü sınıftaki hizmetler için tescil ettirmek isted …
… taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, davacının «kötüniyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6572 E. , 2023/1390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "FİDOL OKULLARI" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa "FİDOL" ve "FİDOL OKULLARI" ibarelerini marka olarak ilk kullananın müvekkili olduğunu, anılan ibareler üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının uyuşmazlık konusu ibare üzerinde öncelik hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında önceye dayalı bir iş ilişkisi olmakla birlikte bu ilişkinin, “Özel Koşuyolu Küçükşeyler Anaokulu” ibaresinin kullanımına dair olduğu, taraflar arasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle davalı yanın 29.03.2017 tarih ve 7340 yevmiye numaralı ihtarname ile aralarındaki ilişkiyi sonlandırdığı, bilahare “FİDOL” markasını yaratarak kullanımları ile eğitim hayatına bu marka altında devam etme kararı aldığı, nitekim işlem dosyası kapsamında sunduğu pek çok delilin de 2017 yılı Mart – Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin deliller olduğu, söz konusu deliler incelendiğinde davacı yanın “FİDOL OKULLARI” adı altında bazı basın organlarında tanıtımlarının yapıldığı, yine davacı yanca “FİDOL OKULLARI” olarak Hilton Oteli'nde tanıtım seminerinin düzenlendiği, davacı yanın önceki tarihli e-posta görüşmelerinde de yine muhatap olarak “FİDOL OKULLARI” olarak anıldığı, www.fidolokullari.com alan adının 28.03.2017 tarihinde alındığı ve alan adının davacıya ait olduğu, yine davacının https://tr-tr.facebook.com/fidolokullari/ hesabının 30.03.2017 tarihinde alındığı, mezkur kullanımlarda “FİDOL OKULLARI” ibaresinin markasal etki yaratacak nitelikte kullanıldığı ve bu kullanımların başvuru konusu işaretin başvuru tarihi olan 12.05.2017 tarihinden önceki kullanımlar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi 12.05.2017 olup davacı yanın ise davalı ile arasındaki franchise sözleşmesini 29.03.2017 tarihinde feshederek bu tarihten sonraki kullanımları için kendisine “FİDOL OKULLARI” markasını tercih ettiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ve davacı yanca yaratıldığı görülen yeni markanın kullanımının başlangıç süresi arasında 1,5 aylık kısa bir sürenin mevcut olduğu dikkate alındığında, bu süre zarfında davacı yanca gerçekleştirilen/gerçekleştirilmeye çalışılan kullanımların öncelik hakkı için yeterli görülmesi gerektiği, başka bir ifadeyle davacının henüz markasını yayma, yaygınlaştırma ve kullanma çabası içerisinde hareket ederken işbu dava konusu başvurunun davalı yanca gerçekleştirildiği, davacı yanın “FİDOL” markası üzerinde eğitim ve öğretim hizmetlerinde gerçek hak sahibi olduğu, tarafların dava konusu marka başvurusundan kısa bir süre öncesine kadar ticari ilişki içerisinde olduğu ve davacı yanın, davalı markalarını taşıyan okulları işlettiği, bilahare taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra davacı yanca yaratıldığı görülen özgün “FİDOL” ibaresinin, davacı yanca yeni yeni tanıtım çalışmaları yapılırken davalı tarafından marka başvurusuna konu edildiği, yapılan başvuruda “FİDOL” ibaresinin tesadüfi olarak tercih edilmiş bir marka olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bir başkası tarafından ticaret hayatında yeni yeni kullanılmaya başlanılan bir işaretin, henüz marka siciline kaydedilmemiş olunmasından yararlanılarak tescil başvurusuna konu edilmesi ve bilahare gerçek hak sahibine karşı hukuki yollara başvurulmuş olunmasının markanın gerçek hak sahibi tarafından kullanımını engelleme amacına, markayı gerçek hak sahibine karşı kullanma amacına veyahut markayı ticari olarak satışa konu etme – gerçek hak sahibine satma amacına yönelik olarak yorumlanabileceği, davalı şirketin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin davacı tarafın eskiye dayalı kullanımının varlığına dair tespitlerinin hatalı bulunduğunu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak başka bir kişi tarafından yapılacak tescile itiraz edilebilmesi ve hükümsüzlüğünün istenebilmesi için tescilsiz işaretin, maruf hâle getirilmesi şartı aranmamakla birlikte ticaret sırasında kullanılması ve bu kullanım sonucunda her olayda ayrı ayrı incelenmesi gereken belli seviyede bilinir hâle getirilmiş olması gerektiğini, davacının sunduğu delillerin tamamının 2017 tarihli olup markanın belirli bir süre kullanımı ve tanınırlık kazandırılması şartının gerçekleşmediğini, davacının itirazına mesnet gösterdiği markaların, dava konusu başvuru tarihinden sonra olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/901394300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz